Diğerleri > Sis Çanı
14-08-2016
NELER OLDU 1-6 ŞUBAT 2016 (UÖŞ, yabancı sermaye, RTE, bölücülük, tarım, anayasa, ABD, BOP, enflasyon, altın, gelir dağılımı)

Cihan Dura

14.8.2016


1.2.2016

-

2.2.2016

UÖŞ: 576 TÜRK ŞİRKETİ 1 ALPHABET ETMİYOR

Dünyanın en değerli şirketi 'Alphabet' oldu. Alphabet, piyasa değeri ile BİST'te işlem gören tüm şirketlerin toplam değerinin 3 katı!

Dünyanın en değerli şirketleri sıralamasında, Google'ı içinde barındıran çatı şirket Alphabet, birinciliği Apple'ın elinden aldı.

Alphabet'in hisseleri, son çeyrek kârının beklentilerin üzerinde olduğunu açıklamasının ardından, borsa kapanışından sonra yapılan işlemlerde yüzde 9 değer kazandı. Bugün borsaların açılmasıyla Alphabet'in piyasa değerinin 568 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.

Apple'ın piyasa değeri ise 535 milyar dolar. Alphabet'in 2015'in son çeyreğindeki net geliri 4,9 milyar dolar (14,35 milyar TL) oldu.

TÜM BİST'TEN 3 KAT DAHA DEĞERLİ

Borsa İstanbul'da bugün itibariyle 576 şirket işlem görüyor. Dün kapanış itibariyle şirketlerin toplam piyasa değeri yaklaşık 561 milyar lira olarak hesaplandı.

Daha doğru bir karşılaştırma yapmak için bu şirketlerin değerini dolara çevirdiğimizde, BİST'teki 576 şirketin toplam değeri 190 milyar dolar (kur 2,95) oluyor.

Yani kabaca ifade edersek; bir Alphabet, Türkiye borsasında işlem gören tüm şirketlerden 3 kat daha değerli.

TÜRKİYE'NİN EN DEĞERLİSİ GARANTİ BANKASI

Dün akşam kapanış fiyatları itibariyle, Türkiye'nin en değerli şirketi 31 milyar 80 milyon lira ile Garanti Bankası olurken, bu şirketi 30 milyar 253 milyon 263 bin 140 lira ile Koç Holding, 28 milyar 760 milyon lira ile Akbank takip etti.

DÜNYANIN EN DEĞERLİ ŞİRKETİ NE İŞ YAPAR?

Geçen Ağustos'ta Google'ın yeniden yapılanması sürecinde oluşturulan Alphabet, Google arama motorundan video paylaşım sitesi YouTube'a ve Android iletişim sistemine kadar şirketin tüm birimlerini bünyesinde barındırıyor.

Google'ın daha deneysel projeleri arasında bulunan 'akıllı ev' ve insansız hava aracı kolları da yine Alphabet şemsiyesi altında. Google'ın kurucusu Larry Page, tüm operasyonların yönetimini basitleştirmek için bu yapılanmaya gittiklerini açıklamıştı.

YILLARDIR APPLE BİRİNCİYDİ

ABD'de en değerli şirket unvanı yıllardır teknoloji şirketleri arasında el değiştiriyor.

Apple, 2010 yılında Microsoft'u geçerek dünyanın en değerli şirketi olmuştu.

Microsoft ise bu unvanı IBM'den almıştı. ■ Dünya, (2.2.2016)


YABANCI SERMAYE: 15 MİLYAR DOLARLIK YABANCI SERMAYE GİRİŞİ BEKLİYORUZ

Ekonomi Bakanı Elitaş, 2016 yılı içerisinde, 15 milyar dolarlık bir yabancı sermaye girişi beklendiğini açıkladı.

Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, "Türkiye 2002'den itibaren 165 milyar doların üzerinde yabancı sermayenin doğrudan yatırım yaptığı bir ülke haline geldi. 2016 yılında 15 milyar dolarlık bir yabancı sermaye girişi bekliyoruz" dedi.

Elitaş, Şili-Türkiye İş Forumu'nda yaptığı konuşmada, Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet ve Şili halkına gösterdikleri misafirperverlikten dolayı şükranlarını sunarak, iş forumunu düzenleyen SOFOFA ve DEİK yöneticilerine teşekkür etti.

Türkiye'nin 2000'li yıllardan itibaren içinde bulunduğu kabuğu yırtarak büyük bir ekonomik büyüme gösterdiğini anlatan Elitaş, "2014 yılı itibarıyla Türkiye'ye baktığımızda 800 milyar dolarlık gayrisafi yurt içi hasılasına (GSYİH) ulaşan, 158 milyar dolarlık ihracat ve 250 milyara dolara yakın ithalat ve 2014'de 400 milyar doların üzerine yaklaşmış bir dış ticaret hacmiyle, Türkiye dünyada önemli bir ekonomik aktör haline gelmiş ülke konumunda" diye konuştu.

'Türkiye, doğrudan yatırım yapılan ülke haline geldi'

Elitaş, iki ülke arasındaki arasındaki mesafenin teknolojinin gelişmesiyle zaman olarak kısaldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin en önemli özelliklerinden birisi, Ankara'yı ya da İstanbul'u merkez aldığınızda 4 saatlik uçuş mesafesi, o daire o çember içerisinde, 52 ülkeye ulaşmamız mümkün. Bu 52 ülke dünya gayrisafi milli hasılasının yüzde 60'ını oluşturun ülke. 1,6 milyar nüfusu bulunan bir ülke. İş adamları Türkiye'ye geldikleri zaman Türkiye'nin motivasyonu ile ve bu ülkelerle yaptığı ilişkiler çerçevesinde, buralara daha kolay ulaşma imkanına sahip olacaklar diye düşünüyorum."

'15 milyar dolarlık yabancı sermaye girişi bekliyoruz'

Türkiye yabancı sermayeyi özellikle 2002'den itibaren bünyesine hızla çeken bir ülke konumuna geldiğini ifade eden Elitaş, "Türkiye 2002'den itibaren 165 milyar doların üzerinde yabancı sermayenin doğrudan yatırım yaptığı bir ülke haline geldi. 2016 yılında 15 milyar dolarlık bir yabancı sermaye girişi bekliyoruz" değerlendirmesini yaptı. ■ Dünya, (2.2.2016)

AKP, RTE: ESKİ BAKAN SUAT KILIÇ'TAN BÜLENT ARINÇ'A DESTEK

Eski Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, AKP’lilerin tepkisini çeken açıklamalarda bulunan Bülent Arınç’a destek verdi.

Eski Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, AKP’lilerin tepkisini çeken açıklamalarda bulunan Bülent Arınç’a destek verdi.

CNN Türk'te katıldığı programda AKP'ye ağır eleştirilerde bulunan Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a eski Bakanlar Hüseyin Çelik ve Sadullah Ergin'in ardından bir destek de eski Bakan Suat Kılıç’tan geldi.

Suat Kılıç Twitter’da “Okumadan, anlamadan yargılamayalım. 22.Dönem TBMM Başkanı Sayın @bulent_arinc'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya bir göz atalım”mesajını paylaştı.

HÜSEYİN ÇELİK VE SADULLAH ERGİN PAYLAŞTI

Arınç'ın Twitter hesabından yaptığı yazılı açıklamayı AKP'li eski bakanlar Hüseyin Çelik ve Sadullah Ergin de Twitter hesabından paylaşmıştı. ■ odatv, (2.2.2016)

3.2.2016

BÖLÜCÜLÜK: DİYARBAKIR’DA CADDELERE ERMENİ İSMİ

Büyükşehir Yasası’nın yanlış olduğunu söyleyen MHP Kayseri Milletvekili Halaçoğlu, “Diyarbakır’da Gülten Kışanak büyükşehir belediye başkanı olduktan sonra sokak ve caddelerin isimleri değişmeye başladı. Özellikle Kürtçe değil Ermenice isimler konuluyor. Büyükşehir Yasası, bütün şehirlerin idari yapısını, köylerini, özerk kişilikleri yok edecek ve sıkıntılar olacak’” dedi

MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, Büyükşehir Yasası’nın yanlış olduğunu söyledi, “Diyarbakır’da Gülten Kışanak başkan olduktan sonra sokak ve caddelerin isimleri değiştiriliyor. Kürtçe değil Ermenilerin ismi konuluyor” dedi. Halaçoğlu, Türk tipi başkanlık sisteminin iç yapısını bilmediğini, Büyükşehir Yasası’na karşı çıkmalarıyla ilgili söylemlerin bugün daha iyi anlaşıldığını dile getirdi. “İstenilen başkanlık sistemi saltanattan da beter ve parlamenter sistemi ortadan kaldıracak yapı ortaya koyuyor” diyen Halaçoğlu, şöyle konuştu: “Türkiye’de Türk tipi başkanlık sistemi olsa dahi ülkede federatif sisteme gitmek mecburiyeti vardır. Biz buna ’Federatif’diyoruz ya da ’Özerklik’diyoruz. Ama AKP tarafından söylenen mahalli yönetimlere daha ayrıcalıklı ve geniş yetkiler verilmesi olarak ifade ediliyor. Büyükşehir Yasası çıktığında itiraz ettik. ‘Yanlış yapılıyor’ dedik. ‘Bu bütün şehrin idare yapısını, köylerini, özerk kişilikleri yok edecek ve sıkıntılar olacak’ dedik. Diyarbakır’da olduğu gibi belediyeler gider ilçelere hendek kazar, kanalizasyon yapıyoruz diye tünel açar bombalar yerleştirir. Diyarbakır’da Gülten Kışanak başkan olduktan sonra sokak ve caddelerin isimleri değiştiriliyor. Kürtçe değil Ermenilerin ismi konuluyor. Her şey değişiyor. Yanlış olduğunu söyledik dinlemediler.” MHP’li Yusuf Halaçoğlu, Büyükşehir Yasası’ndan sonra başkanlık sistemiyle ortaya çıkacak yapının ülkeye büyük sıkıntılar oluşturacağına işaret etti. Halaçoğlu, şu tehlikelere dikkat çekti: “Kayseri’nin beldeleri ve köyleri ne halde bakın. Beldeler nereye gitti, ne oldu? Hepsi tek tek gitti ve bakımsız bölgeler oldular. Bunları düzeltmek kolay. Ama Büyükşehir Yasası ile verdiğiniz belli ölçüdeki özerkliğe siz mali özerkliği ve valinin yerel seçimlerle işbaşına gelmesini eklerseniz vay halimize. Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu durum vahim ve Türkiye’ye büyük bir baskı var. Masaya oturması konusunda. Güvenlik güçlerimiz direniyor ve kabul etmiyor.  Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Türkiye ne Suriye’ye ne Irak’a benzer. Orada kaç terörist var? 5 bin 10 bin var. Bunlar temizlenir.”  ■ http://www.ikincibolge.net/, (3.2.2016)

TARIM: ‘İTHALATIN SERBEST BIRAKILMASI HAYVANCILIĞIN SONUNU GETİRİR’

Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı İbrahim Yetkin, et fiyatlarını düşürmek için ithalata izin verilmesinin olumlu sonuç vermeyeceğini belirterek, “İthalatın serbest bırakılması hayvancılığımızın sonunu getirir” ifadesini kullandı.

Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı İbrahim Yetkin, et fiyatlarını düşürmek için ithalata izin verilmesinin olumlu sonuç vermeyeceğini belirterek, “İthalatın serbest bırakılması hayvancılığımızın sonunu getirir” ifadesini kullandı.
Yetkin, yaptığı açıklamada, Türkiye’de gıda enflasyonunun yüksek olduğuna dikkati çekti. Et fiyatlarının yükselmesine yem fiyatı ve diğer girdi maliyetlerindeki artışın neden olduğunu belirten Yetkin, “Hayvancılığa verilen destek, maalesef dünya pazarlarına hakim olan ülkelerde verilen desteğin yanında çok düşük kalmaktadır. Yüksek maliyetle yapılan üretim fiyatları yukarı çekmekte, dış pazarlarda yüksek sübvansiyonlu et ve hayvan üreticileriyle rekabeti imkansız hale getirmektedir” değerlendirmesinde bulundu. 
Yetkin, ithalata izin verilmesinin sektörü daha fazla sıkıntıya sokacağına ifade etti. Söz konusu fiyatları aşağıya çekmek için, hayvancılığa ayrılan desteğin artırması, yem fiyatların ise ucuzlatması gerektiğini vurgulayan Yetkin, şunları kaydetti: 
“Yem fiyatlarının düşürülmesi için yemlik bitkilerin üretiminin artırılması ve gerekirse hayvan yemine sübvansiyon uygulanması gerekiyor. Et fiyatlarını artıran bir diğer etken de üretici fiyatları ile tüketici fiyatları arasındaki uçurum ve spekülasyondur. Yapılması gereken yeniden kombinalar açarak görevini yapmaya çalışan Et ve Süt Kurumu’nun güçlendirilmesidir. İthalat kapılarını açmanın beklenen sonucu vermediği, aksine eldeki kaynakları da yok ederek ülkeyi sürekli et ithalatına mecbur bıraktığı kanıtlanmış bir gerçektir. İthalatın serbest bırakılması hayvancılığımızın sonunu getirir.” 31.1.2016 ■ Aydınlık, (3.2.2016)

 

4.2.2016

ANAYASA: ‘BÖLÜCÜ ANAYASA’ MASASI TOPLANIYOR

AKP, CHP, MHP ve HDP temsilcileri ‘Yeni anayasa’ için bugün ilk kez bir araya gelecek. Komisyona başkanlık eden Meclis Başkanı İsmail Kahraman ise Başbakan Davutoğlu yerine doğrudan Erdoğan’la temas halinde.

“Yeni anayasa” sürecinin ilk toplantısı bugün. TBMM Başkanı İsmail Kahraman başkanlığındaki toplantıda AKP, CHP, MHP ve HDP temsilcileri bir araya gelecek. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kampanyasına başladığı “yeni anayasa” için TBMM’de kurulan komisyon ilk toplantısını bugün saat 10.00’da gerçekleştirecek. 
TBMM Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında yapılacak toplantıda komisyonun çalışma şekli, karar alma sürecinde izlenecek yol, kararların oy çokluğu ile mi yoksa oy birliği ile mi alınacağı tartışılacak. 

İLK TARTIŞMA ÇALIŞMA TAKVİMİ
AKP, CHP, MHP ve HDP’nin üçer milletvekili ile temsil edileceği komisyon TBMM iç tüzüğüne göre oluşturulmuş bir koalisyon değil. Komisyonda karar alınması durumunda alınan kararlar Anayasa Komisyonu’na gidecek. Komisyonda ilk tartışmanın komisyonun çalışma takvimi ile ilgili çıkması bekleniyor. 
Muhalefet partileri komisyona zaman sınırlaması getirilmesine karşı çıkarken AKP ve TBMM Başkanı komisyonun çalışma süresini 6 ayla sınırlı tutmak istiyor.

MECLİS BAŞKANI ERDOĞAN’LA ÇALIŞIYOR
Bu arada komisyonun AKP’li üyelerinden birinin “Cumhurbaşkanı Erdoğan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun çalışmasına asla müsaade etmez. Bu komisyondan da bundan sonra hiçbir şey çıkmaz. Bu işi Erdoğan kendi çözecek” dediği öğrenildi.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Komisyonun çalışmaları konusunda AKP Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile değil doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’la çalışıyor. İzlenecek yol konusunda sık sık Erdoğan’la görüştüğü ifade edilen Kahraman’ın Erdoğan’ın uygun gördüğü anda çalışmaları sonlandırıp “Yeni Anayasa”yı TBMM gündemine getireceği ve 330 oyun sağlanması halinde referandum yolunu açacağı bildiriliyor.

İŞTE KOMİSYONDA YER ALAN ÜYELER
Yeni Anayasa Komisyonu’nun üyeleri şu isimlerden oluşuyor:
AKP: Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya, Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül.
CHP: Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Balıkesir Milletvekili Namık Havutça.
HDP: İstanbul Milletvekili Garo Paylan, Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Mardin Milletvekili Mithat Sancar.
MHP: Mersin Milletvekili Oktay Öztürk, Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak, Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir.

‘KOMİSYONUNUN ANAYASAL MEŞRUİYETİ YOK’
Eğitim-iş “Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi” tartışmaları devam ederken “Hükümetin Dış Politikası ve Yeni Anayasa tartışmaları” konulu bir panel düzenledi. Panele konuşmacı olarak Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ve eski CHP milletvekili ve E. Büyükelçi Onur Öymen katıldı. 
Anayasanın her şeyden önce bir kurucu irade gerektirdiğini söyleyen Kanadoğlu, “Anayasa belirli şekilde 3 değişmez maddeyi eğer en önde ortaya koymuşsa bunun değiştirilmesinin teklif edilemeyeceği de orda yazıyor ise ikincil iktidarla A’dan Z’ye yeni bir anayasa yapma olasılığı yoktur. 4 yıl için seçilmiş bir meclisin böyle bir anayasa yapma hakkı yoktur” dedi. 
“Yeni Anayasa” için kurulacak bir komisyonun anayasal meşruiyeti olmadığını vurgulayan Kanadoğlu, “Darbe anayasasından kurtulmak” söyleminin de aldatmaca olduğunu savundu. 

‘CUMHURİYETİN FABRİKA AYARLARINA GERİ DÖNÜLMELİ’
Yeni Anayasa yapılmasının ve Anayasa’dan Türk kelimesinin çıkartılmasının 2007 yılında ABD tarafından dayatıldığını söyleyen Onur Öymen de, Türk dış politikasının dış dayatmalarla yönlendirilir hale geldiğine dikkat çekti. Öymen şöyle konuştu: “Yeni bir Anayasa yapın diye yönlendirmede bulunmak ne demektir. Türkiye bunu derhal elinin tersiyle itmelidir. Türkiye Cumhuriyetle kendi kararlarını kendisi alan bir ülke haline getirilmişti. Buradan uzaklaştırılıyoruz. En vahim olay budur. Çare dış politikada Cumhuriyetin fabrika ayarlarına geri dönmektir.” ■ Aydınlık, (4.2.2016)

ABD CAN DÜŞMANI, BOP: ABD'DEN PYD'YE TEKNİK DESTEK

IŞİD’le mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk’un Ayn El Arab’a (Kobani) sadece siyasi mesaj vermek için gitmediği, ABD’nin PYD’nin teknik kapasitesini kuvvetlendirmek için harekete geçtiği öğrenildi.

ABD Başkanı Barack Obama’nın IŞİD’le mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk’un Ayn El Arab’a (Kobani) sadece siyasi mesaj vermek için gitmediği, ABD’nin PYD’nin teknik kapasitesini kuvvetlendirmek için harekete geçtiği öğrenildi. McGurk’un Ayn El Arab (Kobani) ziyaretinin ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. Aydınlık’a ulaşan bilgilere göre, PYD ile ABD arasındaki ilişki sadece Suriye’nin kuzeyinde IŞİD ile mücadele ile sınırlı kalmayacak. Washington yönetimi, PYD’ye bölgede açık ve net bir şekilde stratejik bir misyon yüklemek için harekete geçti. 
Obama’nın IŞİD’le mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk’un, Kobani’ye sessiz sedasız yaptığı ziyaret siyasi mesaj vermek ya da Cenevre toplantılarına katılmıyor olmasından dolayı PYD’nin gönlünü almak olarak değerlendirildi. Ancak, ziyaretin bu amaçlarla sınırlı kalmadığı, PYD’nin silah ve mühimmat konusunda desteklenmesinin ötesinde, elektronik ve teknik açıdan teçhizatlandırılması konusunda da mutabakata varıldığı öğrenildi.
McGurk’un, PYD’nin özellikle haberleşme, Navigasyon ve teknik açıdan daha iyi teçhizatlandırılması konusunda önemli taahhütlerde bulunduğu öğrenildi. Verilen taahhütler gerçekleşirse PYD, ABD’nin gerek İncirlik’teki gerekse Doğu Akdeniz’deki birimleri ile güçlü şekilde irtibat sağlayabilecek. Bu da, PYD’nin, bölgedeki etkinliğini artırması anlamına gelecek. Öte yandan PYD’nin de PKK gibi, Rusya’nın bölgede faaliyete geçirdiği haberleşme sisteminin alt yapısından yararlandığı biliniyor. Suriye’de kriz patlak vermeden önce, terör örgütü, Rusya’nın geliştirdiği dijital haritalama kapasitesiyle uyumlu haberleşme sistemi edinmişti. Bu bilgilerin Türk istihbaratının eline geçmesi üzerine de gerek TSK gerekse MİT gerekli teknolojik önlemleri almıştı. ■ Aydınlık, (4.2.2016)

UÖŞ: ÇİNLİ ŞİRKET İSVİÇRELİ TARIM DEVİNİ SATIN ALIYOR

İsviçre’nin tarım ve kimya alanlarında faaliyet gösteren Syngenta firmasının Çinli ChemChina tarafından 43 milyar dolara satın alındığı açıklandı.

Basel merkezli Syngenta tarafından yapılan açıklamada Çin firmasının hisse başına 480 İsviçre Frangı ödemeyi kabul ettiği belirtildi.

2000 yılında AstraZeneca ve Novartis firmalarının ziraat bölümlerinin birleşmesiyle oluşan Syngenta, günümüzde tarım araştırmaları ve tohum üretimi alanlarında dünyanın bir numaralı firması konumunda bulunuyor. 2012 yılında 14 milyar dolardan fazla ciro elde firmanın net karı 1,6 milyar dolar.

Syngenta Yönetim kurulu tarafından bugün yapılan açıklamada Çin merkezli kimya şirketi ChemChina’nın kendilerine yapılan teklifin kabul edildiğini açıkladı. Çinli firmanın hisse başına 465 Dolar yaptığı teklifi 480 Dolara çıkardığı ve toplam satın alma bedelinin 43 milyar dolara ulaştığı açıklandı.

İSVİÇRE SENDİKALARI ENDİŞELİ

Dünya genelinde 28 bin çalışanı olduğu açıklanan firmanın merkezinin bulunduğu İsviçre’de 3 bin 300 istihdam sağlıyor. Satın alma haberinin duyurulmasından sonra İsviçre iş sendikaları İsviçre’deki işçilerin geleceklerinden endişe ettiklerini açıkladılar. ChemChina’nın şirket hakkında alacağı stratejik kararlarda şeffaf olması istenirken firmanın İsviçre’deki üretim merkezlerinin geleceğinin de belirsiz olmaması gerektiği vurgulandı.

Syngenta merkezinden yapılan açıklamada ise şirket yönetim merkezinin İsviçre’de olmaya devam edeceği belirtildi. Öte yandan satın alma haberinin duyurulmasından hemen sonra Syngenta’nın İsviçre Borsası’ndaki hisse senetleri değer kazandı. ■ Sözcü, (4.2.2016)

ENFLASYON 20 AYIN ZİRVESİNDE

TÜİK verilerine göre enflasyon, Ocak ayında yıllık bazda yüzde 9.58 oldu

Ocak ayı enflasyon rakamları beklentilerin üzerinde açıklandı. TÜFE’de 2016 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 1,82, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 1,82, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,58 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 7,87 artış gerçekleşti.

Beklenti, aylık enflasyonun yüzde 1,70, yılık enflasyonun yüzde 9,5 olması yönündeyken, yıllık enflasyon Mayıs 2014′ten bu yana en yüksek seviyede gerçekleşti.

Aylık en yüksek artış yüzde 9,60 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda oldu.

Ana harcama grupları itibariyle 2016 yılı Ocak ayında endekste yer alan gruplardan gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 4,28, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 2,71, sağlıkta yüzde 2,42 ve eğlence ve kültürde yüzde 2,09 artış gerçekleşti.

Aylık düşüş gösteren tek grup yüzde 6,71 ile giyim ve ayakkabı oldu.

Ana harcama grupları itibariyle 2016 yılı Ocak ayında endekste yer alan gruplardan sadece giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 6,71 oranında düşüş gerçekleşti.

Yıllık en fazla artış yüzde 13,43 ile lokanta ve oteller grubunda gerçekleşti.

TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre eğlence ve kültür (yüzde 12,05), gıda ve alkolsüz içecekler (yüzde 11,69), çeşitli mal ve hizmetler (yüzde 11,21), alkollü içecekler ve tütün (yüzde 11,17) artışın yüksek olduğu diğer ana harcama grupları oldu.

Ocak 2016’da endekste kapsanan 417 maddeden; 29 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 285 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 103 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti. ■ Sözcü, (4.2.2016)

5.2.2016

(YABANCI SERMAYE

)Sanayinin kâr oranı yüksek dallarında yabancı sermayenin hakimiyeti giderek artıyor. En büyük 500 firmanın 126 yabancı sermayeli şirketinin satışları, brüt katma değerde, ihracatta payları yüzde 40’ları buluyor.

Fiyatların en hızlı arttığı gıda sanayinde yabancılar hızla hakimiyet kuruyor. Otomotiv, beyaz eşya, elektronik, kimya sektörlerinde de yabancı firma egemenliği artıyor.

YILLIK 37 MİLYAR DOLARLIK GİRİŞ

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her ay İktisatçı-Yazar Mustafa Sönmez’in katkısıyla hazırladığı sanayinin sorunları bülteninin on dördüncüsünü sanayide yabancı firma egemenliği konusuna ayırdı. Merkez Bankası, Hazine ve İSO verileri kullanılarak yapılan araştırmada yabancı sermaye dağılımı şöyle özetlendi:

* Türkiye ekonomisine, 2002 öncesi yılda 2.5 milyar dolar olarak hesaplanan kaynak girişi 2002–2015 döneminde yıllık 37 milyar doları buldu.

* Bu dönemdeki yabancı kaynak girişinin ancak dörtte biri doğrudan yabancı yatırım biçiminde, kalan dörtte üçü de borsaya yatırım ve kredi-mevduat biçimlerinde gerçekleşti.

* 2002–2015 döneminde gerçekleşen 130 milyar dolarlık doğrudan yabancı sermaye girişinin imalat sanayi yüzde 23’ünü, madencilik ve enerji ise yüzde 13’ünü aldı. Böylece geniş anlamda sanayi, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının yüzde 38’ini alırken kalan yüzde 62 hizmetler sektörüne yöneldi. (25 Ocak 2016) ■ Evrensel, (5.2.2016)

6.2.2016

ALTIN FİYATLARI ARTACAK

Kuyumcular, önümüzdeki günlerde altının fiyatının yükselmesini beklediklerini söyledi.

Bursa'da faaliyet gösteren Bayram Kuyumculuk Şirketi'nin sahibi Ahmet Bayram, "Altın ons fiyatı Cuma kapanışında 1.175 seviyelerinden kapanırken, dolar ise 2.900'lü seviyelerden kapandı. Buna göre piyasada işlem gören altın fiyatı 110 lira seviyelerinde olarak altın bu haftayı yükselişle kapattı" dedi.

Yatırımcılara seslenen Bayram, "Önümüzdeki günlerde dünyadaki gelişmelerden dolayı altın fiyatlarının yükselişe geçmesini bekliyoruz. Bunları dikkate alarak küçük yatırımcılarımıza çeyrek altın, yarım altın ve gram altın türlerinden almalarını tavsiye ediyoruz. Bu ürünlerde fazla işçilik olmadığı için bozdurduklarında ise zararları olmayacaktır. Daha büyük yatırımcılarımız ise Cumhuriyet altını ve 22 ayar bileziklere yönlendirmek istiyoruz. Altın her zaman yatırımcının yüzünü güldürmüştür. Bundan sonra da güldürmeye devam edecektir" diye konuştu. ■ Akşam, (6.2.2016)

GELİR DAĞILIMI: 1 YILDA 15.798 YENİ MİLYONERİMİZ OLDU!

Bankalardaki 1 milyon lira ve üzerinde mevduat bulundurulan hesap sayısı bir yılda 15 bin 798 artarak geçen yıl sonu itibarıyla 93 bini geçti

Bankalarda 1 milyon lira ve üzerinde mevduat bulundurulan hesap sayısı bir yılda 15 bin 798 artarak geçen yıl sonu itibarıyla 93 bin 8'e ulaştı.

AA muhabirinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden derlediği bilgilere göre, 2014-2015 döneminde yurt içi yerleşiklerin bankalardaki toplam mevduatı yüzde 17,2 artarak 1 trilyon 161 milyar liraya yükseldi.

Söz konusu tutarın 42,2 milyar lirasını 10 bin liraya kadar olan, 112,8 milyar lirasını 10-50 bin lira, 222,5 milyar lirasını 50-250 bin lira, 188,8 milyar lirasını 250-1 milyon lira mevduatlar oluşturdu.

Geçen yıl sonu itibarıyla 1 milyon lira ve üzerinde para bulunan mevduat hesaplarındaki toplam birikim bir önceki yıla göre yüzde 20,2 artarak 594,7 milyar liraya ulaştı. Milyoner hesaplarındaki mevduatın toplam mevduat içindeki payı yüzde 51,2 olarak hesaplandı.

Bu dönemde 1 milyon lira ve üzerinde para tutulan banka hesabı sayısı da önemli oranda artış gösterdi. Söz konusu banka hesabı sayısı bir yılda 15 bin 798 artarak 93 bin 8'e çıktı. ■ Akşam, (6.2.2016)

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura