Diğerleri > Sis Çanı
04-01-2014
NELER OLDU 1-6 ARALIK 2013 (yabancı sermaye, enflasyon, özelleştirme, seçimler, milliyetçilik, cemaat, AKP, dış bağımlılık, borçlanma, tasarruf, gelir eşitsizliği)

Cihan Dura

4.1.2014


1.12.2013

YABANCI SERMAYE: YABANCI ŞİRKETLERİN GÖZDESİ İSTANBUL

Türkiye'deki 35 bin 702 uluslararası sermayeli şirketin yarısından fazlası İstanbul'da faaliyet gösteriyor

ANKARA - Ekonomi Bakanlığının uluslararası doğrudan yatırım verilerinden derlenen bilgilere göre, 2013 yılı Eylül ayı itibariyle uluslararası sermayeli şirket sayısı 35 bin 702'ye çıktı.

Bu dönemde yabancı ortaklı şirket 21 bin 119 ile birinci sırada yer alan İstanbul'u, 3 bin 942 firmayla Antalya, 2 bin 240 firmayla Ankara, 1.898 firmayla İzmir, 1.487 firmayla Muğla, 624 firmayla Mersin, 602 firmayla Bursa, 541 şirketle Aydın, 399 şirketle Kocaeli, 273 şirketle Gaziantep izledi. Diğer illerdeki uluslararası ortaklı şirket sayısının toplamı ise 2 bin 577 oldu.

İstanbul'daki uluslararası sermayeli şirketlerin 8 bin 47'si toptan ve perakende ticaret, 3 bin 320'si gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri, 3 bin 89'u imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteriyor.

Uluslararası sermayeli şirketlerin sayılarının illere göre dağılımı ise şöyle:
İstanbul 21.119,Antalya 3.942, Ankara 2.240, İzmir 1.898, Muğla 1.487, Mersin 624, Bursa 602,Aydın 541,Kocaeli 399,Gaziantep 273 ve Diğer iller 2.577. ■ Dünya, (1.12.2013)

 

IMF YIL SONU ENFLASYON HEDEFİNİ AÇIKLADI

IMF 2013 yılında Türkiye'de enflasyonun yüzde 8 çıkacağını tahmin etti ve kuruluş cari açıktaki artışa ise dikkat çekti

ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) Üst Kurulu, Türkiye ile ilgili 4’üncü madde incelemesini tamamladı. Bu kapsamda yayınlanan makalede, Türkiye’nin 2012’de ekonomisini dengelemeyi başardığı belirtilerek, “2013’de iç tüketim ve kamu yatırımlarıyla büyümenin yüzde 3.8 olması bekleniyor. Buna bağlı olarak cari açıkta artış görülüyor ve enflasyon da halen hedeflenen seviyenin üstünde” denildi.

IMF raporunda Türkiye ekonomisine yönelik enflasyon tahmininde 2013 için yüzde 8, 2014 yüzde 6 olarak açıkladı. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ise, son enflasyon raporunda bu yıl için enflasyon hedefini yüzde 6.8’e çıkarmıştı. Başçı, 2014 enflasyon hedefini ise yüzde 5.3 olarak açıklamıştı.

Türkiye'deki finans sisteminin sağlam olduğunu belirten IMF icra kurulu, bankaların maruz kaldığı dolaylı döviz kuru riskinin izlenmesi gerektiğini belirtirken, "Makro ihtiyati tedbirler hanehalkına verilen kredileri ve döviz cinsi kurumsal kredileri hedeflemeli" dedi.
İcra kurulu ayrıca "terörizmin finansmanı" ve karaparanın önlenmesine ilişkin çerçevede uluslararası Mali Çalışma Grubu (FATF) tarafından tespit edilen eksikliklerin giderilmesi çağrısında bulundu.

Hükümetin enerji bağımlılığını azaltma, işgücü piyasasında esnekliği artırma, kayıtdışı ekonomiyi daraltma ve özel emeklilik reformu yönündeki adımlarının doğru yönde olduğu belirtildi.

Türkiye'nin bu yıl yüzde 3.8, gelecek yıl ise yüzde 3.5 büyüyeceğini öngören IMF tahminlerinde değişiklik yapmadı ayrıca cari açığın gayrı safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranının bu yıl yüzde 7.4, gelecek yıl ise yüzde 7.2 olacağını tahmin ediyor. ■ Dünya, (1.12.2013)

 

ÖZELLEŞTİRME: 2-B SATIŞINDAN 2.6 MİLYAR TL GELİR ELDE EDİLDİ

Maliye Bakanı Şimşek, 293 bin hak sahibine 2 milyar 617 milyon TL bedelle 2-B arazisi satıldığını bildirdi

CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar'ın yazılı soru önergesini yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 293 bin hak sahibine 2 milyar 617 milyon TL bedelle 2-B arazisi satıldığını bildirdi.

Şimşek, Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun kapsamında satışı yapılan araziler hakkında bilgi verdi.

Şimşek, bu kanun kapsamında 1 milyar 802 milyon 296 bin 96 metrekare yüzülçömlü 2-B taşınmazına ilişkin 604 bin 433 kişinin satın alma talebinde bulunduğunu belirterek, 8 Ekim 2013 tarihi itibariyle 1 milyar 3 milyon 770 bin 851 metrekare yüzülçömlü, toplam satış bedeli 2 milyar 617 milyon 704 bin 92 TL olan taşınmazların 293 bin 368 hak sahibine satıldığını bildirdi.

Bu satışların 208 bin 467'sinin peşin, 4 bin 663'ünün yarısı peşin, 80 bin 238'inin ise taksitli olarak gerçekleştiğini kaydeden Şimşek, satışı yapılan taşınmazlardan; peşin satılanların bedelinin 957 milyon 786 bin 875 TL, yarısı peşin satılanların bedelinin 131 milyon 380 bin 996 TL ve taksitli satılanlarının bedelinin ise 1 milyar 528 milyon 536 bin 222 TL olduğunu ifade etti. ■ Dünya, (1.12.2013)

 

ÖZELLEŞTİRME: KÖPRÜ ÖZELLEŞTİRMESİ İÇİN DÜZENLEME MECLİS'TE

AK Parti milletvekilleri tarafından, köprü ve otoyolların halka arz yoluyla özelleştirilmesi için gereken kanun değişikliği TBMM'ye sunuldu

AK Parti, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), ihalesinin iptalinin ardından, İstanbul 1. ve 2. köprü ile bazı otoyolların, özelleştirme yönteminin halka arz olarak belirlenmesi halinde ihtiyaç duyacağı şirketleşmeyi sağlamak amacıyla Karayolları Kanunu'nda değişiklik yapılmasını öngören torba teklif TBMM'ye sunuldu.

İstanbul 1. ve 2. köprü ile bazı otoyolların 25 yıllığına özelleştirilmesi için geçen yıl Aralık ayında düzenlenen ve en iyi teklifi 5.72 milyar dolar ile Koç Holding vermişti.

Malezyalı UEM Group Berhad, Yıldız Holding şirketlerinden Gözde Girişim ortak girişim grubunun verdiği ihale; Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, yaptırdığı çalışmaya göre özelleştirme değerinin en düşük 7 milyar dolar olması gerektiğine yönelik değerlendirmelerinin ardından, ÖYK tarafından iptal edilmişti.

İptalin ardından ekonomi yönetimi, yeni özelleştirme yönteminin halka arz olması yönünde ağırlık olduğunu belirtmiş, ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Mart ayında yaptığı açıklamayla şirketleşme ve halka arzın bu yıl gerçekleşeceğini söylemişti.

AKP milletvekilleri tarafından TBMM'ye sunulan 20 maddelik torba kanun teklifinde yer alan bir düzenlemede, söz konusu varlıkların halka arz yöntemiyle satışı için gereken, Karayolları'nın ilgili otoyol ve tesislerinin bir şirket bünyesine aktarılmasını içeren maddede şu hüküm yer aldı:

“Hisselerin satışına karar verilmesi durumunda, özelleştirme programındaki otoyolların işletme hakkı.”

“işletme hakkı verilmesi sözleşmesinin yürürlük tarihinden itibaren 30 yıl süre ile Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından ÖİB'nin yüzde 100 hissesine sahip olduğu anonim şirkete verilir.” ■ Dünya, (1.12.2013)

 

ÖZELLEŞTİRME: AT YARIŞLARININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ TEKLİFİ MECLİS'E SUNULDU

AK Partili vekiller, torba yasada yer alan düzenlemeyle at yarışlarının özelleştirilmesini teklif ettiler

At yarışlarının özelleştirilmesinin önünü açacak yasal düzenleme için adım atıldı.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan ve bazı AK Parti'li milletvekillerinin imzasıyla Meclis'e sunulan torba yasa teklifinde yer alan düzenlemeyle At Yarışları Hakkındaki Kanuna bir madde ekleniyor. Buna göre, yurtiçinde at yarışları düzenleme yurtiçinde ve yurtdışında düzenlenen at yarışları üzerine yurtiçinden ve yurtdışından müşterek bahis kabul etme hak ve yetkilerine ilişkin lisanslar birlikte veya ayrı olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından özelleştirilecek.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na at yarışları düzenleme amacına yönelik olarak tahsis edilmiş veya fiilen bu amaçla kullanılan taşınmazlar ile üzerindeki yapı ve tesisler sözleşme süresince bedelsiz olarak at yarışları düzenleme lisansı sahibinin kullanımına verilecek. Özelleştirme sonrasında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yurtiçinde at yarışları düzenlemeyecek, düzenletemeyecek. Yurtiçinde ve yurtdışında düzenlenen at yarışları üzerine müşterek bahis kabul edemeyecek.

Lisans konusu faaliyetleri ilgili mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yürütülmesini izlemeye ve denetlemeye Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkili olacak.

Süre 6 aya indirilmişti

Geçtiğimiz hafta Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile Türkiye Jokey Kulübü'ne uzun süreli verilen bahis düzenleme yetkisi 6 aylığına devredilmişti. Bu durum at yarışlarının 6 ay içinde özelleştirilmesinin planlandığı şeklinde yorumlanmıştı. Bakanlar Kurulu Kararı ile TJK, 22 Kasım 2013 tarihinden itibaren 6 ay süreyle at yarışları ve at yarışlarına ilişkin müşterek bahis düzenleme yetkisini devam ettirecek şekilde düzenlemeye gidilmişti. ■ Dünya, (1.12.2013)

 

BEDHAHLAR, MİLLİYETÇİLİK: TÜRK DİYE BİR IRK YOK

AK Parti MKYK üyesi ve Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Aktay, Trabzon’daki panelde, “Milletin içeriği sonuçta siyasiler tarafından yapılmıştır. Türk bir sentezdir. Türk diye bir ırk yok” dedi

AKP Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Yasin Aktay, Bayburt’ta katıldığı panelde “Türk dediğin bir sentezdir zaten. Türk diye bir ırk yok” dedi. Bu söz üzerine bazı öğrenciler salonu terk etti. Aktay, şunları söyledi: “Bu ülkede sadece Türkler üzerinden giderseniz bunun masrafı ve maliyeti çok fazladır. Türkiye’yi bölünmenin eşiğine getirirsin. Türkiye’de yaşayan diğer insanları bu şekilde memnun edemezsiniz. Diğer insanları kendine karşı kışkırtmış olursun. Vatandaşlık bağına dayalı yeni bir millet tanımı yapmak çok önemli. Millet mi diyorsun? Al sana millet! Sonuçta milletin ne olduğu, siyasilerin kararı ile içeriği doldurulan bir şeydir.” ■ Taraf, (1.12.2013)

 

2.12.2013

SEÇİMLER: BÖYLE GİDERSE AKP SEÇİMLE DÜŞÜRÜLEMEZ!..

İktidardaki siyasi partinin devlet olanakları ile propaganda yapmasına izin veren; bakanların istifa etmeden yerel seçimlere aday olarak katılabileceklerine ilişkin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararı, bundan böyle yapılacak olan seçimlerin adil, sağlıklı, güvenilir ve şeffaf olarak yapılabilirliğini kuşkulu hale getirdi. Seçmen veri tabanının, YSK tarafından takip edilen bağımsız bir seçmen kütüğü yerine, İçişleri Bakanlığı’nın üretip güncelleştirdiği ve dış kaynaklardan alınan verilerle güncellenen bir veri tabanının kullanılmış olması, seçimlerin tarafsızlığı ile güvenilirliğini tartışmalı hale getirmiştir ve kabul edilebilir bir durum değildir. 1 milyondan fazla Suriyeli sığınmacıya vatandaşlık statüsü verilerek “seçmen” haline getirilmeleri ise, kabul edilebilir bir durum değildir. Son olarak; seçimlerin güvenliğinin, ortakları arasında GAMA ve KUTLUTAŞ gibi özel şirketlerin olduğu, genel müdürlüğünü de AKP ile yükselmeye başlayan Sadık Yamaç adlı bir bürokratın yaptığı, 1982 yılında Türk-ABD şirketi olarak kurulmuş bulunan HAVELSAN’a (1) teslim edilmesi, yargının tartışma götürmez şekilde “by-pass” edildiğinin en somut kanıtıdır… Bu son hamleyle denebilir ki, Türk Milleti adına egemenlik hakkını kullanabilen organların başında gelen yargının elinde hiç bir güç bırakılmamıştır. Söylenenlere inanırsak, güya seçim sonuçlarına dışarıdan olası müdahalelerin önüne geçmek ve YSK içi güvenliği sağlamak için bu çok önemli iş HAVELSAN’a ihale edilmiştir!..

Seçimlerin sonucunu doğrudan etkileyecek olan veritabanı ile seçim güvenliğinin, yüksek hakimlerden oluşmuş bağımsız ve tarafsız bir kurum olması lazım gelen Yüksek Seçim Kurulu yerine, siyasi iktidarın etkisine açık veya doğrudan kontrolünde olan kurum ya da şirketlere bırakılması, geçmiş yıllarda tartışılan ve fakat bir türlü sonuçlanamayan 6 milyondan fazla (ölü) seçmenin nasıl oy kullanab

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura