Diğerleri > Sis Çanı
20-01-2016
NELER OLDU 1-6 EYLÜL 2015 (Derin Merkez, bölücülük, Dolar, DEİ, enflasyon, özelleştirme, altın, petrol, BOP, kriz, Çin, tarım, FED, kaynak kullanımı)

Cihan Dura

20.1.2016

 


1.9.2015

DERİN MERKEZ: SİYASETTE GÖRÜNMEYEN GÜÇLER

Siyasette işleri plânlayan ve yönlendiren güçler, genelde görünmez, perde arkasında dururlar. Şöyle de söylemek mümkündür: Siyasi olayların bir görünen, bir de görünmeyen yüzü vardır. Görünen veya gösterilen yüzler, tuzağın üstüne konan yem gibidir. O yeme aldanıp koşan devlet adamlarının tuzağa düşmesi kaçınılmazdır.

Bundan dolayıdır ki, devlet adamlarının en önemli özelliği, gizlenenleri görmesi ve isabetli öngörüde bulunmasıdır. Bu özellikten mahrum olan devlet adamları, devletlerini yıkılmaya kadar götürürler.

Siyasette görünmeyen güçlerin en bariz örneklerine ABD’de ve onunla işbirliği yapan ülkelerde rastlanmaktadır. ABD’de sahne önünde görünen yöneticiler, tabiri caizse tam bir figürandır. Gerçek güç, daima arka plândadır.

Bu, ABD’de bilinir ve söylenir, fakat çözüme yanaşan olmaz. ABD’de Yargıtay Başkanlığı yapmış olan Felix Frankfurtes bile bunu şu sözlerle itiraf etmiştir: “ABD’yi yöneten gerçek güçler görünmezdirler. Onlar güçlerini perde arkasından kullanırlar.”

Lionel Rothschild de, İngiltere’de başbakanlık yapmış olan Benjamin Disraeli’ye şöyle seslenmişti: “Görüyorsun dostum, dünya olayları perde arkasını bilmeyenlerin sandığı kişilerden çok, daha farklı kişiler tarafından yönetilmektedir.”

Bilindiği üzere bu kişiler, ABD’nin dış politikasını oluşturan Yahudilerdir. Ünlü İngiliz gazeteci savaş muhabiri Robert Fisk, Irak’ın işgalinin, o Yahudilerin kışkırtmasıyla gerçekleştirildiğini söyler.

Yahudi Leo Strauss, Büyük Ortadoğu Projesi’nin baş mimarlarındandır. Leo Strauss, ABD’de, Tevrat’ın yorumlarını siyasete dönüştüren kişi olarak tanınır. Büyük Ortadoğu Projesi de bunlardan biridir.

Leo Strauss ve onun gibi inananlara göre, Anadolu dâhil, Ortadoğu toprakları, “Tanrı’nın yürüdüğü topraklardır.” O bakımdan Müslümanların, bu topraklardan mutlaka temizlenmesi gerekir. İşte, İslâm dünyası, böyle bir inancına dayanılarak, işgal, iç savaş ve teröre sürüklenmektedir. ABD’nin Irak işgalinde, İncil’den alınmış “şok ve dehşet” kavramını, askeri doktrin olarak kullanması, gaflette olanların uyanması için yeterlidir.

Bu açıklamalar ve alıntılar, açık-seçik olarak ortaya koyuyor ki, İslâm dünyası Yahudi ve Hıristiyanların kutsal kabul ettikleri bir savaşla karşı karşıyadır. Terör, söz konusu savaşın en önemli parçasıdır.

Batılı bazı bilim adamları bile, terörün arkasında Batı dünyasının olduğunu söylüyor. Bunlardan biri Ortadoğu uzmanı Alman Michael Lüders’tir. Lüders, “Batı olmasaydı, terör de olmazdı” dedikten sonra, şunu da ekliyor: “Taliban’ın, IŞİD’in ya da El-Kaide’nin çıkışına bakıldığında, izlerinin Amerikan politikaları doğru gittiği görülür.” Amerikan politikalarını şekillendiren Yahudiler olduğuna göre, Lüders’in sözünden şunu anlamalıyız: İslâm dünyasını kana bulayan terör örgütlerinin arkasındaki asıl fail, İsrail’dir.

Yahudiler, ABD başkan ve yöneticilerinin kendilerine hizmet etmekle görevli olduğuna inanırlar. ABD Başkanı Obama’nın kadrosundan bulunan Yahudi Rahm Emanuel’in, Obama hakkında söylediğe şu sözler, bunun açık delilidir: “Tabi ki İsrail çıkarlarını koruyacak, sonuçta o bir Arap değil ki. Beyaz Saray’a yerleri silmek için gitmedi.”

Tekrar vurgulamak isteriz ki, Türkiye ve tüm İslâm dünyası, bu gerçekleri temel almazlarsa, iç çatışma ve terörden kurtulamazlar. Daha açık deyişle, İsrail’in görünen gücü ve yüzü olan ABD, İslâm topraklarından kovulmazsa, coğrafyamızda daha çok kan ve gözyaşı dökülecektir.

Ne yazık ki, Türkiye, tam aksine, terörün hamisi ABD ile teröre karşı işbirliği yapıyor. Akıllara durgunluk veren bu işbirliğini yapanları, tarihin affetmeyeceğini, şimdiden söyleyebiliriz. ■ Mustafa Hilmi Yıldırım, Yeni Mesaj, (1.9.2015)

2.9.2015

BÖLÜCÜLÜK:PKK 3 AYRI ŞEHİRDE SALDIRDI

Şırnak'ta askeri birliğe uzun namlulu silah ve roketatarla saldıran teröristlerle çıkan çatışmada, 2 asker yaralandı. Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde Kaymakamlık, İlçe Jandarma ve Komando Tabur Komutanlığı'na eş zamanlı saldırı düzenlendi. Güvenlik güçleri PKK'lıların saldırısına anında karşılık verilirken, can kaybı ve yaralanmanın yaşanmadığı belirtildi.Van'da ise PKK'nın yola döşediği patlayıcı, askeri aracın geçişi sonrasında patladı, olayda can kaybı yaşanmazken yolda hasar meydana geldi.

Alınan bilgiye göre, Şırnak-Uludere yolundaki Milli Taburunun  güvenliğini sağlayan Tahtakayalıkları üs bölgesine teröristlerce uzun namlulu  silah, keskin nişancı tüfeği kanas ve roketatarla saldırı yapıldı.

Güvenlik güçlerinin anında karşılık vermesiyle çıkan çatışmada, 2  asker yaralandı.

Yaralılar Şırnak Asker Hastanesinde tedavi altına alınırken, bölgede  helikopter destekli operasyon başlatıldı.

Çukurca'da Kaymakamlık ve İlçe Jandarma'ya saldırı

Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde Kaymakamlık, İlçe Jandarma ve Komando Tabur Komutanlığı'na eş zamanlı saldırı düzenlendi. Güvenlik güçleri PKK'lıların saldırısına anında karşılık verilirken, can kaybı ve yaralanmanın yaşanmadığı belirtildi.

Türkiye'nin Irak sınırında bulunan Çukurca İlçesi'daki saldırı saat 21.00 sıralarında yaşandı. PKK'lılar, Kaymakamlık binasına rekatatarlı, ilçe Jandarma ve Kamando Tabur Komutanlığı'na ise uzun namlulu silahlarla saldırdı. Saldırıya nöbetteki güvenlik güçleri de anında karşılık verdi. Can kaybı ve yaralanma yaşanmazken, saldırının ardından kaçan PKK'lıların yakalanması için operasyon başlatıldı. Bu arada, ilçedeki silah sesler yaklaşık yarım saat sürdü.

Van'da askeri araca bombalı saldırı

Gürpınar'da terör örgütü PKK'nın yola döşediği patlayıcı,  askeri aracın geçişi sonrasında patladı, olayda can kaybı yaşanmazken yolda hasar  meydana geldi.

Alınan bilgiye göre, Güzelsu Mahallesi'nde teröristlerce yola döşenen  el yapımı patlayıcı, askeri aracın geçişinin ardından infilak etti.

Olayda can kaybı ve yaralanan olmazken, patlamanın etkisiyle yolda  hasar oluştu.

Güvenlik güçleri, bölgede operasyon başlattı. ■ http://www.msn.com/tr, (2.9.2015)

DOLAR 2,95'İ AŞTI

Küresel piyasalardaki tedirginlik ve içeride artan güvenlik endişeleri ile dolar/TL 2.95'i aştı.

Global piyasalarda Çin ekonomisinde yavaşlama kaynaklı tedirginlik ile gelişmekte olan ülke para birimlerindeki negatif performansa paralel TL, dolar karşısında değer kaybederken, Irak'ta 18 Türk vatandaşının kaçırılması da kurdaki yükselişte etkili oldu.

Bu sabah güne 2.93 seviyelerinden başlayan dolar/TL, küresel piyasalardaki hareketi izlerken, Irak'ta yaşanan gelişmelerin de etkisiyle yükselerek 2.95'i aştı.

Dolar/TL 2.9525'e kadar yükseldikten sonra saat 1217'de 2.9487/2.9493 seviyesinde. Sepet bazında TL ise aynı saatte 3.1365/3.1375 seviyesinde.

IRAK'TA YAŞANANLAR GÜVENLİK ENDİŞELERİNİ ARTIRDI
Bir bankacı, "ABD piyasaları kötü, küresel olarak piyasalarda tedirginlik söz konusu. Öte yandan Irak'ta yaşananlar tekrar güvenlik endişelerini artırdı" dedi.

Irak'ın başkenti Bağdat'ın kuzeydoğusundaki Habibiye bölgesinde bir stadyum şantiyesinde çalışan 18 Türk vatandaşı sabaha karşı üniformalı kişilerce kaçırıldı.

VIX volatilite endeksi dün yüzde 10 yükselişle kapanırken, günün başından bu yana kazanımlarını azaltan ABD endeks vadeli işlemleri saat 1217 itibariyle yüzde 0.5 artıda bulunuyor.

"BÜYÜME ENDİŞELERİ DEVAM EDİYOR"
Başka bir bankacı da, "TL diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine kıyasla birkaç gündür daha iyi performans gösteriyordu, bugün ise arayı kapatıyor diyebiliriz. Gelişmekte olan ülke ekonomilerinde büyüme endişeleri devam ediyor, yurtiçinde ise doğudaki gelişmeler de yardımcı olmuyor. Dolar/TL 2.90-2.95 bandına sıkışmıştı, bugün ise bu bandın üzerine çıkıyor" dedi.

Çin ekonomisindeki yavaşlamanın dünya genelinde bir yavaşlamaya neden olacağı endişeleri piyasalarda risk iştahında bozulmaya neden oluyor.

TL iki gündür diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinden daha iyi bir performans göstermiş, analistler bu pozitif ayrışmaya neden olarak; Çin'in büyümesinin yavaşlayacağı endişelerinin diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinde sert satışlara neden olmasına karşılık Türkiye'nin doğrudan ticaret ilişkisinin az olmasını ve kısa süre önce bir ihtimal olmaktan çıkan AKP'nin tek başına iktidara gelme olasılığının önceki günkü Konda anketi ile birlikte yeniden gündeme gelmesini göstermişti. ■ Hürriyet, (2.9.2015)

3.9.2015

DEİ: DIŞ TİCARET AÇIĞI ARTMAYA BAŞLADI!

Bu yılın başından beri azalan ihracat temmuz ayında da azalmaya devam etti. Bu durum zaten daha önce açıklanan ihracat sektörü verilerinden biliniyordu. Dolayısıyla bir sürpriz yok. Ancak rakamların detayına TÜİK’in açıklamasıyla ulaşabiliyoruz. Buna göre temmuz ayında ihracattaki azalış geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16,2 oldu ve aylık ihracat 11,2 milyar dolara geriledi.

Aynı zamanda ithalat da azalmaya devam ediyor. Temmuz ayında ithalat yüzde 8,7 azalarak 18,2 milyar dolara geriledi. Ancak ihracattaki azalma daha keskin olduğu için dış ticaret açığı yeniden artmaya başladı. Dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 oranında artarak 7 milyar dolara yükseldi. İlk yedi aylık açık geçen yıla göre yüzde 13,1’lik düşüşle 40,3 milyar seviyesinde.
Rakamların detayına baktığımızda özellikle sanayi sektörü açısından önem arz eden ve üretim temposuyla yakından ilişkili olan ara malı ithalatının keskin bir şekilde azaldığını ancak tüketim ve yatırım malı ithalatının geçen yıla göre arttığını görüyoruz. Kuşkusuz, ara malı ithalatındaki azalışta enerji fiyatları başta olmak üzere küresel fiyat düşüşlerinin önemli etkisi var. Bu düşüşler nedeniyle ithalat miktarı aynı kalsa, hatta artsa bile ithalatın dolar maliyeti azalıyor. 
Aşağıdaki grafikte özetlediğimiz petrol ve enerji ithalat verilerini TÜİK verilerinden derledik.

Grafikte de görüldüğü üzere, son dönemde ham petrol ithalatı miktar olarak artarken dolar bazında azalıyor. Global fiyatlar düştüğünde o mala olan  talep artacağından  petrol ithalat miktarının değişmesi  şaşırtıcı değil. Aynı durum ara mal kategorisindeki diğer ithalat grupları için de söz konusu olabilir. Ara malları dışındaki ithalat gruplarında ise, aşağıdaki özet tabloda da görüldüğü üzere artış söz konusu. Yatırım malları ithalatındaki artış içerideki yatırım talebini yansıttığı için olumlu bir gelişme sayılabilir. Tüketim malı ithalatının da üstelik iç talebin zayıf olduğu bir dönemde artıyor olması cari açık riskini yeniden gündeme getirecektir. Döviz kurlarındaki gelişmeler ve TL’de görülen sürekli değer kaybı yatırım ve tüketim malı ithalat talebini şimdilik etkilememiş gözüküyor.

İhracat tarafında ise hem en büyük pazarımız olan Avrupa’da hem de benzer şekilde Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da talebin azalması en ciddi faktör. Aynı zamanda ihracatı desteklediği düşünülen TL’nin değer kaybının da bu ivmeyi kazandıramadığını görüyoruz. Bunun nedeni ise, daha önce değindiğimiz ara malı ithalatının üretici ihracatçıya maliyetinin (TL cinsinden) artması olarak açıklanabilir. Üretim büyük oranda ithal girdi ile yapıldığı için TL’de ihracatı desteklemesi beklenen değer kayıplarının fark edilir bir etkisi olmuyor. İhracattaki azalmanın devam etmesi GSYH büyümesi için de problem oluşturabilir. ■ Deniz Gökçe, Akşam, (3.9.2015)

ENFLASYON KÖTÜ SÜRPRİZ YAPTI!

Ağustos ayında yüzde 0.13 artması beklenen TÜFE, yüzde 0.4 arttı. Temmuz ayında yüzde 6.81'e gerileyen yıllık enflasyon yeniden yüzde 7'nin üzerine çıkarak yüzde 7.14'e yükseldi.

Enflasyon, ağustos ayında piyasa beklentilerini aştı. Yüzde 0.13 artış beklenen TÜFE, ağustosta yüzde 0.4 arttı. Temmuz ayında yüzde 6.81'e gerileyen yıllık enflasyon yeniden yüzde 7'nin üzerine çıkarak yüzde 7.14'e yükseldi. Ağustosta işlenmemiş gıda fiyatları yıllık bazda yükselişe geçerken, işlenmiş gıda fiyatları ise ılımlı gerilemesini sürdürdü. Yurtiçi ÜFE ise ağustosta yüzde 0.98 artarken, yıllık Yİ-ÜFE yüzde 6.21 artış gösterdi.

Çekirdek enflasyon yükseliyor

TÜFE'de özel kapsamlı göstergelerden "H" endeksi aylık olarak yüzde 0,34, yıllık olarak ise yüzde 7,83 arttı."

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura