Diğerleri > Sis Çanı
10-06-2016
NELER OLDU 1-6 ARALIK 2015 (Yabancıya toprak, BOP, bölücülük, FED, Dolar, tarım, inşaat, BOP, Işid, bölücülük, Suriye, RTE, yolsuzluk, medya, enerji, enflasyon, ME, bilim)

Cihan Dura

10.6.2016

 


1.12.2015

YABANCIYA TOPRAK: YIL SONUNA KADAR ARAPLAR'A 10 BİN KONUT SATILMIŞ OLACAK!

Araplar konutu sevdi. Hüseyin Sami Çaprak, 2015'in ocak-ekim döneminde Araplara 8 bin konut satıldığını belirterek, yıl sonuna kadar bu rakamın 10 bine ulaşmasını beklediklerini söyledi.

Araplar konutu sevdi Tüketici Hukuku Enstitüsü Arap Gayrimenkul Yatırımcılar Komisyon Başkanı Hüseyin Sami Çaprak, 2015'in ocak-ekim döneminde Araplara 8 bin konut satıldığını belirterek, yıl sonuna kadar bu rakamın 10 bine ulaşmasını beklediklerini söyledi.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2015'in ilk 10 ayında yabancılara konut satışının, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19,5 artarak 18 bin 428'e çıktı. Çaprak, "Arap yatırımcıların Türkiye'de güven ve huzur içerisinde yatırım yapmaları önemli. 2015'in tamamında yabancılara gayrimenkul satışının, geçen yıla oranla 4 bin 500 fazla olacağını tahmin ediyoruz" dedi.

Haber Yeni Akit Gazetesi'nde şöyle yer aldı;

Rusya Devlet Başkanı Putin’in Türk ürünlerine yönelik yaptırımları onayladığı imzayı atmasının ardından Arap dünyası sosyal medya üzerinden Türkiye’ye destek kampanyaları başlattı. Arap aydınların yoğun desteğini alan kampanyalarda, “Müslümanım ve Türkiye’yle dayanışma içindeyim” “Arabım ve Türkiye ile dayanışma içindeyim”, “Türk ürünlerine destek ol” hashtagleri kullanıldı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Türkiye’ye yönelik ekonomik tedbirler içeren yaptırım kararını imzalamasının ardından sosyal medyada Arap dünyasından Türkiye ve Türk ürünlerine yönelik büyük destek geldi.

Sosyal medyadaki Türkiye’ye destek kampanyasına katılanlar arasında, Mısırlı El Cezire Arapça Televizyonu’nun kıdemli gazetecilerinden Ahmed Mansur, Kuveyt’ten davetçi Hamid el-Ali, yazar Felah bin Hicari, Suudi Arabistan’dan Muhammed el-Hudeyf, gazeteci Ali ez-Zufeyri, Twitter fenomeni Muhammed el-Yahya, yazar Ahmed bin Raşid bin Suud, Katar’dan Eş-Şark Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Cabir el-Haremi yer aldı.

‘TÜRK ÜRÜNLERİNE DESTEK  OL’

Son gelişmelerin ardından Türkiye’ye destek amacıyla düzenlenen kampanya için “Müslümanım ve Türkiye’yle dayanışma içindeyim”, “Arabım ve Türkiye’yle dayanışma içindeyim”, “Türk ürünlerine destek ol” hashtagleri kullanıldı. Çok sayıda medya mensubu, Twitter fenomeni, aktivist ve yazarın dahil olduğu destek kampanyasında yapılan paylaşımlarda, “Türk ürünlerinin desteklenmesi tüm Müslüman ve Arapların görevidir”, “Türk ürünleri çok kalitelidir ve fiyatları uygundur. Arap dünyasının her yerinde Türk şirketleri bulunmaktadır” denildi.

ARAP DESTEĞİ ANINDA GELDİ

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, önceki gün Türkiye’ye yönelik ekonomik tedbirler içeren yaptırım kararını imzaladığını bildirdi. Hemen ambargo kararının ardından Arap sosyal medyasından Türkiye’ye yönelik destek geldi. Arap yatırımcıların en çok İstanbul, Bursa ve Yalova’dan gayrimenkul almasının yanında gayrimenkule yönelik alımların daha fazla olacağı ima edildi.

Türkiye-Suriye sınırında Türk hava sahasını, 5 dakikada 10 kez uyarılmasına rağmen ihlal eden SU-24 tipi savaş uçağına angajman kuralları çerçevesinde bölgede devriye görevinde bulunan iki Türk F-16 uçağı müdahalede bulunmuştu. Rusya, Hatay’ın Yayladağı ilçesinin karşısında Suriye’nin Bayırbucak bölgesine düşen uçağın kendisine ait olduğunu açıklamış, NATO, uçağın hava ihlali yaptığına ilişkin Türkiye’nin paylaştığı bilgilerin doğruluğunu teyit etmişti. Ekim ayı başında da Rusya’ya ait savaş uçakları Türk hava sahasını ihlal etmiş, Rus yetkililer olayın ardından özür dileyerek benzer durumların tekrarlanmayacağını bildirmişti. Türkiye ise, hava sahası ihlallerine askeri karşılık verilmesini içeren angajman kurallarının uygulanacağı uyarısını yinelemişti.

8 BİN KONUT ALDILAR

TüketiciHukuku Enstitüsü Arap Gayrimenkul Yatırımcılar Komisyon (ARİC) Başkanı Hüseyin Sami Çaprak, 2015’in ocak-ekim döneminde Araplara yaklaşık 8 bin konut satıldığını belirterek, yıl sonuna kadar bu rakamın 10 bine ulaşmasını beklediklerini söyledi.

ARALIK’TA 2 BİN KONUT SATIŞI BEKLENİYOR

Hüseyin Sami Çaprak, 2014 yılında yabancılara 18 bin 959 konut satışı gerçekleştirildiğini hatırlattı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan verilere göre, 2015’in ilk 10 ayında yabancılara konut satışının, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19,5 artarak 18 bin 428’e çıktığını belirten Çaprak, yılın bitmesine henüz iki ay kalmasına rağmen yabancılara satışta geçen yılın rakamının yakalandığını vurguladı.

Türkiye’yi tercih eden yabancı yatırımcıların başında, 3 bin 221 konut satışı ile Iraklıların geldiğini belirten Çaprak, Iraklıları 2 bin 200 ile Suudi Arabistanlıların, bin 750 ile Rusların ve bin 728 ile Kuveytlilerin izlediğini aktardı. Çaprak, Aralık ayında Arap yatırımcılara 2 bin konutun daha satılabileceğini söyledi. Yeni Akit ■ Emlakkulisi.com, (1.12.2015)

YABANCIYA TOPRAK: EYLÜL AYI YABANCIYA KONUT SATIŞLARINDA İSTANBUL BİRİNCİ OLDU!

Antalya, yabancıya konut satışındaki birinciliğini uzun yıllar sonra İstanbul'a kaptırdı. En çok satış yapılan ilk 10 içinde Akdeniz ve Ege sahil kentlerindeki düşüşe karşın yayla kentlerindeki artış dikkati çekti.

Antalya, yabancıya konut satışındaki birinciliğini uzun yıllar sonra İstanbul'a kaptırdı. En çok satış yapılan ilk 10 içinde Akdeniz ve Ege sahil kentlerindeki düşüşe karşın yayla kentlerindeki artış dikkati çekti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yabancılara yapılan konut satışlarında, bu yılın eylül ayında ilk sırayı 561 konut satışıyla İstanbul aldı. İstanbul'u sırasıyla 440 konutla Antalya, 126 konutla Yalova, 112 konutla Bursa, 105 konutla Trabzon, 85 konutla Muğla izledi.  Sabah ■ Emlakkulisi.com, (1.12.2015)

BOP, BÖLÜCÜLÜK: CONİ DİYARBAKIR'A KONUŞLANDI

Amerika, Diyarbakır'daki 8. Ana Jet Üssü'ne 90 bin metrekarelik operasyon merkezi kurdu. Operasyon merkezi, ileri teknoloji haberleşme ve radar cihazları ile donatıldı. Aralarında sivil giyinimli personelin de bulunduğu özel ekipler için operasyon odaları inşa edildi.

ABD'liler, "arama-kurtarma" dedi, Diyarbakır'daki 8. Ana Jet Üssü'ne 90 bin metrekarelik operasyon merkezi inşa etti.

Aydınlık gazetesinin haberine göre, Amerika AKP Hükümeti ile yaptığı anlaşmalar çerçevesinde Eylül ayından itibaren Türkiye'ye savaş uçaklarını ve özel birliklerini gönderdi.

Anlaşma gereği ABD Diyarbakır'a sadece arama kurtarma birliği konuşlandıracaktı. Diyarbakır 8. Ana Jet Üssü'ne konuşlanan ABD'liler, üssün batı tarafında savaş jetlerinin hangarlarının bulunduğu bölümde hummalı bir çalışma yürüttü. 

Google harita uygulamasında, 22 Haziran 2015'te bomboş olan alana kısa sürede dev bir merkez kurulduğu görülüyor.

ABD'den gönderilen özel ekip bir ay içinde 90 bin metrekare alanı sıfırdan inşaa etti. Çeşitli boyutlarda yüzlerce sahra çadırı kuruldu. ABD'lilere ait haberleşme ve radar cihazları için ciddi bir altyapı çalışması da yürütüldü.

ABD'nin "arama-kurtarma birliği konuşlandıracağım" dediği üsse 90 bin metrekarelik operasyon merkezi inşa etti.

8. Ana Jet Üssü'nde görevli bir yetkiliye göre ABD'liler Diyarbakır'daki üste kalıcı. ABD'lilerin yerleştiği bölgeye giriş çıkışlar da ABD personelinin denetimi altında. Söz konusu alana sadece askeri değil; sivil giyinimli görevliler de özel araçlarıyla giriş çıkış yapıyor. ■ ulusalkanal.com.tr, (1.12.2015)


2.12.2015

VERİLER FED BEKLENTİLERİYLE UYUMLU

Fed Başkanı Yellen, Fed beklentileriyle Ekim ayından beri gelen verilerin uyumlu olduğunu ifade etti

Fed Başkanı Janet Yellen, Ekim ayından beri gelen verilerin Fed beklentileriyle uyumlu olduğunu açıkladı.

Amerikan Merkez Bankası (Fed) Başkanı Janet Yellen, Economic Club of Washington'da konuşma yaptı.

Yellen, ekonomik büyümenin devam edeceğini, istihdamın artacağını ve enflasyonun hedeflenildiği gibi yüzde 2'ye yükseleceğini belirtti.

Başkan Yellen, faiz artışı konusunda 'dikkatli davranılması' gerektiğini ifade etti.

FOMC toplantısı 15-16 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek. ■ Dünya, (2.12.2015)

FED: FAİZ ARTIŞI KAÇINILMAZ

Atlanta Fed Başkanı Lockhart, 'Fed'in son toplantısı öncesinde faiz artırımı lehine olan görünümün değişmesi için verilerde büyük değişiklikler olması gerekiyor" dedi.

Atlanta Fed Başkanı Dennis Lockhart, ABD'de faiz artırımı lehine olan ekonomik görünümün değişmesi için Fed'in 15-16 Aralık toplantısı öncesindeki verilerin "büyük ölçüde" değişiklikler olması gerektiğini ifade etti.

Lockhart yaptığı konuşmada, "Ekonominin durumu ve görünümünde büyük değişiklik olmaması halinde faiz artırımı lehine olan bu durumun kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum" dedi. ■ Dünya, (2.12.2015)

'DOLAR 3,15'E ÇIKAR'

Gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde değer kayıplarının azalarak da olsa devam etmesi, dolar/TL'nin 12 ay içinde 3.15'e yükselmesi bekleniyor.

Gelişmekte olan ülke para birimlerinin önümüzdeki 12 ay içinde ABD'de başlaması beklenen faiz artışlarıyla değer kaybetmeye devam etmesi ancak kademeli faiz artışları sayesinde bu kayıpların geçmiş yıllara göre daha sınırlı kalması bekleniyor.

Reuters'ın TL için 30'un üzerinde kurumun katılımı ile gerçekleştirdiği ankete göre, bu yıl dolar karşısında yüzde 20'ye yakın değer kaybeden TL'nin önümüzdeki 12 ayda yüzde 9 daha değer kaybederek 3.15 seviyesine yükseleceği öngörülüyor.

Ancak aylık ankete katılan stratejistler, dört yıldır devam eden gelişmekte olan para birimlerinin dolar karşısındaki değer kaybı sürecinin önümüzdeki yıl yerini daha sakin bir seyre bırakmasını hatta bazı para birimlerinin istikrara kavuşmasını öngörüyorlar. Ankete göre önümüzdeki bir ayda dolar/TL'nin 2.95, 3 ayda 3.03, 6 ayda ise 3.0950'ye yükselmesi bekleniyor.

Fed'in 15-16 Aralık'taki toplantısı öncesi ekibiyle beraber ekonomiye dair verileri son defa gözden geçirdiğini ifade eden Lockhart, Fed'in faiz artırımı öncesinde istihdam piyasasında görmek istediği iyileşmenin artık gerçekleştiğini de ifade etti. ■ Dünya, (2.12.2015)

TARIM ALANLARINDA ENDİŞELENDİREN DÜŞÜŞ

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı Ümit Bayram Kutlu, ‘tohumculuk’ çalıştayında yaptığı konuşmada, bitkisel üretimde kişi başına düşen arazinin 3 dekarın altına gerilemesinin endişe verici olduğunu söyledi

Kutlu, şunları kaydetti: “Tarım arazilerimiz belli, 24 milyon hektar. Türkiye’nin toplam yüzölçümü ise 78 milyon hektar. Etkin olarak kullanılan miktara baktığınız zaman daha da düşüyor. Nüfus yoğunluğuyla bunu irdelerseniz, 30-40 yıl önce kişi başına yaklaşık 4 dekar düşmüş. Bugün 80 milyonluk nüfus, Suriyeli ve Iraklı misafirlerimiz de var yaklaşık 2.5 milyon. Öyle baktığınız zaman 3 dekarın altına düştü kişi başına arazi bitkisel üretimde. Bu, biraz endişe verici... 2023 hedefleri çerçevesinde düşünürsek, 2050’yi de dikkate alırsak, herhalde bu alan 2.5 dekarın altına düşüyor. Yani kişi başı üretim için 2 dekarlık alana doğru gidiyoruz.” Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) ve TSÜAB Başkanı Yıldıray Gençer de tohumculuk sektörünün dünyada 50 milyar dolarlık bir pazar olduğunu, Türkiye’nin ticaret hacmi içinde 1 milyar dolarla yer aldığını belirtti. ■ Yeni Mesaj, (2.12.2015)

İNŞAAT’TA ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR

İMSAD Kasım Ayı Sektör Raporu’na göre yılın ilk 9 ayında alınan toplam yapı ruhsatları yüzde 24.8 azalarak 132.3 milyon metrekareye geriledi. İnşaat malzemesi ihracatı Eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28.8 geriledi

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) tarafından hazırlanan ‘Kasım Ayı Sektör Raporu’ açıklandı. Rapora göre, Türkiye’de yılın ilk 9 ayında alınan toplam yapı ruhsatları yüzde 24.8 azalarak 132.3 milyon metrekareye geriledi.

Alınan konut yapı ruhsatları ise yine bir önceki yılın ilk dokuz ayına göre metrekare bazında yüzde 25.2 azalarak 98 milyon metrekareye indi. Daire sayısı olarak ilk 9 ayda gerileme yapı ruhsatlarında yüzde 23.6, yapı izinlerinde ise yüzde 10 oldu. Yılın ikinci yarısında konut satışları artışındaki yavaşlama Eylül ayında gerilemeye dönüşmüştü. Ekim ayında ise konut satışları yeniden yüzde 8.8 artarak 104 bin 98 adet olarak gerçekleşti. Yılın ilk 10 ayında konut satışları 1 milyon 40 bin 713 adede ulaştı.


Yabancılara konut satışında ciddi artış

Geçen yıl yüzde 41.7 artarak 4.32 milyar dolara ulaşan yabancılara gayrimenkul satışı 2015 yılının ilk 9 ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6.6 azalarak 2.91 milyar dolara geriledi. Yılın ilk 10 ayında yüzde 19.5 artan yabancıya konut satışı 18 bin 428 daire olarak gerçekleşti. Türkiye’den en fazla Irak vatandaşları konut aldı.


İnşaat sanayi darbe yedi

İnşaat malzemeleri sanayi üretimi Eylül ayında yılın en yüksek aylık gerilemesini gösterdi. Bu ayda inşaat malzemeleri sanayi üretimi yüzde 9.4 düştü. İnşaat malzemesi ihracatı Eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28.8 gerileyerek 1.28 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Böylece yılın ilk dokuz ayında ihracat yüzde 19 düştü ve 13 milyar dolara indi. Paritelerdeki gerilemeler ve pazarlardaki bozulmalar ihracatı olumsuz etkiledi. 

Konut fiyatları hız kesmiyor

Ekim 2015 Emlak Endeksi’ne göre Türkiye genelinde satılık konutların metrekare ortalama fiyatı 2 bin 355 TL’ye ulaştı. Kiralık konutların ortalama fiyatı ise 16 TL oldu. Konut yatırımında amortisman (geri dönüş) süresinin ise 12 yıl ortalamasında olduğu Türkiye’de; satılık konutlar bir yılda yüzde 10, kiralıklar ise yüzde 1 artış gösterdi. Ticari gayrimenkul fiyatlarına bakıldığında Türkiye’de ortalamanın 4 bin 279 TL olduğu görülüyor. Kira ortalaması ise metrekare başına 24 TL mertebesinde. İstanbul’da ise satılık konutlarda metrekare ortalaması 3.462 lira oldu. Kiralık evlerin metrekare ortalaması ise 21 lirayı buldu.Amortisman süresinin 14 yıl ortalamasında olduğu İstanbul’da son bir ayda konut fiyatlarının en çok artan ilçe Bağcılar. Metrekare fiyatlarının yüzde 9.8 arttığı ilçede ortalama fiyat 3 bin 150 TL’ye yükselirken, ikinci sırayı yüzde 5.9 artışla Şile aldı. Üçüncü sırada ise yüzde 5.9 artışla Gaziosmanpaşa var. İlçede ortalama fiyat 2 bin 471 TL’ye yükseldi. ■ Ahmet Safa Terzi, Yeni Mesaj, (2.12.2015)

3.12.2015

BOP, IŞİD BAHANESİYLE TÜRKİYE'YE YERLEŞİYORLAR!

Hasan Pulur'u 45 yıldır okuduğumu yazmıştım ya, Aynur Turan, geçtiği mesajda, "Ağabey, 45 yıldır olmasa da ben de sizin yazılarınızı düzenli okumaya gayret ediyorum. Paris'te alınan kararları, şartları ve teklifleri biraz daha ayrıntılı anlatacağınız bir yazı daha yazarsanız bizler de hakiki tabloyu kapsamlı bir biçimde öğrenebilme fırsatı buluruz. Diğer türlü yani siz de yazmazsanız gerçekte Paris'te ne konuşuldu, ne karara varıldı öğrenemeyeceğiz" diyor.

Bu tür toplantılarda alınan kararları öğrenmek, gelişmeleri takip etmekle mümkündür. Gazeteciler, resmi açıklamalardan ziyade, olayların gidişatından bir sonuç çıkarır. Fakat resmi açıklamalar da ne olup bittiğini gösterir.

***

AKP iktidarının Suriye politikası, Türkiye'nin sınırlarını tartışılır hale getirdi. En son, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, "ABD ve Türkiye, Suriye-Türkiye sınırının kapatılması için hava ve kara güçlerinin nasıl işbirliği yapacağına dair istişarede bulunacak" dedi!

Yani Türkiye kendi sınırını bir terör örgütüne kapatamıyor; bu bahaneyle, ABD bölgeye askeri unsurlarını yerleştiriyor!

Üstelik ABD tek başına değil, bütün "NATO müttefikleri" ile birlikte geliyor!

İngiltere zaten bölgede! NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, İngiltere'nin İncirlik Üssü'ne uçak, Damimarka'nın Doğu Akdeniz'e savaş gemisi göndereceğini açıkladı. Almanya da keşif uçakları, bir fırkateyn ve bir yakıt ikmal uçağı ile 1200 asker gönderiyor!

Stoltenberg,​ "İttifak, Türkiye'nin hava savunmasını artırmakta. 28 üyenin 28'i, ek NATO güvence önlemleri almakta kararlı ve müttefikler diğer olası katkılarını hazırlamakta" dedi.

Bu arada, daha önce uçaklarını gönderen ABD'nin Diyarbakır'da neredeyse yeni bir üs kurduğu bildiriliyor!

Kerry, Tayyip Erdoğan ile Paris'teki toplantıda Suriye sınırının güvenli hale getirilmesini görüştüklerini belirterek "Cumhurbaşkanı Erdoğan (bu konuya) tamamen bağlı" dedi.

Kısacası, Paris'teki toplantının ana konusu, Türkiye sınırında alınacak önlemler ve bu bölgeye yapılacak NATO askeri yığınağı!

Bir ara Tayyip Erdoğan, PKK tehdidine karşı da NATO'yu bölgeye çağırmıştı. Bu gerçekleşmedi ama işte şimdi NATO güçleri, Erdoğan'ın bu konuya tamamen bağlanması sonucunda Türkiye-Suriye sınırına, İncirlik ve Diyarbakır üslerine ve Doğu Akdeniz'e yerleşiyor!

Bu kadar silah, IŞİD için fazla değil mi?

***

Gerçi, Cumhuriyetçi Parti başkan aday adaylarından Ben Carson, Obama'nın Türkiye'ye, "Suriye sınırını kapatın" tavsiyesi ile ilgili olarak Meksika sınırını kastederek "Kendi sınırlarımızı kapatıp Amerikalıların hayatını koruyamazken buradan oturup bilmiş bir şekilde 'sınırlarınızı kapatmalısınız' demek ikiyüzlülüğün zirvesidir" diyor ama ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, Türkiye'nin "sıklıkla geçirgen" diye yorumladığı sınırını daha sıkı korumasını istedi..

Financial Times gazetesinde David Gardner ise "ABD, Ankara'nın Suriye sınırını kapatma ve IŞİD ile mücadele konularındaki başarısızlığı sebebiyle bıkkınlık sinyalleri veriyor. Bir üst düzey AB yetkilisi ise geçen ay Viyana'da Suriye'deki geçiş döneminin konuşulduğu diplomatik zirveye Türkiye'nin 'taş koyduğunu' söylüyor" diye yazdı.

***

Bütün bu gelişmeler, Türkiye'nin bir Rus uçağını, sınır ihlâlinden dolayı düşürmesinden sonra meydana geldi. Sanki Doğu Akdeniz'de bir satranç oyunu oynanıyor! Piyonlar yem olarak veriliyor, filler teslim alınıyor. Bilindiği gibi bu oyunda fil çapraz hareket edebilir ama sonunda o da yem olur

Sonunda vezir de şah da teslim alınınca satranç kutusu kapatılacak, şah da piyon da orada bulunacak! Kazanan ise her zamanki gibi oyunu oynatan olacak! ■ Arslan Bulut, Yeniçağ, (3.12.2015)

BÖLÜCÜLÜK, BOP, SURİYE: ABD VE RUSYA, KÜRDİSTAN İÇİN ANLAŞTI

MHP’li Halaçoğlu, Rusya krizinin ardından, İngiliz arşivinden aldığı haritayı yeniden paylaştı

Halaçoğlu, “ABD ile Rusya’nın Suriye’de Kürt devleti kurma projesi 100 yıllık. Tarih boyunca dost olmamışlarla yola çıkarsanız başınız ağrır. Bu yeni bir haçlı seferi değil mi?” diye sordu.

Halaçoğlu: ABD ve Rusya, Kürdistan için anlaştı

MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, Rus uçağının düşürülmesinin ardından dikkat çeken bir haritayı yeniden gündeme taşıdı. İngiliz arşivinden aldığını söylediği haritayı sosyal medya hesabından paylaşan Halaçoğlu daha sonra da şunları yazdı: “Suriye’de, ABD ile Rusya’nın Kürt devleti kurma yönünde anlaştığını 1 yıl önce yazmış ve İngiliz arşivinden aldığım bir haritayı paylaşmıştım. Ne işe yaradı? Hiç. Tekrar yayınlıyorum. Bu 100 yıllık bir proje. Siz tarih boyunca size dost olmamışlarla yola çıkarsanız başınıza çok bela gelir. Bu konuyu Meclis’te de dile getirmiştim. Kırmızı bölge İngiliz kontrolünde, sarılar Rusya, diğerleri Fransız, İtalya, Yunanistan ve Ermenistan. O günden bugüne değişen bir şey yok.” MHP’li Halaçoğlu, “Bu yeni bir haçlı seferi değil mi?” dedi.

Yusuf Halaçoğlu, ayrıca Suriyeli mülteciler için Avrupa Birliği (AB) tarafından gönderilecek 3 milyar euro yardıma tepki gösterdi.

Halaçoğlu, ekonomik olarak rahatlamak için AKP’nin bu yardıma güvendiğini de kaydetti. Ancak bu yardımdan  bir sonuç alınmayacağının ortada olduğunu dile getiren Halaçoğlu şunları söyledi: “Bir kere Türkiye’ye yardım topluca verilmeyecek. AB istediği zaman belli bir programda verecek. Bu da Türkiye’nin ekonomik sorunlarına çözüm üretmeyecek. Kaldı ki Türkiye sığınmacılar için bugüne kadar daha büyük harcama yaptı. Bu yardım harcadığı paranın karşılığı bile değil. AKP’nin hesapları burada da yanlış.” ■ Yeniçağ, (3.12.2015)

RTE, YOLSUZLUK: 'ERDOĞAN'LA İLGİLİ YENİ KANITLAR SUNACAĞIZ'

Ozerov, “Rusya’nın elinde Erdoğan’ın IŞİD’le yasadışı petrol ticareti yaptığını gösteren başka kanıtlar da var" dedi.

Rusya Federasyon Konseyi Savunma Komitesi Başkanı Viktor Ozerov, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın IŞİD’le bağlantısını gösteren kanıtlarımız yeterli gelmezse, yeni kanıtlar da sunarız” dedi.

Ozerov, “Rusya Savunma Bakanlığı’nın elinde Erdoğan’ın IŞİD’le yasadışı petrol ticareti yaptığını gösteren başka kanıtlar da var. Eğer dünkü kanıtlar yeterli bulunmazsa, diğerleri de sunulur” ifadelerini kullandı.

Rus yetkili, Türkiye’ye yeni ekonomik tedbirler getirilmesinin Ankara’nın Su-24 uçağının düşürülmesi nedeniyle resmi özür dilemesine bağlı olduğunu vurguladı:

“Rusya, Türkiye’den Su-24 uçağını düşürmesinin yasalara aykırı olduğunu kabul edip resmi özür dilemesini bekliyor. Türkiye sadece Rusya yönetiminden değil, hayatını haybeden Rus pilotun ailesinden de özür dilemeli. Türkiye’ye ek tedbirler getirilip getirilmeyeceği, özrün ne şekilde yapılacağına bağlı.” ■ Sözcü, (3.12.2015)

4.12.2015

MEDYA:TÜRKIYE SINIRINDAN SOKULAN CIHATÇILAR NE ZAMAN TÜRKMEN OLDU

…Sizin karşınıza “gazeteci” olarak çıkarılanlar gazeteci değiller!

Size haber diye sunulanlar gerçek değiller!

Örneğin…

Rus uçağının düşürülmesiyle ilgili haberlerin ne kadarı gerçeği yansıtıyor?

Sahiden… Bayır-Bucak’ta neler oluyor?

Yazıyorlar… “Ruslar, Türkmen Dağı’nı bombaladı.” Suriye haritasında “Türkmen Dağı“ adında dağ yok! Lazkiye’de Cebel Aleviyyun (Alevi Dağı) ve Cebel Ekrad (Kürt Dağı) var!

“Türkmen Dağı” lafını uydurmalarının nedeni; Esat karşıtı cihatçılara verdikleri desteği kamuoyu nezlinde onaylatmak.

Bayır-Bucak’ta Türkmenler zorda imiş? 2012’den sonra bölgeye Türkiye sınırından sokulan cihatçılar ne zaman Türkmen oldu? Bu yobazların Alevi Türkmen köylerini basıp katliamlar yaptığı bilinmiyor mu? Alevi Türkmenlerin tek suçu, Esat’ı desteklemeleriydi.

Söylüyorlar… “Bayır-Bucak’tan büyük göç dalgası gelecek.” Bölgede El Nusra militanı olan Sünni Türkler dışında pek kimse kaldı mı? Sadece birkaç bin kişilik cihatçı ailesinin geleceği biliniyor.

Uyduruyorlar.

Bu hakikat düşmanları gazeteci olabilir mi?..

Mesele oy vermek değil yani…

FOTOĞRAF YALANI

Her yeni rejim kendi ahlakını yaratır/oluşturur…

Ama… Metotları benzerdir.

Gazeteci görümlü “saray memurları” yeni değil.

Ahmet İhsan Tokgöz “Matbuat Hatıralarım” adlı kitabında, Yıldız Sarayı’nın gazetelere dolgun maaşla nasıl adam soktuğunu yazar. Bunlar, “kayırtılmış kişiler” idi. Dönemin yandaş gazetecileri…

Bakın kuşkusuz…

Medyamız hep kirliydi.

Ama hiçbir zaman; AKP döneminde olduğu kadar manipülatif olmadı. “Yalanın iktidarı” için neler yapmadılar ki? Örneğin…

Gerçeği yazmakta direnen biz dürüst gazetecileri, kumpasla cezaevine atarak medyaya korku saldılar.

Onların tek hakikatleri vardı; her şart altında kendilerini haklı çıkarmak!

Sadece kendi istediklerinin-yaptıklarının onaylandığını duymak-görmek!

Buna uymayanlar yok edilecekti. Düğmeye bastılar….

AKP, Cemaat ve “Yetmez Ama Evet” diyen liboş takımı, medyayı uçurumdan yuvarladı. Ardından AKP, bu iki ittifak ortağına ihtiyacı kalmayınca onları da gömdü.

Şimdi…

SÖZCÜ gibi güven duyacağımız bir avuç gazete ve gazeteci inatla ayakta duruyor.

Fakat…

Burada da bir sorun karşımıza çıkıyor:

Zorlukla ayakta kalma mücadelesi veren bu gazeteler, ekonomik nedenler yüzünden haber merkezlerini büyütemiyor. Olayları kendi muhabirleriyle takip edemiyor. Ve…

AKP, niyeti gazetecilik olanları kimi zaman -haber ajansları, MİT sızdırmaları vb.- araçlarla etkiliyor.

Aynen Bayır-Bucak meselesinde olduğu gibi…

Rusya, Suriye’de devreye girince; Batı, cihatçılara karşı cephe alınca; AKP birden Türkmenleri hatırladı!

İnsanların duygularıyla oynayıp etki altına alıyorlar.

Yani, kandırıyorlar.

Suriye’de cihatçılar tarafından öldürülen Zeynep Amar ya da Lübnan’daki bombalı saldırıda yaralanan Kader Murteda’nın fotoğrafları, “İşte öldürülen Bayırbucak Türkmen kadınlar” diye yutturuldu!

İnsanlar Davutoğlu’nun sahte gözyaşlarına ortak edildi! ■ Soner Yalçın, odatv, (4.12.2015)

ENERJİ, DEİ: ENERJİDE DIŞ BAĞIMLILIĞA RAĞMEN YAPILAN KABADAYILIK!

İktidara geldiğinizden beri enerjide dışarıya bağımlılığınızı artırmış ve enerjide tam bir özelleştirmeyi hedeflemişseniz, sizin dış politikanızı da buna göre şekillendirmeniz gerekmez mi? Eğer Amerika’ya bağlı bir dış politikanız varsa ve bunu da sürdürmek kararındaysanız, neden yıllar içinde Rusya’ya enerjideki

bağımlılığımızı azaltıcı önlemler

almadınız?

DOĞALGAZDA RUSYA

Rusya doğalgazı keserse diye bizi korku almış durumda. Çünkü doğalgaz ihtiyacımızın yüzde 54,76’sını Rusya’dan sağlıyoruz. Yüzde 12.33’ünü Rusya’dan bağımsız karar verebilecek durumda olmayan kardeş ülke Azerbaycan’dan alıyoruz. Yani yüzde 67’sini Rusya ve Azerbaycan’dan temin ediyoruz. Yüzde 18.13 gibi önemli bir kısmını da ilişkilerimizi bir eksene tam olarak oturtamadığımız ve gelgit gerginlikler yaşadığımız İran’dan sağlıyoruz. Geri kalanın yüzde 8.48’ini Cezayir’den, yüzde 2.87’sini Nijerya’dan LNG (sıvılaştırılmış gaz) olarak alıyoruz. Diğer muhtelif ülkelerden yüzde 4’e yakın kısmını satın alıyoruz.

Tükettiğimiz doğalgazın yüzde 1’ini ancak Türkiye’de üretirken yüzde 99’unu ithal ediyoruz.

Bu durumda eğer bu tabloyu değiştirmezseniz Rusya ile ilişkilerinizi iyi götürmeniz gerekmez mi? Kriz yaratmamak için daha dikkatli olmanız gerekmez mi? ■ Mustafa Pamukoğlu, Aydınlık, (4.12.2015)

KASIM AYI ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI!

Tüketici fiyatları Kasım ayında yüzde 0.67 ile, banka ve aracı kurum ekonomistlerinin yüzde 0.5 dolayında olan beklentilerinin hafif üzerinde arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) yılın ilk 11 aylık döneminde yüzde 8.58, yıllık bazda yüzde 8.10 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 7.61 yükseldi.

Aylık en yüksek artış yüzde 5.37 ile giyim ve ayakkabıda

Ana harcama grupları itibariyle Kasım ayında fiyatlar, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1.0, ev eşyasında yüzde 0.66, konutta yüzde 0.54 ve haberleşmede yüzde 0.35 yükseldi. Fiyatları en çok düşen gruplar da, eğlence ve kültürde yüzde 0.54 ve çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 0.28 olarak belirlendi.

Yıllık en fazla artış yüzde 13.44 ile lokanta ve oteller grubunda

TÜFE’de en çok fiyat artışları, bir önceki yılın aynı ayına göre eğlence ve kültürde yüzde 11.74, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 11.37, ev eşyasında yüzde 10.50, gıda ve alkolsüz içeceklerde de yüzde 9.51 oldu.

Kasım 2015’te endekste kapsanan 426 maddeden; 49 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 289 maddenin ortalama fiyatları arttı, 88 maddenin ortalama fiyatları ise düştü.

ZAM ŞAMPİYONU DOMATES

Aylık bazda en yüksek fiyat artışı yüzde 40,75 ile domateste oldu. Tüketici Fiyatları Endeksi’nde (TÜFE) Kasım ayında medyan bazında 0,46 artış bekleniyordu, yıl sonu enflasyon beklentisi ise önceki anketteki yüzde 8,15’ten yüzde 8,40’a yükselmişti. ■ Taraf, (4.12.2015)

5.12.2015

BOP, SURİYE: ELİMİZDE IŞİD'DEN TÜRKİYE'YE PETROL SEVKİYATININ KANITLARI VAR

Rusya Savunma Bakanlığı'nın ardından İran da 'Elimizde IŞİD'den Türkiye'ye petrol sevkiyatının kanıtları var' iddiasında bulundu.

İran Alınan Kararların Uygunluğu Konseyi Sekreteri Muhsin Rezai, Suriye'deki danışmanlarının, IŞİD'den Türkiye'ye giden petrolün tüm olası ihracat yollarının fotoğraflarını çektiğini iddia etti.

Suriye'de bulunan İranlı danışmanların, Suriye petrolünü taşıyan IŞİD'lilere ait TIR'ların Türkiye'ye geçmek için kullandığı tüm olası yolların fotoğrafını çektiğini belirten Rezai, "Bu kanıtlar gazetecilere sunulabilir ve televizyon yayınlarında kullanılabilir" dedi. Suriye'de yaralanan İranlıları ziyaret eden İranlı yetkili, "Yakında bu önemli materyaller kamuoyuna sunulacak" diye konuştu.

'BİLGİLERİ TÜRKİYE YÖNETİMİNE SUNMAYA HAZIRIZ'

Sputnik'te yer alan habere göre, IŞİD'in yasadışı petrol ticaretine ilişkin bilgileri Türkiye yönetimine sunmaya hazır olduklarını kaydeden Rezai, "Eğer Türk yönetimi IŞİD'in ülkedeki petrol ticaretine ilişkin bilgiye sahip değilse ayrıntılı bilgiyi onlara vermeye hazırız" dedi.

Rezai, "Teröre karşı mücadelede yer alan ülkeler, itidali koruyarak provokasyonlara boyun eğmemeli, enerjilerini terör örgütü IŞİD'i yok etmeye yoğunlaştırmalı" ifadelerini kullandı. ■ Evrensel, (4.12.2015)

ME, KATILIM: GÖLLÜCE KÖYLÜLERİ MERALARI İÇİN EYLEM YAPTI

Torbalı Göllüce’de meraları büyük tarım işletmelerinin baskısı altında bulunan köylüler Torbalı merkezinde düzenledikleri eylemde, meralarından vazgeçmemekte kararlı olduklarını vurguladılar. Köylüler, özel şahıslara kayıtlı mera tapularının tespit ve iptal edilerek, mera özel siciline kayıt işleminin yapılması için, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Tarım ve Hayvancılık İzmir İl Müdürlüğü, Valilik, Kaymakamlık ve Torbalı Belediyesine dilekçe ile başvurdu.

‘MERALAR HALKINDIR SATILAMAZ’

Torbalı’da kurulan pazarın içinden “Göllüce meraları bizimdir”, “Toprak işleyenin su kullananın” yazılı pankartı ile yürüyen Göllüceliler, “Meralar halkındır satılamaz”, “Direne direne kazanacağız” sloganları attı.
Belediye Meydanı’na gelen Göllüceliler adına Elvan Göbekli ve Bahar Sağır konuştu. Göbekli, halen 23 ağılın bulunduğu ve köylünün kullandığı meraların özel şahıslar adına tapuya kaydedilmiş olmasının onlara hak kazandırmayacağını vurguladı. Göbekli, “Meralar yaşam ve geçim alanımızdır. Her ne sebeple olursa olsun elimizden alınması düşünülemez. Bizler yüzlerce yıldır bu topraklarda yaşayan, koyunun keçisini otlatarak büyüyen düğününü yapan köylüleriz. Toprakların elimezden alınmaması için sizleri dayanışmaya çağırıyoruz” dedi. Sağır da, “Bizler var olursak, üretir ve yaşatırsak kentler de yaşar. Birlikte yaşamaya ve üretmeye çağırıyoruz” dedi.

MERA ÖZEL SİCİLİNE İŞLENMELİ

Avukat Şehrazat Mercan da eylemde yaptığı konuşmada, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun tıpkı Zeytin Kanunu gibi özel bir kanun olduğunu ve özel hükümlerinin olduğunu vurguladı.  “Tapuda Ahmet’in, Ayşe’nin adına yazılı olsa bile eğer kadimden beri meraysa oraya devletin derhal dava açıp, tedbir isteyip bu tapuyu iptal ettirerek, mera özel siciline kaydettirmesi gerekiyor. Anlaşılan şimdiye kadar Göllüce’de bunlar eksik bırakılmış. Biz onları tamamlayacağız. Göllüce köyünün merasını gerçek sahibi olan köylülere bırakılması için dilekçelerimizi veriyoruz. Yasal süreçlerin takipçisi olacağız. Hazinenin buraya vakit geçirmeksizin dava açması tedbir istemesi lazım” dedi.

ŞİRKETE PEŞKEŞ ÇEKİLMİŞ

Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ferdan Çiftçi de, zaten zor koşullarda üreten köylülerin yaşamını sürdürebilmesi için var olan değerlerinin korunması, onlara sahip çıkılması gerektiğini belirterek, “Meralar bir şirkete peşkeş çekilmiş. Meralar köylünün ve halkındır. Mera siciline kaydedilmemiş olsa bile kadimden beri meraların tespit ve tescilinin yapılması zorunludur. Köylülerin haklı mücadelesinin yanındayız ne yazık ki yasalar boş durmuyor. En son 1 Kasım seçimleri öncesi yapılan düzenleme ile en verimli meralar, konut alanı olarak açıldı. 20 yıllık ot bedeli karşılığında. Yani, meraların çanına ot tıkanmak isteniyor” dedi. Köylülerin açıklamasına siyasi partiler, Eğitim Sen ve Torbalı Anadolu Alevileri Derneği de destek verdi. ■ Evrensel, (4.12.2015)

(İktidarların millî egemenliği istismarını önlemenin bir yolu, halkın biir araya gelerek hükümete baskı yapması, doğrudan doğruya hakkını araması, iradesinin yerine getirilmesini doğrudan doğruya istemesidir. cd)

6.12.2015

BİLİM TOHUMLARI EKİBİ, ALTI AYDA 3 BİN ÇOCUKLA BULUŞTU

Gönüllü üniversite öğrencilerinden oluşan Bayer Bilim Tohumları Ekibi, altı ayda 24 bin km. yol kat ederek yaklaşık 3000 çocuğun bilim üzerine yeniden düşünmesini sağladı.

Bayer ve Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın (TOG) birlikte hayata geçirdiği Bayer Genç Bilim Elçileri Projesi’nin gezici birimi olan Bilim Tohumları Ekibi, ikinci yılını tamamladı.

Nisan 2015’te, proje için özel olarak tasarlanan araçları ile Sinop’tan yola çıkan ekip, Ekim ayına kadar toplam 20 il ve 38 noktada 2982 çocukla buluştu.

Projenin devam ettiği iki yıl süresince, Toplum Gönüllüsü üniversiteli gençler, yaklaşık 10 bin çocuğun bilimi sevmesi, doğa olaylarını anlaması ve sorgulayan bireyler olması yolunda bir adım daha atmasına destek oldu.

Bilim Tohumları Ekibi, çocuklardan ve ailelerden gelen talepler doğrultusunda bu yıl ikinci defa bilim yolculuğuna çıkarak, kırsal alanlarda yaşayan 9-12 yaş grubundaki çocuklarla bir araya geldi.

Bilimi sevdirmeye, doğayı anlamaya, merak etme ve araştırma alışkanlığı kazandırmaya yönelik etkinlikler yapan ekip, ziyaret ettiği her köyde çocuklar, aileler ve öğretmenler tarafından büyük ilgiyle karşılandı.

Toplum Gönüllüsü üniversiteli gençlerin özverili çalışmaları ile iki yıl içerisinde, Türkiye’nin 81 ilindeki kırsal alanlarda etkinlikler gerçekleştirilmiş oldu.

Nisan ayında Sinop’tan yola çıkan Bilim Tohumları Ekibi; sırasıyla Çorum, Gümüşhane, Hakkâri, Ağrı, Muş, Bingöl, Batman, Hatay, Antep, Sivas, Yozgat, Isparta, Antalya, Muğla, Aydın, Uşak, Bilecik, Sakarya ve Yalova’da çocuklarla buluştu.

Bilim Tohumları Ekibi gelecek yıl da yollarda olacak.

Önce gençler öğreniyor, sonra çocuklara aktarıyor

Bayer’in, bilimsel eğitime katkı sağlama geleneği kapsamında tasarladığı Bilim Tohumları Ekibi projesi ile önce üniversiteli gençlere sonra da gençler aracılığı ile çocuklara doğa bilimlerinin sevdirilmesi amaçlanıyor.

Projede yer alan Toplum Gönüllüsü gençler, öncelikle, “Bilim Okuryazarlığı” başlığında formal olmayan eğitim modülleriyle tasarlanmış bir eğitime katılıyorlar, ardından gezici eğitim aracı ile yola çıkarak Türkiye’nin dört bir köşesine ulaşıp çocukların bilime ilgi duymalarını ve bilimi sevmelerini sağlamak üzere bir dizi etkinliği hayata geçiriyor.

Yolculukları esnasında birçok anı biriktiren Toplum Gönüllüleri Vakfı Proje Koordinatörü Nisan Su Tablacı ve Nurcan Aydoğdu çok güzel tepkilerle karşılaştıklarını ve çocuklardan çok şey öğrendiklerini belirterek, “Ben ne zaman mezun olacağım, sizlerle birlikte yola çıkıp okullarda deneyler anlatmak istiyorum” diyen minik bilim insanını ise unutamıyorlar. 13.11.2015 ■ reel piyasalar, (4.12.2015)

 

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura