Yazı Kategorileri > Ekonomi Yazıları
24-09-2014
TESİSLERİMİZ SATILIYOR, TOPRAKLARIMIZ SATILIYOR, YETMEDİ, VATANDAŞLIĞIMIZ DA SATILIYOR

Cihan Dura

24.9.2014


AKP iktidarının tek bir ekonomi politikası var desem, yeri… 12 yıldır satıyor, satmadık üretim kaynağı bırakmadı: Tesisler, fabrikalar, topraklar… Yetti mi, hayır! Şimdi de Türk vatandaşlığı satışta! Kim bilir, daha sırada neler var.

1) Bana “AKP’nin ekonomik programı kısaca nedir” diye sorsalar, hiç tereddüt etmeden şu yanıtı veririm: Satmak, ne varsa satmak, istisnasız her şeyi satıp savurmak!... Örnek mi? o kadar çok ki:  Yoksul halkımızın malı olan dev ku­rum­lar, sa­na­yi te­sis­le­ri, bankalar, li­man­lar, köp­rü­ler, ka­mu bi­na­la­rı ve ar­sa­la­rı… TÜRK TE­LE­KOM, TÜP­RAŞ, ER­DE­MİR, TE­KEL, SE­KA ve PET­KİM gi­bi büyük sa­na­yi te­sis­le­ri, 200’e yakın ka­mu te­si­si, 2.600’den fazla ar­sa, bi­na ve loj­man… Ve elden çıkarı­lan­la­rın ço­ğu AKP ik­ti­da­rı­na ya­kın yer­li sermaye ile ya­ban­cı şirketler ta­ra­fın­dan ka­pı­şıl­dı. 11 yılda satılanlar bu saydıklarım…, kasalarına giren ise sadece 43 milyar dolar!...

2) Evet, AKP Hükümeti Türkiye’de Cumhuriyet’in ilanından bu yana taş taş üstüne konmuş ne varsa hepsini satıyor. Buna topraklarımız da dahil… AKP İstiklal Savaşımızda al kanlarla sulanan topraklarımızı da parsel parsel önüne gelene satıyor: Avrupalılara, Araplara, Ruslara,… satıyor. Şeyhlerle, sultanlarla anlaştılar, tarım arazilerimizi de onlar alacak. 2003-2011 arasında 8 yıllık AKP iktidarı boyunca yabancılara 82 milyon metrekare toprak satıldı. Gayrimenkul sahibi yabancı uyrukluların sayısı 100 bini geçti. Mütekabiliyeti kaldıran yasanın çıkışından sonraki 9 ay içinde 2 510’u arsa, 8 170’i konut olmak üzere toplam 10 680 taşınmaz satıldı. Alım yapan yabancı sayısı 11 bin…

Yabancı şirketler 29 ya da 49 yıllığına, Türkiye’nin yüzölçümünün yüzde 17’si kadar 150 bin kilometrekarelik maden alanını işletme hakkına sahip oldu.

Ülkemiz, kendi topraklarını satışa çıkarmakta, AKP hükümeti sayesinde neredeyse dünya lideri… Ernst ve Young Avrupa Gayrimenkul Yatırımları Beklenti Göstergeleri Araştırması sonuçlarına göre Türkiye gayrimenkul piyasası, Avrupa’da en cazip ikinci pazar konumunda!...

3) Bitti mi, ne gezer… Türk vatandaşlığının da satışta olduğunu değerli gazetecimiz Saygı Öztürk’ün bir yazısından [“Türk Vatandaşlığı Satılıyor, Haberiniz Olsun”, Sözcü, 20.9.2014] öğreniyoruz, oradan özetliyorum: Yasalarımıza göre Türk vatandaşlığı doğumla, evlilik dışı çocuğun babası tarafından kabul edilmesiyle, yabancı birinin Türk vatandaşıyla üç yıl evli kalmasıyla, yabancı biriyle evlenenin çocuklarının da 18 yaşını doldurduktan sonra iki vatandaşlıktan birini seçmesiyle kazanılır. Yine yasaya göre Türk vatandaşlığını kazanılabilmesi için kişinin en az 5 yıl Türkiye’de ikamet etmesi zorunlu.

Bunlar tamam, ama bir de şebekeler tarafından Türk vatandaşlığının satışı var.

Genelde hac döneminde Suudi Arabistan’a giden Afganlılar, Türk vatandaşlığı garantisi alınca ülkelerine dönmüyor. İşte Türk vatandaşlığının satışı da böyle başlıyor: En çok, Afganistan uyruklu S.Arabistan’da yaşayan Afganlılar Türk vatandaşlığına talip. Çoğu tek kelime Türkçe bilmiyor. Türkiye’den vatandaşlık çıktığında Konsolosluğun “sana vatandaşlık vermeyeceğim” deme gibi bir şansı da olmuyor.

Durumu iyi olanlar bunun için 80-100 bin doları gözden çıkarıyor. Yani bu parayı veren daha kolay Türk vatandaşlığı kazanıyor. Sadece bu yılın ilk 6 ayında 2 bin 250 aileye vatandaşlık satışı yapıldı. Kısa dönemde vatandaşlık verilenlerin sayısı 22 bin 500’ü buluyor. Yani, orta büyüklükte bir ilçe demektir.

Hepsini demeyelim ama vatandaşlık satışında ilgili ülke adını taşıyan dernekler alabildiğine etkili… Üçüncü satış şeklinde ise kendini Türkiye’de bir fabrikanın S.Arabistan satış temsilcisi olarak gösterenler var. Resmi çalışma belgesinin üzerinden 1-2 yıl geçtiğinde vatandaşlık müracaatını yapıyorlar.

Öyle bir sistem kurulmuş ki, başvurusunu yapan bir hafta sonra Türk vatandaşı olmuş. Tabii ki bunların arkasında kimi önemli isimlerin olduğunu da göz ardı etmeyelim. Bazen, bulundukları yörelerde, Türkiye’nin seçimlerdeki kaderi Türkçe konuşamayan, parayla vatandaşlık alanlar tarafından belirleniyor.

Anlaşılıyor ki, ülkede satacak bir şey kalmadı, şimdi de vatandaşlık satılıyor.

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura