Yazı Kategorileri > Emperyalizm Yazıları
06-03-2015
TÜRKİYE BÖLÜNME NOKTASINA KİMLER TARAFINDAN NASIL GETİRİLDİ (Temmuz-Ağustos 2014’DEN NOTLAR)

Cihan Dura

6.3.2015


Kürdistan’ı Türklere kurduracağım.

Barack Obama (ABD Başkanı)

 

 PKK ile görüşmedik, görüşmeyeceğiz. Bunu iddia eden şerefsizdir.

R. T. Erdoğan (T.C. Başbakanı, 2004)

 

2 Mart 2015 tarihli bir haber:

PKK ile mücadelede önemli görevler üstlenmiş komutanlar, AKP ile PKK/HDP arasında yapılan anlaşma konusunda hükümeti uyardı, tuzağa düşülmemesini istedi. Bölgede uzun yıllar görev yapmış, Jandarma Asayiş Bölge Komutanlığı’nda da bulunmuş olan emekli Orgeneral Necati Özgen ile PKK’ya karşı mücadelede görev almış komutanlardan emekli Tümgeneral Osman Özbek; yapıldığı söylenen anlaşmanın, Atatürk’le özdeşleşmiş olan Dolmabahçe’de açıklanması, kahredici bir durumdur, hedefin, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti olduğunun göstergesidir, dediler. [Aydınlık, 2.3.2015}

Atatürk, anlı şanlı Türkiye Cumhuriyeti böylesine onur kırıcı bir duruma nasıl düşürülüyor, hangi bedhahlar tarafından?

TÜRKİYE 2023’E ÜNİTER BİR DEVLET OLARAK GİREMEYEBİLİR

Cumhurbaşkanlığı seçiminde saflar netleşti; Erdoğan ve PKK ortaklığına karşı CHP-MHP ortaklığı. PKK kendi stratejik gerekçeleriyle Erdoğan’ı doğrudan, ya da ikinci turu boykot ederek dolaylı olarak destekleyecek. PKK ile Erdoğan’ın anlaşması net: Başkanlığı ver, özerkliği al...Öcalan’la anlaşması gereği Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimlerini bir anayasa referandumuna dönüştürmek istiyor. Eğer Erdoğan ilk turda yüzde 55 civarında bir oyla seçilirse, baskın genel seçim yapma olasılığı çok yüksektir. Yüzde 55’lik oy tabanını tutup anayasayı değiştirerek kendisine başkanlık PKK’ya özerklik verecek bir anayasa değişikliği için hazırlık yapılıyor.

Çözüm sürecinde normalleşme diye adlandırılan özerklik anlaşmasının takvimine göre 2015-2020 arasında bölgenin özerk yönetimi hukuken tanınacak. Eğer Erdoğan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde istediği desteği alarak Çankaya’ya çıkarsa şunu çok net olarak söyleyebiliriz: Türkiye 2023’e üniter bir ulus-devlet olarak girmeyecek.

Erdoğan’ı rejim değişikliğine zorlayan ana motivasyonlardan biri kendi kişisel hırsı ve beklentileriyse, ikincisi Oslo ve İmralı mutabakatlarında varılan bu anlaşma.

AKP çevresi bunu Türkiye büyüyerek 2023’e girecek şeklinde yorumluyor. Hatta onlar Suriye’de kurulan PKK devleti ile Kuzey Irak Bölgesel Kürdistan Yönetimi’nin de Türkiye’nin kanatları altına sığınacağını iddia ederek 2023’te Türkiye’nin misak-ı-Milli sınırlarına genişleyeceğini iddia ediyor. Birçok Türk’ün gönlünü okşayacak bu genişleme iddiası sadece bir palavra. Kuzey Irak Kürtleri aklını peynir ekmekle yemedi ki, daha zayıf bir Irak’tan koptuktan sonra daha güçlü bir Türkiye’nin parçası olsun.

Eğer Erdoğan yüzde 51 civarında bir oyla, zorlanarak Çankaya’ya çıkarsa, en geç önümüzdeki genel seçimden sonra Öcalan’ın ev hapsine çıkması kararlaştırılmış durumda. Erdoğan yüzde 55’ten fazla oy alıp çıkarsa baskın genel seçime gidilerek en geç 2015’te Öcalan’ın serbest bırakılması konusunda bir mutabakat var.

Yani biz cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aslında Öcalan’ın en geç 2016’da serbest bırakılmasını, Kürtlerin özerkliğini, Erdoğan’ın başkanlığını ve Türkiye’de bir rejim değişikliğini hep birlikte ya onaylayacağız veya reddedeceğiz. ■ Emre Uslu, Taraf, (17.7.2014)

BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN’ İÇİN KAMPANYA

Amerikan Beyaz Saray resmi internet sitesinde Kuzey Irak’taki Kürdistan Bölgesi’nin bağımsızlığına destek amacıyla bir imza kampanyası başlatıldı. New York’ta yaşayan ve J.S. kısa adını kullanan bir şahıs tarafından verilen dilekçe, 22 Ağustos’a kadar 100 bin imzaya ulaştığı taktirde ABD Başkanı Barack Obama’ya sunulacak.

Dilekçe metninde, Irak Kürdistanı Başkanı Mesud Barzani’nin, kuzeyde bağımsız bir Kürt devletini desteklediği ifadeleri de yer aldı. Metinde “Obama yönetimi, bölge ve dünyanın düzelmesi için Kürt bağımsızlığını tanımalı” çağrısında bulunuldu.

 “Kürdistan’a Bağımsızlık” kampanyasını şu ana kadar 26 bin 643 kişi imzaladı. ■ Rahatsız, (29.7.2014)

VERİLEN HER TAVİZ YENİSİNİ DOĞURACAK VE BU, “BÜYÜK KÜRDİSTAN” KURULANA KADAR DEVAM EDECEKTİR

Genelkurmay Başkanlığı’nın 1995’de hazırladığı “Politik-Askeri Durum Değerlendirmesi” başlıklı belgeye göre terör örgütünün “Dört aşamalı hedef stratejisi” şöyle:

- ilk aşamada, kültürel ve sosyal bazı hakların temin edilmesi,

-İkinci aşamada, özerk veya federasyon tipi bir yönetim sisteminin oluşturulması,

-Üçüncü aşamada, ülkemiz topraklarında “Kuzey Kürdistan” devletinin kurulması,

-Son aşamada ise bağımsız ve birleşik “Büyük Kürdistan” devletinin kurulması.

Raporun son bölümünde çözüm gösteriliyor: Dağlardaki tehdit devam ettiği sürece devletimizce verilecek her taviz, yeni bir talebi doğuracak ve bu durum, örgütün ülkemizden toprak koparmak olan nihai hedefi gerçekleşinceye kadar aşama aşama devam edecektir. Bu sebeple, devletimizin üniter yapısının muhafazası için tek vatan, tek dil ve tek bayrak ile Atatürk milliyetçiliğine bağlı laik ve demokratik düzen ilkelerinden asla fedakârlık edilmemesi esastır.

Genelkurmay’da bu değerlendirmenin yapılmasının üzerinden 19 yıl geçtikten sonra Tayyip Erdoğan, Kürt Açılımı, Alevi açılımı, Ermenistan açılımı, Kıbrıs açılımı ve Orta Doğu’ya yönelik Mezopotamya açılımı başlattı!

Sürece karşı çıkanları “analar gözyaşı dökmeye devam mı etsin?” diye yılgınlığa sürüklemek istediler. Bunlarla birlikte başta Tayyip Erdoğan olmak üzere Cumhuriyet ve Atatürk ile hesabı olan kim varsa, saldırıya geçti. Dersim’in, Menemen’in hatta 31 Mart’ın hesabını sormaya kalkıştılar.

PKK ise Özgür Politika gazetesinde, Cemil Bayık’ın ağzından sevinç çığlıkları atıyordu:
Demokrasi rüzgârı dünyanın her köşesinde etkisini gösteriyor. Bütün ulusal sorunlara artık barış ve siyasal çözümle çare bulunuyor. Filistin, İrlanda, Kosova ve Doğu Timor gibi ülkelerde yaşanan gelişmeler de bunu doğruluyor.”  İşte bugün, terörist heykeli diktirerek açılımı teşvik eden AKP’nin uyguladığı proje, hemen hemen Doğu Timor projesi ile aynıdır. Zaten projenin mimarları, CIA danışmanları David Phillips, Henry Barkey ve Vamık Volkan’dır. ■ Arslan Bulut, Yeniçağ, (19.8.2014)

TÜRKİYE’Yİ PARÇALAMANIN YENİ ÖRGÜTÜ: ÇDP

Çerkes'leri milletten ayrıştırmak isteyen bir örgüt kuruldu. Adı Çoğulcu Demokrasi Partisi (ÇDP)... Tıpkı BDP ve PKK gibi, Türk milletini parçalamak, ulus devleti dağıtmak için yola çıkmışlar. Ulus devlete, üniter devlete, Lozan'a ve milletin birliğine, Cumhuriyete, bağımsızlığa ve Kemalizm'e karşılar. PKK ve BDP ile aynı yolun yolcuları.

Laz Enstitüsü'nün açılış töreninde eşbaşkanlar Kenan Kaplan ve Murat Özden, "Mücadeleniz mücadelemizdir" dediler.

Sadece Laz kardeşlerimizi değil, her türlü etnik milliyetçiliği kaşımak niyetindeler. ÇDP Kurucu Genel Başkanı Kenan Kaplan, "Ulusalcı devlet anlayışını tasfiye etmek için ÇDP'yi kurma kararı aldıklarını, Çerkesler, Lazlar, Boşnaklar, Gürcüler, Arnavutlar ve Pomaklar gibi azınlıkların partisi olacaklarını" söylüyor.

Türk Milleti" denmesine, Türk adının, bütün etnik gruplar için birleştirici üst kimlik olarak kullanılmasına karşı çıkıyorlar. Lozan'a düşmanlar. BDP ve PKK gibi anadilde eğitimi savunuyor,

ÇDH Eşbaşkanı Kaplan "Cumhuriyet bir asimilasyon ve darbeler tarihidir. Hatta daha da ötede imhanın da tarihidir" diyor. Kemalizm'e, Cumhuriyete ve ulus devlete kin kusuyor. ■ Mehmet Akkaya, Aydınlık, (20.8.2014)

PKK İLE SON TANGO

PKK ile teslim görüşmeleri başlıyor.

Türkiye, Yunanlı generallerin “İkinci Yunan Ordusu” dedikleri PKK’ya teslim oluyor. PKK, 1984’te ilk cinayeti işleyen, bir askeri şehit eden Mahsum Korkmaz adlı teröristin heykelini dikerek “ilk kurşun” anıtı inşa ediyor. Onu yıkıp üzerine basan askere AKP Hükümeti soruşturma başlatıyor. Kendini korumak için ateş açıp PKK’lı öldürülen jandarmaların elinden silahları alınıyor.

İşte teslim görüşmelerinin şartları:

PKK silah bırakmıyor. PKK sadece Türkiye içinde eylem yapmayacak. Bir kısım PKK’lı asayiş adı altında yerel jandarma-polis görevi üstlenecek. Türkiye PKK’lılara TOKİ konutları, iş edindirme kredileri adı altında “tazminat” ödüyor!

Milli-üniter devlet yapısından yeni anayasa ile “etnik merkezli federal başkanlık sistemi”ne geçilecek.

Öcalan serbest kalacak.

Türk Milleti’nin bir bölümü bu duruma çok şaşıracak ve “elimiz kırılsa idi de oy vermeseydik” diyecek. ■ Ümit Özdağ, Yeniçağ, (23.8.2014)

GÜNEYDOĞU’DA İKTİDAR PKK’YA TERK EDİLMİŞTİR!

Bir ülkede yeni heykeller dikilmeye, eskilerine karşı eylemler yapılmaya başlandığı zaman, sonucun ne olacağını yakın tarihte gördük. Sovyetler Birliği dağılınca olan Lenin heykellerine oldu. Irak işgal edildiğinde de Saddam’ın heykelleri devrildi.

Türkiye’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinde bir teröristin heykelinin dikilmesine izin verilmesi, ardından operasyon düzenlenmesi, heykelin başının ayaklar altına alınması, buna karşılık terör örgütünün de karşı operasyonla Atatürk heykeline saldırarak aynı eylemi yapması, Diyarbakır’da, Bingöl’de, Şırnak’ta Hakkâri’de Adana’da, Erzurum’da ve İstanbul’da eylemler düzenlenmesi, planlanmış bir süreçtir. Tıpkı, Diyarbakır’da Hava Kuvvetleri’nin önemli bir komutanlık binasının bahçesindeki gönderden Türk bayrağının indirilmesi gibi...
Bütün bunlar, teröristle masaya oturulmasını, demokratik özerklik planının yani eyalet sisteminin kabul edilmesini, Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasını, Kandil’deki teröristlere ev, iş ve kredi verilmesini, siyasete girmelerinin sağlanmasını meşrulaştırmak içindir. Kısacası hepsi büyük bir psikolojik harekâtın uygulamalarıdır.

Türkiye’yi bu noktaya getirmiş olan AKP iktidarının başındaki kişinin, muhalefetin zayıf aday göstermesi suretiyle Cumhurbaşkanı seçilmesi de sürecin bir parçasıdır.
Zira seçilen kişi, Büyük Orta Doğu Projesi’nin eş başkanıdır. Libya’nın, Suriye’nin karıştırılması, ardından sözde muhalif grupları desteklemek adına, terör örgütlerine lojistik destek vererek Irak ile birlikte bu ülkelerin bölünmek istenmesi hep Büyük Orta Doğu Projesi haritasını uygulamak içindir. Yalnız haritaya göre Türkiye de bölünecektir!
Bu durumda, AKP’ye ve Tayyip Erdoğan’a oy verenler, Büyük Orta Doğu Projesi’ne oy vermiş demektir.

Tabii ki muhalefet de sütten çıkmış ak kaşık değildir. Zira iki büyük muhalefet partisi, bugüne kadar halkı oyalamaktan başka hiçbir işe yaramamıştır.

Güneydoğu’da iktidar PKK’ya terk edilmiştir! Yarın vatanın hangi köşesinin kime teslim edileceği belli değildir!  ■ Arslan Bulut,Yeniçağ, (23.8.2014)

 

 

 

 

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura