Diğerleri > Sis Çanı
03-02-2016
NELER OLDU 13-18 EYLÜL 2015 (Bölücülük, FED, borçlanma, işsizlik, AB, BOP, UÖŞ, Atatürk’e saygısızlık, Dolar, altın, yabancı sermaye)

Cihan Dura

3.2.2016

 


13.9.2015

BÖLÜCÜLÜK, GEÇMİŞ ARAŞTIRMASI: OSLO'DAN BERİ BİLİNİYOR

Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk, terör örgütü PKK'nın çözüm sürecinde binlerce ton patlayıcıyı ve silahı şehir merkezlerinde depolamasına göz yumanların ve seyirci kalanların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Öztürk, "Devletin yetkililerinin haberi olmadı diyemiyoruz çünkü Oslo'da yapılan görüşmelerde çok çarpıcı bilgiler vardı. Orada örgütle toplantıya katılan kamu görevlisi, kamuoyuna yansıyan ses kayıtlarında 'Biliyoruz metropolleri patlayıcılarla doldurdunuz' diyor.

Demek ki her tarafın patlayıcılarla doldurulduğu biliniyor. Bilinmesine rağmen buna seyirci kalınıyor. Seyirci kalırsanız terör örgütü asfaltlara yerleştirdiği o patlayıcıları yeri ve zamanı gelince kullanır" diye konuştu. ■ Bugün, (13.9.2015)

14.9.2015

FED: DÜNYANIN GÖZÜ FED'DE

Piyasalarda gözler ABD Merkez Bankası`nın perşembe günü açıklayacağı faiz kararına çevrildi.

Piyasaların gözü kulağı bu hafta ABD Merkez Bankası'nın (Fed) üzerinde olacak. Fed'in politika yapıcıları 16-17 Eylül’de yapılacak toplantıda 2006’dan bu yana ilk kez faiz oranlarını artırmayı değerlendirecek.

ABD'de, bu hafta çarşamba günü başlayacak Fed Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı öncesinde piyasalarda geçen hafta olduğu gibi dalgalı seyrin sürmesi bekleniyor. Geçen haftanın son işlem gününde açıklanan ÜFE verilerinin beklentilerden yüksek gelmesi ve tüketici güven endeksinin beklentilerin altında kalmasının ardından dolar endeksi analistlerin kısa vadeli destek olarak nitelendirdikleri 95,20 seviyesinin altına gerileyerek 95,05'e indi. Dow Jones endeksi yüzde 0,63, S&P 500 endeksi yüzde 0,45 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,54 değer kazandı. Analistler, perşembe günü açıklanacak Fed faiz kararı ve yarın hareketlenecek veri takviminin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacağını ifade ediyor.

Avrupa tarafında geçen hafta sert bir şekilde dalgalanan pay piyasalarında bu hafta yoğun veri akışının izleneceğini aktaran analistler, yaklaşık 3 haftanın en yüksek seviyesine çıkan euro/dolar paritesinin ise Fed kararına bağlı olarak yönünü çizeceğini dile getiriyor. Cuma günü Almanya'da DAX endeksi yüzde 0,85, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,62 ve Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,04 değer kaybetti. Bugün euro Bölgesi'nde temmuz ayı sanayi üretimi verisi açıklanacak.

Asya tarafında, kararları yarın açıklanacak Japonya Merkez Bankası (BoJ) toplantısı öncesinde açıklanan sanayi üretiminin beklentilerin altında kalmasının ardından Nikkei 225 endeksi yüzde 1,32 değer kaybederken, Çin'de Şanghay bileşik endeksinin şu dakikalarda yüzde 2,5 değer kaybettiği görülüyor.

Yurt içinde geçen hafta 3,0631'e çıkarak tarihi zirvesini gören dolar/TL, pay piyasalarında da tedirginliği artırırken, bu haftaki Fed faiz kararı öncesinde BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 2,19 değer kaybetti ve Mart 2014'ten beri en düşük haftalık kapanışını gerçekleştirdi. Analistler, bu hafta yurt içinde Hazine'nin düzenleyeceği tahvil ihaleleri, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in cuma günü açıklaması beklenen Türkiye değerlendirmesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) beklenti anketinin, yurt dışında ise başta Fed faiz kararı olmak üzere yoğun haber ve veri akışının takip edileceğini vurguluyor. ■ Akşam, (14.9.2015)

15.9.2015

BANKALAR, BORÇLANMA, HALK: VATANDAŞ İCRALIK OLDU, BANKALAR EMLAK ZENGİNİ

Batık krediler 40 milyar lirayı geçerek korkutucu boyutlara ulaşırken icra yoluyla elde ettiği gayrimenkuller bankaları zengin etti. 16 bankanın elindeki gayrimenkul sayısı 6 bin 678’e çıktı.

Ödenemeyen ticari ve bireysel krediler nedeniyle binlerce ipotekli konut, arsa, tarla, fabrika, dükkan bankaların eline geçti. Geri dönmeyen kredilere karşılık haciz yoluyla el koydukları gayrimenkuller nedeniyle bankalar, emlak zengini oldu.

Halkbank’ta 1496, Vakıfbank’ta 1483, Yapı Kredi’de 885, Denizbank’ta 516, Ziraat Bankası’nda 438, Garanti’de 376, Türkiye Finans’ta 362, Finansbank’ta 361, Türkiye Ekonomi Bankası’nda 285 İş Bankası’nda 189, ING Bank’ta 133, Albaraka Türk’te 128, Akbank’ta 90, Kuveyt Türk’te 19, HSBC’de 10, Fibabanka’da 6 gayrimenkul ilanı yayında. Bankaların elinde yüzlerce konut, mesken, iş yeri, bina, arazinin yanı sıra ofisten mağazaya, tarladan fındık ve meyve bahçesine, villadan otele, mezbahadan düğün salonuna, benzin istasyonundan, LPG dolum tesisi, un, çay, maden suyu, tekstil ve tuğla fabrikasına kadar onlarca değişik gayrimenkul bulunuyor.

Anadolu’da yoğun

Bankaların internet sitelerinde yer alan ilanlara bakıldığında kamu bankaları elindeki gayrimenkul sayısıyla başı çekiyor. İlanların Anadolu’da yoğunlaşması dikkat çekiyor. Halkbank gayrimenkul sayısında 1496 ilan ile ilk sırada yer alıyor. Halkbank üzerinden 6 bin 500 ila 77 bin 500 arasında değişen fiyatlarda 21 arazi satışta. Halkbank’ta ayrıca 195 arsa, undan çay ve tuğlaya kadar çeşitli kategorilerde 18 fabrika, 294 iş yeri, 33 komple bina, 526 mesken, 408 tarla ve Bursa Osmangazi’de 30 bloklu bir proje ilanı var. Bankada 1 milyon liranın üzerinde ise 13 ilan bulunuyor.

10.5 milyonluk fabrika

Halkbank’ın satışa sunduğu 18 fabrikanın toplam bedeli ise 43 milyon 855 bin lirayı buluyor. Bankanın portföyünde Malatya’da muhammen bedeli 10 milyon 500 bin lira olan bir tekstil fabrikası da var.
Yapı Kredi’de 102 milyon 247 bin liralık gayrimenkul satışta. 7 milyon 200 bin liralık tesisten 5 bin liralık arsaya kadar çok farklı kategorilerde çok sayıda gayrimenkul var. Şekerbank’ın internet sitesinde İstanbul’da 24, Ankara’da 71, İzmir’de 72, Bursa’da 24 olmak üzere toplam 803 gayrimenkul ilanı yayında. Akbank’ın portföyünde 30’u iş yeri ve arsa olmak üzere toplam 90 gayrimenkul bulunuyor.

7.5 milyon dolarlık otel

Katılım bankalarının da portföyünde gayrimenkuller bulunuyor. Türkiye Finans’ta 30’u İstanbul’da olmak üzere meskenden, dükkana, villadan büroya toplam 362 gayrimenkul satışta. Albaraka Türk’ün portföyünde 128 gayrimenkul ilanı bulunurken, bu gayrimenkullerin toplam değeri 7 milyon 545 bin dolar ve 69 milyon 929 bin lira. Bu ilanlar arasında İstanbul Üsküdar’da 20 milyon liralık bir malikhane ve Beyoğlu’nda 7.5 milyon dolarlık bir otel de var. Kuveyt Türk’un internet sitesinde ise 19 gayrimenkul ilanı bulunuyor.

40 milyar TL batık

Bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş toplam kişi sayısı 2015 yılının ilk yedi ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artarak 847 bin kişi oldu. Geçen yıl 1 milyon 297 bin 132 kişi borcunu ödemedi. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi verilerine göre Temmuz 2015 itibarıyla toplamda halen borcunu ödememiş ve borcu devam eden kişi sayısı 2 milyon 588 bin 540’a ulaştı.

Verilere göre Haziran 2014’te 31 milyar 868 milyon lira olan bankaların tasfiye olunacak kredilerinin (batık krediler) toplamı, Haziran 2015’te 40 milyar 90 milyon liraya çıktı. Artış oranı yüzde 25.8 olarak tespit edildi. Batık bireysel krediler 14 milyar 530 milyon TL olurken, batık kredi kartları 6.8 milyar TL oldu. ■ Cumhuriyet, (15.9.2015)

HAZİRAN'DA İŞSİZLİK ARTTI

Haziran'da işsizlik oranı yüzde 9,6 gerçekleşti, beklenti yüzde 9,2 idi.

Türkiye genelinde işsizlik, Mayıs - Haziran - Temmuz aylarını kapsayan Haziran döneminde yüzde 9.6 düzeyine yükseldi. İşsizlik oranı geçen Mayıs döneminde yüzde 9.3 ve geçen yıl Haziran döneminde yüzde 9.1 düzeyindeydi.

Türkiye İstatistik Kururumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2015 yılı Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 226 bin kişi artarak 2 milyon 880 bin kişiye yükseldi.

Aynı dönemde; gelişmiş ülkelerde temel işsizlik verisi olarak kabul edilen tarım dışı işsizlik oranı 0.6 puanlık artış ile yüzde 11.7 düzeyine çıktı.

15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı 1.0 puanlık artış ile yüzde 17.7 düzeyine çıkarken,15-64 yaş grubunda bu oran 0.4 puanlık artış ile yüzde 9.7 olarak gerçekleşti.

İstihdam edilenlerin sayısı 2015 yılı Haziran döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 675 bin kişi artarak 27 milyon 261 bin kişi, istihdam oranı ise 0.4 puanlık artış ile yüzde 47.1 oldu.

İstihdam edilenlerin yüzde 22.0’si tarım, yüzde 19.7’si sanayi, yüzde 7.3’ü inşaat, yüzde 51.0’i ise hizmetler sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında hizmet sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0.8 puan artarken, tarım sektörünün payı 0.3 puan, sanayi sektörünün payı 0.4 puan, inşaat sektörünün payı ise 0.1 puan azaldı.

İşgücü 2015 yılı Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 901 bin kişi artarak 30 milyon 141 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0.8 puan artarak yüzde 52.1 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı 0.1 puan artarak yüzde 72.4, kadınlarda ise 1.4 puanlık artışla yüzde 32.3 olarak gerçekleşti.

Haziran 2015 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1.8 puan azalarak yüzde 34.6 olarak gerçekleşti. ■ Milliyet, (15.9.2015)

BÖLÜCÜLÜK, AB, EMPERYALİZM:  AVRUPA’DAN “KÜRT DEVLETİ İÇİN DESTEK” SÖZÜ

İngiliz parlamenter, IŞİD’in ortadan kaldırılması halinde peşmergeye devlet kurmada yardım edeceklerini söyledi

Avrupa Parlamentosu’nun Irak sorumlusu David Campbell Bannerman, Peşmergenin yayın organı Rudaw’a konuştu. Bannerman öncelikli amaçlarının IŞİD’i ortadan kaldırmak olduğuna işaret ederek, destek istedi.

Haklarınızı alacaksınız

Kürtlere karşı “havuç” taktiğine başvuran Bannerman, “Kürtler’in haklarını elde etmelerini ve devlet sahibi olmalarını destekliyoruz” dedi. İngiliz parlamenter, peşmerge güçlerinin moralinin yüksek olduğunu da vurguladı.

Avrupa’dan “Kürt devleti için destek” sözü

Avrupa Parlamentosu’ndan (AP) Kürtlere “Havuç-Sopa” taktiği... AP’nin Irak ile ilişkilerden sorumlu delegasyonunun başkanı İngiliz parlamenter David Campbell Bannerman, “Devlet kurmaları için Kürtler’e destek vereceklerini” söyledi. Ancak Bannerman, bunu söylerken terör örgütü IŞİD’le savaşmalarını da şart koşmuş. Irak’ın kuzeyinde emperyalist güçlerce kurdurulan Peşmerge devletine yakınlığıyla bilinen  Rudaw’a konuşan David Campbell, Kürdistan Bölgesi’nde demokratik sistem ile ülkenin inşa edilmesinin çok önemli olduğunu ve bu modelin desteklenmeyi hakkettiğini belirtti. Campbell, öncelikli amaçlarının IŞİD’i ortadan kaldırmak olduğuna işaret ederek, “Kürtler’i haklarını elde etmelerini ve devlet sahibi olmalarını destekliyoruz” diye konuşmuş. İngiliz parlamenter, IŞİD’in Irak ve Suriye’de elegeçirdiği çok sayıda muhimmat ve cephaneliğe rağmen, Peşmerge güçleri’nin moralinin yüksek olduğuna dikkat çekerek, askeri yardımların süreceğini kaydetti. Suriyeli göçmenleri barındıran ülkelere ayrılan 3 milyon Euro’dan Kürdistan Bölgesi’ne pay ayrılmamasını eleştiren David Campbell, “Türkiye, Lübnan, Ürdün ve başka ülkelere verilecek desteğin Kürdisan Bölgesi’ni kapsamaması büyük bir yanlış” diye onuştu. 2 milyon göçzedenin Kürdistan Bölgesi’ne sığındığını hatırlatan Campbell, sözlerine şunları ekledi: “Kürdistan halkı cömertçe kapılarını açtı. Kürtler’in bir tarihi var ve insanın evinden olmasının ne olduğunu çok iyi biliyorlar. Bu çok büyük ve çözümü kolay olmayan bir sorun. Konu üzerinde daha çok çalışılmalı.” İngilizlerin sıkça kullandığı “Havuç-Sopa” taktiğinde başarılı iş ödüllendiriliyor, başarısızlık ise cezalandırılıyor. ■ Yeniçağ, (15.9.2015)

BÖLÜCÜLÜK, BOP, IŞİD: ANAFORDAN KURTULMAK!

"Koalisyon" uçaklarının, Kilis'in Elbeyli İlçesi'nin karşısındaki Suriye'nin Bab ve Rai bölgelerindeki IŞİD hedeflerini bombaladığı haberleri gürültülü bir şekilde duyurulurken, Rusya Dışişleri BakanıLavrov'un açıklaması genelde yok sayıldı!

Cihan Haber Ajansı'nın geçtiği habere göre Lavrov"Bu koalisyona ait ülkelerden bazı meslektaşlarımız şöyle diyor: Onların elinde IŞİD'in şu veya bu birliklerinin hangi mevzilerde olduğu ile ilgili bilgileri var. Fakat koalisyonun komutanlığı -tabii ki ABD- saldırı yapılmasına izin vermiyor" dedi.

İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yüksek askeri danışmanı Tümgeneral Yahya Rahim Safevi ise IŞİD'in ABD tarafından kurulduğunu belirterek örgüt üyelerinin ayda yaklaşık 2 bin dolar da para aldığını söyledi!

***

IŞİD'in bir Amerikan projesi olduğunu defalarca gündeme getirdik ama kimse anlamak istemedi. Şimdi Rusya ve İran, resmen oyunu deşifre ediyor, Türkiye'yi yöneten kadro ve destekçileri hâlâ anlamak istemiyor.

Üstelik ABD Dışişleri Bakanı John Kerry"Bizim IŞİD ile mücadele konusundaki kararlılığımız büyük ihtimalle yıllar içinde karşılığını bulacak. Kuzeyde ve Batıda Kürt birlikler cesurca savaşıyor ve Sünni aşiretler de sahaya çıkmaya başladı" demiş ve 25 yıllık bir süre öngörmüştü!

IŞİD'in ilk görevi, Kuzey Suriye'den Türkmenleri tasfiye ederek, PKK/PYD'nin Akdeniz'e kader uzanan koridoru ele geçirmesini sağlamaktı.

IŞİD'in asıl görevi ise ABD'nin "İslam içi çatışma stratejisi"ni uygulamaktı.

Türkiye'yi yöneten kadro, koridor tamamlanmak üzereyken duruma müdahale eder gibi oldu ama çözüm olarak İncirlik Üssü'nü koalisyon uçaklarına açarak işi Türkiye açısından tam bir çıkmaza soktu.

***

Rusya, Türkiye'nin Suriye politikasını değiştirebilmek için "Türk Akımı" projesini ertelediğini açıkladı. Bu arada, Mehmet Ali Güller, Rusya'nın Suriye'deki girişimlerini "İncirlik'e karşı Lazkiye" başlıklı bir yazıyla açıkladı. Güller'e göre Putin'in planı, Tartus'daki deniz üssünü, kapasitesini artırmak amacıyla daha kuzeye taşımak ve hemen karşısındaki bölgeye de bir hava üssü inşa etmek... Rusya, bölgeye bir nükleer denizaltı ile 20 adet kıtalararası balistik füze ve 200'den fazla nükleer başlık taşıyan iki savaş gemisi gönderdi.

Yani, mesele daha yeni başlıyor!

***

Türkiye, IŞİD ve PYD konusu bir tarafta dururken PKK saldırıları ile boğuşmak durumunda kaldı. Bu aradaTayyip Erdoğan'ı eleştiren herkes hakkında "Cumhurbaşkanı'na hakaret" ten soruşturma başlatılıyor! Son olarak Nokta dergisi toplatıldı, Hürriyet gazetesine baskın üzerine baskın yapılıyor!

Avrupa Parlamentosu'nun Irak Delegasyonu Başkanı İngiliz muhafazakâr parlamenter David Campbell Bannerman ise "Kürdistan bölgesinde devlet kurmaları için Kürtler'e destek vereceğiz" dedi.

Lafın tamamını da söylüyorlar ama toplum olarak anlamak istemiyoruz! Anlamış olsaydık, ABD ve İngiltere'nin bu yöndeki politikalarına karşı çözüm üretecek millî bir iktidar oluştururduk.

***

Mevcut partilerden millî iktidar çıkmıyorsa, bunda herkesin ama herkesin sorumluluğu vardır. Bir milletin fertleri arasında, tarihi sorumluluktan kaçıp, oyunu da şahsi çıkarlara göre belirlemek gibi bir eğilim varsa, bu sebeple her alanda Amerikan projelerine boyun eğenler öne çıkıyorsa, kimsenin ağlayıp sızlamaya hakkı yoktur.

Allah, aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır! Yani terör yağdırır, mülteci yağdırır, ekonomik kriz yağdırır. Bu sebeple 7'den 70'e herkesin aklını başına toplaması gereken bir durumdayız. Aksi halde, belâ daha da büyüyecek ve bu anafor, Türkiye'yi de içine alacak!

Zaten projenin asıl hedefi de bu! ■ Arslan Bulut, Yeniçağ, (15.9.2015)

16.9.2015

BORÇLANMA, DIŞ: KISA VADELİ DIŞ BORÇ 128 MİLYAR DOLAR

Kısa vadeli dış borç stoku, temmuz ayında geçen yıl sonuna göre, yüzde 3,7 azalarak 128 milyar dolar oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2015 yılı temmuz ayına ilişkin "Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri" ni açıkladı.

Kısa vadeli dış borç stoku temmuz ayı sonu itirarıyla, geçen yıl sonuna göre yüzde 3,7 azalışla 128 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 5,4 düşüşle 90,7 milyar dolar, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku % ise 0,9 artışla 37 milyar dolar oldu.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2014 yıl sonuna göre yüzde 25,7 azalışla 35,9 milyar dolar, yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 11,8 artışla 14,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Banka mevduatı, 2014 yıl sonuna göre yüzde 22,9 yükselişle 26 milyar dolara ve yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 6,3 artışla 14,2 milyar dolara ulaştı.

Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2014 yıl sonuna göre yüzde 2,3 artışla 28,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

KAMU SEKTÖRÜNÜN KISA VADELİ BORCU AZALDI

Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2014 yıl sonuna göre yüzde 8,1 azalarak 16,4 milyar dolara, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 2,9 azalarak 111,3 milyar dolara indi.

Alacaklı bazında incelendiğinde özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 7,6 düzeyinde düşüşle 76,5 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 3,6 artışla 47,3 milyar dolar düzeyinde oldu.

Geçen yıl sonunda 4,2 milyar dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları da 2015 temmuz sonu itibarıyla 3,8 milyar dolar oldu. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 402 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Temmuz sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 53,8'i dolar, yüzde 29,9'u avro, yüzde 13,6'sı TL ve yüzde 2,7'si diğer döviz cinslerinden oluştu.

Bu yılın temmuz sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 170,8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Söz konusu stokun 33,3 milyar dolarlık kısmı, Türkiye'de yerleşik bankaların ve özel sektörün, yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluşuyor. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 12,7, Merkez Bankası'nın yüzde 0,5, özel sektörün ise yüzde 86,8 paya sahip olduğu gözlendi.  ■ Ortadoğu, (16.9.2015)

BÖLÜCÜLÜK, PKK: SİNAN OĞAN’DAN ŞOK AÇIKLAMALAR

MHP’den ihraç edilen eski Iğdır Milletvekili Dr. Sinan Oğan, PKK’nın Ermenistan’ı “ikinci Kandil” yaptığına ilişkin önemli tespitlerde bulundu.

PKK ve HDP’nin Tuzluca üzerinden Ermenistan’a hakim olduğunu öne süren Oğan, “Örgüt Iğdır’ın 7-8 kilometre dışında çadır mahkemesi kurdu adam yargılıyor. Devlet ise bu durumu görmezden geliyor” dedi.

KARAKOL DAYATMASI

SÖZCÜ’ye konuşan Oğan, PKK’nın çözüm sürecinde teröristlerin geçiş güzergahındaki karakolların kapatılması konusunda çok bastırdığını belirterek, bu çabanın Iğdır’da etkili olduğunu savundu.

GEÇİŞLER HIZLANDI

PKK’nın Ermenistan’a geçiş noktasında bulunan Tuzluca’da çok hassas konumda bir karakol olduğunu kaydeden Oğan şöyle konuştu:

“Teröristlerin Ermenistan’a en kolay geçiş noktası olan Tuzluca’daki karakol kapatıldı. 30 Mart yerel seçimlerinde Tuzluca belediye başkanlığını HDP adayı kazandı. HDP ve PKK Tuzluca üzerinden Ermenistan sınırına hakim oldu. Güzergahtaki karakol ve üs bölgeleri kaldırılınca terörist geçişleri hızlandı.

İKİ ÜLKEYE GEÇİŞ

Tendürek dağlarından gelen teröristler Iğdır’dan Ermenistan’a, Ağrı üzerinden İran’a geçiyor. PKK’nın iki ülkeye geçiş güzergahı temizlenmedi. Çözüm sürecinde bu güzergaha ve bölücü örgütü hiç operasyon yapılmadı”

ÇADIR MAHKEMESİ

Oğan, Iğdır’ın hemen dışında çadır mahkemesi kurup adam yargıladığını iddia ederek, “İlin 7-8 kilometre dışındaki Korhan mevkiindeki yaylada örgütün kurduğu mahkemeyi bilmeyen yok. Bu kepazeliğe kimse bir şey yapmıyor. Benzer mahkeme Kağızman’da da var” dedi.

300 PKK’LI VAR

Ermenistan’da “mobilize” durumunda 300 silahlı teröristin faaliyet gösterdiğini belirten Oğan, şöyle dedi:

“Ermenistan’ın işgali altındaki Dağlık Karabağ’da PKK kampı var. Ermenistan’daki 300 terörist mobilize halde olmuş. Ermenistan’dan yurda girip asker-polise eylem yapıyor, aynı güzergahtan geri dönüyor. Adamlar Ermenistan sınırını su yoluna çevirmiş durumda.

FİLMİNİ ÇEKMİŞLER

Sözde o bölgede Rus askerleri sınırı koruyor. PKK’lılar Ermenistan’ın gözetiminde illegal geçiş sağlıyor. Ermenistan tarafından 13 polisin şehit edildiği mayınlı saldırının saniye saniye fotoğrafının çekildiği söyleniyor. Demek ki adamlar saldırının olacağını önceden biliyor.

ÖCALAN SÖYLEMİŞTİ

Terörist başı Öcalan’ın ‘benim için Iğdır-Hatay ile Iğdır ile Mersin son derece önemli. Bu iki noktaya mutlaka kontrol altına alın’ diye talimatı olmuştu. Eski Meclis Başkanı Cemil Çiçek’te belediye başkanlığının MHP’den HDP’ye geçtiği 2009’da ‘Ermenistan sınırına dayandılar’ demişti.

HEDEFE ULAŞILDI

PKK’nın temel stratejisi ve hedefi Ermenistan sınırına dayanmaktı. Bu hedeflerine ulaştılar. Ermenistan’ı ikinci Kandil yaptılar. Ermenistan’ı bir üslenme bölgesi yaptılar. Köylüler ‘Bu akşam şu kadar terörist Ermenistan’dan geçti’ deyip bana bilgi veriyor. Çıplak gözle dahi bu geçişler görülür hale geldi”

OPERASYON YAPIN

Bölgede PKK’ya etkili operasyon emrinin verilmesi lazım. Aksi halde teröristler Ermenistan’dan girip her türlü saldırıyı yapıp oraya kaçmaya devam edecek. Acil önlem alınmazsa bölgede yeni şehit haberleri gelmeye devam eder” Kamil ELİBOL, Sözcü, (16.9.2015)

UÖŞ: HP 30 BİN KİŞİYİ İŞTEN ÇIKARIYOR

İki şirkete ayrılmayı planlayan HP, 30 bin kişiyi işten çıkararak işgücünü yüzde 10 azaltacağını açıkladı.

Teknoloji devi HP, 30 bin kişiyi işten çıkaracağını duyurdu. Yılın sonlarına doğru iki şirkete ayrılmayı planlayan Hewlett-Packard Co dün yaptığı açıklamada düşen taleple başa çıkabilmek için 25 bin ile 30 bin arasında işçi çıkarımına gideceğini duyurdu. Son işçi çıkarımları şirketin 31 Ekim 2014 itibariyle 300 bin olan işgücünün yüzde 10 azaltılması anlamına geliyor.

Şirket çıkarılacak işçilerin dünya genelinde olduğunu söylerken, başka herhangi bir detay belirtmedi. HP tarafından yapılan açıklamada işten çıkarmalarla birlikte toplam yıllık 2.7 milyar dolar daha fazla gelir elde edilmesi planlanıyor.

HP’nin yıl sonu ikiye ayrılmasıyla oluşacak olan diğer şirket HP Inc. bilgisayar ve yazıcı işlerine ağırlık verecek. Bu sektördeki satışlar kişisel bilgisayarların satışının düşmesiyle son dönemlerde darbe yedi. ■ Sözcü, (16.9.2015)

BÖLÜCÜLÜK: DEVLET PKK'YI TOLERE ETTİ

Terör örgütü PKK ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve birçok partilinin ardından bir itiraf da, Galip Ensarioğlu'ndan geldi. AK Parti Kongresi'nde MKYK üyeliğine seçilen Galip Ensarioğlu, devletin çözüm süreci boyunca PKK'yı tolere ettiğini söyledi.

Al Jazeera'ye konuşan Ensarioğlu, "PKK silah bırakmayabilir" derken, şunları kaydetti:

"İran'daki, Suriye'deki gelişmelerden sonra PKK'nin silah bırakmaması refleksini anlayabilirsiniz ama Türkiye'deki silahlı varlığını sürdürmesini anlayamazsınız. Türkiye'deki silahlı varlığına son vermek zorundadır. Bu iradeyi göstermediği zaman da çözüm sürecinin tarafı olamaz. O zaman da devlet bu işi tek taraflı yürütür."

PKK BÖLGEDE ‘PARALEL DEVLET' GİBİ YAPILANDI

PKK'nın çözüm süreci boyunca sadece saldırıları durdurduğunu ve çatışmasızlığa geçtiğini dile getiren Ensarioğlu, "O kadar. İkincisi yok. Ülke dışına çıkacaktı, çıkmadı. 100'ün üzerinde saldırıları oldu. Bütün bölgeyi, işadamlarını haraca bağladı, vergi daireleri kurdu, asayiş birimleri kurdu, kimlik kontrolleri yaptı, mahkemeler kurdu. Çözüm sürecinde bölgede paralel devlet gibi yapılandı. Bunların tamamı çözüm sürecine aykırı ve çözüm sürecini bozacak şeyler. Kendileri de söz verdikleri tek şeyi yaptılar, ateşkes ilan ettiler. Hükümet defalarca yasa çıkardı, operasyonları durdurdu" dedi.

DEVLETE SÖZ VERDİLER, TUTMADILAR

"Bu saydıklarınız olurken yani PKK vergi dairesi kurarken, yollarda asayiş birimleri oluştururken devlet bunları fark etmedi mi? Ya da göz mü yumdu?" sorusunu yöneltilen AK Partili Ensarioğlu, şu yanıtı verdi:

"Hep söz verdiler devlete. 'Bunlar bitecek, durdurulacak, engel olunacak' diye söz verdiler bütün görüşmelerde. Bunlar hep konuşuldu. Çözüm sürecini yürütürken bakın büyük olan hep devlettir. Devlet hep idare etmek zorundadır, tolere etmek zorundadır. Devlet toleranslı davrandı. Çözüm umuduyla ve verilen sözlere de inanarak bunları gündeme getirdi. Ama gelinen süreçte polis, asker vurmaya başladıktan sonra devletin yapacağı başka bir şey yok.

DEVLET BOMBAYA GÖZ YUMAR MI!?

2 yıllık süre içinde sizin samimi bir şekilde amacınız barış ve silahsızlanma ise o zaman iki yıl önce yolun dibine bu bombayı niye koydunuz, bir yıl önce niye bu bombaları yerleştirdiniz. Devlet bombaya göz yumar mı? Devlet bütün bu duyumları müzâkerelerde dile getirir. Bunlar hep devlete, 'Bu bizim kontrolümüz dışında, engel olacağız' diye söz verdiler. Ama gelinen noktada görüldü ki onlar barışı değil savaşı tercih ettiler."

ÖCALAN ROLÜNÜ İYİ OYNADI

Ensarioğlu, terörist başı Öcalan'ın süreç boyunca çözüm için samimi bir gayret ortaya koyduğunu dile getirirken, "Rolünü hep iyi oynadı bana göre. Bugün durumunu bilemiyorum tabii" ifadelerini kullandı.

Kürt vatandaşlara yönelik saldırılar hakkında da konuşan Ensarioğlu, "Amaç buydu zaten. Çatışmayı sivil alana taşımak, sivillerle devleti karşı karşıya getirmek. Batı'da ve Doğu'da halkları karşı karşıya getirmek. Bugün Batı'da sivil ve günahsız Kürtlere yönelik ırkçı saldırılar PKK'nın bugünkü amacına hizmet ediyor. Kendini MHP'li ve ırkçı görüp de sivil Kürtlere saldıranlar Dağlıca baskınını yapanlara, Iğdır baskınını yapanlara hizmet ediyor. Bu saldırıları yapanlar ırkçı kimse... MHP'li olur, CHP'li olur, ulusalcı olur" şeklinde konuştu. ■ Zaman, (16.9.2015)

17.9.2015

GERÇEK İŞSİZLİK ORANI EN AZ YÜZDE 30

Haziran 2015 itibarıyla işsizlik oranı % 9,6 seviyesinde gerçekleşti. Tabii bu TÜİK’in rakamı!..


Gerçek işsizlik rakamları çok daha farklı.

İŞGÜCÜNE KATILIM DÜŞÜK

İşsizlik rakamları hesaplanırken, öncelikle Türkiye’deki işgücü bulunuyor.
Sonra işsiz sayısı işgücüne bölünüp işsizlik oranı ortaya çıkıyor.
Buraya kadar her şey normal. Normal olmayan Türkiye’deki işgücü rakamı.
İşgücü rakamları hesaplanırken, çalışabilir nüfus (15 yaş üstü) içinde çalışan ve çalışmayıp iş arayanlar dikkate alınıyor.
Türkiye’de çalışabilir nüfus 57 milyon 818 bin kişi, bunlardan 27 milyon 261 bini çalışıyor, 2 milyon 880 bini ise iş arıyor.
Kısacası toplam işgücü 30 milyon 141 bin kişi.
İşgücüne katılım oranı ise toplam çalışabilir nüfusun içinde işgücünün yani çalışan ve iş arayan nüfusun oranını veriyor. Bu rakam Türkiye’de yüzde 52.1 yani çalışabilir nüfusun yarısı.

OECD BİRİNCİSİYİZ

OECD ülkelerinde işgücüne katılım oranı ortalama yüzde 72 civarında.
Türkiye işgücüne katılım oranı açısından 34 OECD ülkesi içerisinde en düşük orana sahip ülke.
OECD ülkeleri içerisinde, işgücüne katılım oranı bırakın yüzde 50’yi yüzde 60’ın altında olan ülke yok.
Türkiye’deki işsizlik rakamı, OECD’nin işgücüne katılım oranına göre hesaplandığında, yüzde 30’un üzerinde çıkıyor. Bu da OECD ülkeleri içerisindeki en yüksek işsizlik oranı.
Kısacası bugün Türkiye’deki çalışabilir nüfusun yüzde 72’si (OECD ortalaması) çalışmak isterse, mevcut istihdam düşünüldüğünde işsizlik oranı şu anki işsizlik oranını üçe hatta neredeyse dörde katlıyor. ■ Sözcü, (17.9.2015)

18.9.2015

ATATÜRK’E SAYGISIZLIK: AKP'Lİ BELEDİYE ATATÜRK ANITINI KALDIRIP, YERİNE 'ÇAY BARDAĞI' FİGÜRÜ KOYACAK

Rize’de, belediye tarafından Cumhuriyet Meydanı’nın yeniden düzenlenmesi için hazırlanan ve alana yerleştirilen proje çiziminin yer aldığı tabelada Atatürk heykeli yerine çay bardağı figürünün bulunması tepkilere neden oldu.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Rize Şube Başkanı Ömer Toprak, meydan düzenlemesi adı altında Atatürk heykelinin kaldırılması yönünde girişiminde bulunulması halinde mücadele başlatacaklarını açıkladı. Rize Belediye Başkanı AKP'li Reşat Kasap ise bu konuda henüz alınmış bir karar bulunmadığını söyledi, ancak projeyi doğruladı.

Rize Belediye Başkanı Reşat Kasap, seçim döneminde '10 Numara Projeler' başlığı altında kamuoyuna açıkladığı Meydan Projesi için çalışma başlattı. Cumhuriyet Meydanı'na yerleştirilen tabelada yer alan proje çiziminde Atatürk anıtının yerine çay bardağı figürü yerleştirilmesi ise anıtın kaldırılacağı tartışmalarına neden oldu.

ADD TEPKİLİ

ADD Rize Şube Başkanı Ömer Toprak, Cumhuriyet Meydanına 1980’li yıllarda dikilen Atatürk anıtının, Rize Belediyesi’nin Meydan Düzenleme Projesi adı altında kaldırılacağı yönünde duyumlar aldıklarını söyledi. Konuyla ilgili görüşme talep ettiği Rize Belediye Başkanı Reşat Kasap'tan cevap alamadığını belirten Toprak, bunun üzerine Başkan Kasap'a mektup yazdığını kaydetti. Ömer Toprak, Atatürk heykelinin kaldırılması durumunda her türlü mücadeleyi vereceklerini vurguladı.

BAŞKAN KASAP: BELKİ FARKLI BİR ALANA ALABİLİRİZ

Rize Belediye Başkanı AKP'li Reşat Kasap ise anıtla ilgili olarak, "Sembolik bir proje hazırlandı. Heykelin kaldırılıp kaldırılmaması ile ilgili henüz alınmış bir karar yok. Ancak yapılan törenlerde meydan kilitleniyordu. Yeni meydan düzenlemesinde buna da çözüm getirecek bir formül bulacağız. Belki heykeli farklı bir alana alabiliriz, ancak bu yönde henüz karar vermedik" dedi. ■ Cumhuriyet, (18.9.2015)

DOLAR, ALTIN: FED, BEKLENEN FAİZ KARARINI AÇIKLADI... DOLAR DÜŞÜŞTE

Fed, Çin’deki yavaşlama ve gelişmekte olan ekonomilerdeki krizi görerek faiz artırımını pas geçti. Fed Başkanı Yellen, küresel ekonomideki belirsizliğin ABD ekonomisini kısıtladığını vurguladı.

ABD Merkez Bankası (Fed) merakla beklenen Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında faiz oranlarını değiştirmedi. Piyasalarda da beklenti Fed’in faizleri bu ay değiştirmeyeceği yönündeydi. Dolar/TL ilk tepki olarak 2.98’in altını gördü ancak yönünü tekrar yukarı çevirdi. Piyasa analistleri dolar/TL’nin 2.95 seviyelerine çekileceğini öngörürken, Fed’in aralıkta faiz artırım ihtimalinin devam etmesi ve Fitch’in bugün Türkiye’nin notunu açıklayacak olması piyasada tepkinin sınırlı olmasına neden oldu.

Fed, Çin’deki ekonomik sarsıntı, gelişen piyasalar ve ABD hisse senedi piyasalarındaki oynaklığa vurgu yaptı. Enflasyon ve enflasyon beklentileri ve iş gücü piyasasında daha fazla iyileşmeye odaklanacaklarına işaret etti. Fed’in açıklamasında “Son dönemdeki küresel ekonomik ve finansal gelişmeler ekonomik faaliyeti kısıtlayabilir ve enflasyona aşağı yönlü baskı yapabilir” denildi.

Belirsizlik vurgusu

Fed Başkanı Janet Yellen, yaptığı açıklamada, “Komite, iş gücü piyasasında daha fazla iyileşme görünceye ve yüzde 2’lik enflasyonu hedefine yaklaşıncaya kadar faizi değiştirmeme kararı aldı. Enflasyonda hedefin altında kaldık. Bu, enerji ve ithalat fiyatlarındaki düşüşten kaynaklanıyor. Petrol fiyatlarındaki son düşüş ve doların değer kazanmasının etkilerinin azalması için biraz daha zaman geçmesi anlamına geliyor. Bu geçici etkiler azaldıkça, iş piyasası daha fazla ilerleme kaydettiğinde enflasyon hedefine kademeli olarak ilerleyeceğiz. Temmuzdan bu yana gelişmeler finansal şartları sıkılaştırdı. Çin ve diğer gelişmekte olan ülkelere dair endişeler belirsizliği artırdı. Bu gelişmeler ABD ekonomik faaliyetlerini bir süre kısıtlayabilir. Ekonomik görünümün nasıl şekilleneceği oldukça belirsiz” dedi.

Altın yükseldi

Karar sonrasında altın fiyatları ons başına 1116 dolardan 1129 dolara yükseldi. Avro/dolar ise 1.1421’e kadar çıktı. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2.20 seviyesine indi. Diğer yandan ilk faiz artırımının 2015 yılında olmasını tercih eden Fed yetkilisi sayısı 15’te 13’e geriledi. Fed başkanlarının yıl sonu federal fonlama oranı tahmin ortamalası ise yüzde 0.25’in üstünde kaldı. Bu da Fed başkanlarının yıl sonundan önce faiz artışı bekledikleri anlamına geliyor. ■ Cumhuriyet, (18.9.2015)

YABANCI SERMAYE: KUMPORT LİMANI, COSCO PACİFİC'E SATILDI

Cosco Pacific, Kumport'u 940 milyon dolara satın aldı. Satın alma işlemi bugüne kadar Çin’den Türkiye’ye gelen en büyük doğrudan yabancı yatırım olma özelliği taşıyor.

Cosco Pacific'in iştirakleri CMHI ve CIC Capital bir ortak girişim grubu oluşturarak, Fina Liman ve Kumport'u satın aldı.

Societe Generale bankasının da finansal danışmanlık yaptığı Hong Kong'lu konsorsiyumdan yapılan yazılı resmi açıklamada, Fina Holding'e 940 milyon dolar (920+20) ödeme yapılacağı belirtildi.

Söz konusu işlem bugüne kadar Çin’den Türkiye’ye gelen en büyük doğrudan yabancı yatırım olma özelliği taşıyor.  ■ Cumhuriyet, (18.9.2015)

YABANCI SERMAYE: AİR LİQUİDE, TÜRKİYE'DE SATIN ALARAK BÜYÜYOR

Air Liquide, endüstriyel gaz şirketi Messer, Group GmbH’in alt kuruluşu olan Messer Aligaz Sanayi Gazları’nı satın alarak Türkiye’deki büyümesini devam ettirdi.

Endüstriyel gaz şirketi Air Liquide, Messer Group GmbH’in alt kuruluşu olan Messer Aligaz Sanayi Gazları’nı satın aldı. Türkiye’deki birçok farklı sanayi dalına endüstriyel, medikal ve özel gazlar temin eden ve 70’e yakın çalışanı bulunan Messer Aligaz, 2014 yılında yaklaşık 9 milyon euroluk bir gelir elde etmişti.

Air Liquide’in Türkiye’de devam eden yatırımlarının bir parçası niteliğindeki bu satın alma ile şirket, Ankara-İstanbul-İzmir üçgenindeki faaliyetlerini pekiştirerek, Türkiye pazarındaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Air Liquide’in Doğu Avrupa Başkan Yardımcısı Christophe Chalier konu ile ilgili olarak, “Türkiye birçok sanayi alanında önemli yatırımları bulunan, büyüyen bir ekonomi. Bu satın alma ile müşterilerimize daha iyi hizmet sağlayacak ve Türkiye’deki varlığımızı güçlendireceğiz. Bu aynı zamanda Türkiye’ye olan güvenimizin de bir göstergesi. Messer Aligaz çalışanlarını bünyemize katmaktan memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de 2011 yılından beri faaliyet gösteren Air Liquide’in Ankara Polatlı ve İzmir Aliağa’da olmak üzere halihazırda 2 üretim tesisi bulunuyor. ■ Dünya, (18.9.2015)

 

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura