Diğerleri > Sis Çanı
26-09-2015
NELER OLDU 25-30 HAZİRAN 2015 (Özelleştirme, borçlanma, yabancı sermaye, UÖŞ, yolsuzluk, AB, bölücülük, BOP, kriz, yabancıya toprak)

Cihan Dura

26.9.2015


25.6.2015

ÖZELLEŞTİRME 700 İŞÇİYİ EKMEĞİNDEN ETTİ

Orhaneli Termik Santrali ve bağlı kömür ocaklarının özelleştirilmesinin hemen ardından 700 işçi işten çıkarıldı.

Bursa'da bulunan Orhaneli Termik Santrali ve santrale bağlı kömür ocakları dün resmen satıldı. İhaleyi kazanan Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi Şirketi, satın alma işleminin hemen ardından 450'si kadrolu, 700 işçiyi işten çıkardı. ■Aydınlık, (25.6.2015)

BORÇLANMA, KRİZ, HİZMETLER: YAPARSAN; BATARSIN

Bir ülkede en kritik konu, üretmeden, çalışmadan borç parayla yaşama biçimidir. Ne yazık ki bu hata, sonuçta ülkelerin iflası ile sonuçlanacak bir süreci de oya gibi işler.

Eğer bir ülkede, sanayiden vazgeçmiş iseniz kalıcı ve sürdürülebilir bir istihdam yaratamazsınız.

Ekonominizi tamamen hizmetler sektörünün üzerine kurguladıysanız; o alanda da dünya çapındaki rekabette katma değer yakalayacak noktaya yaklaşamadıysanız attığınız taş, ürküttüğünüz kuşa değmez.

Örneğin Paris sizden milyonlarca kişi fazla turist çekiyorsa; çağrı merkezi yapmaya kalktığınızda Hindistan’daki hacim yakalanmıyorsa işiniz zor. Çünkü yoğurdun kaymağını birileri yerken, göbekten bağlandığınız hizmetler ana dalından erimeye, içeri girmeye başlarsınız.

Hizmet sektörü kazan kazanma yatırım yapılması gereken bir alandır. Eğer ki bunu bir dengeye oturtamadıysanız, yani sektörel dağılımınız ve istihdam içindeki payı, bir başlık olmaktan öteye geçip, ekonominizi domine eder hale geldiyse; sonuçta batarsınız.

Gelirleriniz ile giderleriniz arasındaki olumsuz farkı görmez, kamuyu tüketim vergilerinden finanse edecek şekilde ayarlar; bunun için de hesapsızca yurtdışından para getirip, iç piyasayı paraya boğar; neyi nasıl harcadığınıza bakmazsanız yanarsınız.

Çünkü o harcanan paralar gün gelip; size borç verenler tarafından geri istenildiğinde elinizde bunları ödeyecek yeterli enstrüman kalmadığı gibi, aşırı borçlanma nedeniyle iç piyasada da tüketimin azaldığını ve dolaylı vergi gelirinizin de düştüğünü görürsünüz.

Eğer siyasetçileriniz hassasiyetlerinizi istismar edebiliyorsa; bu yolla da askeriyeden kontrolsüz yardıma kadar her alanda bütçeyi istediği gibi kullanabiliyorsa; neden sıkıntı yaşadığınızın adresini başka yerde aramamanız gerekir.

Ülkede üretmek yerine, ithal etmek daha kolay geldiyse; borç parayla geleceği yemek, ekonominin kendisi gibi anlatıldıysa, neden işsizlikte patlama olduğunu sorgulanması kadar anlamsız bir iş olamaz. İşsiz kalırsınız…

Yurtdışından finansman kullanabilmek için, özel sektörünüzden devletinizin resmi bütçesine kadar bilançoları makyajlar, bunun için de uluslararası kurumları bile işe alet ederseniz; düştüğünüz anda bunların gün yüzüne çıkmasına ve hesabının sorulmasına kızamazsınız.

Ülkedeki bütün istatistiklerle oynar; sırf iktidarları şirin göstermek için yalan rakamlara boğulursanız, artık bir süre sonra gerçek fotoğrafı görmekten çok uzaklaşırsınız. İki tarafı uçurumlu bir yolda körebe oynamaya başlarsınız. Aşağı düştüğünüzde şaşırmayacaksınız.

Peki bugün kreditörlerle kavga etmeye hakkınız var mı? 9. Cumhurbaşkanı Demirel’in güzel bir sözü vardı: Haklı olmak kadar haklı kalmak da mühimdir.

Haklı kalamadığınız anda, gerekçelerinizin hepsi boşa düşer; gerçekçi bir çözümünüz yoksa ve sadece lafla peynir gemisi yürütüyorsanız sizi ezerler.

İşte size Yunanistan’ın durumu… Tanıdık geldi mi? Bugün bazı kendini bilmezler Yunanistan’a için için gülüyor. Durun daha, filmin ikinci yarısı var; acele etmeyin. ■ÇETİN ÜNSALAN, Reel Piyasalar, (25.6.2015)

YABANCI SERMAYE: GREİNER HOLDİNG, 2 TÜRK ŞİRKETİNİ SATIN ALDI

Avusturyalı Greiner Holding, Türkiye'de duble yaptı. Greiner, Özata Grup'a ait Teknik Plastik ve Teknik IML'nin yüzde 51'ini aldı.

Avusturyalı Greiner Holding, Türkiye'de duble yaptı. Greiner, Özata Grup'a ait Teknik Plastik ve Teknik IML'nin yüzde 51'ini aldı.

Avrupa'nın en büyük kimya şirketlerinden Greiner Holding, Türkiye'ye hızlı girdi. Avusturyalı şirket, İstanbul merkezli Özata Grubu'na ait Teknik Plastik ve Teknik IML adlı firmalarının yüzde 51'lik hissesini aldı.

Greiner Holding, bu kararla bölgedeki en önemli operasyonlarını da Türkiye'ye taşıdı. Süt ürünü ambalajında Türkiye'nin en büyük firmalarından olan Teknik Plastik ve Teknik IML'yi alarak bölgedeki ağını genişlettiklerini söyleyen Greiner Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Axel Kühner, "Bu satın alma Ortadoğu ve Asya pazarlarına attığımız ilk adımı temsil ediyor" dedi.

Devlerle çalışıyor

Greiner Holding'in hisse aldığı Teknik Plastik ve Teknik IML adlı şirketlerin 270'den fazla çalışanı bulunuyor. 1967'de kurulan Teknik Plastik, Türkiye'nin ilk termıoforming üretimi yapan tesisi olarak biliniyor.

Danone, Nestle, Ülker başta olmak üzere birçok dev şirket ve markaya hijyenik plastik ambalaj ve otomat bardağı üreten firma, damacana üretiminde de Avusturyalı Watertek firmasıyla işbirliği yapıyor. Nestle'nin Çokokrem kapları ve Algida'nın dondurma kapları da Trace Teknik ortaklığı ile farklı bir sistemle üreten firmanın ürün gamı ise; 4 bin 500 çeşitten oluşuyor. 2004'te kurulan Teknik IML ise kalıp etiketleme konusunda üretim yapıyor.

9 bin çalışanı var

İki Türk şirketine ortak olan Greiner Orta Avrupa'nın en önemli sanayi firmalarından biri. Firmanın geçmişi 1868 yılına dayanırken, kurulduğu yer ise Almanya olarak biliniyor. Merkezi Avusturya'nın Kremsmünster kentine olan Greiner'in 31 ülkede tesisi var. 9 bine yakın çalışanı bulunan firmanın 2 milyar dolara yakın cirosu bulunuyor. ■ Reel Piyasalar, (25.6.2015)

YABANCI SERMAYE, YABANCIYA TOPRAK: TÜRKİYE'DE ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMCI EN ÇOK GAYRİMENKULE YÖNELDİ!

Uluslararası Yatırımcılar Derneği Başkanı Ahmet Erdem Türkiye'deki siyasi ortamın doğrudan yabancı yatırımları çok etkilemeyeceğini dile getirdi.

Dünyada uluslararası doğrudan yatırım girişi geçen yıl yüzde 16 düşerken, Türkiye 12.1 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım girişiyle bir önceki yılın seviyelerini korudu. Türkiye’deki siyasi ortama rağmen 2015’te de trendin bu şekilde sürmesi bekleniyor. YASED Başkanı Ahmet Erdem’e göre, yabancı yatırımcı, yatırımını uzun vadede daha stratejik düşünerek planlıyor.

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü (UNCTAD) 2015 Dünya Yatırım Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, dünyada uluslararası doğrudan yatırım girişi 2014’te yüzde 16 gerilerken, Türkiye bir önceki yılın seviyelerini korudu. Konuyla ilgili düzenlenen basın toplantısında YASED Başkanı Ahmet Erdem, YASED Genel Sekreteri Özlem Özyiğit ve UNCTAD Trend ve Veri Direktörü Astrit Sulstarova, rapora ilişkin veriler paylaştı. Verilerin Türkiye ile ilgili bölümü geçen yılki tabloyla benzerlikler gösteriyor.

UNCTAD verilerine göre, 2014 yılında 12.1 milyar dolar uluslararası yatırım girişi sağlayan Türkiye, genel sıralamada 22’nci, gelişmekte olan ülkeler arasında 12’nci, Batı Asya bölgesinde ise 1’inci sırada yer aldı. Türkiye bir önceki yıl 12.4 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım girişiyle 26’ncı sırada yer alıyordu. Ayrıca Türkiye, bu yıl da toplam uluslararası doğrudan yatırım girişinden yüzde 1 pay aldı.

Yatırım en çok gayrimenkule geldi

Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırımın dağılımına bakıldığında, tutarın yüzde 33’ü ‘yabancı gerçek kişilerin gayrimenkul alımından’ kaynaklandı. Ardından yüzde 22 ile üretim, yüzde 12 ile de finans sektörü geldi. Uluslararası doğrudan yatırım stokunda da Türkiye 31’inci sırada kendine yer buldu. ABD’nin başı çektiği en fazla dış yatırım yapan ülkeler sıralamasında Türkiye 32’nci sıraya çıktı. Çoğunluğunu KOBİ’lerin oluşturduğu Türk şirketlerin yurtdışına yaptığı doğrudan yatırımların geçen yıl yüzde 89 arttığı göze çarptı. Sonuçları değerlendiren YASED Başkanı Erdem, Türkiye’nin uluslararası doğrudan yatırım girişinde aldığı yüzde 1’lik paya rağmen yüzde 3 potansiyeline sahip olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin en çok yatırımcı çeken ilk 10 ülke arasına çıkabileceğini savunan Erdem, bunun gerçekleşmesi için kamu ve özel sektörün ortak akıl içerisinde çalışması gerektiğini belirtti.

‘Siyasi ortam yatırımı etkilemez’

Türkiye’deki siyasi ortamın doğrudan yabancı yatırımları nasıl etkileyeceğine dair soruyu yanıtlayan Ahmet Erdem, YASED olarak beklentilerinin ‘sürdürülebilir ekonomik politikalara odaklanan bir hükümetin kurulması’ olduğunu söyledi. Türkiye’deki siyasi ortamın doğrudan yabancı yatırımları çok etkilemeyeceğini savunan Erdem, “İlk çeyrekte uluslararası doğrudan yatırım girişi düşük olabilir. Ancak yabancı yatırımcı, yatırımını uzun vadede daha stratejik düşünerek planlıyor. Biz bu yıl da doğrudan yabancı yatırım girişinin 12 milyar dolar olmasını, Türkiye’nin toplamdan alacağı payın da yine yüzde 1 civarında gerçekleşmesini bekliyoruz. Eğer Türkiye’nin içerisinde bulunduğu bölgedeki sorunlar olmasaydı bu pay yüzde 3 olabilirdi. Artık, Türkiye’nin daha çok istihdam ve katma değer yaratacak yatırımları çekmesine ihtiyaç var” diye konuştu.

Küresel yatırım girişi yüzde 16 geriledi

UNCTAD raporuna göre, geçen yılki uluslararası doğrudan yatırım girişleri, küresel ekonomideki kırılganlık, politik belirsizlik ve artan jeopolitik risklere boyun eğdi. Uluslararası doğrudan yatırım girişi toplamda yüzde 16 gerilemeyle 1.23 trilyon dolara indi. Uluslararası doğrudan yatırım girişinde en büyük kaybı, yüzde 28 düşüşle gelişmiş ülkeler yaşadı. Bu dönemde gelişmekte olan ülkeler ise toplam 681 milyar dolar doğrudan yatırım çekerek küresel akış içinde yüzde 55 paya sahip grup oldu. Gelişmiş ülkelerin payı ise yüzde 41’de kaldı. En çok yabancı yatırım çeken ülke Çin olurken, ardından sırasıyla Hong Kong ve ABD geldi. En çok doğrudan yatırım çeken ilk 10 ülkenin yarısı gelişmekte olanlardan çıktı. Küresel uluslararası doğrudan yatırım girişlerinin yüzde 55’i ise ilk 10 ülkeye yöneldi. Rapora göre, uluslararası doğrudan yatırımlarda 2015, 2016 ve 2017’de artış yaşanacak. YASED Genel Sekreteri Özlem Özyiğit, bu rakamları 2014’teki genel trendin bir göstergesi olarak yorumladı. ■ emlakkulisi.com, (25.6.2015)

26.6.2015

ÖZELLEŞTİRME: AMERİKAN DUMANINA BİR YILDA 550 MİLYON DOLAR ÖDEDİK!

‘Dumanını yel alır parasını el alır’ sözü hiç bu kadar gerçek olmamıştı…

TÜİK verilerine göre Türkiye’nin imalat sanayiindeki yabancı kontrol oranı sıralamasında tütün ürünleri yüzde 89’la ilk sıraya yerleşti. 2008 yılında TEKEL’in özelleştirilmesiyle başlayan sürecin ardından hızla kan kaybeden Türk tütüncülüğü üretimde adeta dibe vururken, Amerikan blend sigaralar için 2014 yılında 90 bin ton tütün ithal eden Türkiye 550 milyon dolar ödeyerek tütünde net ithalatçı ülke pozisyonuna geçti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2013 yılına ait Yabancı Kontrollü Girişim İstatistiklerini yayınladı. Buna göre Türkiye’de üretim değerine göre 2013 yılı sanayi ve hizmet girişimlerindeki yabancı kontrol oranı yüzde 13 olarak gerçekleşti. Türkiye’deki üretimi kontrol eden ülkelerin başında yüzde 2,3’le Almanya gelirken ABD ve Fransa bu ülkeyi takip ediyor.

TÜTÜNÜN YÜZDE 90’I YABANCILARIN KONTROLÜNDE

Yabancılar tarafından kontrol edilen imalat sanayinin başında tütün ürünleri yer aldı. 2008 yılında TEKEL’in ‘British American Tobacco’ şirketine satılmasının ardından hızla kan kaybeden Türk tütüncülüğünün kısa süre içerisinde yabancıların tekeline girdiğinin gözler önüne serildiği TÜİK verilerine göre tütün ürünleri imalatının yüzde 89,3’ü yabancılar tarafından kontrol ediliyor.

TÜTÜN, OTOMOTİV VE ECZACILIK YABANCILARIN TEKELİNDE

İmalat sanayindeki yabancı kontrollü üretimin, orta-yüksek teknolojiye sahip alt sektörlerde yoğunlaştığı kaydedilen TÜİK verilerine göre, imalat sanayindeki alt sektörlerdeki yabancı kontrol oranı tütün ürünlerinin ardından yüzde 45 ile motorlu kara taşıtı ikinci, yüzde 42’lik oranla eczacılık ürünleri ise üçüncü sırada yer aldı.

TÜTÜN ÜRETİMİ 12 YILDA 580 BİN TONDAN 88 BİN TONA DÜŞTÜ

Türkiye’nin tütün üretimine ilişkin bir açıklama yapan Tütün Eksperleri Derneği Başkanı Yaşar Turan Gülümser ise Türk tütüncülüğünün kan kaybettiğine dikkat çekerek, “2000’li yılların başında Ege’de 300 bin üretici 110 bin ton, Türkiye genelinde ise 580 bin üretici 196 bin ton tütün üretirken 2013 ürün yılında bu rakam Ege’de 58 bin üretici 68 bin tona, Türkiye genelinde ise 81 bin 800 üretici 88 bin tona düştü. 2014 ürün yılında ise Ege’de 43 bin üreticinin 48 bin ton, Türkiye toplamında ise 65 bin üreticinin 68 bin ton tütün üretmesi bekleniyor” dedi.

2014’TE 90 BİN TON TÜTÜNE 550 MİLYON DOLAR ÖDEDİK

Türkiye’de 2014 yılında 525 milyon dolar bedelle yaklaşık 70 milyon kilogram tütünün ihraç edildiğini hatırlatan Yaşar Turan Gülümser, buna karşın, 2002’den itibaren Türkiye’de üretilmeye başlanan Amerikan blend sigaralar için 55 bin 800 ton ile başlayan tütün ithalatının, 2014’te rekor kırarak yaklaşık 90 bin tona ulaştığını ve 550 milyon dolar ödendiğini söyledi. 2002’den bu yana tütün ithalatındaki artışın yüzde 61’e ulaştığını belirten Gülümser, “Yıllarca ülkemizin en önemli ihraç kalemlerinden biri olan tütün, 2012 yılında bu üstünlüğünü yitirerek tütün ticaretinde net ithalatçı ülke pozisyonuna geçiş yapmıştır”diye konuştu.

YUNANİSTAN VE BULGARİSTAN SİGARA FİRMALARINI ZORLUYOR

Özellikle oryantal tütün üreticisi rakip ülkeler Yunanistan, Bulgaristan ve Makedonya’da hükümet ve ilgili makamların sigara firmalarına yaptıkları dayatmalar sonucunda söz konusu ülkelerin pazar paylarını koruduğunu anımsatan Gülümser, bulunduğumuz coğrafyada Lübnan’da da tütün üretiminin devlet tarafından desteklendiğini ve sigara üreticisi firmaların sattıkları sigaralarda yer alan tütün miktarı kadar tütünü, Lübnan’dan satın almaya zorunlu tutulduğunu kaydetti. Türkiye’nin ise bölgesinde en büyük yaprak tütün üreticisi olmasının yanı sıra sigara firmaları için tüketim potansiyeli olarak dünyanın en cazip pazarlarından birisi olduğunu, ancak bu gücünü kullanamadığını ifade eden Gülümser, söz konusu ülkelerdeki uygulamaların Türkiye’de de hayata geçirilmesinin yerli tütün üretiminde dikkate değer bir katkı sağlayacağını söyledi.

ÜRETİMDEN KOPARILAN ÇİFTÇİLER MADENDE CAN VERDİ

Tütün üretiminin yoğun olduğu EGE Bölgesi’nde üretimden koparılan çiftçilerin Soma örneğinde olduğu gibi ucuz ve niteliksiz işgücü olarak madenciliğe yönelmesi, özelleştirmelerin sosyal maliyetini de ortaya koyuyor. Dünyaca ünlü Şark tütününü yerine Amerikan tütününün dayatılmasının ardından TEKEL’in özelleştirilmesiyle neo-liberal politikalara kurban edilen on binlerce tütün üreticisi Somalı madencilerle benzer bir kaderi paylaşıyor. Yusuf Yavuz, https://gazeteciyazaryusufyavuz.wordpress.com, (26.6.2015)

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura