Diğerleri > Sis Çanı
25-09-2013
NELER OLDU 25-31 AĞUSTOS 2013 (Bölücülük, nüfus, Dolar, borçlanma, BOP, iç savaş, üniversite, FED, altın, sağlık, kaynak kullanımı, tarım, kriz, AB)

Cihan Dura

25.9.2013


25.8.2013 

BÖLÜCÜLÜK: BDP ANADİLİNDE EĞİTİMDE ISRARLI

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İstanbul İl Örgütü, anadilinde eğitim ve ‘Andımız’ın kaldırılması talebiyle Fatih, Ümraniye, Pendik, Kadıköy, Sancaktepe, Ataşehir, Kartal Maltepe ve Sultanbeyli’de eşzamanlı olarak basın açıklaması yaptı. BDP Ataşehir İlçe Örgütü, anadilinde eğitim talebinin kabul edilmesini ve ‘andımız’ın kaldırılmasını istedi. ■ Cumhuriyet, (25.8.2013)

NÜFUS: AVRUPA'DA EN AZ YAŞLI TÜRKİYE'DE

Avrupa'da yaşlı nüfus oranının en yüksek çıktığı ülke İtalya olurken, en düşük olan ise Türkiye çıktı.

Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat verilerinden yapılan derlemeye göre, Avrupa'da 80 yaş ve üzeri nüfus oranı en yüksek olan ülke İtalya. Yaş ortalamasının 43,8 olduğu ülkede yaşlı nüfusun oranı yüzde 6,1 oldu.

Verilere göre İtalya'yı yaşlı nüfus fazlalığında Fransa takip ediyor. Yaş ortalamasının 40,2 olduğu ülkenin yaşlı nüfus oranı yüzde 5,5 olarak hesaplandı. Fransa'nın ardından sırasıyla Almanya, Portekiz, İsveç ve Yunanistan geliyor. Ortalama yaşın 45 olduğu Almanya'nın yaşlı nüfus oranı yüzde 5,4. Bu rakam yaş ortalaması 42,3 olan Portekiz'de yüzde 5,3; yaş ortalamasının 40,8 olduğu İsveç'te yüzde 5,3; yaş ortalamasının 42,6 olduğu Yunanistan'da ise yüzde 5,2 olarak hesaplandı.

Avrupa'nın en genci Türkiye'de yaş ortalaması 29,7Avrupa'da yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu ülke ise Türkiye. Ortalama yaşın 29,7 olduğu Türkiye'de, 80 ve üzeri yaşa sahip nüfusun oranı yüzde 1,4 çıktı. … ■ Cumhuriyet, (25.8.2013)

DOLAR 2 LİRA OLDU AYŞE TEYZEM YANDI

Dolar fiyatı bir anda 2 TL’yi gördü. Herkes ABD’nin Merkez Bankası Fed’i sorumlu tutuyor ama esas suçun Türkiye’de olduğu gözden kaçıyor. Ucuz döviz dengeyi değiştirmişti. Şimdi dolar yükseldi, gaza, yağa, pirince, pazardaki soğana, domatese zamlı fiyat etiketi konacak

 

Ayşe Hanım Teyzem, “Dolar fiyatı 2 liranın üzerine çıkıyor diyerek telaşlananlar kimler? Benim dolar ile işim yok. Bu olan biten beni ilgilendirmez değil mi?” diyerek sual edince, “Tam tersine Ayşe Hanım Teyzeciğim. Dolardaki yükselmenin faturasını yakın zamanda siz ödeyeceksiniz” dedim.
Ayşe Hanım Teyzem ”Nasıl olur? Doların fiyatı artarsa artsın... Ben ne faturasını ödeyeceğim ki?” diyerek itiraz edince anlattım.

Ülkenin dengeleri bozuluyor
Ülke ekonomisinin temel dengeleri var. Bunların en önemlileri “(1) Tasarruf-Yatırım dengesi (2) Bütçe dengesi (3) İthalat-
İhracat, dış ticaret dengesi (4) Döviz açığı-Cari açık dengesi gibi” dengelerdir.
Bizde ekonomi 2 para birimi ile (1)
Türk Lirası ve (2) Dolar ile çalışır hale geldi. Devlet dolarizasyonu teşvik etti. Bu nedenle ekonominin önemli dengeleri bu 2 para birimi ile kuruluyor. Bu iki para biriminin birinin değeri tırmanışa geçince veya gerileyince dengeler altüst oluyor.
Temel dengeler bozulunca ekonomide işler tümü ile kötüleşir.
Üretim, yatırım durur. Enflasyon, işsizlik artar. Çok kişinin durumu eskiye doğru kötüleşir.
Hükümetler dengeleri eski haline girmek için vergileri, fiyatları artırır. İthalat pahalılanır. Piyasa durur.
İnsanlar fakirleşir. En büyük faturayı alt gelir grubundakiler öder.
Ayşe Hanım Teyzem ile Ali Rıza Bey Amca’mın dolarla işleri olmadığı halde en çok onlar üzülür.

Enerji faturası büyüyor
Türkiye’de hayatın dönmesi enerji ithalatının durmamasına bağlı. Enerji ithalatını küçültmeye imkan yok. Enerji ithalatı döviz ile yapılıyor. Döviz fiyatı pahalılanınca Türkiye’de kullanılan petrolün, gazın, kömürün fiyatı da artıyor.
Ayşe Hanım Teyzem evde gaz, elektrik kullanıyor. Dolmuşa, otobüse biniyor. O kadar mı? Ayşe Hanım Teyzem’in yediği ekmeği pişiren fırın mazot kullanıyor.
Buğdayı üreten çiftçi, buğdayı öğüten değirmen, taşıyan kamyon mazot kullanıyor. Dolar 2 TL’nin üzerine çıkınca bütün bunların fiyatı artacak.
Bitmedi... Türkiye’de sanayide çarklar enerji ile dönüyor. Enerji maliyetinin artması tüm mal ve hizmetlerin fiyatının tırmanışa geçmesine yol açacak.

Ucuz döviz üretimi bozdu etin, sütün fiyatı artacak
Biz bir zamanlar “ithal ikamesi”ne önem verdik. İthal ettiğimiz malları içeride üretmeye başladık. Derken ucuz döviz nedeniyle mal ve hizmet üretimi dövize bağlı hale geldi.
Yediğimiz sıvı yağın yapıldığı yağlı tohumları, tekstilcinin kullandığı pamuğu, halkın yediği mercimeği, fasulyeyi, pirinci ve nohutu ithal ediyoruz. Bunları ithal etmek için önce döviz bulmamız, sonra da bu dövize yüksek fiyat ödememiz gerekiyor.
Ayşe Hanım Teyzem, tencerenin altındaki gaza zamlı fiyat ödeyecek. Tencereye koyduğu yağa, pirince zamlı fiyat ödeyecek.
Pazardan aldığı soğana, maydonoza zamlı fiyat ödeyecek.
Şimdilerde tavuklar ithal
mısır ile, inekler ithal sanayi yemi ile besleniyor. Tavuk etinin, yumurtanın, sütün ve kırmızı etin fiyatı artacak.

Faturayı başkaları ödüyor
Gerçekçi olalım. Dolar fiyatının kısa sürede 2 TL’nin üzerine çıkmasının, nerede duracağının belirsiz olmasının tek suçlusu ABD değil. Tamam, ABD’nin uyguladığı politikaların da etkisi var ama esas suç bizde.
“Cari açık önemli değil... Oluk oluk para girişi var” diyerek, ucuz TL’yi piyasaya sürenler, döviz fiyatının hazmedilebilir biçimde kademeli olarak yükseltmesinin önüne set çekenler, ucuz TL ile ucuz dövizi satın alanların ithalatı coşturmasına seyirci kalanlar bu işin vebalini taşıyor.
Ne var ki, ucuz döviz alanların, ucuz döviz ile ithal malı satın alanların döviz borçlarını bundan sonra Ayşe Hanım Teyzem ödeyecek. İthal otomobilleri, dünyanın en ünlü markalarının açtıkları özel mağazalardan ithal malı ayakkabıları, elbiseleri ucuz dolar fiyatı satın alanların sebep olduğu döviz borçları, bundan sonra 1 dolar 2 TL fiyat ile ödenecek.
Faturanın yükü ucuz ithal malı alanların sırtına değil, Ayşe Hanım Teyzem ile Ali Rıza Bey Amcam’ın sırtına binecek.
Çare: Çare yok... Bu noktadan sonra geriye dönüş imkânsız.
Büyüklerimiz “Çekirdeği ile yenilen hurmalar, bir süre sonra boğazı (mutlaka) tırmalar” derlerdi. Derlerdi de, hurmaları başkaları yedi, hurmaların çekirdeği Ayşe Hanım Teyzemgillerin boğazını tırmalatacak. Durum budur.
Güngör Uras, Milliyet, (25.8.2013)

BANKALAR, BORÇLANMA, HALK: ARAYAN BANKAYSA AÇARKEN DÜŞÜNÜN

Faiz dışı uygulamalardan elde ettikleri gelirlere yenilerini ekleyen bankalar, şimdi de müşterilerini uyarmak için yaptıkları telefon aramalarında komisyon uygulamaya başladı.

Müşterilerini cep telefonlarından arayarak, “Borcunuzun son ödeme tarihi yaklaştı” diye hatırlatma yapan bankalar, bunun için 3 TL alıyor.

GÜMRÜK ve Ticaret Bakanlığı bir yandan bankacılık işlemleri ve kredi kartlarında uygulanan komisyonlara “sınırlama” getirmek için çalışmalar sürdürürken, diğer yandan da bankalar, faiz dışı uygulamalardan elde ettikleri gelirlere sürekli yenilerini ekliyor. Sayısı 31’den 65’e ulaşan bu gelirlere, geçtiğimiz nisan ayında e-posta yoluyla gönderilen kredi kartı ve hesap ekstrelerini de katan bankalar, şimdi de müşterilerini uyarmak için yaptıkları telefon aramalarına da komisyon uygulamaya başladı.

3 LİRALIK ARAMA

Birçok banka, borcunu ödemeyi aksatan müşterilerine gönderdiği uyarı SMS mesajlarına 1 Eylül 2013 tarihinden itibaren 3 TL hizmet bedeli yansıtmaya başlıyor. Müşterilerini cep telefonlarından arayarak, “borcunuzun son ödeme tarihi yaklaştı” diye hatırlatma yapan bankaların, bu aramaları karşılığında müşterilerine yansıttığı hizmet bedeli de 3 TL oluyor. Bazı bankaların yurt dışında yapılan harcamaların hesap özetini TL cinsinden alan müşterilerine uyguladığı komisyon oranı da 28 Ağustos tarihinden itibaren yüzde 2’ye çıkıyor. Uygulamayla ilgili bilgilendirme ise son gönderilen hesap ekstrelerinde yapılıyor. Ekstrelerde, “yurt dışı harcamalar için TL ödemeli hesap özeti alınması durumunda bu harcamalar bankanın döviz satış kuru ve tutarı üzerinden aylık yüzde 2 komisyon ile birlikte TL’ye çevrilecektir” ibaresine yer veriyor.

EFT’ye de ücret

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura