Diğerleri > Sis Çanı
08-11-2015
NELER OLDU 19-24 TEMMUZ 2015 (Bölücülük, altın, yabancıya toprak, yabancı sermaye, UÖŞ, BOP, tarım, faiz)

Cihan Dura

8.11.2015

 


19.7.2015

BÖLÜCÜLÜK: PKK, KÖY KORUCULARINI TEHDİT EDİYOR

Terör örgütü PKK, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde işyerleri ve evlerin önü ile sokaklara bırakılan bildiriyle korucuları tehdit etti

“Baraj, karakol güvenliği, nöbet kulübeleri ve operasyonlarda görev alan tüm koruculara” sözleriyle başlayan bildiride, şu tehditler yer aldı: “Tüm uyarılarımıza rağmen düşmanla aynı mevzide nöbet tutmanız, yol kontrollerine çıkmanız ve operasyonlara öncülük etmeniz bu uyarılarımızı dikkate almadığınızı göstermektedir. Silvan Barajı ve yeni kalekolların yapımına hiçbir şekilde izin vermeyeceğimizi sizler de çok iyi biliyorsunuz. Bu tür girişimler sürecin ruhuna aykırı olduğundan hedef aldığımızı ve alacağımızı bilmelisiniz. Köylerinizi korumakla görevlendirilmişsiniz. Siz mevzilerde, yol kontrollerinde ve operasyonlarda düşmanı korurken sizi köylerinizde kim koruyacak? Bu anlamda sizleri hedef almaktan kaçınmayacağımızı ve sizi bir daha uyarmayacağımızı bilmelisiniz.” Silvan Projesi’nden büyük rahatsızlık duyan terör örgütü mensupları, bu kapsamdaki barajların yapımını engellemeye çalışıyor. Barajların su tutmasıyla geçiş güzergahlarıyla kırsalda kullandıkları mağara ve sığınakların su altında kalacak olmasından da endişelenen teröristler, sık sık baraj inşaatlarına yönelik saldırılar gerçekleştiriyor, korucu noktalarına saldırılar düzenliyor.

Komutandan moral

Bu arada, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, Siirt’te askerler ve korucularla bayramlaştı. Akar,sohbet ettiği korucuların kendisine ilettiği sorunları not aldı. Orgeneral Akar, burada yaptığı konuşmada, güvenlik kuvvetleri ile terörle mücadelede fedakarca ve kahramanca çarpışan korucuların ekonomik, sosyal ve her türlü özlük hakların iyileştirilmesi yönünde çalışmaların devam ettiğini söyledi. Birlik, beraberlik ve dayanışmaya vurgu yapan Orgeneral Akar, Ramazan Bayramı’nın vatana, millete, sağlık ve huzur getirmesini temenni etti. ■ Yeniçağ, (19.7.2015)

YABANCIYA TOPRAK: YUNANİSTAN BİZİM ADALARI DA SATABİLİR

Yunanistan’ı krizden kurtaracak şartlardan biri özelleştirme. Bu kapsamda, bize ait adaları bir oldubittiyle kendine ait gibi paraya çevirebilir

Türkiye’nin, kendilerine ait olduğu tescilli olan adaların işgaline sessiz kalması kabul edilemez. Yunanistan’ın dönemsel sıkıntılarına aldanmamalı.

16 adamız Yunan işgalinde

Yunanistan’daki ekonomik kriz oldukça derindir. Yeni yapılanmada özelleştirme de bulunmaktadır. Bu kapsamda bazı Yunan adalarının satışa çıkarılacağı gündeme gelmiştir. 2004 yılında Yunan Silahlı Kuvvetleri’nin Türkiye’ye ait 16 ada ve bir kısım kayalıkları işgal ettiği ve bu eyleme Türkiye’nin AB’den müzakere tarihi almak için ses çıkarmadığı bilinmektedir.

Göz göre göre elden çıkacak

Yunanistan’ın siyasi ve askeri yetkilileri, zaman zaman bu adaları ziyaret ediyor. Kardak için bir dönem savaşı göze alan Türkiye’nin kendi adaları için sessiz kalması kabul edilemez. Bu durumda Yunanistan’ın özelleştirme kapsamında Türkiye’ye ait olan adaları da kendine aitmiş gibi oldubittilere getirerek yabancılara satabilir. ■ Armağan Kuloğlu, Yeniçağ, (19.7.2015)

ALTIN FİYATI DÖRT AYIN EN DÜŞÜĞÜNDE

Altın, FED Başkanı Yellen’ın bu yıl faiz artışna gidileceği beklentisini tekrarlamasının ardından, üç günlük kaybını korudu

Spot altın yüzde 0.3 düşüşle ons başına 1,146.19 dolara kadar ndikten sonra, Singapur saati ile 11:37’de 1,147.77 dolara geldi. Metal; Çarşamba günü 1,143.42 dolar ile 17 Mart’tan bu yana en düşük seviyesini gördü ve düşüşünü üçüncü güne taşıdı. Altın bu yıl, ABD’de faiz artışına gidileceği beklentisinin Dolar’ı güçlendirmesi ve metale talebi azaltması sonucu % 3.1 düştü. ■ Yeniçağ, (19.7.2015)

YABANCI SERMAYE, BANKALAR: YABANCI NEDEN GİDİYOR?

Yıl 2003 AKP’nin ilk yılları. Türkiye’nin en önemli ve en sağlam bankalarından Demirbank bir anda İngiliz oldu.
HSBC’nin Demirbank’ı alması neredeyse şenliklerle kutlanacaktı.
Ağırlıklı olarak 2006 yılında gerçekleşen banka satın almaları öyle bir düzeye geldi ki neredeyse her ay bir banka satıldı. Üstelik satış fiyatları da başlangıca oranla yüksek rakamlara ulaştı. Temmuz 2001’de Demirbank’ın HSBC Bank’a 350 milyon dolara satılması sonrası gerçekleşen en yüksek tutarlı satış ise Türkiye’de Citibank adıyla yabancı bir banka olarak yer alan Citigroup’un Akbank’ın yüzde 20’sine 3,1 milyar dolar vermesi oldu.
Yıl 2010’u gösterdiğinde almalar sonrası yabancı ortakların elde ettikleri kâr 15 bankada 17,2 milyar dolara çıkarak konulan sermayeye oldukça yaklaştı. Dünyada böyle bir kar var mı?
Peki bu bankalar bu kadar büyük kârları nasıl elde etti?
İktisat dilini bir kenara bırakarak sade bir Türkçe ile anlatmak gerekirse: 70 milyonluk ülkeyi adeta soyarak.
AKP’nin aman kriz çıkmasın felsefesiyle bankalar, yıllarca meydanı boş buldu ve istediğini yaptı. Onlara özel kanunlar çıkartıldı. Bugün halen bankalar aleyhinde tek bir kelime yazamazsınız. İsim vererek yazarsanız o bankanın şan ve şöhretine zarar verdiğiniz için 2 yıl hapis yatarsınız. Bu dünyada sadece Türkiye’de var.
Böyle güzel bir ülke olabilir mi bu yabancılar için?
Nitekim onlarda bunu fırsat bilip 70 milyonluk ülkeyi borç batağına çevirdi.
Bugün ülkemizde 3 milyon insan kart borcundan dolayı yasal takipte. Maaşı bin lira bile olmayan insana 50 bin liralık kredi kartı verdiler sonra onun geleceğini çaldılar.
Türkiye bankaların kart ve kredi çılgınlığı ile borçlandı. Baktılar kart işi bitti bu defa inşaat işine el attılar. Başladılar konut kredisini pompalamaya. Emlakçılara bol prim dağıtarak halkın kendilerinden konut kredisi almalarını sağladılar.
Şimdi bazı kişiler çıkacak “kötü mü ev sahibi olmak” diyecektir.
Evet kötü oldu.
Çünkü Türkiye bu paraları kazanarak ev almadı.
Diğer bir iyi olmama nedeni ise yaratılan manipulasyon ile 100 bin liralık eve 300 bin lira ödedin. Yani bunun için hayatının 5 yılını fazladan çalışarak bankaya vermek zorunda kaldın. Türkiye’de konut fiyatlarını manipule eden bankalardır. Fiyatların artması bankaların insanlara daha fazla kredi vermesine neden oldu.
Bankalar gidiyor
Şimdi HSBC Türkiye’den pazar daraldı diye gidiyor. Bazı bankacıların ifadelerine göre 2 yabancı banka daha gidecek.
Bu gidişleri dramatik bir olay gibi göstermek son derece yanlış
.
HSBC 2001 yılında 350 milyon dolara aldığı bankayı 1 milyar dolara satıp gidiyor.
Yıllardır elde edilen ve cebe konulan kârları saymasak bile böyle tatlı bir kâr nerede var?
Amerika ve Avrupa’da bu para mevduata yatırılmış olsaydı bugün faiziyle birlikte sadece 450 milyon dolardı.
Sonuç olarak yabancı gidiyor. Çünkü Türkiye’de talan edilecek fazla bir şey kalmadı. 17 yaşındaki ögrencilere bile kart verdiler. Türkiye’nin 3’te ikisi borçlu durumda. Artık kundaktaki bebeğe para ve kart satamayacaklarına göre elbette gidecekler.
Bebekler demişken onların büyümesini bekliyorlar. Onların 17-18 yaşlarına geldikleri zaman emin olun bu bankalar yeniden Türkiye’ye gelecektir. ■ Remzi Özdemir, Yeniçağ, (19.7.2015)

20.7.2015

YEŞİL YOLLARINI YAPIYORLAR

Karadeniz Bölgesi’nde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki Yeşil Yol Projesi’ne karşı çıkan Rize’nin Çamlıhemşin İlçesi sakinleri, Mevcut yayla yollarının bakım ve onarımı yapılsın” çağrısı yaptı.

Ancak, bu çağrılarına bir süredir yanıt alamayan Fırtına İnsiyatifi üyeleri Samistal yaylasına çıkan en kısa güzergah olan Palovit Vadisi’nde kazma küreklerle işe koyuldu, yolun bakımını kendi imkanları ile yapmaya başladı.

Yeşil Yol Projesi kapsamında yaylaların birbirine bağlanmasına karşı mücadele sürdüren Çamlıhemşin İlçesi sakinleri, Yukarı Kavrun ile Samistal Yaylası’nda iş makinelerinin çalışmasına izin vermedi. Vatandaşlar Polovit Vadisi üzerinden en kısa güzergahtan Amlakit ile Samistal Yaylası’na çıkan yolda kazma küreklerle bakım onarım çalışması başlattı.

Fırtına İnsiyatifi üyelerinin de destek verdiği çalışmaya katılanlar 3 saatlik çalışmada yoldaki çamurlu alanları temizledi, çukurlu yerleri

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura