Diğerleri > Sis Çanı
04-09-2015
NELER OLDU 13-18 HAZİRAN 2015 (bölücülük, yabancı sermaye, DEİ, BOP, tarım, kadın, işsizlik, FED, UÖŞ)

Cihan Dura

4.9.2015


13.6.2015

BÖLÜCÜLÜK: HDP ile KARDEŞİ DBP


HDP, Halkların Demokrasi Partisi’nin bir kardeşi var: Demokratik Bölgeler Partisi, kısası DBP

O da eşbaşkanlı. İkisi birlikte, demokrasiyi birey-yurttaş temelinde ve ülke genelinde değil, “halklar” ve “bölgeler” üzerine inşa edeceklerini seçtikleri adlarla ilan ediyorlar.

Şimdi baş rol HDP’de.

HDP, Türkiye’de anayasa ve siyasal rejimi “halklar”, yani milliyet, etnik topluluk, ulusal azınlıklar temelinde değiştirmek için uğraşıyor. Kısacası etnikçiliği, güney doğu Anadolu bölgesinden çıkarıp tüm ülkeye yayıyor. 

Amacı şu: Anayasa değiştirilsin, etnik topluluklar siyasal kimlik olarak kabul edilsin, anadiller resmi dil olsun, eğitim-yargı başta yaşamın tüm alanları “çok-milliyetli” hale getirilsin. Bunun için “Türk vatandaşlığı” ve Türkçe’nin resmi dil olması engel; bu engel anayasadan çıkarıl
acak. 

Çıkarılacak sözcükler konusunda 2012 yılında AKP ile anlaşmışlardı; CHP yönetimi de bu anlaşmayı uygun bulmuştu. Ama olmadı, Anayasa’yı değiştiremediler. 

Şimdi, Haziran 2015 seçimlerinin hemen ardından, belli başlı çıkar çevreleri “çözüm süreci”ne göre koalisyon derlerken, hiç kuşkunuz olmasın, anayasayı bu yönde değiştirme gücü yakalamaktan söz ediyorlar. HDP’nin ardından bakan Kandil-HPG, “silah bırakmak da neymiş, önce çözüm sürecini tamamlayın bakalım” derken, anayasadan söz ediyor. 

HDP bütün bu süreçte, “milleti bakımından bölünmez bir bütün” olan Türkiye’yi yurttaşları bakımından bölme hedefi güdüyor. Böylece ulusal devlet yerine milliyetler devleti yaratabilecek. 

Kardeş DBP beklemekte.

Yedekte bekleyen DBP, şimdilerde köşeye çekilmiş, kardeşinin ne kadar mesafe alacağına bakıyor. Öyle ya, “millet” yerine “milliyetler devleti” getirildiğinde bu rejim nasıl örgütlenecek? Bunun bir şekilde toprağa yerleştirilmesi gerekir. Bir şekilde bedene kavuşturulması gerekir. 

Kardeş DBP, milliyetler devleti kurulması için ipin ucu göründüğünde, büyük ve yaratıcı çözüm gücü olarak sahnenin önlerine doğru yürüyecek. Ülke bölgelere ayrılsın, bölge idareleri kurulsun; anayasanın tanıdığı “etnisiteler”in anadilleri, artık her biri siyasal kimlik sahibi olduğuna göre, bir bölgede hangi etnisite çokluk ise onun anadili o bölgede resmi dil olsun.

Zaten büyüklerinden BDP, 2012 yılında TBMM’nde kurulmuş olan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na bu önerileri resmi olarak vermişti. Hazırlık hiç yok değil. 

DBP, “ülkesi bakımından bölünmez bir bütün” olan Türkiye’yi toprağı bakımından bölme hedefi, yani eyaletler devletinin ortaya atılması için hazırda bekletiliyor. 

Atlantiğin iki yakasında heyecan var.

Atlantik dünyasının iki yakası da HDP’yi seviyor. Zamanı gelince kardeşini de sevecek. Atlantiğin iki yakası, ABD ile AB, Irak’a olduğu gibi, dünyanın her köşesine barış, özgürlük ve demokrasi götüren çağdaş merkezler. HDP de kardeşi de zaten barış ve demokrasinin partileri! Kardeşi henüz çok küçük, ama HDP büyüdü ve Diyarbakır’dan yola çıkıp İstanbul finans-medya çatıları üzerinden Brüksel ve Washington’a uzanmış durumda. 

Avrupa Birliği’nin HDP sevgisi en çok “milliyetlere özerklik” hedefine bağlanmış görünüyor. ABD’nin sevgisi ise, kardeş DBP ile birlikte “etnik bölgelere özerklik” çerçevesinde daha da kabaracak gibi. Etnik bölgeler/eyaletler hayali, Atlantik’in iki yakasında besbelli, çok heyecan yaratıyor. 

Yüz yıl önce yine böyle heyecanlı idiler. Muradları gerçekleşmedi. Bu heyecanı bir yüzyıllığına daha erteletme mücadelesini sürdürmek de bizim için onurlu bir iş olacak. ■Birgül AYMAN GÜLER, http://baguler.blogspot.com.tr/, (13.6.2015)

YABANCI SERMAYE , SICAK PARA: SICAK PARADA KAÇIŞ SÜRDÜ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık menkul kıymet istatistiklerine göre, yurt dışında yerleşik kişiler 1-5 Haziran haftasında net 131.9 milyon dolarlık hisse senedi, 113.9 milyon dolarlık devlet iç borçlanma senedi (DİBS) sattı.

Yurt dışında yerleşik kişilerin önceki hafta 53 milyar 193.1 milyon dolar olan hisse senedi stoku, 5 Haziran haftasında yaptıkları 131.9 milyon dolarlık net satış ve hisse senedi değerlerindeki düşüşle 51 milyar 328.6 milyon dolara geriledi. BIST 100 endeksi aynı dönemde dolar bazında yüzde 1.21 değer kaybetmişti.

Yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku ise aynı dönemde yaptıkları 113.9 milyon dolar tutarındaki net satışla 40 milyar 691.5 milyon dolardan 40 milyar 60.9 milyon dolara geriledi.

Yabancılar böylece, DİBS’den son üç haftadır, hisse senetlerinden de son iki haftadır net çıkış yaptı.

DİBS’teki çıkış son üç hafta itibarıyla 878.6 milon dolara ulaştı. Hisse senetlerindeki çıkış da son iki haftada 221.7 milyon doları buldu. ■Aydınlık, (13.6.2015)

14.6.2015

DEİ, ÖDEMELER DENGESİ: DÖVİZ GİRİŞİ AZALDI

Merkez Bankası’nın açıkladığı Ocak-Nisan ödemeler dengesi rakamlarına göre, Türkiye’ye kayıtlı olarak gelen döviz, geçen senenin aynı dönemine göre 2.5 milyar dolar azaldı. 2014 yılının ilk 4 ayında 8.3 milyar dolar döviz girişi olurken, bu sene ilk 4 ayda giren döviz 5.8 milyar dolara geriledi.

Net hata ve noksan kalemi, yani nereden geldiği bilinmeyen döviz girişi ise geçen seneye göre, 0.7 milyar dolar arttı.

Ödemeler dengesi, Türkiye’de devlet, Merkez Bankası, özel ve tüzel kişilerin (tüm şirketler ve bankalar), aynı paralelde yabancı yerleşiklerle yaptığı ekonomik işlemlerdir.

Bu işlemler sonucu, cari işlemler açığı veya cari işlemler fazlası oluşur. Söz gelimi biz 2002 yılından beri cari açık veriyoruz. Çin ise sürekli cari fazla veriyor.

Dış ticaret açığımız cari açıktan daha yüksektir. Dış ticaret açığının bir kısmını turizm gelirleri ile kapatıyoruz. Geride cari açık kalıyor.

1) Bu sene ilk 4 ayda geçen seneye göre cari açık azaldı. Geçen sene 16.7 milyar dolar olan cari açık, bu sene 14.5 milyar dolara geriledi. 2.2 milyar dolar azaldı.

2) Doğrudan yatırımlar, Türkiye’de sıfırdan yatırım yapmak için, mevcut bir işletmeyi satın almak için veya Türkiye’de mevcut yatırımına ilave yatırım yapmak için gelen yabancı sermaye ile gayrimenkul satın almak için gelen yabancı sermayeden oluşur. Doğrudan yatırım sermayesi bu sene 2014 yılına göre daha az gelmiş. Yabancılar Türkiye’den daha az gayrimenkul almışlar. (Bkz.Aşağıdaki tablo)

3) Borsanın ağırlıklı olduğu Portföy Yatırımlarında bu sene net 0.8 milyar dolarlık çıkış olmuş.

4) Dış krediler, yabancıların bankalardaki hesapları ile devletin ve özel sektörün (bankalar dahil) yurt dışından çeşitli vesilelerle aldıkları net dış kredidir. Geçen sene 2.8 milyar dolar olan dış krediler bu sene 4 milyara yükselmiştir.

5) Net hata ve noksan, kaynağı belirsiz döviz girişidir. Her yıl net hata ve noksan kaleminden döviz girişi oluyor. Geçen sene ilk dört ayda bu yolla giren döviz, 6.3 milyar dolar iken, bu sene 7 milyar dolara çıktı.

Net hata ve noksan yoluyla gelen döviz nereden geliyor?

* Ödemeler dengesi verileri farklı kaynaklardan sağlanmaktadır. Zaman ve yöntem olarak bu veriler arasında fark olur ve bu fark artı veya eksi olarak net hata ve noksan kalemine yansır.

* Önceki yıllarda yapılmış dış ticaret işlemlerinden, dövizin sonradan girmesi de etkili olabilir.

* Bir kısmı, rejimin otokratikleşmesi nedeni ile korkup birikimini getiren Rus vatandaşlarının dövizleri olabilir.

* Arap ülkelerinden Güney sınırından giren dövizler olabilir.

Sonuç, cari açığın azalması yanında, döviz girişinin de azalması, cari açık sorununu hafifletmiyor. ■Esfender korkmaz, Yeniçağ, (14.6.2015)

BOP, BÖLÜCÜLÜK, TÜRKMENLER: ABD HAVADAN PKK KARADAN

PKK’nın Suriye kolu PYD, Tel Abyad kentindeki 11 Türkmen köyünü Amerika öncülüğünde kurulan IŞİD’e karşı koalisyonun verdiği destekle ele geçirdi. Amaç, o bölgelere Kürtleri yerleştirmek

Suriye Türkmen Milli Hareket Partisi Başkan Yardımcısı Tarık Sülo Cevizci, PKK’nın Suriye kolu PYD’nin, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin hava desteğiyle Tel Abyad’daki 4 Türkmen köyünü ele geçirdiğini söyledi. Aydınlık’ın bölge kaynaklarından ulaştığı bilgiye göre boşaltılan köy sayısı 11.

'TÜRKMENLER TÜRKİYE'YE DOĞRU YOLA ÇIKTI'
Cevizci, yaptığı açıklamada, PYD’ye bağlı YPG güçlerinin Türkmen köylerini boşaltmayı ve o bölgelere Kürtleri yerleştirmeyi amaçladığını belirtti. Son günlerde Türkmenlere yönelik saldırıların arttığını anlatan Cevizci şunları kaydetti: “Türkmenler öz yurtlarından göçe maruz bırakılıyor. Böylece bölge tamamen Kürtleştirilerek burada bir kanton oluşturulmaya çalışılıyor. ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine bağlı savaş uçaklarının desteğiyle Tel Abyad’a bağlı, Kuneytra’ya sınır Türkmenlerin yaşadığı Dedeler, Babıl Hava, Bilal Çete ve Sirt köyleri dün itibarıyla PYD’nin kontrolüne geçti. Bu bölge, Suriye’de olayların başladığı 2011 yılından beri ilk defa PYD kontrolüne geçen köyler oldu.”

Cevizci, Babıl Hava ve Sirt köyleri çevresinde halen çatışmaların devam ettiğini hatırlatarak “Bunun yanında yine Tel Abyad’a bağlı 12 bin nüfuslu Hamam Türkmen kasabasında yaşayan halkın büyük bölümü Türkiye’ye doğru yola çıktı. Bazıları da terör örgütü IŞİD’in kontrolündeki Rakka’ya sığındı” dedi.

Cevizci, dış güçlerin, Suriye’deki savaşın ardından Kürt yoğunluklu Cezire, Kobani ve Afrin kantonlarını ortaya çıkarttığını belirtti. Daha önce bu kantonlar arasında coğrafi bir bütünlük olmadığını dile getiren Cevizci, “Son gelişmelerle Cezire kantonundan hareket eden PKK-PYD güçleri Kobani kantonu arasında yer alan Tel Abyad’ı ele geçirmeyi planlıyor.

Emellerine ulaşırlarsa burası Kobani ve Cezire kantonuyla birleşecek. Dolayısıyla uluslararası kamuoyunda sıkça konuşulan “Kuzey Suriye Projesi”nin gerçekleşmesi yolunda da ilk adım atılmış olacak. Daha sonra ise Afrin bölgesi bu 2 kantonla birleştirilecek” diye konuştu.

ABD'DEN SAVUNMA
Cevizci, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye sınırına paralel Kürt bölgesi oluşturulmaya çalışıldığını sözlerine ekledi.

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura