Diğerleri > Sis Çanı
01-01-2013
NELER OLDU 7-12 ARALIK 2012 (İstihdam, kadın, yabancı sermaye, kadın, bankacılık, BOP, iç bedhah, çocuk, tasarruflar, büyüme, çevre, tarım, yolsuzluk, kriz)

Cihan Dura

1.1.2013


7.12.2012 

İSTİHDAM: TÜRKİYE İŞÇİ ÖLÜMLERİNDE REKOR KIRIYOR

Karadeniz'deki fırtınada bir umut kayalara tutunmaya çalışan kurtarma botunun kaptanı Cemil Özben de istatistiklere iş kazalarındaki 'bir rakam' olarak geçecek muhtemelen. Tayfası da öyle.
Kasım ayında meydana gelen 'iş kazalarında yaşamını yitiren işçi istatistiğine', 52 yaşındaki Recep Cırıl'ın, oğlu 22 yaşındaki Adem Cırıl'ın, akrabaları 23 yaşındaki Ahmet Tiryaki'nin ve 18 yaşındaki Mustafa Bayrak'ın girmesi gibi. Onlar da, çalıştıkları inşaatta, kaldıkları konteynırda ölü bulunmuşlardı.
Samsun'da amonyak tankı kapağının altında kalarak, hayatını yitiren 6 işçi de keza.
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi açıkladı, kasım ayında en az 82 işçi, iş kazalarında hayatını kaybetti.
En az deniyor çünkü kayıt dışı çalışan işçilerin yaşadıkları iş kazaları istatistiklere girmiyor. DİSK'in iddiası 'kayıtlı işçilerin geçirdikleri kazaların birçoğu da bildirilmemekte, hasıraltı edilmekte.'
Türkiye, yüz kızartıcı rekora sahip: Ölümlü iş kazalarında Avrupa'da birinci sırada. Dünyada da üçüncü.

Çalışkan, sağlıklı
Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'nın hazırladığı yabancı iş alemine 'Türkiye'de yatırım yapmanın avantajlarını' anlattığı 'Niye Türkiye' broşüründe deniyor ki:
'Çalışkan, kendisini işe adamış iş gücü: 26.7 milyon genç, iyi eğitimli, motivasyonu kuvvetli iş gücü.'
Bu söz 'veri' ile de belgelendiriliyor, işçi başına hasta olunan gün sayısının tablosu yer alıyor:
Türkiye 4.6 gün ile en az hasta olan işçiye sahip.
İkinci sırada İngiltere 5.5 gün.
Almanya 6.6 gün.
Fransa 8.3 gün.
Bulgaristan 22 gün.
Üstüne üstlük Türk işçisi bu ülkeler arasında en çalışkanı:
Türk işçi haftada 52.9 saat çalışıyor. İngiltere 42.8 saat. Almanya 41.8 saat. ■ Funda Özkan, Akşam, 7.12.2012

KADIN SORUNLARI: HER GÜN BEŞ KADIN

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyesi bir grup kadın, Fatih’te önceki gün eşi tarafından sokak ortasında silahla vurularak öldürülen Dilek Sökmen’i yaşamını yitirdiği yerde andı. Türkiye’de her gün beş kadının öldürüldüğünü belirten grup, Sökmen’in öldürüldüğü sokağa karanfil bırakarak kadın cinayetlerini protesto ettiler. ■ Cumhuriyet, 7.12.2012

YABANCI SERMAYE: ERA TÜRKİYE PAZARINA GİRDİ

Dünyanın önde gelen ABD’li gayrimenkul danışmanlık şirketlerinden ERA, Türkiye’de faaliyete geçti. ERA Türkiye, başta İstanbul olmak üzere, ülke genelinde gayrimenkul danışmanlığı ve hizmetleri konusunda bayilikler vererek, franchise sistemi ile büyüyecek.

ERA Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Can Ekşioğlu ve ERA Avrupa Başkanı François Gagnon’un verdiği bilgilere göre ERA Gayrimenkul, bugün 14’ü Avrupa’da olmak üzere, 35 ülkede 1.100 ofisle hizmet veriyor. Ekşioğlu, “İstanbul’da başlamak üzere ülke çapında franchise verilerek, sektörde yüksek kaliteli gayrimenkul aracılığı ve danışmanlığı hizmetlerini sunabilecek eğitimli profesyonellerin çoğalmasına destek olmayı hedefliyoruz” dedi. ■ Cumhuriyet, 7.12.2012

 

8.12.2012 

BANKACILIK, BORÇLANMA: HALK: BANKALARDAN YİNE REKOR KÂR

 

Türkiye'de birçok sektör zarar açıklarken her zaman olduğu gibi en çok kâr eden sektör bankacılık sektörü oldu. Ekim 2012'de bankacılık sektörünün net kârı, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 3 milyar TL arttı

Bankacılık sektörünün Ekim 2012 itibarıyla dönem net karı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17.5 oranında, 2 milyar 900 milyon TL tutarında artışla 19 milyar 438 milyon TL düzeyine ulaştı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Ekim 2012 Türk Bankacılık sektörünün konsolide olmayan ana göstergelerini açıkladı. Bankaların Kurumun veri tabanına gönderdikleri kesinleşmemiş geçici verilerine göre Ekim 2012 itibarıyla Türk bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9.2 oranında, 111 milyar 842 milyon TL tutarında artışla 1 trilyon 328 milyar 642 milyon TL'ye ulaştı. Sektörün aktif büyüklüğü 2011 yılsonuna göre 110 milyar 947 milyon TL tutarında, yüzde 9.1 oranında artış gösterdi. Ekim 2012 itibarıyla en büyük plasman kalemlerinden olan krediler geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15.3 oranında, 101 milyar 495 milyon TL tutarında artışla 765 milyar 208 milyon TL'ye ulaştı. Krediler 2011 yılı sonuna göre yüzde 12.1 oranında arttı.

Takipteki alacaklar 23.4 milyar TL

Takipteki brüt alacaklar Ekim 2012 itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25.2 oranında, 4 milyar 709 milyon TL tutarında artışla 23 milyar 366 milyon TL'ye ulaştı. 2011 yılı sonuna göre ise takipteki brüt alacaklar hesabının yüzde 23.2 oranında, 4 milyar 393 milyon TL tutarında artış gösterdi. Menkul değerler 2012 yılı Ekim ayında 276 milyar 124 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Menkul değerler geçen yılın aynıdönemine göre yüzde 3.8 oranında, 10 milyar 794 milyon TL tutarında azaldı.Geçen yıl sonuna göre ise menkul değerlerde yüzde 3.1 oranında gerileme yaşandı.

Bankacılık sektörü en kârlı sektör

Bankacılık sektörünün Ekim 2012 itibarıyla dönem net karı 19 milyar 438 milyon TL düzeyinde olup, geçen yılın aynı dönemine göre 2 milyar 900 milyon TL tutarında, yüzde 17.5 oranında artışgösterdi. Bankacılık sektörünün karı 2011 yılı Aralık sonu itibarıyla 19 milyar 844 milyon TL düzeyinde gerçekleşmişti. Sektör, 2012 yılının ilk 10 ayında gösterdiği performansla, geçen yıl gerçekleşen net karın yüzde 98'ine ulaştı.

Tüketicilerin bankalara borcu sürekli artıyor

Merkez Bankası verilerine göre, bankaların tüketici kredisi alacakları 16-23 Kasım tarihleri arasında 937 milyon TL artışla 182 milyar 323 milyon TL oldu. Bu dönemde konut kredileri 404 milyon TL artışla 77 milyar 716 milyon TL’ye yükselirken, taşıt kredileri 42 milyon TL artışla 7 milyar 298 milyon TL’ye çıktı. Diğer krediler ise 490 milyon TL artışla 97 milyar 908 milyon TL’ye yükseldi. Söz konusu dönemde tüketicilerin bireysel kredi kartı harcamaları 1 milyar 343 milyon TL artışla 67 milyar 738 milyon TL oldu. Tüketicilerin kredi kartı borçlarının 67 milyar 661 milyon TL’sinin TL cinsinden, 77.8 milyon TL’sinin ise yabancı para cinsinden olduğu belirlendi.

Böylece anılan bir haftalık dönemde, tüketicilerin bankalara toplam borcu 2 milyar 281 milyon TL artışla 250 milyar 62 milyon TL oldu. ■ Yeni Mesaj, 8.12.2012

 

BOP: SURİYE’Yİ PAYLAŞMA PLANI
Türk kamuoyundan gizlenen çok önemli bir anlaşmayı aktaracağım bugünkü yazımda. Kuveyt Ümmet Partisi Genel Sekreterya Üyesi Dr. Faysal el-Hamd’in açıklamalarından öğrendiğimize göre, Suriye Dostları Topluluğu ile Suriyeli muhalifler arasında 8-11 Kasım tarihleri arasında Doha’da düzenledikleri toplantıda gizli bir anlaşma imzalanmış.
Dr. El-Hamd, anlaşmanın metnini, konferansa katıldıktan sonra konferanstan çekilen güvenilir kaynaklardan elde ettiğini ve imzalanan anlaşmanın Doha’daki konferansa katılan birçok muhaliften gizlendiğini ilave etti.
Suriye Ulusal Koalisyonu’nu Amerikan Projesi olarak niteleyen el-Hamd, “Bu projenin yürümesi için Suriye’deki bazı subaylar, Amman’da ABD ve AB’den gelen subaylarla bir plan hazırlığı içerisine girdiler. Suriye’den Amman’daki toplantıya katılanlar arasında Tuğgeneral Mustafa eş-Şeyh ve Albay Kasım Sadeddin de bulunuyor” dedi. Habere göre, anlaşmaya, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Katar Dışişleri Bakanı Halid bin Muhammed, Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Dr. Anwar Mohammed Qargash, ABD’nin Suriye Büyükelçisi Robert Ford, Riyad Seyf, Ulusal Konsey temsilcisi ve İhvan- Müslimin örgütü lideri Riyad Şakfa’nın yardımcısı imza attı.
Suriyeyi çökertme ve paylaşım planı olan tıpkı Sevr’e benzeyen bu anlaşmanın maddeleri şöyle:
1- Suriye Arap Cumhuriyeti Ordusu’nun sayısı 50 bine düşürülecek ve ordu savunma ordusuna dönüştürülecek.
2- Suriye Golan’dan sadece siyasi yollarla hak talep edebilir. İsrail’le Suriye arasındaki barış görüşmeleri, Amerika ve Katar’ın gözetiminde gerçekleştirilecek.
3- Amerika’nın gözetiminde Suriye’deki kimyasal ve biyolojik silahlar ve tüm füzeler Ürdün’e nakledilecek.
4- Suriye, İskenderun vilayeti (Hatay) hakkından vazgeçecek ve Halep ile İdlip şehirlerindeki bazı Türk köylerini, Türkiye’ye bırakacak.
5- PKK’nin tüm mensupları Suriye’den dışlanacak, istenen PKK’liler teslim edilecek, PKK terör örgütü listesine konulacak.
6- Rus ve Çin şirketleriyle şimdiye kadar imzalanan tüm silah ve yeraltı zenginliklerinin araştırılması anlaşmaları iptal edilecek.
7- Katar’ın doğalgaz boru hatlarının, Suriye ve Türkiye üzerinden AB ülkelerine aktarmasına müsaade edilecek.
8- Türkiye’nin Atatürk Barajı’ndan su boru hatlarıyla Suriye üzerinden İsrail’e su ulaştırmasına müsaade edilecek.
9- Savaş sırasında Suriye’de yıkıma uğrayan binalar, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından imar edilecek. Katar, BAE ve Amerika her türlü imar ve keşif imtiyazına sahip olacak.
10- İran, Rusya ve Çin’le ilişkiler sınırlandırılacak, Filistin direniş hareketleriyle ilişkiler kesilecek.
11- Suriye’de yeni kurulacak rejim, Liberal İslam esaslarına uygun olacak.
12- Bu anlaşma, Suriye muhalefetinin yönetimi devralmasıyla yürürlüğe girecektir
Görüldüğü gibi bu anlaşma ile Suriye ordusu lağvedilecek, Golan tepelerinden hak iddia etmesi önlenecek, İsrail’e Türkiye’den su aktarımı gerçekleşecek, Türkiye Suriye’den bir kısım toprak alacak.
Bugüne kadar bu anlaşma Türkiye tarafından yalanlanmadı.
Demek ki doğru.
Demek ki AKP’nin bütün derdi İsrail’in güvenliği ve bu ülkeden Çin ve Rusya’yı def etmekmiş.
“Mübarek cihadın” bu gizli anlaşmalarını yanaş medya neden gizliyor acaba? ■ Muharrem Bayraktar, Yeni Mesaj, 8.12.2012



9.12.2012

EMPERYALİZM, İÇ BEDHAH: İŞTE NATO TOPRAĞI TÜRKİYE FOTOĞRAFI!

Başbakan Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde ifade ettiği "Türkiye NATO toprağıdır" sözleri tartışmalara sebep olmuştu. Yeni Mesaj'ın yaptığı araştırma Türkiye'nin ABD ve NATO'nun üsleri ve silahlarıyla dolup taştığını ortaya koydu

Türkiye NATO'dan Suriye'den gelebilecek bir saldırı ihtimaline karşı patriot füze bataryaları talep etti. Türkiye'nin bu talebine geçtiğimiz günlerde NATO onay verdi. Şimdi patriot füzelerinin gelmesi için Türkiye gün sayıyor. Bu süreçte Başbakan Erdoğan'ın "Türkiye toprakları aynı zamanda NATO toprağıdır" şeklindeki sözleri tartışılmaya devam ederken NATO ve ABD'ye ait üsler ve radar istasyonlarıyla Türkiye'nin adeta işgal edildiği ortaya çıktı. Bu yıl içerisinde CIA’ya yakınlığı ile bilinen Washington enstitüsünün yayınladığı bir raporda Türkiye’deki NATO radarları, ABD üsleri ve Türkiye toprakları içinde konuşlanmış nükleer bombalar bir harita üzerinde tam liste olarak gösterilmişti. Söz konusu rapora göre Türkiye’nin her tarafı ABD ve NATO üsleri tarafından işgal edilmiş durumda.

Türkiye'deki üs sayısı Irak'tan çok daha fazla
İşgal altındaki Irak'ta bile Türkiye'de olduğu kadar ABD üssü bulunmuyor. Söz konusu rapora göre İzmit, Balıkesir, Eskişehir, Konya, Ankara, Malatya ve Erzurum’da ABD’nin nükleer silah depoları yer alıyor. Türkiye’nin 40'a yakın noktasında ise ABD’nin irili ufaklı üsleri ve NATO radarlarıyla ülke sarmalanmış durumda. Bu üslerde CIA ajanlarının yoğun şekilde bulunduğu tahmin ediliyor. Söz konusu rapora göre AKP dönemi ABD-NATO-Türkiye ilişkilerin tavan yaptığı dönem olarak gösteriliyor.

Say say bitmiyor!
İncirlik Hava Üssü - Adana (ABD hava kuvvetleri 39. Ana jet üssü burada görev yapıyor), İzmir Hava Üssü (42 uçak ve 300 asker-personel bulunan üste I-HAWK ve Roland füze sistemleri konuşlandırılmıştır), Şile üssü (Stinger füzelerinin fırlatılması için uluslararası standartlarda bir atış alanıdır), Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığı (Irak savaşı sürecinde NATO tarafından getirilen AWACS'lar burada üslenmiştir), Balıkesir 9. Hava Jet Üssü (Bu üsde 6 adet "vault" denilen füze rampası bulunmaktadır.) Ayrıca Muğla Aksaz Deniz Üssü, Ankara-Ahlatlıbel, Amasya-Merzifon, Bartın, Çanakkale, Diyarbakır-Pirinçlik, Eskişehir, İzmir-Bornova, İzmit, Kütahya, Lüleburgaz, Sivas-Şarkışla, İskenderun, Ordu-Perşembe, Rize-Pazar, Erzurum, Van-Pirreşit ve Mardin'de NATO'ya bağlı Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezleri (CAOC6) bulunmaktadır. ■ Yeni Mesaj, 9.12.2012

BÖLÜCÜLÜK: BÜYÜKŞEHİRİ PKK İSTEDİ İKTİDAR YAPTI, KÖŞK ONADI

Yurt Partisi lideri Sadettin Tantan, Oslo’daki müzakere sürecinin Ekim 2011’de basına yansıyan kayıtlarına dikkat çekti ve kamuoyundan gizlenen detaylarla ilgili çarpıcı değerlendirmeler yaptı

Bu yasa, Oslo’da varılan anlaşmanın bir sonucu

Oslo’da koordinatör ülke başkanlığında Başbakan’ın emriyle taraf olarak oturan heyet aynı zamanda bir organize suç örgütü olan PKK’nın lider kadrosuyla buluşmuş, yerel yönetimler konusunda anlaşmıştır. İşte Cumhurbaşkanı’nın onayladığı Büyükşehir Yasası, Oslo’da varılan bu mutabakatın bir sonucudur.


Terör örgütü talep ediyor
hükümet, bir bir yapıyor!
Patrİot, dokunulmazlık, Muhteşem Süleyman derken, Türkiye’yi özerk bölgelere ayıracak yasa onaylandı. Anayasal suç olan Oslo’nun üzeri örtülüyor. Örgüt istiyor, hükümet bir bir gerçekleştiriyor. O kadar ki; MİT- PKK-KCK’yı soruşturan savcılar görevden alınıyor, güvenlik güçleri pasifize ediliyor.

Gelinen noktada muhalefet
en az iktidar kadar sorumlu
Soru şu: Terör örgütüyle bizi masaya oturtan koordinatör ülke mi bu yasaları getiriyor? O ülkenin Orta Doğu’daki projeleri adına mı bu yasalar çıkıyor? İktidar bu konuda da görevini yapıyor ama muhalefet komik eylemlerle, son oylamada Meclis’e sayıca az katılımla AKP’nin önünü açıyor! GÜNCEL, Sayfa 9


Tantan: Eyalet yasası
Oslo’nun neticesi
Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan Büyükşehir Yasası’nın, Oslo’da hükümet ile terör örgütü arasında varılan anlaşmanın sonucu olduğunu söyledi. Yasanın Türkiye’yi böleceğini anlatan Tantan, “Patriot, dokunulmazlık, Muhteşem Süleyman derken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’yi özerk bölgelere ayıracak ’Büyükşehir Yasası’nı onayladı. Yasa’nın teknik detayları da siyasi detayları da Türk halkından gizleniyor! İktidar her konuda olduğu gibi bu konuda da görevini yapıyor, ana muhalefet referandum sandıklarıyla oylama gibi komik eylemlerle, muhalefet ise son oylamada Meclis’e sayıca az katılımla AKP’nin önünü açıyor!” dedi.


Buluşup anlaştılar
Türk halkını uyardığını ifade eden Sadettin Tantan, şöyle devam etti: “2011 yılının Ekim ayında basına yansıyan MİT- PKK arasındaki görüşmenin ses kaydını bulun ve okuyun. Oslo’da koordinatör ülkenin başkanlığında Başbakan’ın emriyle taraf olarak oturan heyet aynı zamanda bir organize suç örgütü olan PKK’nın lider kadrolarıyla buluşmuşlar, yerel yönetimler konusunda anlaşmışlardır. İşte Cumhurbaşkanı’nın onayladığı Büyükşehir Yasası Oslo’da varılan mutabakatın bir sonucudur. AKP hükümeti organize suç örgütünün taleplerini bir bir gerçekleştiriyor. PKK’nın siyasi partisi (17-18 yerde özerklik istiyoruz, olmazsa tek bir yerde olur) demişti. Özerklik ancak tanımlanmış bir bölgede mümkündü ve şimdi o bölgeyi AKP, Büyükşehir Yasası’yla getirdi! Döne döne söylüyorum: MİT- PKK arasında yapılan Oslo görüşmesinde her şey kayıtlı. Yerel yönetimler yasasını istiyor PKK sonra da sözde önderin güvenli bir yere çıkarılmasını!”


Görevden alındılar
MİT’in ayrıca terör örgütüne, “Rahatsız olduğunuz bürokratları değiştirelim” dediğini ifade eden Tantan, “Değiştiriyorlar! MİT- PKK-KCK’yı soruşturan savcılar bir bir görevden alınıyor, güvenlik güçleri pasif görevlere veriliyor” Cezaevlerindeki açlık grevlerinin terörist başını ön plana çıkarmak için yapıldığını anlatan Tantan şöyle devam etti: “İmralı’yı öne çıkarmak için açlık grevleri başlatıldı ve onun talimatıyla bitirildi. Başbakan da ne diyor? (İmralı’yla görüşülür.) Ama halkın vicdanında yargılanacağınızı unutmayın! Sadece iktidar mı? Bu durumla gerçekten mücadele etmeyen muhalefet için de durum aynı! Ve siz AKP’li milletvekilleri: Şehir efsanesi gibi yayılıyor: Siz de bu yasadan ve gidişattan memnun değilsiniz! Bu yaşanılanların hepsinin tarihe not olarak düşüldüğünü unutmayın! Bir zamanlar Kıbrıs politikasında ’Ver kurtul’cuları unutmadık, şimdi de her gece organize suç örgütünü övenleri de unutmuyoruz! ■ Yeniçağ, 9.12.2012

YOLSUZLUK: SAHTECİ 25 GIDA FİRMASI DAHA AÇIKLANDI

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 25 gıda işletmesi ile bunların ürettiği 37 süt ve süt ürünün taklit ve karıştırma yapıldığı belirlenen parti ve serilerini açıkladı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 25 gıda işletmesi ile bunların ürettiği 37 süt ve süt ürünün taklit ve karıştırma yapıldığı belirlenen parti ve serilerini açıkladı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın internet sitesinden yapılan duyuruda, bakanlığın, yapılan kontroller sonucunda sahip olduğu bilgileri, 5996 Sayılı "Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu"nun 31'inci maddesinin 6'ncı fıkrası uyarınca kamuoyunun bilgisine sunabileceğinin hükme bağlandığı anımsatıldı.

Gıda ve Yemin Resmi Kontrolüne Dair Yönetmeliği'nin 8'inci maddesi gereğince laboratuvar sonucu ile taklit ve tağşiş (Bir şeyin içine başka bir madde karıştırma, katıştırma) yapıldığı kesinleşen gıda ve yemi üreten/ithal eden firmanın adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarasının bakanlığın resmi internet sitesinde kamuoyunun bilgisine sunulabileceği hükmünün yer aldığı belirtildi.

Açıklamaya göre bu kapsamda, laboratuvar sonucu ile taklit ve tağşiş yaptığı kesinleşen 25 gıda işletmesi ve bu işletmelerin ürettiği 37 parti ürüne ait (17 peynir, 12 yoğurt, 7 tereyağı, 1 UHT süt) bilgiler şöyle:

Firma adı Ürün adı Marka Parti/Seri no

Sütkon Gıda Tar. Ürn.ve Day. Tük. Mal. San.Tic. Ltd. Şti./Konya Yağlı Eritme Peyniri(Bitkisel yağ)

Demircizade 12.04.201221.04.201226.07.2012 Mehmet Demirci GıdaTar. Ürn. Oto. İnş.San. Tic. Ltd. Şti./Konya Eritme Peyniri(Bitkisel yağ) Ozan Demircizade 20052012

Süller PeynircilikSüt ve Süt Ürünleriİnş. San. ve Tic. Ltd.Şti./Denizli Peynir karışımı(Nişasta) Süller 12.09.2011

Saruhanlılar Süt ve Süt Ürünleri/Denizli Peynir karışımı(Nişasta) Ovmalux 16.03.2012
Narin Süt ve Süt Ürünleri Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti./Kayseri Tam yağlı tulum peyniri (Bitkisel yağ) Narlıtepe 077066038

Narin Süt ve Süt Ürünleri Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti./Kayseri Tulum peyniri (Bitkisel yağ) Zirve 068

Narin Süt ve Süt Ürünleri Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti./Kayseri Tulum peyniri (Bitkisel yağ) Narlıtepe 181210

Birsen Güven Gıda San.ve Tic. A.Ş./Kayseri Tam yağlı tulum peyniri (Bitkisel yağ) Karel 08

Torunoba Süt Ürünleri/Elazığ Tam yağlı tulum peyniri (Bitkisel yağ) Torunoba 348

YGS Süt ve Süt Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti./İzmir Taze kaşar peyniri (Bitkisel yağ) Acan 02.04.12

YGS Süt ve Süt Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti./İzmir Taze kaşar peyniri (Bitkisel yağ) Can 11.03.2012

İzsüt Besicilik Tar. Gıda İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti./İzmir Kaşar peyniri (Bitkisel yağ) Özay 26.03.2012

Baran Süt Ürün. Day. Tük. Mal. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti./İzmir Homojenize Yoğurt (Bitkisel yağ ve jelatin) Özdoğan Tatal 03.04.2012

Çakıroğlu Süt Ürün. Gıda ve Hayv. San. Tic. Ltd. Şti./İzmir Tam yağlı homojenize yoğurt (Bitkisel yağ, jelatin) Çakıroğlu 21.05.2012

Yeşil Tire Süt Mamülleri/İzmir Homojenize yoğurt (Bitkisel yağ) Yeşil Tire 30.05.2012
Elbistan Altınova Gıda Hay. San. Tic. Ltd. Şti./K.Maraş Tam yağlı yoğurt (Jelatin) Elbistan Altınova 0000737

Aydınoğlu Süt Mamülleri/K.Maraş Yarım yağlı yoğurt (Jelatin) Çilem 26.06.2012
Şelale Süt Tic. ve San. Ltd. Şti./Antalya Homojenize yoğurt (Jelatin) Çağlayan son tüketim tarihi/18.04.2012

Mustafa Hazar-Yüksel Mandıra/İzmir Tam yağlı homojenize yoğurt (Jelatin, bitkisel yağ) Burgucu 21.07

Arıkan Süt Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti./İzmir Tam yağlı tava yoğurdu (Jelatin, bitkisel yağ)

Arıkan Süt Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. 12.06.2012

Aydoğan Süt Mam. İml. İhr. Tic. San. Ltd. Şti./İzmir Kaymaksız Yoğurt (jelatin, bitkisel yağ)

Aymer Süt 30.03.201229.07.2012

Aydoğan Süt Mam. İml. İhr. Tic. San. Ltd. Şti./İzmir Pastörize yağlı homojenize kaymaksız yoğurt (Jelatin, bitkisel yağ) Aymer Süt 11.07.2012

Adım Süt ve Gıda Ürn. San. ve Tic. Ltd. Şti./İzmir Tava yoğurt (Jelatin, bitkisel yağ) Adım 28.05.2012

Temel Gıda/Trabzon Geleneksel tereyağ (Bitkisel yağ) Subaşılı Hekimoğlu Temel 05.07.2012

Beyaz Süt ve Tarım Ürn. San. Tur. Paz. Ltd. Şti./İzmir Tereyağı (Bitkisel yağ) Beyazca 0305

Emin Gıda İnş. Oto. İth. ihr. San. ve Tic.Ltd. Şti./Ankara Pastörize tereyağı (Bitkisel yağ) Bayella 04-01

Tokgöz Gıda San. ve Tic. A.Ş./Ankara Tereyağı (Bitkisel yağ) Frozya 20-13

Tokgöz Gıda San. ve Tic. A.Ş./Ankara Tereyağı (Bitkisel yağ) Tokgöz 03

Sakarya Süt ve Gıda San. Tic. Koll. Şti./Tekirdağ Tereyağı (Bitkisel yağ) Özne 001/01
Mar Tüketim Maddeleri İhr. İth. San. ve Tic.A.Ş./Balıkesir Yarım yağlı UHT keçi sütü (İnek sütü) Kay 143/2 ■ Yurt, 9.12.2012

 

10.12.2012 

ÇOCUK HAKLARI: TÜRKİYE'DE 27 BİN ÇOCUK KAYIP

Ülke genelinde yapılan bir araştırma, Türkiye'deki çocuk gerçeğini gözler önüne serdi. 81 ilde yapılan araştırmaya göre, 2008-2011 yılları arasında kaybolan çocuk sayısı 27 bini geçti. Kayıp çocukların 16 bin 289'u kız çocuğu. Aynı yıllar arasında bulunan çocuk sayısı ise 5 bin 974. Araştırmanın bir diğer dikkat çekici sonucu ise kurumlardan kaçan çocuk sayısı. Kurumlardan, son 4 yılda kaçanların sayısı 3 bin 227 iken, bunların bin 620'sini kızlar oluşturuyor.

<a href='http://adsrv.prodestek.com/www/delivery/ck.php?n=a831eec1&cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE' target='_blank'><img src='http://adsrv.prodestek.com/www/delivery/avw.php?zoneid=68&cb=INSERT_RANDOM_NUMBER_HERE&n=a831eec1' border='0' alt='' /></a>

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 'Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuklar' konulu bir rapor hazırladı. Çalışma, Devlet Planlama Teşkilatı koordinatörlüğünde İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ile birlikte yapıldı. Amaç ise Türkiye'de çocuk suçluluğunun neden ve boyutlarının belirlenmesi, elde edilen bilgiler doğrultusunda önleyici, koruyucu ve iyileştirici tedbirlere temel oluşturacak politika ve stratejilere karar verilmesi ve gerekli modellerin oluşturulması.

1997 yılından itibaren 27 ilde 'Güvenlik Birimine Gelen Çocuklarla İlgili İstatistik Forumu' uygulamaya başlandı. Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Gaziantep, Isparta, Mersin, İstanbul, İzmir, Kars, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Muş, Sakarya, Tekirdağ, Samsun, Trabzon, Şanlıurfa, Zonguldak illerindeki Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı güvenlik birimlerindeki uygulama, 2007 yılından itibaren 81 ile çıkarıldı. Anket formu, güvenlik birimlerine bir veya birden fazla gelen veya getirilen, güvenlik birimi kayıtlarına geçmiş veya geçmemiş, dosyaları cumhuriyet başsavcılıklarına intikal ettirilmiş veya ettirilmemiş her çocuk için dolduruldu.

Dört Yılda 676 Bin Çocuk Hakkında İşlem Yapıldı

TÜİK araştırmasına göre, dört yılda 676 bin 637 çocuk hakkında işlem yapıldı. 2008 yılında 132 bin 592 çocuk, 2009 yılında 151 bin 961 çocuk, 2010 yılında 188 bin 44 ve 2011 yılında 204 bin 40 çocuk güvenlik birimlerine getirildi. Aynı dönemde, kız çocuklarının toplam sayısı ise 193 bin 931. Geliş nedenine göre, güvenlik birimine gelen veya getirilen çocuk sayıları şöyle: Suça sürüklenen çocuk sayısı her yıl artış gösteriyor. Suça sürüklenen çocuk sayısı 2008 yılında 62 bin 430, 2009 yılında 68 bin 344, 2010 yılında 83 bin 393 ve 2011 yılında 84 bin 916.

12 Bin Çocuk Evden Kaçtı

Araştırmaya göre; terk sayısı 2008 yılında 89, 2009 yılında 48, 2010 yılında 66, 2011 yılında 27 çocuk. Evden kaçan çocuk sayısı ise 2008 yılında 2 bin 412, 2009 yılında 3 bin 195, 2010'da 3 bin 205, 2011'de 3 bin 222. Araştırmaya göre, bulunan çocuk sayısı 2008 yılında bin 340, 2009'da bin 669, 2010'da bin 757, 2011'da bin 208 çocuk.

Kayıp çocuk sayısı ise şöyle: 2008 yılında 4 bin 517 çocuk, 2009'da 5 bin 81, 2010'da 8 bin 81, 2011 yılında 10 bin 67 çocuk. Mağdur; 2008 yılında 44 bin 153, 2009 yılında 61 bin 645, 2010 yılında 76 bin 428, 2011 yılında 88 bin 582 çocuk. Kayıp çocukların 16 bin 289'unu kız çocukları oluşturuyor. ■ Milli Gazete, 10.12.2012

TASARRUFLAR: KAMUYA TASARRUF YASAK!

Vatandaş kemer sıksın, devlet bol keseden harcasın...

Kötü yönetilen ekonomi ve hesapsız harcamalarla bütçedeki açık hedefini bile tutturamayan Türkiye'de kamunun harcamaları hız kesmiyor. Bu yılın 9 ayında düzenlenen ihalelerde, kamu alımları tutarı, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 23 oranında artarak 73.8 milyar liraya yükseldi.

KAMU İhale Kurumu'nun, 1 Ocak-30 Eylül 2012 Dönemi Kamu Alımları İzleme Raporu'ndan derlenen bilgilere göre, bu dönemde 11 bin 944 kamu kurum ve kuruluşu, Kamu Satınalma Platformu (KSP) ve Elektronik Kamu Alımları Platformunu (EKAP) kullanarak 92 bin 343 ihale düzenledi. Bu ihalelerde mal veya hizmet alımı ile yapım işi için 41 bin 693 yüklenici ile 131 bin 188 sözleşme imzalandı.

Düzenlenen ihalelerle kamu alımı tutarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 artarak 73 milyar 850 milyon 492 bin liraya ulaştı. Bu tutarın 60.4 milyar lirası kanunda belirtilen ihale usulleri kapsamında yapılan alımlara ait olurken, 4.9 milyar lirası istisna kapsamında yapılan alımlara ilişkin, 8.5 milyar lirası ise doğrudan temin yoluyla yapılan alımlara ilişkin olarak kayıtlara geçti.

Bu dönemde Kamu İhale Kurumu'na sözleşme bilgisi gönderilen ihalelerin yüzde 81'i 2012 yılında, yüzde 17'si 2013 yılında, yüzde 2'si ise 2014 ve sonrasında tamamlanacak kamu alımlarından oluştu.

En çok alım belediyelerden

Raporda, kamu alımlarının yapıldığı ya da işin teslim edildiği yer bilgisine göre bölgeler oluşturularak, bölgelere göre kamu alımları da sınıflandırıldı. En çok kamu alımı 29 milyar lira ile İç Anadolu Bölgesi'nde gerçekleştirildi. Tutar bazında toplam alımların yüzde 44'ü İç Anadolu, yüzde 23'ü Marmara, yüzde 9'u Ege, yüzde 6'sı Akdeniz, yüzde 6'sı Doğu Anadolu, yüzde 7'si Karadeniz ve yüzde 5'i Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki idareler tarafından gerçekleştirildi.

Kamu alımlarının adet bazında yüzde 23'ünün teslim yeri Marmara Bölgesi olurken, bunu yüzde 19 ile İç Anadolu, yüzde 15 ile Ege, yüzde 13 ile Karadeniz, yüzde 11 ile Doğu Anadolu, yüzde 10 ile Akdeniz, yüzde 8 ile de Güneydoğu Anadolu Bölgesi izledi.

2012 yılı Ocak-Eylül döneminde en fazla kamu alımını 21.8 milyar lira belediyeler gerçekleştirdi. Belediyeleri, sırasıyla diğer özel bütçeli kuruluşlar ve KİT'ler izledi. ■ Milli Gazete, 10.12.2012

 

BANKACILIK: BUNUN ADI BANKA SOYGUNU

Bankalar, kira, personel ücreti, bina amortismanı gibi giderlerini, banka kartı sahiplerinden çıkarıyor. Bankaların kredi kartlarından yıllık toplam 11 milyar lira topladığı, kira, amortisman ve personel giderlerinin de, yıllık 11 milyar lira olduğu belirlendi. TBMM Dilekçe Komisyonu, bankaların kredi kartı sahiplerinden çeşitli kalemler adı altında aldığı ücretler konusunda çalışma yapmak üzere bir alt komisyon kurdu. Komisyonun belirlemelerine göre bankalar müşterilerinden, kredi kart aidatı, hesap işletim ücreti, kredi dosya masrafı, nakit çekim ücreti, işlemsizlik ücreti, bakiye görüntüleme ücreti, arşivden belge çıkarma ücreti gibi 31 kalemde para tahsil ediyor.

 Bankalar, kira, personel ücreti, bina amortismanı gibi giderlerini, banka kartı sahiplerinden çıkarıyor. Bankaların kredi kartlarından yıllık toplam 11 milyar lira topladığı, kira, amortisman ve personel giderlerinin de, yıllık 11 milyar lira olduğu belirlendi.Gazeteport'un haberine göre TBMM Dilekçe Komisyonu, bankaların kredi kartı sahiplerinden çeşitli kalemler adı altında aldığı ücretler konusunda çalışma yapmak üzere bir alt komisyon kurdu.

Komisyonun belirlemelerine göre bankalar müşterilerinden, kredi kart aidatı, hesap işletim ücreti, kredi dosya masrafı, nakit çekim ücreti, işlemsizlik ücreti, bakiye görüntüleme ücreti, arşivden belge çıkarma ücreti gibi 31 kalemde para tahsil ediyor.

Yasal Düzenleme Gelecek

Kredi kartlarıyla ilgili her yıl sözleşme yenileyen bankalar yeni ücretler de ekleyip, müşterilerine e-mail yolu ile sözleşmeyi gönderiyor. İtiraz olmazsa sözleşme kabul edilmiş sayılıyor ve müşteriden para tahsilatı artarak devam ediyor.

Komisyon Türkiye'de 90 milyon banka hesabı ve 53 milyon kredi kartı bulunduğunu da belirledi. Bankalar, 31 ayrı kalemde müşterilerinden yıllık toplam 11 milyar 552 milyon lira para topluyor. Tüm bankaların personel, kira, amortisman, bina kullanım gideri de, yıllık 11 milyar 476 milyon lira tutuyor.

Böylelikle bankalar tüm masraflarını müşteriye yükledikleri 31 kalem ücretten çıkarıyor. Komisyon bankaların kredi kartı verdiği müşteriden yasal gecikme faizi dışında hiçbir ücret alamayacağına ilişkin bir kanun teklifi üzerinde de çalışmaya başladı. ■ Ortadoğu, 10.12.2012

 

11.12.2012

BÜYÜMEDE SOĞUK DUŞ

TÜİK verilerine göre Türkiye son üç yılın en düşük büyüme performansını gösterdi

Ekonomik büyüme, yumuşak inişten sert inişe döndü. Üçüncü çeyrekte ekonomik büyüme yüzde 1.6 ile sınırlı kaldı. İç tüketim azalırken özel sektör yatırımlarda frene bastı, büyümeyi devlet ayakta tuttu. İnşaat ve sanayideki soğuma dikkat çekti.

Türkiye, ekonomide gaz ve fren tartışmalarının ön plana çıktığı yılda yumuşak inişten sert inişe doğru yönelmeye başladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üretim yöntemiyle hesaplanan gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) 2012 üçüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. Türkiye ekonomisi bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 1.6 büyüdü. Büyüme yüzde 2.5 seviyesindeki beklentilerin altında kaldı. Böylece yıl başından bu yana üç çeyreklik büyüme sadece yüzde 2.6 olurken yıl sonundaki yüzde 4’lük orta vadeli mali program beklentilerinin yakalanması neredeyse imkânsız hale geldi. Mevsimsellikten arındırılmış veri yüzde 1.9, takvim ve mevsimsellik etkisinden arındırılmış veri ise yüzde 0.2 büyümeye işaret etti.

Sektörler bazında bakıldığında, büyümeye en çok katkı vermesi beklenen sektör olan imalat sanayiinde, sadece yüzde 1.3’lük büyüme geldi. 9 aylık imalat sanayii büyümesi yüzde 2.8 oldu. Tarım sektörü yüzde 2.9 ile büyümeye katkı sağladı. 9 aylık tarım büyümesi yüzde 3.3 oldu. Önceki yıllarda ekonomiyi taşıyan sektör olan inşaat sektörü, vergi, harç, KDV tartışmaları tedirginliğiyle soğumaya devam etti. İnşaat sektörü üçüncü çeyrekte yüzde 0.4 büyürken 9 ayda büyümeye sadece yüzde 1 katkı sağlayabildi. ■ Cumhuriyet, 11.12.2012

ÇEVRE, KAYNAK KULLANIMI: ASIL KIYAMET MENDERES’TE

Nehir öldü, yakında çevresini de öldürecek

CHP İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi üyesi Birgül Ayman Güler, Küçük Menderes Nehri’nde yaşanan kirliliğin tüm bölgeye etkilediğini vurgulayarak “21 Aralık’ta kopacak kıyametten Şirince’nin kurtulacağı söylentileri ortalıkta dolaşıyor. Oysa Küçük Menderes Nehri’ndeki aşırı kirlilik nedeniyle, güzergâhındaki yerleşim yerlerinde ve denize döküldüğü Selçuk’ta kıyamet belirtileri var. Yani asıl kıyamet kirlilikte” dedi.

Güler, konuyu TBMM gündemine taşıyarak, Küçük Menderes Nehri’ndeki kirlilik ve bu kirliliğin tehdit ettiği insan ve çevre sağlığını, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a sordu. Küçük Menderes Nehri için zaman kaybedilmeden harekete geçilmesi gerektiğini belirten Güler, “kendi içindeki canlıları öldüren zehirli nehir çevreyi de öldürmeye başlayacak” dedi. ■ Cumhuriyet, 11.12.2012

YABANCI SERMAYE, SİGORTACILIK: YABANCILAR SİGORTALIYOR

Yedi yıl önce yüzde 25’ler civarında olan yabancı ağırlığı bugün yüzde 60’ları geçmiş durumda. Hayat dışı branşlarda faaliyet gösteren ilk 20 şirketten 14’ü ya tamamen yabancı ya da yabancı ortaklığı bulunuyor.

Yabancı sermayenin ağırlığının en çok hissedildiği sektörlerden olan sigortada yabancı payı tepe noktasına ulaşmış durumda. Özellikle hayat dışı branşlarda ciddi bir büyüklük gösteren yabancı sermaye, hayat ve emeklilikte aynı büyüklüğü yakalayamasa da Türkiye’yi hâlâ mercek altında tutuyor.

Son beş yılda cazibe merkezi olan sigorta sektörü, pazar payı açısından ciddi bir yükselme gösterdi. 2005 yılında yüzde 25’ler civarında olan yabancı payı bugün yüzde 65’leri aşmışı durumda.

Bugün sigorta sektöründe emeklilik şirketleri de dahil olmak üzere toplam 58 şirket faaliyet gösteriyor. Hayat branşında faaliyet gösteren bu 58 şirketin ilk 20’si arasında yer alan şirketlerin 14’ü ya yüzde 100 yabancı sermayeli ya da yabancı ortaklığı var. Bu arada ilk 20 şirketin pazar payının yüzde 91 olduğunu hatırlatmakta yarar var. Yani yüzde 91’lik pazar payının yüzde 62 civarı bugün yabancı sermayeli sigorta şirketlerinin elinde.

Son beş yılda büyük bir iştahla sigorta sektörüne giren yabancıların her ne kadar umduklarını bulamasalar da genel olarak Avrupa krizi ve daha uzun süre seyredecek ekonomik durgunluk karşısında şanslarını bir süre daha zorlayacağı benziyor. Dünya piyasalarında küçülmeye giden ve bu strateji ile Türkiye’den de çıkmayı planlayan bir iki istisna dışında... ■ Cumhuriyet, 11.12.2012

UÖŞ: BLOOMBERG FT’YE TALİP

New York Belediye Başkanı ve Bloomberg televizyonunun sahibi Michael Bloomberg, ekonomi ve finans haberciliğinde payını büyük bir satın almayla artırmayı planlıyor. New York Times’ın haberine göre Bloomberg, Financial Times (FT) gazetesine talip olacak.

Haberine Bloomberg’e yakın bir ismi kaynak gösteren New York Times’ın iddiasına göre Bloomberg, FT’nin sahibi olan ve dünyanın en önemli ekonomi dergilerinden biri olarak kabul edilen The Economist’te yüzde 50 hissesi bulunan The Financial Times Group’u satın almak için teklif vermeye hazırlanıyor. Uzmanlar, The Financial Times Group için yaklaşık 1.2 milyar dolarlık bir piyasa değeri biçiyor. ■ Cumhuriyet, 11.12.2012

12.12.2012

BÖLÜCÜLÜK, EMPERYALİZM: AMERİKA’NIN KÜSTAH RAPORU: TÜRKİYE BÖLÜNEBİLİR

Amerika’nın çatı istihbarat örgütü olan Ulusal İstihbarat Ofisi’nin “Küresel Trendler 2030” raporunda Türkiye’nin bölünebileceği öngörüldü. Raporda Kürdistan'ın yükselişi Türkiye'nin bütünlüğüne darbe olur ve bu, çevresindeki komşularında büyük bir ihtilaf riskini artırır. Ortadoğu sınırları ortaya çıkmakta olan Kürdistan ile yeniden çizilir" ifadeleri yer aldı.

Amerikan Hükümeti’nin çatı istihbarat örgütü Ulusal İstihbarat Ofisi, dün Washinton’da “Küresel Trendler 2030” raporunu açıkladı. Raporun “Cin Şişeden Çıkınca” başlıklı bölümünde, Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda bölünme riskinden bahsedildi. Altı durum senaryosundan birinde Türkiye’de, Kürdistan’ın yükselişinin Türkiye’nin bölünmezliğine bir darbe olacağı belirtildi.

Kürdistan'ın yükselişi Türkiye'nin bütünlüğüne darbe olur ve bu, çevresindeki komşularında büyük bir ihtilaf riskini artırır. Ortadoğu sınırları ortaya çıkmakta olan Kürdistan ile yeniden çizilir.

Rapor yabancı gazetecilere basın toplantısıyla duyuruldu. Raporun hazırlayıcılarından Mathew Burrows Hürriyet Gazetesi’nin sorusunu yanıtladı. Suriye’deki olayların bölgeye yayılmasının sonuçları olduğunu belirterek, Türkiye’nin bundan etkilenen ülkelerin başında geldiğini kaydetti.

Burrows, Kürdistan senaryosuyla sadece Türkiye’nin değil bölge ülkelerinin de etkileneceğini vurguladı.

Bu elbette sadece Türkiye için değil bölgedeki diğer ülkeleri de etkileyecek bir gelişme. Bu sadece bazı durumlarda en kötü senaryoyu ele alan bir doküman. Bu da Ortadoğu için en kötü senaryo. Gerçekleşmeyecek olmasından emin olmalıyız.

Burrows, Suriye'nin olası bir bölünmesinde, bunun Irak'a da sıçrayabileceğini ifade etti.

Raporun çarpıcı bölümlerinden biri İran'ın nükleer kapasitesiyle ilgili bölümde yer aldı. "Türkiye'nin İran'a bir nükleer kapasite arayışı içine girebileceği veya NATO savunma sistemine bağlı olarak karşılık verebileceği" öngörüldü. ■ Ulusal Kanal,12.12.2012

TARIM, HAYVANCILIK: HAYVAN ÜRETİCİLERİ İFLASTA

 

Sürekli yükselen saman ve yem fiyatları, dışardan alınan hayvanlar Türkiye'de hayvancılığı bitirme noktasına getirdi. Girdi fiyatlarıyla baş edemeyen Çorlu'nun Şahpaz Köylüleri sorunlarını Ulusal Kanal'a anlattı.

 

Şahbaz köyü Çorlu'ya sadece 5 kilometre uzaklıkta.

Köyde 150 hane bulunuyor.

Köyde yaşayan 500 kişinin temel geçim kaynağıysa hayvancılık.

Ancak saman ve yem fiyatlarıyla baş edemeyen köylüler hayvan yetiştiriciliğine devam edemez hale geldi.

Hayvan üreticisi Şahpaz Köylüleri sorunlarını Ulusal Kanal'a anlattı.

Geçimini hayvancılıkla sağlayan Abdurahman Daşgın, saman ve yem fiyatlarındaki artışlardan şikayetçi.

Kardeşi Mehmet Daşgın ise ithal edilen hayvanların hayvancıları bitirdiğini belirtti.

Üreticilerden Şaban Ülkücü girdi fiyatlarının üretime de yansıdığını vurguladı.

Ülkücü, "Şahpaz Köyü'nde artık tarım ve hayvancılık bitmiştir" dedi.

Şahpaz Köyü'nde daha önce hayvancılıkla uğraşan bazı yurttaşlar da girdi fiyatlarındaki artışlarda dolayı hayvancılığı bırakmak zorunda kaldı.

Bir dönem çiftçilik yaptığını söyleyen Ayhan İlaslan iflas ettiği için şu anda bir çiftlikte hayvan bakıcılığı yapıyor.

Hayvan üreticileri kendilerini bu hale getirenlere mesaj göndermeyi de ihmal etmedi. ■ Ulusal Kanal,12.12.2012

 

YOLSUZLUK: KAMU İHALELERİ DENETİM DIŞI

Kamunun açtığı ve yüksek harcamaların yapıldığı kamu ihalelerinin büyük oranda denetim dışı olduğu ortaya çıktı. Kamu İhale Kurumu Başkanı Mahmut Gürses, 60 kamu kurumunun kamu ihale kanunu kapsamı dışında bırakıldığını belirtti. 10 yıllık mazisi olan kurum AKP iktidarı döneminde yapılan yasal düzenlemelerle işlevsiz hale getirildi. Kamunun açtığı ihaleler bu yolla denetim dışı bırakıldı.

Kamu İhale Kurumu Başkanı Mahmut Gürses’ten çarpıcı bir tespit geldi. Gürses, 60 Kamu Kurumu'nun, Kamu İhale Kanunu'ndan muaf olduğunu belirtti. İhale Kurumu Başkanı Gürses, her yüz ihaleden yalnızca dördünün kuruma geldiğini açıkladı.

AKP döneminde Kamu İhale Kanunu üzerinde tam 57 değişiklik yapıldı. Yapılan değişiklerle devlet ihaleleri büyük oranda denetim dışı bırakıldı. Böylece birçok kamu kurumu, Kamu İhale Kanunu’nun kapsamı dışına çıktı. Denetim görevini gören kurum da işlev kaybına uğradı.

BOTAŞ alımları, MİT, MASAK spor federasyonları, kömür dağıtımı için yapılacak ihaleleri gibi çok sayıda kurum ve işlem KİK kapsamı dışında kaldı.

Kamu ihalelerinin bu yıl 30 milyar dolar civarında olması bekleniyor. ■ Ulusal Kanal,12.12.2012

KRİZ: BİR AB ÜLKESİ DAHA BATIYOR

Eski Yugoslavya ülkelerinden Slovenya’da sosyal, ekonomik ve siyasi memnuniyetsizlik yüzünden son günlerde ortaya çıkan protesto dalgası, AB üyeleri Yunanistan, İspanya, Portekiz ve Kıbrıs Rum kesiminin ardından, bu ülkede de iflas senaryolarını gündeme getirdi.

Avrupa Birliği’ne eski Yugoslavya ülkelerinden ilk giren ve Birliğe 2004’te kabul edilen Slovenya’da hükümetin ülkeyi iflastan kurtarmak için açıkladığı bütçe kesintileri ve reformlar vatandaşların tepkisine neden oldu. Hükümetin kemer sıkma politikalarına karşı çıkan binlerce kişinin katıldığı protestolar şiddet olaylarına da yol açtı.

Sokaklara taşan hükümet karşıtı protestolar, ”Slovenya da Yunanistan’la aynı sonu yaşar mı?” endişesini gündeme taşıdı. Ülkenin iflası, toplumda ve medyada sıkça konuşulan konular arasında ilk sıraya yükseldi.

Dünyaca ünlü analist Lars Christensen, daha önce Slovenya’da ciddi mali zorluklar yaşanacağını öngörürken, Slovenya’ın en büyük bankalarından Abanke Vipa analisti Radivoy Pregely de yıl sonuna kadar Slovenya bankalarının yeniden sermayelendirilmesi için 3,5 milyar civarında desteğe ihtiyaç duyulacağı uyarısını yapmıştı.

Slovenya Başbakanı Yanez Yanşa ise protestoların devam etmesi durumunda Slovenya’nın ”Yunanistan senaryosunu” yaşayabileceğine işaret ederek, ”Slovenya’nın benzine batırılmış” durumda olduğunu ve kolay yanabildiğini söylemişti.

Ülkedeki etkili yayın kuruluşlarından Delo Gazetesi’nin yayınladığı anket de Slovenya vatandaşlarının ülkenin iflas edeceği yönündeki düşünceyi paylaştığını gösterdi. Ankete katılanların çoğu, ülkenin ekonomik olarak zor durumda olduğunu, ancak uluslararası yardım almadan da mevcut krizle baş edebileceğine inandığını ifade etti. ■ Vatan,12.12.2012

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura