Diğerleri > Sis Çanı
18-08-2015
NELER OLDU 7-12 HAZİRAN 2015 (FED, altın, faiz, yabancı sermaye, yöneticiler, ekonomi, bölücülük)

Cihan Dura

18.8.2015


FED’İN İLK FAİZ ARTIŞI EYLÜL’DE!

ABD’de tarım dışı istihdam verileri Cuma akşamı açıklandı. ALB Forex Analisti Enver Erkan’a göre, beklentilerin üzerinde gelen istihdam verisi FED’in Eylül ayında faiz artırma ihtimalini yükseltti.

Erkan kaleme aldığı analizinde şu değerlendirmelerde bulundu: ‘’FED’in en önemli parametrelerinden olan istihdam piyasasının durumunu gösteren verinin 280 bin gelerek Mayıs ayı itibarıyla olumlu eğilim içerisine tekrar girdiğini gözlemliyoruz. Mart ayında gelen zayıf istihdam verisinin ardından Nisan ve Mayıs aylarında yeniden 200 bin üzeri istihdam verilerinin gelmesi de piyasalarda FED’in 2015 yılı içerisinde faiz artırabileceği ihtimalini güçlendirmektedir. 
Mayıs dönemi sonrasına ilişkin diğer verilerin de benzer bir eğilim tutturması FED’in 2015 yılı içinde faiz artırma ihtimalinin yüksek kalmasına neden olacaktır. 
Bu durum gelişmekte olan ülke para birimlerine de yansımıştır. FED’in Haziran toplantısında güçlü bir ‘Eylül faiz artırımı’ söylemi gelmesi ihtimali yüksektir. Fed’in Eylül’de ilk adımı atmasının etkisi gardını alamamış gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinde daha şiddetli olacaktır. Bu süre içinde yüksek cari açık ve enflasyon sıkıntısı çeken ülkeler sermaye hareketlerinin negatif etkisine karşı daha kırılgan olacaklardır.’’ ■ Aydınlık, (8.6.2015)

 

 8.6.2015

ALTIN: 'DOLARDAKİ YÜKSELİŞ TETİKLEDİ' 

ALB Forex Yatırım Uzmanı Volkan Kuğucuk, dolar/TL'deki yükselişle birlikte altının hızla tırmanışa geçtiğini belirtirken, gram altının sabah saatlerinde 105 liraya yükselmesiyle Kapalıçarşı'da kısmi satış olduğunu kaydetti.

'KAPALIÇARŞI'DA DÜKKANLAR BOŞ'

Kuğucuk şu an için ise "Kapalıçarşı'da altın tarafı boş. Vatandaş tarafından ne alış var ne satış var. Dükkanlar boş. Fiyatlardaki yükseliş alım satım olarak yansımadı" dedi.

'DOLAR YENİ ZİRVELER YAPARSA GRAM 108 LİRAYA ÇIKABİLİR'

Dolar/TL yeni zirveler yaparsa altının gramı 107-108 liraya yaklaşabileceğini aktaran Kuğucuk "Kısa vadede 100 liranın altında fiyatı zor görüyorum. Ons fiyatında hareket olmadıkça 105-108 lira bandının üzerinde de çok fiyatlanmaz gibi görünüyor" diye konuştu. 

Seçimin ardından ilk günde döviz piyasalarında rekorlar peş peşe gelirken, altın fiyatları da uçtu. Çeyrek altın cuma gününe göre 8 lira birden değer kazanırken, yükseliş Kapalıçarşı`ya ise alım satım olarak yansımadı.

Altın doların istikrar kazanması ile birlikte, üç gün süren düşüşünü sonlandırdı. Altının onsu yüzde 0.55 yükselişle 1.175 dolara yükselişle, seçimin ardından rekora ulaşan dolardan aldığı destekle yurt içinde ise adeta fırladı.

1 GÜNDE 8 LİRA BİRDEN ARTTI

Kapalıçarşı'da gram altın yüzde 4.08 yükselişle 104.34 liraya ulaşırken, çeyrek altın ise yüzde 5.54 artarak 171.15 liraya satılıyor. Cuma günü çeyrek altın 163 liradan satıştaydı. ■ Akşam, (8.6.2015)

 

9.6.2015

FAİZ, ÇİFT HANEYE ÇIKTI

7 Haziran Pazar günkü milletvekili seçiminin getirdiği belirsizlik sonucu, faiz de yükseldi

Gösterge 2 yıllık tahvilde bileşik faiz, seçim sonuçları ardından ilk işlemde yüzde 10.43 seviyesine yükseldi. Oysa, seçim öncesi son piyasa günü olan 5 Haziran Cuma akşamı, faiz yüzde 9,90’dan kapanmıştı. Gösterge 10 yıllık bileşik faiz de yeni hükümetin kurulması sürecine ilişkin belirsizlikle yüzde 9,64’ten açıldı, yüzde 9,98’e yükseldi. Cuma günü kapanış yüzde 9,32’ydi. ■ Yeniçağ, (9.6.2015)

 

10.6.2015

YABANCI SERMAYE, BANKALAR: HSBC, TÜRKİYE’DEN ÇIKIYOR

Yeniden yapılanma kararı alan ve merkezini İngiltere’den Hong Kong’a kaydıracağı konuşulan HSBC, ülkemizin yanı sıra Brezilya’dan da çekiliyor. Banka, Asya’da büyümek istiyor

İngİltere merkezli Avrupa’nın en büyük bankası HSBC, yeniden yapılanma planı kapsamında Türkiye ve Brezilya’daki birimlerini satacağını açıkladı Banka bu yöndeki kararını Hong Kong Borsası’na bildirdi. Türkiye’deki bankacılık faaliyetlerini satmak isteyen HSBC Türkiye’ye; Singapurlu PhillipCapital’in de talip olduğu öğrenildi.

Konuyla ilgili olarak HSBC Türkiye’den yayınlanan açıklama şöyle:

“HSBC, Türkiye’deki faaliyetlerini satma kararı almıştır. HSBC tarafından gerekli açıklamalar ilerleyen tarihlerde yapılacaktır.”

HSBC Türkiye CEO’su (en üst düzey yöneticisi) James Emmett de konuyla ilgili olarak, “Her zaman olduğu gibi; önceliğimiz müşterilerimiz ve çalışanlarımızdır. Bu süreçte, müşterilerimize kesintisiz bir şekilde hizmet sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Maliyetlerini azaltmak isteyen HSBC dünya çapında 20 bin kişiyi işten çıkartmayı planlıyor. Bu, aynı zamanda dünyanın da en büyük bankaları arasında olan HSBC’nin çalışanlarının yüzde 7’den fazlasını işten çıkartacağı anlamına geliyor. HSBC’nin dünya çapında toplam toplam 266 bin çalışanı bulunuyor. İşten çıkartılacakların yaklaşık 8 bini İngiltere’deki personelden seçilecek.

Asya piyasasında büyümeye odaklanacak ve risk ağırlıklı varlıklarını 290 milyar dolar azaltacak olan bankanın genel merkezini İngiltere dışına taşıması da gündemde. HSBC yetkilileri bu konudaki kararın yıl içinde verileceğini söyledi. Bankanın CEO’su StuartGulliver yeniden yapılanma planının ayrıntılarını kamuoyuna açıklayacak.

2011’den bu yana görevde olan StuartGulliver; yayınladığı yazılı açıklamada ise “Dünyanın değiştiğinin farkındayız ve bizim de değişmemiz gerek. Bu nedenle organizasyonumuzu daha da dönüştürecek stratejik kararlar açıklıyoruz” dedi.

Uzmanlar, açıklanan kararların HSBC’ninstartejisinde büyük bir dönüşüme işaret ettiğini söylüyor. HSBC, 2008’deki mali kriz sonrası kârını arttırmakta zorlanmıştı.

HSBC Türkiye’ye; Singapurlu Phillip Capital’in talip olduğu öğrenildi. HSBC’nin diğer talipleri arasında; Hüsnü Özyeğin’in Fibabank’ı, ING Bank ve Tekstilbank’ı satın alan Çinli ICBC’nin de bulunduğu iddia ediliyor. 1975 yılında Singapur’da kurulan PhillipCapital “in ABD, Malezya, Hong Kong, Avustralya, Çin, Dubai, Endonezya, Fransa, Hindistan, İngiltere, Japonya, Kamboçya, Sri Lanka, Tayland ve Türkiye’de faaliyeti bulunuyor. Grup, 2012 yılında Hak Menkul Değerleri satın alarak Türkiye’ye girmişti. Birçok ülkede bankacılık, yatırım ve sigorta şirketleri ile faaliyet gösteren PhillipCapital’in; HSBC ile Türkiye’de bankacılık faaliyetlerinde de aktif olmak istediği ifade ediliyor. ■ Yeniçağ, (10.6.2015)

YABANCI SERMAYE: İNCİ AKÜ'YE JAPON ORTAK!

İnci Akü, dünyada akü sektörünün önde gelen oyuncularından Japon GS Yuasa ile stratejik ortaklık görüşmelerine başladı

İNCİ Akü, dünyada akü sektörünün önde gelen oyuncularından Japon GS Yuasa ile stratejik ortaklık görüşmelerine başladı. Akü sektöründeki bu işbirliğiyle taraflar Türkiye'de ve uluslararası pazarlarda atılıma hazırlanıyor.

İnci Holding iştiraklerinden ihracat lideri İnci Akü, dünyada akü sektörünün öncü kuruluşlarından Japon GS Yuasa ile ortaklık ve hisse devir sözleşmelerinde ilk aşamayı tamamladı. Nisan ayında niyet sözleşmesinin imzalanmasının ardından GS Yuasa Başkanı Makoto Yoda 10 Haziran günü İzmir'e ziyartte bulundu. Tarafların İnci Holding ev sahipliğinde hisse devir sözleşmesini karşılıklı imzalamasının ardından, yasal sürecin kısa sürede tamamlanması planlanıyor.

Anlaşmayla ilgili olarak açıklamalarda bulunan İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Perihan İnci, "Bizim iş modelimiz kendi alanının öncü firmaları ile ortalıklar yaparak, ortağımızla birlikte sağlam ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamaktır. Jant alanında yaptığımız yabancı ortaklık sonrası, her yıl yaklaşık yüzde 15 büyümeyi 23 yıldır sürdürüyor olmamız bunun bir göstergesidir. 2014 yılında Lojistik işimizde de başarılı bir yabancı ortaklık gerçekleştirdik. Son olarak atık alanında hizmet veren şirketimiz ATEN ile Avusturyalı Brantner arasında başarılı bir ortaklık anlaşmasına imza attık. Şimdi ise bu başarıyı akü sektörünün önemli bir oyuncusu olan GS Yuasa ile sürdürmek istiyoruz. Kökleri 1895 yılına dayanan Japon Akü ile 1913'te kurulan Yuasa şirketlerinin birleşmesi sonucu 2004 yılında, GS Yuasa kurulmuştur. GS Yuasa bugün dünyanın lider akü üreticilerinden biridir. İnci Holding gibi başarılı ortaklıklara imza atan şirket, 2005 yılında Hindistan'da Tata Grubu ile, 2007 yılında Mitsubishi ve 2009 yılında Honda ile ortaklıklar yapmış, bugün dünya üzerinde 36 şirket ile faaliyetlerini sürdürmektedir. Dev yapısı ile 13 bin 600'ün üzerinde çalışanı istihdam etmektedir. GS Yuasa ile yaptığımız bu ortaklık ile önemli projelere imza atacağımıza inanıyoruz" dedi.

GS Yuasa Başkanı Makoto Yoda ise, "GS Yuasa olarak global arenada büyümeyi hedefliyoruz. İnci Akü ile yapacağımız bu ortaklık, iki şirketi de pazarda stratejik olarak daha da güçlendirecek. Türkiye konumu gereği oldukça stratejik bir noktada bulunuyor. Bunu en iyi şekilde değerlendireceğiz" dedi.

İnci Holding şirketlerinden İnci Akü, uluslararası marka değerlendirme şirketi Brand Finance'ın Türkiye'nin En Değerli Markaları ilk 100 listesinde yer alıyor. İnci Akü, EAS, Hugel, Blizzaro ve İnci Battery markalarıyla starter ve endüstriyel ürün gruplarında üretim yapıyor. İnci Akü yurt içinde 250 ana bayi, 3.500 perakende satış noktası ve 212 adet yetkilendirilmiş servis ile tüketicilerine ulaşıyor. Ayrıca yurtdışında 90 distribütörüyle, 4 kıtada 80'in üzerinde ülkeye ihracat yapıyor. ■ Haberturk, (10.6.2015)

 

11.6.2015

YÖNETİCİLER: HERKES GİDER SEN GİTMEZSİN…

Devletin değil, partinin valisiydi…
29 Ekim’i, 19 Mayıs’ı, 1 Mayıs’ı yasaklayan… Atatürk’ün büstüne çiçek bırakanları karakola çektiren… Makamında külah taktı sonunda…
Parti gitti…
O oturuyor…

*

Rektör de orada…
Ben size söyleyeyim; başı açık öğrencileri bile türbana sokmayı başarmıştı…
Çok emek verdi…
Laboratuvar yerine yaptırdığı mescidi, yeniden kimya laboratuarı yapmayı düşünüyordur bu günlerde, bundan eminim…
Ama ya imamlar dönüp gelirse…
Nereye sokar o şişe ve kavanozları?..

*

O iktidara yapışmış, her dediklerini yapmış, devlet memurundan çok partinin memuru gibi çalışmış badem bıyıklı bürokrat…
Hüzünlüdür…
Öptüğü kıç gitti…
Kıblesini şaşırmış gibidir…
Koridorda, kendi ekseni etrafında döne döne, dört bir yana domalan birisini görürseniz, o dur…

*

Yüksek yargıç…
O yargıç istemeseydi; kanunları silah gibi kullanmaya ve masum insanları yargı ile vurmaya kimin gücü yetebilirdi?..

*

Paşa…
Cemaat ve imamlar Türk Silahlı Kuvvetleri’ne “kumpas” kurarken… Şerefli silah arkadaşlarını birer adi suçlu gibi alıp götürürken ve kozmik odalara girerken, hadi demokrasidir, hukuk, saygıdır maygıdır dedin…
Partinin bal gibi seçim mitingine uçak göndermek neydi öyle…
Gökyüzüne üfür bari…
Uçakların izi dağılsın…

*

Türkiye’yi bu hale AKP tek başına getirmedi, kısacası…

*

Kendi çıkarları için güçlü olanların önünde eğilen…
Üzülme…
Önünde eğileceğin yeni güçlüler gelir…
Herkes gider, sen gitmezsin…■ Bekir Coşkun, Sözcü, (11.6.2015)

 

EKONOMİ, GELİŞME: BÜYÜME ZORLAYACAK...

2015 yılı birinci çeyrekte (Ocak- Şubat- Mart) Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) yüzde 2.3 oranında büyüdü. Geçen sene aynı çeyrekte büyüme oranı yüzde 4.9 olmuştu. İlk çeyrekte büyüme beklentisi yüzde 1.5 civarında idi. Açıklanan büyüme oranı bu beklentinin üstünde oldu.

Sektörlerde büyüme...

İlk çeyrekte sanayi sektöründe büyüme olmadı. Diğer sektörler ile bazı alt sektörlerde büyüme oranı da şöyle oldu.

 

İmalat sanayisi, sanayi sektörünün yüzde 80’ini oluşturuyor. Sanayide sıfır büyüme ve imalat sanayisinde yüzde 0.8 oranında düşük büyüme aynı zamanda işsizliğin artacağını gösteriyor.

Yine inşaat sektörü sürükleyici ve istihdam yaratan sektördür. İnşaat sektöründeki gerileme de, işsizliğin artacağını ve durgunluğun devam edeceğine işarettir.

Tüketim harcamalarında yüzde 4.5 büyüme...

Bu sene tüketim harcamalarında geçen yılın aynı ilk çeyreğine göre büyüme oranı daha yüksek oldu. Geçen sene yüzde 2.6 olan büyüme hızı bu sene yüzde 4.5 oldu.

Tüketim harcamalarında büyümenin artmış olasında seçim ekonomisi de etkili oldu... Ancak tüketim harcamalarının artması, ekonomide talebin artmasına ve canlanmaya katkı sağlar.

Toplam yatırımlar yerinde saydı...

Harcamalar yöntemiyle GSYH içinde yer alan Gayri Safi Sabit Sermaye oluşumunda büyüme hızı sıfır oldu. Kamu yatırımları yüzde 10.2 oranında geriledi (Eksi 10.2 oldu)... Özel sektör yatırımları 1,9 oranında arttı. İnşaat sektörü yatırımları ise 9.2 oranında geriledi.

Yatırımlarda duraklama, gelecek dönemler ve yıllar için büyümenin düşük kalacağını ve yine işsizliğin artacağını işaret eder.

İhracatın büyümeye katkısı negatif oldu...

İlk çeyrekte ihracat yüzde eksi 0.3 oldu, ihracat ise yüzde 4.1 oranında arttı. Sonuç olarak dış ticaretin büyümeye katkısı eksi oldu.

Fert başına reel gelir yüzde 1.1 büyüdü...

Türkiye’de ortalama nüfus artış hızı yüzde 1.2’dir. GSYH’da Global Büyüme Oranı yüzde 2.3 olduğuna göre, fert başına GSYH’da büyüme oranı yüzde 1.1 oranındadır .

Bir toplumda refah düzeyini fert başına düşen GSYH ve fert başına GSYH’da artış belirler. Yüzde 1.1 oranındaki artış refah göstergesi değildir.

Dünya ortalama büyüme oranının altında kaldık...

OECD, 2015 dünya ortalama büyüme oranı tahminini, yüzde 3.7’den yüzde 3.1’e indirdi. Buna rağmen bizim ilk çeyrekteki büyüme oranı bile bu tahminin altında kaldı.

Düşük büyüme dış borçları zorlar...

Türkiye’nin en önemli sorunu 415 milyar dolara ulaşan dış borçlarını çevirmesidir. Bu borçların çevrilmesi için önce gelir yaratmamız gerekir. Bu düşük büyüme ile gelir yaratamayız. Dış borçlarda zorlanırız. Kaldı ki Türkiye bu borçlarını çeviremez ise, net borç ödeyen ekonomi konumuna geçecektir. Bu nedenle yurt dışına çıkan kaynakların GSYH’ya oranı, söz konusu GSYH büyüme oranından daha yüksek olursa, bu durumda fakirleşme süreci başlayacaktır. ■ E. Korkmaz, Yeniçağ, (11.6.2015)

 

12.6.2015

BÖLÜCÜLÜK, HDP: HAREKÂT ADANA’DAN YÖNETİLDİ HDP BARAJI AŞTI!

HDP’nin barajı aşması üzerine yorumlar yapılıyor. Bunun nasıl gerçekleştiği tartışılıyor. Herkes farklı farklı fikirler öne sürüyor.

Oysa ki ABD işi şansa bırakmadı. Her şeyi önceden planladı. Bizler seçmeni uyarmaya çalıştık. CIA ve MOSSAD’ın “örtülü operasyon”una dikkat çektik. Ama Erdoğan’ın tavrı, yarattığı nefret, gözleri kör etti. Türkiye, Yugoslavya, Irak, Suriye tuzağının içine yuvarlandı.

ADANA’DAKİ MERKEZ

ABD Adana Konsolosluğu. CIA’nın Ortadoğu’daki en kritik merkezi. CIA’nın Kürt Masası da orada. Irak ve Suriye’deki operasyonlar da buradan organize ediliyor. CIA, Ergenekon, Balyoz tertiplerini nasıl Ankara’da bir merkezden yönettiyse, “HDP’ye baraj aşırtma operasyonu”nu da Adana’daki o merkezden yönetti.

Seçim öncesi Mart ayında ABD Ankara Büyükelçisi John Bass ve Adana Başkonsolosu John Espinoza Diyarbakır’daydı. Rehberleri de HDP’den aday adayı olan Şehmus Diken’di. Kimlerle ne görüştüğü açıklanmadı.

Uzun süreli bir çalışma. Bazı kritik olayları hatırlayalım:

HABUR AÇILIMI

“Habur açılımı” ilk kez bu merkezde gündeme getirildi. Hükümetin talimatıyla MİT-PKK görüşmeleri Brüksel’de başladı. Sonra da düğmeye basıldı. Habur’dan geçen PKK’lılar için çadır mahkemeler kuruldu. Sonrası malum. PKK gücüne güç kattı.

ULUDERE, KOBANİ!..

Habur sonrası PKK açısından iki kritik olay yaşandı. Önce Uludere olayı gündeme geldi. Uludere’de köylüler Türk savaş uçaklarınca vuruldu. İkincisi de Ayn El Arab’daki (Kobani) PKK/PYD-IŞİD çatışması.

İkisinin altında da Amerika var. Uludere’de istihbaratı ABD verdi. TSK’yı tuzağa düşürdü. Bu olay TSK’nın elinin kolunun bağlanması için kullanıldı. Ayn El Arab’da (Kobani) da durum aynı. PKK/PYD’yi Amerikan savaş uçakları korudu. Savaş bilerek uzatıldı. Hem Batı kamuoyu hazırlandı, hem de PKK’nın önü açıldı.

SEÇİM PLANI

Adana’daki merkez hiç boş durmadı. Ajanlar mesaisinin büyük bölümünü Doğu, Güneydoğu illerinde ve Kürt göçü alan Batıdaki il ve ilçelerde harcadı. Arkasından HDP’nin parti olarak seçimlere girmesi talimatı verildi.

Seçim kampanyasını yönetecek “profesyonel ekip” bile belirlendi.

Öcalan’ın geri plana itilmesi uygun görüldü. “Saz çalan, türkü söyleyen, iyi çocuk” (!) Demirtaş öne çıkarıldı. “Erdoğan’ı durduracak parti” imajının yaratılmasına da bu merkezde karar verildi.

Aydın Doğan medyası başta olmak üzere kontrol edilen tüm gazete ve televizyonlar, basına yerleştirilen “elemanlar” harekete geçirildi. Irak işgalindeki ittifak, PKK/HDP için yine görevdeydi.

ALEVİ OPERASYONU

Alevi oylarının PKK/HDP’ye aktarılması da aynı merkezde kararlaştırıldı. Bu işe Avrupa’dan başlandı. Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı’nın HDP’den aday yapılması planın parçası.

BOMBALAR

Seçime az bir süre kala bombalar da devreye sokuldu. Eş zamanlı Adana, Mersin, arkasından da Diyarbakır. “Kontrollü” patlamalar. Az zaiyatla amaca ulaşma hesaplandı.

Bombaları patlatanlar bunun PKK/HDP’ye yarayacağından emindi. Terörist PKK, “mağdur” oldu. MetroPoll Araştırma Şirketi Başkanı Özer Sencar bombaların HDP’ye 2 puan kazandırdığını belirtti. HDP’lilerin tahmini de aynı.

ETNİK KIŞKIRTMA

Bombaların bir başka amacı da etnik ayrımcılığı körüklemekti. Başka partilere oy veren Kürt kökenli vatandaşların HDP etrafında toparlanması hedeflendi. Seçim sonuçları da hesabın önemli ölçüde tuttuğunu gösterdi.

Mitinglerinde görülen tek tük Atatürklü Türk bayrağı da suçu gizleme taktiği. O da aynı merkezde planlandı.

TÜRKİYE’Yİ ANKARA’DAN BÖLME

ABD ve İsrail PKK/HDP’yi kendi bölge planları için büyüttü. Adana’daki CIA merkezi bunun için var! Önümüzdeki günlerde Türkiye önce Ankara’dan “demokratik yolla” bölünmeye çalışılacak. Başarılamazsa bölgeye yığılan silahlar devreye girecek.

ABD ve İngiltere’deki mutfaklarında çizilen haritalar dayatılacak. “Özerklik verin yoksa…” denilecek.

“BİJİ OBAMA” SLOGANI MECLİSTE!

Bütün bunlar aylar öncesinden belliydi. Harekatı CIA yönetti, PKK/HDP barajı aştı. Erdoğan ve Davutoğlu da bu süreçte PKK/HDP’ye çalıştı.

ABD’nin “bizim oğlanlar”ı Meclis’te. “Biji Obama” sloganları artık oradan duyulacak.

Türkiye büyük tuzağa düştü. Yakında bu acı gerçeği herkes anlayacak!.. ■İsmet Özçelik, http://www.ilk-kursun.com/, (12.6.2015)

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura