Diğerleri > Sis Çanı
28-08-2013
NELER OLDU 1-6 AĞUSTOS 2013 (Milli İrade, kaynak kullanımı, Dolar, dış açık, BOP, tasarruf, kriz, özelleştirme, borçlanma, kurumlaşma, RTE, bölücülük)

Cihan Dura

28.8.2013


1.8.2013

 MİLLİ İRADE, KAMUOYU: ASIL DİRENİŞ EYLÜLDE

Kaz Dağları’na direniş çadırlarını kuran gençlerin direnişine ilgi her geçen gün artıyor. Kamptan haberdar olan, Körfez bölgesinin tatilcileri de direniş çadırlarına ekleniyor. Önceki akşam kampa gelerek gençlerle buluşan Taksim Dayanışma Platformu’ndan Mehmet Aydoğan “Şimdi yapılması gereken, AKP diktatörlüğüne karşı yerelde güç odaklarını çoğaltmak, direnişi daha geniş kesime yaymaktır. Direniş eylülle birlikte ivme alacaktır” dedi. ■ Cumhuriyet, 1.8.2013

KAYNAK KULLANIMI: ORMANLAR SAHİPSİZ

Yangınlar yurt genelinde devam ederken onlarca hektar orman kül oldu

Orman yangınları yurt genelinde yine hız kesmedi! Onlarca hektar yine kül oldu.
Eskişehir’de Aktarmaç çiftliği yakınlarında çıkan yangın kısa sürede meşe ormanına sıçradı. Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, arazöz, 6 su tankeri ve 1 ilk müdahale aracı ile hemen müdahale etti. Bursa’dan da bir yangın söndürme helikopteri bölgeye gönderildi. 15 hektar ormanlık alan kül olurken Aşağı Ilıca köyü yakınlarındaki Türkmencik Baba Bektaşi Tekkesi’nde yangında zarar gördü.
Hatay’ın Belen ilçesi Çakallı köyü yakınlarında önceki gün başlayan orman yangını da dün kontrol altına alındı. 50 hektar ormanlık alan zarar gördü. Bilecik’in Gölpazarı ilçesine bağlı Derecikören köyünde çıkan orman yangınında 3 hektarlık alan kül oldu.

Kepsut yine yandı

Balıkesir’in Kepsut ilçesinde 11 yıl aradan sonra çıkan ikinci büyük yangın da yüzlerce hektarlık alanı kül etti. Kepsut ve Bigadiç’teki köyleri ve ormanlık alanları etkileyen 2002 yangınında, 3 bin hektarlık alan yok olmuştu. 11 yıl önceki yangında Sarıfakılar köyünde 14 ev tamamen yanmış, Bedriye- Süleyman Barut adlı yaşlı çift de yaşamını yitirmişti.
Aynı bölgede önceki gün öğle saatlerinde çıkan öğle yangını da ancak dün sabah kontrol altına alınabildi. Kepsut’un Sarıfakılar köyünün yanı sıra Sarıçayır, Tilkicik, Dombaydere, Çaldere köylerinde yüzlerce dönüm alan kül oldu.
Vali Ahmet Turhan, yangının Sarıfakılar köyündeki bir tarladan çıktığını tahmin ettikleri, yanan alanın büyüklüğünün de bin hektarı bulduğunu söyledi. Yangından 5 köyün etkilendiğini, Bombaydere, Sarıçayır ve Ovacık köylerinin de boşaltıldığını bildirdi. ■ Cumhuriyet, 1.8.2013

DOLAR, KRİZ, ABD: FED GERGİNLİĞİ, DOLARI 1.94’ÜN ÜZERİNE TAŞIDI

Dolar/TL ABD’de dün açıklanan verilerin ekonomik toparlanmaya işaret etmesi, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke’nin akşam açıklamalarına odaklanan piyasaları daha da gerdi. Verilerin, Fed’in tahvil alımlarını daha erken azaltmaya başlayabileceğine işaret etmesiyle, dolar/TL 1.94’ün üzerini gördü. Ülkede özel sektör istihdam artışı temmuzda 200 bin ile beklentilerin üzerinde gerçekleşirken GSYH verilerine göre ise ABD’de ikinci çeyrekte büyüme yüzde 1 tahmininin oldukça üzerinde yüzde 1.7 arttı. Veriler öncesi 1.9290 seviyesinde işlem gören dolar/TL günün en yüksek seviyesi olan 1.9460’a kadar yükseldi. Serbest piyasada dolar 94.40 TL’den kapandı. Avrupa borsaları eksiye dönerken Borsa İstanbul’da düşüş yüzde 1.4’ü buldu. ■ Cumhuriyet, 1.8.2013

DIŞ AÇIK, BAĞIMLILIK: YABANCI MÜHENDİSLER YERLİ MAKİNE DÜŞMANI

Cari açığı azaltmak için yerli makine kullanmak da gerekiyor ama dinleyen kim? Yabancı proje şirketleri, Türkiye’deki yatırımlarda kendi ürünlerini öneriyor, yerli makineye hayat hakkı tanımıyorlar.

Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran, yabancı mühendisler ve firmaların yerli projelerde bile Türk makinelerini kullanmadığını belirterek cari açığı azaltmak için yerli makine kullanımının teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.
Türk makine sektörünün sorunlarını sıralayan Dalgakıran, “Örneğin Almanya’daki bir mühendislik firması Türkiye’de yaptığı projenin bütün makinelerini kendi ülkesinden alıyor. Yetmiyor, bakımını da orada yaptırıyor. Önümüzdeki dönemde stratejimiz mühendislik firmaları, teknoloji firmaları gibi makine sektörünün paralel ilerlediği alanlarla çalışmalar yapmak olacak” dedi.
Dalgakıran’ın verdiği bilgiye göre, sektör ilk 6 ayda yüzde 5 büyüdü ama sorunları dağ gibi; Türkiye makinenin kilosunu ortalama 6.5 dolara satarken Almanya’da bu rakam 60-70 dolar. Biz Çin’e, Hindistan’a makine ihraç ederken yüzde 25-30 gibi yüksek gümrükle karşılaşıyoruz, onların malı yüzde 3 gümrükle giriyor. ■ Cumhuriyet, 1.8.2013

2.8.2013

ABD VERILERIYLE DOLAR DÜŞTÜ ALTIN YÜKSELDI

ABD'nin son açıklanan tarım dışı istihdam verileriyle Dolar, TL karşısında hızla değer kaybetti. Verilerin ardından altın yükselişe geçti.

ABD'de bu hafta açıklanan ve ekonominin beklenenden hızlı toparlandığını gösteren GSYH ve ISM verilerinin ardından bugün açıklanan istihdam verilerinin toparlanmanın sanıldığı kadar hızlı olmadığını göstermesiyle TL, dolar karşısında değer kazandı. Dün gelen ABD verileri ile 1.300 dolar altına inen altının onsu ise bugün açıklanan verilerle 1.315 dolara kadar tırmandı. ■ Akşam, 2.8.2013

BÖLÜCÜLÜK, BOP: TÜRKİYE TEHLİKEDEDİR

İran'ın başkenti Tahran'da 'Dünya Kudüs Günü' etkinlikleri kapsamında konuşan Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Türkiye'nin tehlikede olduğunu söyledi.

Tahran Üniversitesi bahçesinde cuma namazı öncesi konuşan Ahmedinejad, emperyalist ülkelerin bölgedeki bazı ülkeler için planlar hazırladığını ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bu ülkelerin tehlikede olduğunu ileri sürdü.

Ahmedinejad, “Türkiye tehlikededir. Irak, Ürdün, Suudi Arabistan, Körfez ve Kuzey Afrika ülkeleri tehlikededir. Emperyalistlerin tüm bu ülkeler için planları var” dedi.

Bölge devletlerinden Batılılara güvenmemelerini isteyen Ahmedinejad, bu güçlerin vefasız olduğunu bölge ülkelerini kullandıktan sonra kullanmış bir mendil gibi kenara atacaklarını ifade etti.

Mikropları siyonistler üretiyor

İran Cumhurbaşkanı, dünyadaki bazı mikropların Siyonistler tarafından üretildiğini de öne sürdü.

Siyonistlerin dünyadaki bazı ilaç merkezlerinin kontrolünü elde tutarak mikrop ürettiğini ileri süren Ahmedinejad, “Ürettikleri mikropları, pahalı ilaçlar satmak ve muhaliflerine darbe indirmek için yaymaktalar. Hangi hayvan buna yapar da bunlar bunu yapıyorlar” diye konuştu.


İntihar eylemcileri perilerin koynuna düşmekle aldatılıyorlar

Bölgede silahlı çatışmalarda yer alan radikal İslamcı guruplar ve intihar eylemcilerine yüklenen Ahmedinejad, “Bir avuç aptalı bulmuşlar, onlara ‘bu düğmeye basarsan yüzlerce perinin koynuna düşeceksin, peygamberle birlikte namaz kılacaksın’ diyorlar. Kadınları ve çocukların başını kesen, şehirleri ve köyleri yıkan bu gruplar, aslında Siyonistler ve sadece görünümleri Müslüman’dır. Bunlar sadece Müslümanları öldürür” dedi. ■ Cumhuriyet, 2.8.2013

 

3.8.2013

PARA VAR MI Kİ TASARRUF YAPALIM

Yalnız yüzde 10.9’luk bir kesimin tasarruf yapabildiği ülkede, tasarruf yapamayanlar arasında yeterli gelir sahibi olamama yüzde 83 ile ilk sırada. İkinci sırada ise yine bir gelir yetersizliği sorunu olan borç geliyor.

Geçen yılın ikinci çeyreğine göre tasarruf yapanların oranı bir puan aratsa ülkede hâlâ ciddi bir tasarruf eksikliği söz konusu. Tasarruf edemeyelenlerin dile getirdiği ilk neden de ‘para var mı ki tasarruf edelim’ şeklinde özetlenebilecek gelir eksekliği...
ING Bank’ın Sabancı Üniversitesi’nin gözetiminde, IPSOS KMG tarafından yaklaşık iki yıldır sürdürdüğü “Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması”nın 2013 yılı ikinci çeyrek verileri açıklandı. Araştırmanın sonuçlarıyla ilgili değerlendirme yapan ING Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren de 2013 ikinci çeyrekte tasarruf etme oranının önceki çeyreğe kıyasla bir puan üzerinde artarak yüzde 10.9’a çıktığını söyledi. Araştırmaya göre, tasarruf yapamayanların yüzde 83’ü en büyük engeli ‘yeterli gelire sahip olamama’ olarak tanımlarken ikinci sırayı yine gelir eksikliğine bağlı olan ‘borçlar’ oluşturuyor.
Tasarrufu olmayanların yaklaşık 3’te biri gelecekte tasarruf yapmayı planlıyor. Ancak bunlar arasında ilk 3 ay içinde tasarruf yapmayı planlayanlar sadece yüzde 13. Bu veri iç talebe dair büyümede ivme kaybına işaret ediyor.
Tasarrufu olmayan ve gelecekte yapmayı planlamayanların oranı yüzde 58 ile yüksek düzeyini koruyor. ■ Cumhuriyet, (3.8.2013)

KAYNAK KULLANIMI, MİLLÎ İRADE: GENÇLER KAZ DAĞLARI İÇİN YÜRÜYECEK

Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevreyi Koruma Derneği’yle (GÜMÇED) Gençlik Muhalefeti tarafından düzenlenen “Doğa İçin Direniş” buluşması kapsamında bugün yüzlerce kişi, Edremit’in Zeytinli beldesinden başlayacak yürüyüş ve miting gerçekleştirecek. Saat 16.00’da Zeytinli’de buluşacak gençler, daha sonra Zeytinli’ye bağlı Altınkum Mahallesi’ndeki Cumhuriyet Meydanı’na doğru yürüyüşe geçecek. Saat 19.00’da burada gerçekleştirilecek mitingin ardından konserler gerçekleşecek. Eylemciler, Kaz Dağları’nın maden tekelleri tarafından talan edilmesine karşı seslerini yükseltecek. Bu arada eylem öncesi jandarma, yürüyüşün yasadışı olduğunu, gençlere kesinlikle izin verilmeyeceğini bildirdi. Sıkıntı GÜMÇED Edremit Şube Başkanı Mehmet Akif Öznal’ın her türlü sorumluluğu aldığına ilişkin bir belge imzalamasının ardından aşıldı. ■ Cumhuriyet, (3.8.2013)

EKONOMİ, KRİZ: ABD VERİLERİ PİYASALARI RAHATLATTI

ABD’de ekonominin beklenenden hızlı toparlandığını gösteren GSYH ve imalat verilerinin ardından dün açıklanan istihdam verilerinin toparlanmanın sanıldığı kadar hızlı olmadığını göstermesiyle piyasalar moral buldu. Veriler ABD Merkez Bankası’nın tahvil alımlarını erken azaltabileceğine ilişkin endişeleri azaltarak küresel risk iştahını artırdı.
ABD’de temmuzda tarım dışı istihdam 162 bin ile beklentilerin altında kaldı. Ülkede fabrika siparişleri de haziranda yüzde 1.5 ile tahminlerin altında arttı.
Verilerden önce 1.9450 olan dolar/TL 1.9350’nin altına indi. Gün içinde 2.2641’e kadar çıkan sepet bazında TL 2.25’in altına geriledi. Gösterge tahvil yüzde 9 seviyesinden kapandı. ABD’nin 10 yıllık tahvilinin getirisi yüzde 2.714’ten 2.60’a geriledi. ■ Cumhuriyet, (3.8.2013)

EMPERYALIZM, TERÖRIZM: WASHINGTON, LONDRES ET BERLIN FERMENT DES AMBASSADES PAR CRAINTE D'ATTENTATS D'AL-QAIDA

Barack Obama a donné l'ordre vendredi 2 août à son équipe de sécurité nationale de prendre "toutes les mesures nécessaires pour protéger les Américains" après l'émergence d'une menace d'attentats d'Al-Qaida au Moyen-Orient, Londres et Berlin annonçant de leur côté la fermeture de leur ambassade au Yémen. Le département d'Etat a diffusé un avis de prudence à l'attention de tous ses ressortissants de par le monde. Jeudi, il avait déjà annoncé que plusieurs de ses ambassades, notamment à Abou Dhabi, à Bagdad et au Caire, seraient fermées dimanche pour des raisons de sécurité. Certaines ambassades et consulats pourraient d'ailleurs rester fermés plus longtemps. ■ Le Monde, (3.8.2013)

ABD, EKONOMI : LE CHOMAGE A SON TAUX LE PLUS BAS DEPUIS CINQ ANS

C'est mieux que prévu. Alors que les analystes s'attendaient à un recul à 7,5 %, le taux de chômage américain a finalement atteint les 7,4 % en juillet, contre 7,6 % en juin, indique le département du travail, vendredi 2 août. C'est son plus bas niveau depuis décembre 2008, où il atteignait 7,3 %.

En revanche, les créations d'emploi ont été un peu plus faibles qu'attendu : 162 000 postes ont été créés en juillet quand les analystes tablaient sur 175 000. "En juillet, l'emploi a progressé dans les secteurs de la distribution, des restaurants, des services financiers et du commerce de gros", a précisé Erica Groshen, commissaire au bureau des statistiques du département du travail.

Pour le mois de juin, les créations nettes d'emplois ont été révisées en baisse à 188 000, contre 195 000 précédemment estimé, précise le rapport du gouvernement. "Au cours des douze derniers mois, les gains d'emplois se sont élevés en moyenne à 189 000 par mois", poursuit Erica Groshen. ■ Le Monde, (3.8.2013)

 

4.8.2013

ÖZELLEŞTİRME: ÖİB 7 İLDE TAŞINMAZ SATACAK

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, İstanbul, İzmir, Aydın, Kütahya, Tekirdağ, Bursa ve Gümüşhane'deki bazı taşınmazların satışını gerçekleştirecek.

Konuya ilişkin duyuru Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Buna göre, Gayrimenkul AŞ ve Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ) mülkiyetindeki taşınmazlar ile Maliye Hazinesine ait iken özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlar satış yöntemi ile özelleştirilecek.

İhaleler, pazarlık usulü ile gerçekleştirilecek. İhale Komisyonunca gerekli görüldüğü takdirde ihaleler, pazarlık görüşmesine devam edilen teklif sahiplerinin katılımı ile açık artırma suretiyle de sonuçlandırılabilecek. Katılımcılar ayrı ayrı olmak koşuluyla birden fazla ihaleye 5-12 Eylül arasında teklif verebilecek.

İhaleye katılabilmek için ayrı ayrı ihale şartnamesi alınması ve tekliflerin "Ziya Gökalp Cad. No: 80 Kurtuluş/Ankara" adresine son teklif verme günü saat 17.00'ye kadar elden teslim edilmesi gerekiyor. ■ Dünya, (4.8.2013)

BORÇLANMA, İÇ: BORCU BORÇ ÖDEYECEK

Ekonomideki açıkları kapatabilmek için elde avuçta ne varsa satan ve devamlı borçlanan hükümet, borç ödemek için yine borçlanacak. Hazine, 40.8 milyar liralık borç için Ağustos-Ekim döneminde 35.3 milyar lira iç borçlanmaya gidecek.

HÜKÜMETİN, borcu borçla kapatma geleneği devam ediyor. Hazine Müsteşarlığı, 2013 yılının Ağustos-Ekim dönemine ilişkin iç borçlanma stratejisini açıkladı. Hazine’nin 40.8 milyar liralık borç ödemesini gerçekleştirebilmek için 35.3 milyar lira tutarında iç borçlanmaya gideceği söz konusu dönemde, dış borçlanma gerçekleştirilmeyecek.

Bu yılın Ağustos ve Ekim aylarında 6’şar, Eylül’de de 4 olmak üzere 16 devlet tahvili ihalesi düzenlenecek. Hazine, Ağustos’ta 14 milyar lira, Eylül’de 8.3 milyar lira, Ekim’de ise 13 milyar lira iç borçlanmaya gidecek.

Hazine Müsteşarlığının bu yılın Ağustos-Ekim dönemine ilişkin iç borçlanma stratejisine göre, Ağustos’ta toplam 16.5 milyar liralık iç borç servisine karşılık 14 milyar liralık, Eylül’de 9.4 milyar liralık iç borç servisine karşılık 8.3 milyar liralık, Ekim’de ise 14.9 milyar liralık iç borç servisine karşılık 13 milyar liralık iç borçlanma gerçekleştirilecek.

Ağustos’taki iç borçlanmanın 9.5 milyar lirası piyasadan ihale yoluyla, 1.9 milyar lirası kira sertifikası, 2.6 milyar lirası da kamuya yapılan satışlar yoluyla gerçekleştirilecek. Hazine, Eylül ayında 7.5 milyar lira piyasadan ihale yoluyla, 700 milyon lira da kamuya borçlanacak. Hazine’nin, Ekim’de piyasadan ihale yoluyla borçlanacağı tutar 11.8 milyar lira, kamuya satışlar yoluyla borçlanacağı tutar ise 1.2 milyar lira olacak. Bu dönemde dış borçlanmaya gitmeyecek Hazine, böylece toplam 35.3 milyar lira borçlanacak.

Birçok Kalem Gelir Borca Gidecek

Ağustos’ta 17 milyar lira, Eylül‘de 11 milyar lira, Ekim’de ise 15.9 milyar lira olmak üzere söz konusu dönemde toplam 43.9 milyar lira tutarında ödeme yapılacak. Bu ödemenin 40.8 milyar lirası iç borç, 3.1 milyar lirası da dış borç servisinden oluşacak.

Öte yandan, Ağustos’ta 3 milyar lira, Eylül ayında da 2.7 milyar lira, Ekim’de 2.9 milyar lira nakit bazlı faiz dışı denge, özelleştirme gelirleri, 2B satış gelirleri, TMSF’den sağlanan gelirler, devirli-garantili borç geri dönüşleri, kasa banka değişimi ve kur farkı kalemlerini içeren finansman geliri hedefleniyor. ■ Milli Gazete, (4.8.2013)

 

5.8.2013

KURUMLAŞMA: YUNANİSTAN’A 100 YIL SONRA TÜRK KOMUTAN

Teamüllerin altüst edildiği Yüksek Askeri Şûra kararlarının detayları da ilginç

28 Şubat Davası’ndan tutuklanıp tahliye edilen 3 tuğgeneralin görev süresi Yüksek Askeri Şûra’da (YAŞ) bir yıl uzatılırken atamaları rütbelerinden daha düşük makamlara yapıldı. Ergenekon Davası’ndan yargılanan ve GATA’da tedavi görürken bu yılki YAŞ’ta emekliye ayrılan Orgeneral Nusret Taşdeler’in kardeşi Nevzat Taşdeler, Azerbaycan Silahlı Kuvvetler Ataşeliği’ne atandı. Balyoz Davası’ndan tutuklu bulunan general ve amiraller kızak görevlere çekilirken 100 yıl sonra ilk kez bir Türk general yeniden Yunanistan’ın Larissa kentindeki Güneydoğu Avrupa Tugay Komutanlığı’nda görev yapacak.
2013 YAŞ çalışmalarına ilişkin terfi ve atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Başkanlığı’na Korgeneral Mehmet Daysal getirildi. Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Yıldırım Güvenç, Gelibolu’daki 2. Kolordu’nun komutanı oldu. Orgeneral kadrosundaki Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı’na Korgeneral İhsan Uyar atandı.
Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı Sezai Bostancı olurken, Kara Havacılık Okul Komutanlığı’nın komuta seviyesi tuğgeneralden tümgeneralliğe çıkarıldı ve buraya Tümgeneral Metin Gürak komutan olarak verildi. Adı Uludere olayı ile gündeme gelen ve bu yıl görev süresi bir yıl daha uzatılan Tuğgeneral Rıza Kuğu, EDOK’a atandı.

28 Şubatçılara albay makamı

28 Şubat Davası’ndan tutuklandıktan sonra, haziran ayında tahliye edilen 3 general albay kadrosundaki makamlara verildi. Tuğgeneral İsmail Hakkı Önder, kurmay albay kadrosundaki EDOK Harekât Eğitim ve Öğretim Başkanlığı’na, yine tahliye olan Tuğgeneral Metin Keşap Harita Genel Komutanlığı Komutan Yardımcılığı’na ve Tuğgeneral Mehmet Faruk Alpaydın GATA’da komutan yardımcılığına atandı. Balyoz Davası’ndan tutuklu bulunan Tuğamiral Şafak Yürekli ise Deniz Kuvvetleri Lojistik Başkanlığı’nda komutan yardımcısı oldu. YAŞ’ta bir ilke de imza atıldı. Türkiye, en son 100 yıl önce Türk komutanların görev yaptığı Yunanistan’a bir tuğgeneral gönderiyor. Tuğgeneral Hakan Eser, Yunanistan’ın Larissa bölgesindeki Güneydoğu Avrupa Tugay Komutanlığı’nda görev yapacak. ■ BARKIN ŞIK, Cumhuriyet, (5.8.2013)

İKTİDAR, RTE: AKP’NİN GERÇEK GÜÇ KAYNAĞI

AKP gerçek gücünü ne iç ne de dış siyasetteki başarılarından alıyor; AKP’nin gücünün ana kaynağı, giderek artan oranda İslamcı çizgiye doğru dönüşüm geçiren sermayedir.
İktidarın yıllardır ya bizimle olursun ya da yok olursun ikilemini dayattığı büyük sermaye, yok olmaktansa ya da niteliği gereği kârlı çalışabilmek için AKP’ye yanaşıyor. Sonrasında toplumun geleceği bakımından olumsuzlukların kapıları ardına kadar açılıyor.

***

Kapitalist ekonomilerde sermaye siyasal iktidarı belirler. Türkiye’de tersi oluyor, siyasal iktidar sermayeyi belirliyor. AKP iktidarı yalnız vergi ve gerektiğinde polis baskılarıyla değil, asıl kamu olanaklarını kullanarak, bir taraftan var olan sermayeyi teslim olmazsan ezeriz korkutmacasıyla kendisine doğru eğip bükerken, iktidarın olanaklarıyla yeni oluşturulan sermaye de “hakiki” AKP’li oluyor!
Yeni sermaye ve sermayedar yaratmada, merkezi ve yerel bütçe kaynaklarının kullanımı, mal ve hizmet alımları; özellikle Ankara’da özel yapıların kamuya kiralanması; KİY-Kamu İhale Yasası değişiklikleriyle kamu ihalelerinde yandaş sermaye yaratma uygulamaları; özelleştirmelerdeki yanlı tutum; kamu bankalarının kredi olanakları kullanılan ana araçlardır. Sermaye yaşamak için kaçınılmaz olarak büyümelidir. İktidarın sayılan araçlarını sonuna kadar kullanan AKP, sermayenin büyümesini belirliyor; sermaye artışı giderek artan oranda AKP eliyle oluyor. En büyük enerji, ulaştırma, kentsel dönüşüm ve yapı işlerinden en küçük belediyenin mal ve hizmet alımlarına kadar her alanın girişimcileri, sermaye birikiminin yeni öncüleri oluyor.
İktidar, kendisine bağlanan ve bağlanacak olan sermayenin önünü açmak amacıyla, işgücünün ucuz tutulmasını özellikle sağlıyor; ek olarak doğal ve tarihi çevrenin yağmalanmasında tüm olanakları kullanıyor. Bu amaçla, sermayenin kapitalist ekonominin kurallarına göre çalışmasını sağlayacak dış kurumlar, ÇED-çevre etki değerlendirme ve DDK-düzenleme ve denetleme kurumları ya sermayeye engel çıkarmayacak biçime sokuluyor, işlevsizleştiriliyor; ya da TMMOB-mimar ve mühendis odalarının yetkileri örneğinde olduğu gibi ortadan kaldırılıyor. Bu amaçla, gerektiğinde her türlü hukuk, değer, kurum, bilimsel yorum ve giderek en temel ahlak kuralları evrensel anlamlarından farklı yorumlanarak hiçe sayılıyor!
Sermaye-AKP iç içe geçmişliği o kadar ileri götürülüyor ki geçen hafta yapılan TOBB-Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği genel kuruluna, ana muhalefet dahil, AKP dışından siyasetçi çağrılmıyor; TOBB onları çağırmayabiliyor. Ülke sermayesinin 1700 delegeli bu en üst yasal organı AKP dışındaki siyasete tamamıyla kayıtsız ve topluma karşı da sorumsuz bir tutum sergileyebiliyor!

***

 

Esas olarak altyapısal ve ranta dayalı olan bu sermaye birikimi türünün uzun dönemde ekonominin gelişmesini olumsuz etkileyeceği; toplumsal ayağının emekçilerin yararına olmayacağı çok açıktır.
Çok önemli olan bu konulara geçmeden belirtilmesi gereken, AKP iktidarında sermaye-iktidar ilişkilerinin yıkıcı niteliğidir.
AKP öncesinin sağcı iktidarları da özellikle 1965 sonrasında kendi sermayedarlarını yaratma çabasına girmişlerdir. Ancak AKP öncesi çok farklıdır; o uygulamalarda dinsellik belirleyici olmamıştır. AKP’nin uyguladığı öncekiler gibi bir ahbap-çavuş kapitalizmi değildir; niteliği tümüyle değişik bir sermaye birikimi sürecidir. AKP sermaye birikiminin niteliklerinin daha ayrıntılı irdelenmesi gelecek yazının konusudur. ■ Yakup Kepenek, Cumhuriyet, (5.8.2013)

BÖLÜCÜLÜK: VANLILARA KÜRTÇE VEDA

Bursa’ya atanan Van Valisi Münir Karaloğlu, Vanlılara Twitter’dan Kürtçe “Allah hepinizden razı olsun” mesajıyla veda etti. Karaloğlu, “İnanıyorum ki Van Umranı’nda hep birlikte hoş bir sada bıraktık. Allah hepinizden razı olsun. Xwede ji te razi be” dedi. Karaloğlu, Van’da 4.5 yıldır görev yapıyordu. ■ Cumhuriyet, (5.8.2013)

(Bunlar oralara özel olarak seçilip atanıyorlar. cd)

 

6.8.2013

KURUMLAŞMA: BEKİR KALYONCU KARARGAHI TERK ETTİ...

YAŞ kararlarının ardından bir “teamül” teranesi tutturulup gidildi!..
Herkes kendi kafasına ve de “tanıdığına” göre yeni komutanlara “saygınlık”tan “demokrat”lığa varan rütbeler yapıştırdı. Ellerinde “liyakat ölçer” bulunan yandaşlar kafalarına göre, giden ve gelen koca koca paşaların formasyonlarını değerlendirdiler. Onbaşı ile binbaşının rütbesini bile ayıramayacak yalakalar güruhu, sözde sivil iradeye yine kayıtsız şartsız methiyeler düzdü.
Her zaman olduğu gibi gerçekler ustaca kamuoyunun gözünden kaçırıldı. Bu yılki YAŞ’a damgasını vuran gerçekler neydi?..
Kendi bildiklerimi anlatıp sonra sözü uzmanına bırakacağım. Önce sıcak flaş haberi verelim.
TSK’da gerçek teamül YAŞ kararları ardından 30 Ağustos’a kadar komutanların görevlerine devam etmesi ve o tarihte devir teslimlerin yapılmasıdır. Terör örgütü PKK’ya karşı ılımlı olmayan ve AKP’nin tepki gösterdiği Bekir Kalyoncu Paşa hak ettiği Kara Kuvvetleri Komutanlığı elinden alınarak emekli edildi. Kalyoncu Paşa da devir teslimi beklemeden(dün) izne ayrılarak karargahı terk etti. Askeri çevrelerde Kalyoncu’nun devir teslim törenine katılmayacağı konuşuluyor.
YAŞ’ın asıl saklanan gerçeğine gelince..
Aynı Bakanlar Kurulu ve bürokraside olduğu gibi, Abdullah Gül ile Tayyip Erdoğan TSK üzerinde sıkı pazarlık kavgalarına tutuştu. İki büyük örnek vermekle yetineceğim;
Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na gelen Hulusi Akar “Kayserililik” kontenjanından... Jandarma Komutanlığı’na atanan Servet Yörük (Askeri çevrelerde ‘Hilmi Özkök’ün iyi adamı’ olarak anılır. Başbakan, Gül’ü değil Özkök’ü Çankaya’ya çıkarmayı çok istemişti) Tayyip Erdoğan’ın bastırmasıyla koltuğa oturdu. Anlayacağınız Gül ile Erdoğan arasında TSK’da adam kapma kavgası ayyuka çıktı.
Şimdi YAŞ’ın diğer gerçekleri için sözü eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım’a bırakalım. Eminim gözleriniz fal taşı gibi açılacak!..
Ümit Yalım, YAŞ kararları ile e-muhtıra döneminin ödüllendirildiğini söyledi ve ekledi;
“EDOK Komutanlığı’na atanan; e-muhtıra döneminin Genelkurmay Genel Sekreteri General Salih Zeki Çolak, 7’nci Kolordu Komutanlığı yaptığı dönemde, Albay Temizöz’ü yargılamakla görevli ve yetkili olan 7’nci Kolordu Askeri Mahkemesi’nin Savcılığı’na soruşturma emri verdi mi? General Çolak, Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı görevi sırasında, karar mekanizmasının içinde olan bir general olarak, Kara Kuvvetleri mensubu asker kişilerin, kanunen görevli ve yetkili olmayan sivil mahkemelere gönderilmesi ve orada yargılanması hukuksuzluğuna karşı ne yaptı?”
Ümit Yalım’dan Hulusi Akar’a;
“Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atanan Hulusi Akar, Korgeneral rütbesinde iken, İstanbul’da 3’üncü Kolordu Komutanı olarak görev yaptı. O dönemde, 3’üncü Kolordu mensubu, Harp Akademisi’nden yeni mezun bir Kurmay Binbaşı, Balyoz Davası için bilirkişi olarak görevlendirildi. Mesleğinde yeteri kadar tecrübesi olmayan binbaşının verdiği görüş üzerine mahkeme yüzlerce subayı tutukladı. 3’üncü Kolordu’da çok sayıda tecrübeli kurmay subay varken, bilirkişi olarak neden Akademi’den yeni mezun subay görevlendirildi? Bu subayı kim, ne maksatla görevlendirdi? Hasdal Cezaevi’nde, Balyoz Davası’ndan tutuklu general/amiral ve subayları ziyaret eden ve ‘yeni mezun kurmay subayın bilirkişi olarak neden görevlendirildiğini açıklayamam’ diyen Korgeneral kim? Akar, Genelkurmay İkinci Başkanlığı görevi sırasında, karar mekanizmasının içinde olan bir general olarak, Silahlı Kuvvetler mensubu asker kişilerin, kanunen görevli ve yetkili olmayan sivil mahkemelere gönderilmesi ve orada yargılanması hukuksuzluğuna karşı ne yaptı?”
Yalım’dan Necdet Özel’e;
“Necdet Özel, 2007-2008 yılları arasında, Ege Harekat alanından sorumlu olarak, Ege Ordusu Komutanlığı görevini yürüttü. Hudut ihlallerinin, Genelkurmay Başkanlığı’na ve NATO üyesi olduğumuz için Belçika/Mons’ta bulunan SHAPE Karargahı’na bildirilmesi gerekiyor. Özel, Ege Ordusu Komutanı olarak görev yaptığı dönemde, Yunanistan’a ait helikopterlerin, Ege Denizi’ndeki adalarımıza asker taşımak ve Yunan askerlerinin adalarımızı işgal etmek suretiyle yaptığı hudut ihlallerini, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’na ve SHAPE Karargahı’na rapor etti mi?”
Cevapları içinde olan soruların ardından Ümit Yalım’ın şu tespitini iyi düşünmek lazım;
“12 Eylül 2010 yılında yapılan referandum ile Anayasanın 125’inci maddesi değiştirildi ve Yüksek Askeri Şura’nın sadece ihraç kararları yargı denetimine açıldı. Terfi ve emekliye ayırma işlemleri ise yargı denetimine açılmadı. Böylece Erdoğan, Silahlı Kuvvetler’in komuta kademesini, kendi siyasi emellerine göre şekillendirecek gücü elinde tuttu.
TSK Personel Kanunu’nun 47’nci maddesine göre, Korgeneral ve Koramiralliğe yükselebilmek için, Kara Kuvvetleri’nde muharip sınıfı general, Deniz Kuvvetleri’nde güverte ve deniz sınıfı amiral ve Hava Kuvvetleri’nde pilot sınıfı general olmak koşulu var. Ancak bu maddeye rağmen, 2011’de yardımcı sınıf bir general orgeneralliğe, 2012 ve 2013’te yardımcı sınıf iki general korgeneralliğe terfi ettirilmiştir. Terfiye dayanak olarak, Kara Kuvvetleri Sınıflandırma Yönergesi kullanılmaktadır. Ancak yönerge kanuna aykırı olamaz. Eğer YAŞ’ın terfi kararları yargı denetimine açık olsaydı, anılan yardımcı sınıf generallerin korgeneral ve orgeneralliğe terfi etmeleri mümkün olmazdı.
YAŞ’ın terfi kararları yargı denetimine açık olsaydı, Necdet Özel Genelkurmay Başkanı olamazdı. YAŞ kararları yargı denetimine açık olsaydı, Bekir Kalyoncu’nun Kara Kuvvetleri Komutanlığı engellenemezdi.” ■ Ahmet Takan, Yeniçağ, (6.8.2013)

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura