Diğerleri > Sis Çanı
05-04-2015
NELER OLDU 13-18 OCAK 2015 (AB, altın, yabancı sermaye, siyasal İslam, dış açık, Dolar, işsizlik, bölücülük, faiz)

Cihan Dura

5.4.2015


13.1.2015

AB, ALTIN: YUNANİSTAN MORATORYUM İLAN EDER Mİ

Yunanistan’da 25 Ocak’ta seçim var. Ve bu seçimde SYRİZA partisi kamuoyu yoklamalarına göre önde gidiyor. Tabii SYRİZA’ya Yunan seçmeninin talebi, Euro Bölgesi için tehlike olarak görülüyor.

Niye tehlike olarak görülüyor? Çünkü SYRİZA partisi Yunanistan’ın devlet borçlarının nominal değerleriyle ödenemez olduğunu ileri sürüyor. Ve moratoryum yani borçların faiz ve ana parası için uzun bir ödemesiz dönem öneriyor. Bu arada Yunanistan’ın uyguladığı IMF programına son vereceğini söylüyor.

İşte SYRİZA seçimleri kazandığı takdirde moratoryum ilan ederse tahvil piyasaları birdenbire çökebilir. Bildiğiniz gibi Yunanistan Avrupa Birliği ve IMF’den tam 240 milyar euro ya da 282 milyar dolar yardım aldı. Bu para ödenmeyeceği gibi diğer tahvil borçları da ödenemeyecek. Bu arada Kıbrıs Rum kesimi de Yunanistan beraberinde soruna ilave olacak. Çünkü Kıbrıs, Yunanistan Hazine tahvillerini aldığı için zora düşmüştü. Yeni durumda aynı olay tekrarlanacak.

Gelelim bütün bunları niye anlattığımıza…

Anlattık çünkü Yunanistan’ın moratoryum ilanı ihtimaline karşı Citigroup, Goldman Sachs ve broker firma ICAP PLC hafta sonu stres testi yaptırdı. Ve Yunanistan’ın moratoryum ilanı hâlinde bu bankalar risklerini ve fonlamayı nasıl yapacaklarını test ettiler. Tabii bu arada Yunanistan’ın maliyetini ölçtüler. Bankalar bu stres testlerini yaparken Yunanistan riski bir yandan altın fiyatlarına yansımaya başladı. Çünkü ödeme sisteminde olası bir temerrüt güvenli liman olan altına talebi çoğaltıyor. Dolayısıyla altın fiyatları yukarı doğru gitmeye başladı.

DÜNYA BANKASI 2015 ALTIN ONS FİYAT TAHMİNİ 1.240 DOLAR

Hemen belirtelim yıl başında bir ons (31,1 gram) altın fiyatı 1.188 dolar düzeyindeyken dün öğle üzeri bir ons altının fiyatı 1.220 dolardan işlem gördü. Yıl başına göre altın fiyatları dolar bazında yüzde 2,6 oranında arttı. Cumhuriyet Altını satış fiyatı ise yıl başında 606 lirayken dün 607 lira oldu. Bu arada Türk Lirası değer kazandığı için artış lira bazında pek yansımadı.

Tekrar hatırlatalım altın fiyatlarının dolar bazında bu hızlı yükselişinin nedeni Yunanistan riski oluyor. Yunanistan seçim sonuçları farklı çıkarsa bu defa altın fiyatları hızla gerileyebilir. Çünkü küresel enflasyon beklentileri altından yana değil.

Gelelim Dünya Bankası’nın fiyat tahminine…

Dünya Bankası 2015 için altın ons fiyatını ortalama 1.240 dolar düzeyinde tahmin ediyor. Bu nedenle bu fiyat düzeyi aştığında satmakta fayda var. ■ Süleyman Yaşar, Taraf, (13.1. 2015)

 

ALTIN: PETROLDEKİ DÜŞÜŞ ALTINA YARADI

Altın, petrol fiyatlarında ve bazı borsalarda görülen kayıpların ardından bugün kazanımlarını artırarak ekimden beri görülen en yüksek seviyeye ulaştı.

Petroldeki düşüşün yanında hisse senedi borsalarındaki kayıpların da etkisiyle artan 'güvenli liman' alımları altındaki yükselişi desteklemeye devam ediyor.

Spot altının ons fiyatı bugün 1,240 dolara kadar yükseldi. Kapalıçarşı'da 1 gram altın 91.86 liraya, çeyrek altın da 158.69 liraya yükseldi.

Altında bu seviyeler en son 2014 yılı Ekim ayında görülmüştü.

Gümüş de çıkışta

Altındaki artışlar, gümüşün fiyatını da yukarıya çekti. Küresel emtia piyasalarında bir ons gümüşün fiyatı, yılın ilk günlerindeki 15.5 dolarlık düzeyinden 16.6 dolara kadar yükseldi.

Fed desteği

Güvenli liman olarak yeniden sığınılan altın, FED'in ekonomik büyümeyi korumak için faiz artırımlarında yavaş gideceği beklentisiyle talep görüyor.

Özellikle 22 Ocaktaki ECB'nin olası devlet tahvili alım programının kapsamı ve Yunanistan seçimleri Euro Bölgesi için tedirginlik yaratmakta ve altında bölgesel riskler karşısında bir miktar alışların geldiği dikkat çekiyor. ■ Dünya, (13.1. 2015)

 

 

14.1.2015

YABANCI SERMAYE: 6.6 MİLYAR DOLARLIK AV!

Türk şirketlerin yurtdışına yatırım yapma sürecine girmesi ülkeden para çıkışını hızlandırdı. Özellikle Ülker’in United Biscuits ve TPAO’nun Şahdeniz yatırımı ile sermaye çıkışı 6.6 milyar dolar ile tarihi yüksek düzeye ulaştı

Cari açık sorunu olan Türkiye, her ne kadar yılın ilk 11 ayında 11 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekerek bu açığı finanse ettiyse de Türk şirketlerin yurtdışında yatırım sürecine girmeleri nedeniyle 6.6 milyar dolar da sermaye kaybı yaşadı. Merkez Bankası’nın 2014 Kasım ayı Ödemeler Dengesi rakamlarına göre 2013’ün 11 ayında 2.8 milyar dolar olan sermaye çıkışı 2014’ün 11 aylık periyodunda 6 milyar 657 milyon dolar ile tarihi rekorunu kırdı. Rekor kırılmasına özellikle 2 yatırım neden oldu.

ÜLKER KASIMDA 1.6 MİLYAR DOLAR ÖDEDİ

Bunlardan ilki ağustos ayında Azerbaycan’daki Şahdeniz doğalgaz üretim sahasında Fransız TOTAL’in yüzde 10 hissesini, TPAO’nun 1 milyar 450 milyon dolara satın almasıydı. İkinci ve en büyük kalem ise kasım da ise Ülker Grubu’nun dünya bisküvi devi United Biscuits’i satın alması sırasında yaşandı.

Yıldız Holding, 3.2 milyar dolarlık alım bedelinin 1.6 milyarını Türk bankalarından aldığı kredi ile kasım ayı sonuna doğru bir kalemde ödedi. Kalan 1.6 milyar dolarlık kısım için ise yurtdışından sağlanan kredi ile ödeme yapıldı. Bu da daha sonraki dönemde United Biscuits için Türkiye’den herhangi bir para çıkışı olmayacağı anlamına geliyor. Kasım ayında Türklerin yurtdışından toplam varlık alımları 1 milyar 939 milyon olurken bu rakamın 1 milyar 761 milyonu ‘diğer kalemi’nde ayrıca gösterildi. Şirketlerin yurtdışına açılmaları şu anda ülkeden sermaye çıkışına neden olsa da sonraki yıllarda Türkiye’ye kâr transferlerini artırarak cari açık için olumlu sonuçlar doğuracağı muhakkak.

SICAK PARA GİRİŞİ DEVAM ETTİ

Sermaye çıkışı nedeniyle açığının ancak 4.2 milyar dolarını doğrudan sermaye ile finanse eden Türkiye’ye sıcak para akışı ise devam etti. Kısa vadeli sermaye akımlarındaki kuvvetli girişle toplam kayıtlı sermaye 5.8 milyardan 8.7 milyar dolara yükseldi. Uzun vadeli sermaye akımları Hazine’nin 1 milyar dolarlık kira sertifikası ihracı ile 1.4 milyar dolar oldu. Net hata noksan kaleminde görülen çıkış 3.5 milyar dolara yükselerek, resmi rezervlerdeki artışı 0.8 milyar dolarda sınırladı.

İNGİLİZ BISCUITS’E 3.2 MİLYAR DOLAR

3 KASIM 2014: Yıldız Holding, Türkiye tarihinin en büyük tutarlı satın almasına imza atarak, İngiliz United Biscuits’i 3.2 milyar dolara satın aldı. Bu adımla Ülker dünyanın 3. büyük bisküvi şirketi konumuna geldi. 20 saat süren görüşme sonrasında imzalar atıldı.

TOTAL’İN 1.4 MİLYAR DOLARLIK PAYI TPAO’YA

2 HAZİRAN 2014: Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Fransız TOTAL’le Azerbaycan’ın Şahdeniz doğalgaz üretim sahasındaki yüzde 10’luk payını 6 ay içinde 1 milyar 450 milyon dolara satın almak üzere anlaşma imzaladı.

SABANCI’DAN ENDONEZYA’YA 100 MİLYON DOLARLIK YATIRIM

9 OCAK 2015: Sabancı Grubu’nun şirketi Kordsa Global, Endonezya’da 100 milyon dolarlık yeni yatırım yaptı. Şirketin yedi yılda Endonezya’ya yaptığı yatırım 200 milyon doları buldu.

TEXAS’A 150 MİLYON DOLARLIK BORU ÜRETİM TESİSİ KURULDU

11 ARALIK 2014: Borusan Mannesman, Amerika’da Texas Eyaleti sınırları içinde inşa edilecek NGL Boru Hattı Projesi için toplam yatırım tutarı 150 milyon doları bulan tesis kurdu.

KOÇ HOLDİNG’DEN DEFY’YE 56 MİLYON DOLARLIK EK TESİS

24 KASIM 2014: Koç Holding 3 yıl önce Franke’den 324 milyon dolara satın aldığı Defy markasına yatırımlarını hızlandırdı. Yıl içinde Güney Afrika’da 56 milyon dolarlık ilave yatırım yapıldı. Rahim AK, HT GAZETE, (14.1. 2015)

 

15.1.2015

SİYASAL İSLAM: GERİCİ GAZETELERİN CHARLİE HEBDO NEFRETİ BÜYÜYOR: MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE SALYANGOZ SATILMAZ!

Yayınladığı Hz. Muhammed karikatürü nedeniyle gericiler tarafından adeta katliamı meşru hale getirilen ve ardından da silahlı saldırganlar tarafından katliama uğrayan mizah dergisi Charlie Hebdo'nun bugün tekrar Muhamed peygamber karikatürüyle okuyucuların karşısına çıkması Türkiye'de gerici basını çileden çıkardı. Katliama uğrayan Hebdo'nun kapağını 'tahrik' olarak niteleyen 'gazeteler', derginin 3 milyon basmasına "saldırıyı bile reklam aracı yaptılar" yorumunu bile yaptı.

Hükümetin sözünden çıkamayan Türkiye gazetesinin, "Özgürlük bu değil Charlie" başlığıyla Charlie Hebdo'ya özgürlük dersi vermeye kalkması dikkat çekti.

Bir diğer gerici gazete olan Akşam ise "İçeride dışarıda tahrik" başlığıyla Charlie Hebdo'nun karikatürünün Türkiye'de haberleştirilmesine tahammül edemedi. Dev puntolar kullanılarak yapılan haberde gazeteler hedef gösterildi.

Güneş gazetesi de "Küstahlığa Sözcü oldular" başlığıyla karikatürü haberleştiren Sözcü ve Yurt gazetelerini hedef gösterdi.

Katliama uğrayan Charlie Hebdo'ya Türkiye'de verilen desteği 'Müslüman mahallesinde salyangoz satmak' olarak niteleyen Milli Gazete, Charlie Hebdo'nun Muhammed peygamber karikatürüyle dört milyon baskı yapmasını edepsizlik olarak tanımladı.

Yeni Akit gazetesi ise yine gericilikte bayrağı en önde taşıdı. Gazete, katliama uğrayan Charlie Hebdo'nun Muhammed peygamber karikatürüyle çıkmasını 'yaşananlardan ders almamak' diye gördü!

Vahdet gazetesi, Charlie Hebdo'nun kapağına 'tam gaz tahrik' yorumu yaptı.

Milat gazetesi, Charlie Hebdo'yu 'arsız' olarak gördüğü haberinde karikatürü buzladı. Gazete, derginin baskı sayısını artırmasını "Dergi saldırıyı bile reklam aracı yaptı" diye eleştirdi. ■ Birgün, (15.1. 2015)

 

DEİ, DIŞ TİCARET, DIŞ AÇIK: 10 YILDA 721 MİLYAR DOLAR DIŞ TİCARET AÇIĞI

Türkiye’nin son 10 yıl içindeki ihracatı 1,2 trilyon dolara çıkmasına rağmen, ithalatı 1,9 trilyon doları geçti ve 10 yılda 720 milyar dolar açık verildi

Türkiye’nin 2005-2014 yıllarını kapsayan son 10 yılında dünya ile olan ticareti hızla artarken ithalatı ihracatından daha hızlı arttı ve 10 yılda dış ticaret açığı 721 milyar dolara ulaştı.

2014 yılının 150 milyar dolar ihracat ve 240 milyar dolar ithalat ile kapanması beklenirken dış ticaret açığının da 90 milyar doları geçmesi bekleniyor.

Yüzde 2,5 olarak gerçekleşmesi beklenen büyümeye rağmen açığın 90 milyar doların altına düşmemesi, Türkiye açısından önemli bir kırılganlık kabul ediliyor ve bundan dolayı da Türkiye cari açığını, milli gelirinin yüzde 5,5’unun altına düşüremiyor.

İHRACAT-İTHALAT

Türkiye, 2005’te 73,5 milyar dolar olan ihracatını izleyen yıllarda artırdı ve 2008’de 132 milyar dolara çıkardı.Ancak 2009 krizi ile birlikte ihracat 102 milyar dolara geriledikten sonra izleyen büyüme yıllarında 150 milyar dolar eşiğini aştı. Böylece 10 yılda ihracat 1,2 trilyon doları buldu.

Buna karşılık ithalat da 2005’te 117 milyar dolar iken izleyen yıllarda arttı ve sadece kriz yılı 2009’da geriledikten sonra 2011 itibariyle 240-250 milyar dolar basamağına geçti. Son 10 yılda ithalatın toplamda 1,9 trilyon doları geçtiği görülüyor. İhracatın hızının ithalattan geride kalmasında, izlenen döviz kurunun ithalatı daha çok cezp etmesi etkili. Ayrıca ihracatın girdi yönünden ithalata bağımlılığı , artan ihracatın ithalatı da kamçılaması sonucunu doğuruyor.

DIŞ AÇIK...

İthalatın ihracattan daha hızlı artması sonucu, dış ticaret açığı da 2005’te 43 milyar dolar olan düzeyinden 2011’de 116 milyar dolara kadar çıktı. Dış ticaret açığının büyümenin yüzde 2,5’a gerilediği 2014’te bile 90 milyar doları geçtiği tahmin ediliyor.

Son 10 yılın aritmetik ortalaması alındığında, Türkiye’nin yılda 117 milyar dolarlık ortalama ihracatına karşılık yılda 187 milyar dolar ithalat yaptığı ve ortalama olarak yılda 72 milyar dolar dış ticaret açığı verdiği görülüyor.

Yine son 10 yılın ortalamaları üstünden bakıldığında, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 62,5’u ancak buluyor. Bu oranın 2005’ten bu yana değişmemiş olması, Türkiye’nin dış ticaret açığını daraltma konusunda başarılı olamadığının göstergesi olarak değerlendiriliyor.

***

10 yılda ortalama 72 milyar dolar dış ticaret açığı verildi; rekor 2011’de kırıldı ve açık, 106 milyar dolar oldu. ■ Birgün, (15.1. 2015)

 

16.1.2015

DOLAR 2,32’I AŞTI

İsviçre Merkez Bankası'nın şokuyla dalgalanan dolar, Erdoğan'ın Merkez Bankası eleştirisi sonrasında 2,32'yi gördü.

Dolar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkez Bankası'nın faiz politikasına yönelik sert eleştirisi sonrasında 2,32'yi gördü. Dolar/TL bankalararası piyasada 2,32'yi aşarak 2,3220'yi gördü. 14:41'te bu seviyeyi gören dolar, 14.50 itibariyle 2,32'nin altında işlem görüyor.

İsviçre Merkez Bankası'nın (SNB) sürpriz bir kararla Euro/frank kurunda taban seviye uygulamasına son vermesi, piyasalarda şok etkisi yaratırken küresel risk iştahında yaşanan dalgalanma dolar/TL'ye de aynı şekilde yansıyor.

Dün İsviçre kararı ile 2.30'un üzerine çıkan ancak yönünü tekrar aşağı çevirerek 2.28'li seviyelere gerileyen dolar/TL gece hacimsiz piyasada 2.33 seviyesini geçti. Kur güne TSİ 08.42'de 2.3087/2.3139 seviyesinden başlarken sepet bazında TL 2.4981/2.5032 seviyesinde işlem gördü. ■ Akşam, (16.1. 2015)

 

SIYASAL ISLAM, DINCILIK:  BIR KARIŞ SAKALLI HOCALARI NEDEN PROTESTO ETMIYORSUNUZ?

İlahiyatçı İhsan Eliaçık, Peygamberimize yönelik karikatürlerin asıl kaynağının, yalan yanlış ifadelerin yer aldığı hadis kitapları olduğunu söyledi.

İlahiyatçı İhsan Eliaçık, Batı'da yayınlanan Peygamberimize ait karikatürlerin kaynağının yalan yanlış bilgilere dayandığını söyledi. Hadis kitaplarında olmadık yanlışları örnekleriyle anlatan Eliaçık, Müslümanlar'ın öncelikle kendi dinlerine ilişkin kendi kaynağıyla yüzleşmeleri gerektiğini söyledi.

İhsan Eliaçık: Bir karış sakallı hocaları neden protesto etmiyorsunuz?

İhsan Eliaçık, CNN Türk'te Şirin Payzın'ın sorularını cevapladı. Müslümanlar'ın kendi dinlerine karşı şok eleştirilere hazır olması gerektiğini söyleyen Eliaçık, bunun Kur'an-ı Kerim'de de bulunduğunu anlattı. Kur'an-ı Kerim'de "dinle alay edilmesi halinde, söz değiştirince oradan ayrılın" ifadesinin yer aldığını söyleyen Eliaçık, Peygamberimizle ilgili olarak Batı'da yer alan karikatürlerin asıl kaynağının hadisler olduğunu ileri sürdü. İşte Eliaçık'ın canlı yayındaki o sözleri;

"Cumhuriyet gazetesi Peygamber'e hakaret etmek için, aşağılamak için, İslam'ı yerlerde süründürmemek için o karikatürleri basmak istemiyor bence. Niyeti o değil. Müslümanlar'ın inançlarına, itikatlarına şok eleştirilere hazırlıklı olmaları gerekiyor bence. Bunu karşılayacak genişliğe sahip olmaları gerekir.

"KUR'AN-I KERİM ÖLDÜRÜN DEMİYOR"

Kur'an-ı Kerim'in emri böyle. Kur'an diyor ki sizin dininize yönelik bir eleştiri olduğu zaman, söz değiştirene kadar oradan uzaklaşın diyor. Bir ceza verin demiyor, hele hele öldürün hiç demiyor. Pekala ne diyor? Dinleyeceğiz, ne diyor acaba? Adam neden rahatsız. O Peygamber'e hakaretse, "Peygamber 30 erkek gücündeydi", "İdrarını bir kadına içirdi ve kadın şifa buldu" diyen, hadis kitaplarında geçenler Peygamber'e hakaret olmuyor mu? Bunları hocalar çıkıyor, televizyonlardan anlatıyor. Bir karış sakalıyla anlatıyor. Onları neden protesto etmiyorsunuz? Onlara karşı niye bir çift söz söylemiyorsunuz?

"O KARİKATÜRLERİN KAYNAĞI..."

Batı'daki Peygamber karikatürleri, Batı'daki Peygamber eleştirilerin kaynağı bizdeki hadis kitaplarıdır. Adam Danimarka'da bir karikatür cizdi. Karikatürde Peygamber çadırda oturuyor ve önüne gelen kadınla yatıyor sabaha kadar. Sen hadis kitabında diyorsun ki 30 erkek gücünde ve hanımlarını sabaha kadar sırayla geziyor diye. Neden kızıyorsun bu senin kaynağında var. Sen kaynağınla yüzleşmemişsin. Sen bu kaynakla dünyanın karşısına çıkamassın. Sen bu sorgulanmamış din anlayışınla Avrupa'nın karşısına çıkamassın. Dünyaya İslam'ı anlatamayız. Bunları önce temizlememiz lazım. Benim bildiği insan güzeli, erdemli, mükemmel bir insan olan Peygaberimi neden eleştiriyor diye bakıyorum. Eşiyorum, eşiyorum bakıyorum yalan yanlış rivayetlere bakılmış. Peygamber böyle anlatılıyor.

TARTIŞILABİLİR AMA ŞARTI VAR

Bu tür eleştirileri ben faydalı buluyorum. Siyasetçiler faydalı bulmayabilir. Benim mantığım siyasetçilerden farklı işliyor. Ben dini alanın, tartışılmaz olmaktan çıkarılmasını istiyorum. Bir ülkede kutsalla perdelenmiş, tartışılmaz hale getirilen alan tartışılabilirse o ülkede herşey tartışılabilir hale gelir. İktidar da tartışılabilir, görüşlerde fikirlerde tartışılabilir." ■ Cumhuriyet, (16.1. 2015)

 

17.1.2015 

GENÇLERDE İŞSİZLİK YÜZDE 20’YE DAYANDI

Ekim döneminde işsizlik yüzde 10.4 oldu. Buna göre resmi işsiz sayısı 3 milyon 43 bin kişi olarak belirlendi. Genç işsizlik oranı yüzde 19.7 olurken, gerçek işsiz sayısı da 5.4 milyon olarak hesaplandı

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2014 yılı Ekim döneminde 3 milyon 43 bin kişi olarak açıklandı. İşsizlik oranı da yüzde 10.4 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 9.1 kadınlarda yüzde 13.3 oldu. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı yüzde 12.5 olarak kaydedildi. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı yüzde 19.7 ve 15-64 yaş grubunda bu oran yüzde 10.6 olarak gerçekleşti.

26.1 MİLYON İSTİHDAM

Türkiye İstatistik Kurumu’nun İşgücü İstatistiklerinde Eylül, Ekim ve Kasım aylarını kapsayan Ekim 2014 döneminde 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin sayısı, 26 milyon 138 bin kişi, istihdam oranı yüzde 45.7 oldu. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 5 milyon 404 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 20 milyon 734 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin yüzde 20.7’si tarım, yüzde 20.5’i sanayi, yüzde 7.7’si inşaat, yüzde 51.2’si ise hizmetler sektöründe yer aldı.

YÜZDE 35 KAYIT DIŞI

İşgücü nüfusu 2014 yılı Ekim döneminde 29 milyon 181 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise yüzde 51 olarak gerçekleşti. Kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 35 olarak gerçekleşti. Bu oran tarım sektöründe yüzde 82.9 oldu.

GENÇLERDE SON 5 YILIN ZİRVESİ

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam rakamlarına baktığımızda hem istihdamın hem de işsizliğin arttığı gözlendi. Bu durum ekonomik büyümenin, işgücüne katılan nüfusa istihdam sağlamakta yetersiz kaldığını gösterdi.

Buna göre, mevim etkilerinden arındırılmış rakamlarla istihdam bir önceki döneme kıyasla 132 bin kişi artarak 26 milyon 58 bin kişi oldu. İşsizlerin sayısında 2014 yılı Ekim döneminde, bir önceki döneme göre 9 bin kişilik artış gerçekleşti. İşsizlik oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 10.6 olurken isşiz sayısı 3 milyon 95 bin kişiye yükseldi. Böylece 2009 Eylül döneminden bu yana görülen en yüksek işsiz sayısına ulaşıldı. Arındırılmış rakamlardaki genç işsiz sayısına baktığımızda da bu oran yüzde 19.5 ile 2010 yılı Eylül döneminde görülen yüzde 19.6’lık orandan bu yana en yüksek düzey oldu.

ARTIŞ SÜRECEK

İstihdam rakamlarına 28 milyon 68 bin kişilik işgücüne dahil olayan nüfus içinde yer alan iş aramayıp çalışmaya hazır olan 2 milyon 384 bin kişiyi eklediğimizde toplam işgücü rakamı 31.5 milyona ulaşıyor. İstihdam içinde yer alan 2.3 milyonluk işsizi resmi işsizlik rakamına dahil ettiğimizde gerçek işsizlik rakamı 5.4 milyona ulaşıyor. Gerçek işsizlik oranı da yüzde 17.2 oluyor. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) Ekim dönemi işgücü verilerinden yaptığı analize göre, tarım dışı işsizlik Kasım 2014 döneminde de artacak. ■Aydınlık, (17.1. 2015)

 

İSLAM, BOP, DİNCİLİK: IŞİD’İN TÜRKİYE’DE MİLYONLARA VARAN BİR TABANI VAR

Çeşitli kaynakların ve uzmanların 12 bin Türkiye vatandaşının IŞİD’e katıldığı ifadelerine ilişkin konuşan MHP Hatay Milletvekili Şefik Çirkin, “IŞİD’in Türkiye’de yüz binlere hatta milyonlara varan bir tabanı olabileceği iddiası varsayımdan ötedir” dedi. Çirkin, “Hükümet IŞİD’ci bir görüntü verdiği için doğal olarak AKP’nin tabanı IŞİD’e sempati duyuyor. Tabanı suçlayamayız. Suçlu AKP hükümetidir” diye konuştu.

Şefik Çirkin, özetle şunları söyledi: “IŞİD, Suriye ve Irak’ta terör eylemleri yapan bir örgütken acaba Milli Güvenlik Kurulu’nun hangi toplantısına konu oldu. Devletin, Türkiye sınırları içindeki IŞİD mensuplarına karşı hangi operasyonu oldu. Türkiye’nin IŞİD’e destek verdiğini ifade eden çevreler bu iddialarına AKP hükümetinin bu tutumundan dolayı zemin bulmaktadır. AKP’nin bu politikası önemli sorunlara yol açacaktır. Türkiye dış itibarda büyük erozyona uğrayacaktır. Sınırları içinde daha büyük sorunlar yaşanacaktır. IŞİD mezhepçi bir terör örgütüdür. Türkiye’de milyonlarca Alevi vatandaşı yaşıyor. Bu bakımdan da mezhebi bir gerginliğe ve bu gerginliğin çatışmaya yol açması muhtemeldir ki bu da Türkiye’nin felaketi olur.” ■ GÜLER YILMAZ, Aydınlık, (17.1. 2015)

 

18.1.2015

BÖLÜCÜLÜK: KAYMAKAMLIK BİNASINA ROKETATARLI SALDIR
http://www.sarizeybekhaber.com.tr/haberler/kaymakamlik-binasina-roketatarli-saldiri-h1110.htmlCizre'de kaymakamlık binasına teröristlerce roketatarlı saldırı düzenlendi. Olayda ölen ve yaralanan olmadı, binada hasar oluştu. Şah Mahallesi Orhan Doğan Caddesi'ndeki Kaymakamlık binasının ikinci katına teröristlerce roketatarlı saldırı gerçekleştirildi. Saldırının ardından aynı binanın zemin katındaki Şehit Murat Akançay Polis Karakolu'nda görevli polisler havaya uyarı ateşi açtı. Roket mermisinin isabet ettiği odanın boş olması nedeniyle olayda ölen ve yaralanan olmazken binada hasar meydana geldi.  Saldırının ardından güvenlik güçleri roketatarın atıldığı tahmin edilen Veteriner Caddesi ve ara sokaklarında güvenlik tedbiri aldı. Teröristlerin yakalanması için başlatılan çalışma sürüyor. ■ http://www.sarizeybekhaber.com.tr/, (18.1. 2015)

 

FAİZ: MERKEZ BANKASI'NA HÜKÜMETTEN SON ŞOK!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın cuma günü eleştirdiği Merkez Bankası'nın yasasında değişiklik yapılacak.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Merkez Bankası Yasası'nın değiştirilebileceği sinyalini verdi.

Viyana'da düzenlenen fikir sofrası toplantılarında konuşan Zeybekci "Yasayı değiştirmeyi düşünüyor musunuz"şeklindeki soru üzerine şunları söyledi: 

"Evet. MB'ye fiyat istikrarının yanında büyümeyi, üretimi, ihracatı destekleme görevi verilmeli. Olması gereken faizde cesur davranıp öne geçmemiz. Cumhurbaşkanı'nın tepkilerini haklı buluyorum. Hiçbir MB siyaseten hesap verme yükümlülüğü olan makama bu kadar direnmemeliydi. Bunun negatif sorumluluğu bize ait. Erdem Başçı kötü bir adam mı çıktı, hayır onu seviyorum konuşuyoruz da niye yapmıyor? Konu dönüp dolaşıp MB Yasası'na geliyor. MB'nin özerkliği mi, bağımsızlığı mı derseniz bağımsızlığı. Üzerimize düşeni söylüyoruz ama MB'yi de yıpratmamak lazım." 

cnbc-e'nin haberine göre, Zeybekci, "Bu reel faiz sanayici ve üretici açısından katlanılabilir bir reel faiz değil. Dünyayı ve Türkiye'deki piyasaları arkadan takip ediyoruz. Tam tersi bir politika uygulamalıydık. Şu anda üçüncü faiz indirimini konuşmalıydık" dedi. ■ http://www.internethaber.com, (18.1. 2015)

 

DOLAR: İSVİÇRE’NİN KUR ŞOKU DÜNYAYA YAYILIYOR

Merkez Bankası’nın faiz indirimi ve minimum kur uygulamasına son vermesi dünya piyasalarında deprem etkisi yaptı. New York piyasalarında iflaslar görülürken, dolar TL karşısında 2.31’e çıktı

İsviçre’nin minimum kuru sonlandırmasının ardından, İsviçre Frank’ının dolar karşısında yüzde 30 değer kazanması küresel piyasalarda şok etkisi yaratırken, kayıplar da hızla  yükseliyor.Dalgalanma dolar/TL’ye de yansıdı, dolar 2,31’i aştı. ABD’nin en büyük perakende döviz aracı kuruluşu, müşteri borçlarının sermaye kurallarına uygunluğunu tehdit ettiğini belirtirken, Yeni Zelanda merkezli dealer iflas etti.

ABD, Yeni Zelanda
Son çeyrekte yıl 1.4 trilyon dolar ile rekor seviyede bireysel işlem gerçekleştiren FXCM Inc., İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) minimum kur uygulamasını sonlandırma kararı almasının ardından müşterilerin hesaplarda 225 milyar dolar borçlu hale geldiğini belirtti. Global Brokers NZ Ltd. ise kararın iş üzerinde yarattığı etkilerinin kepenk kapatmaya zorladığı açıklamasında bulundu.
Londra’daki National Australia Bank Ltd. İngiltere ve Avrupa araştırma müdürü Nick Parsons, “Daha fazla kayıp görülmez ise şaşırırım. İsviçre Merkez Bankası’nın yaptığı 180 derece dönüş idi. İnsanlar zarar görmüş ve ihanet edilmiş hissediyor” dedi.

Kayıplar büyük
Deutsche Bank AG, UBS Group AG ve Goldman Sachs Group Inc. gibi bankalarda bulunan Londra’daki dealerlar, SNB’nin açıklama ile piyasalara sürpriz yapmasının ardından siparişleri işleme almakta zorluk çekti. İsviçre Frank’ı, euro karşısında yaklaşık yüzde 41 yükselerek rekor artış gösterdi. Frank, Bloomberg tarafından takip edilen 150’den fazla para biriminin tümü karşısında yüzde 15’ten fazla değerlendi.
FXCM Inc. 15 Ocak’ta konu ile ilgili, “SNB kararının ardından euro-frank paritesindeki volatilite görülmemiş şekilde yükseldi ve müşteriler önemli kayıplar yaşadı. Bu durum yaklaşık 225 milyar dolarlık negatif hisse senedi dengesi oluşturdu” dedi.

TL karşısında düştü
İsviçre Merkez Bankası kararı piyasalarda şok etkisi yaratırken küresel risk iştahında yaşanan dalgalanma dolar/TL’ye de yansıdı, dolar 2,31’i aştı. İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) sürpriz bir kararla Euro/frank kurunda taban seviye uygulamasına son vermesi, piyasalarda şok etkisi yaratırken küresel risk iştahında yaşanan dalgalanma dolar/TL’ye de aynı şekilde yansıyor.Euro, İsviçre Merkez Bankası’ndan gelen faiz indirimiyle Türk Lirası karşısında 2,6574’ü görerek Eylül 2013’ten bu yana en düşük seviyeye geriledi.

Jordan: Kaçınılmaz sondu

İsviçre Merkez Bankası Başkanı Thomas Jordan, “Karar kaçınılmazdı ve bu önlemi daha fazla erteleyemezdik” dedi. İsviçre Merkez Bankası Başkanı Thomas Jordan, bankanın faiz indirimi ve minimum kur uygulamasına son vermesine ilişkin, “Karar kaçınılmazdı ve bu önlemi daha fazla erteleyemezdik” dedi. Jordan, İsviçre Merkez Bankasının, Euro başına 1,20 frank olarak tuttuğu minimum kur uygulamasına son vermesinin ardından basın toplantısı düzenledi. Minimum kur uygulamasına, İsviçre frangının olağanüstü değerlendiği ve finansal piyasalar üzerindeki belirsizliğin son derece yüksek seviyeye geldiği bir dönemde son verildiğini bildiren Jordan, “olağanüstü ve geçici” olarak nitelediği kararın İsviçre ekonomisinin zarar görmesini engellediğini söyledi. Kararın sürpriz bir şekilde alınması gerektiğini ifade eden Jordan, “Karar piyasaları şaşırttı ancak bu başka türlü yapılamazdı” ifadesini kullandı.  İsviçre Merkez Bankası, açıkladığı kararlarla minimum kur uygulamasına son verirken, mevduat faizini de yüzde eksi 0,75’e düşürmüştü.

Gartman: Bugüne kadarki en kötü karar

Ünlü ekonomist Dennis Gartman, İsviçre Merkez Bankası’nın son hamlesinin bugüne kadar gördüğü en kötü merkez bankası kararı olduğunu söyledi. Gartman,  piyasaları sarsan İsviçre Merkez Bankası kararına yönelik, “Bu gerçekten kendi adlarına aptalca bir karar ve dünyada bir çok kişiye büyük oranda zarar verecek. Bugüne kadar gördüğüm en kötü merkez bankası kararı” dedi. İsviçre Merkez Bankası (SNB) Euro/frank kurunda üç yıldır sürdürdüğü müdahale kuru uygulamasına sürpriz şekilde son verdi. Gartman, “Böyle bir şeyin olacağına dair hiç mesaj vermediler. Yüklü miktarda para, İsviçre Frangı harcıyorlardı. Daha öncesinde bunun kalıcı olacağına dair söz verdiler. Para biriminizi savunmak için müdahale yapmak oldukça zordur ama para biriminizin değerini düşürmek ya da düşük seviyede tutmak kolayca başarılabilir” dedi. Gartman, İsviçre Merkez Bankası’nın bu para politikasından sıyrılarak milyarlarca dolar zarar edeceğini de sözlerine ekledi. ■ http://www.internethaber.com, (18.1. 2015)

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura