Diğerleri > Sıcağı Sıcağına
26-09-2012
GÜNLER V NOTLAR: TEMMUZ 2012 (BOP, medya, UÖŞ, Silivri,İslam, Atatürk, din, demokrasi, yolsuzluk, TSK, ABD,…)

2.7.2012

BOP, RTE

Suriye Amerika’nın Sorunudur, Rte Taşeronluk Yapıyor

RIFAT SERDAROĞLU (Antigazete, 2.7.2011): Recep Tayyip Erdoğan (RTE) diyor ki;
Suriye konusu “milli bir konudur”, bu konuda AKP Hükümetini ve kendisini eleştirmek, Türkiye’yi eleştirmektir ve ihanetle eşdeğerdir!
İlk kez kendisini Türkiye zanneden, Türkiye gibi bir cihan devletinin yerine koyan bir başbakan görüyoruz. Bu tutum üzülerek ifade etmeliyim ki, sağlıklı bir bünyenin işi değildir.
*

Türkiye’nin uyguladığı Suriye politikasının, önce Suriye’yi sonra İran’ı ve sonunda Türkiye’yi parçalamak ve tüm Ortadoğu’yu yeniden düzenlemek olan ABD yapımı bir proje olduğunu, tüm dünya biliyor, bir tek bizim o projenin eşbaşkanlığını gönüllü olarak yapan Türkiyeli Başbakan Erdoğan bilmiyor!
*

Erdoğan’ın Suriye politikasını eleştirmek ve karşı çıkmak, ülkesini seven her Türk için zorunlu bir “Milli” bir görevdir. Erdoğan, Esad’ı halkına zulmeden bir diktatör olarak tanımlıyor… Geçen sene ortak Bakanlar Kurulu toplantısı yapacak, Esad ve eşini kendi ailesinden sayacak kadar yakın tutan Erdoğan değil miydi? Bir yıl önceki Esad, demokrat mıydı?
Kimsenin Türk Milletini enayi yerine koymak haddi değildir.
*

Gerçek şudur; ABD böyle istiyor, eşbaşkan Erdoğan da yapıyor. Amerika, kendi menfaatinden başka bir şey düşünmez. Kuzey Irak’taki PKK çetesinin hamisi Amerika değil mi?

 ESKİ FİŞLERDEN

-Bir gazete yazısından bitiş cümlesi: Bu konuda yazacak daha çok şey var, ancak bu seferlik (günlük, haftalık) bu kadar.

-Unutmak istemiyorsan, ayrıntılarını öğren. CD

-İlim ve irfan ile donanmış bir kavim, her bir felakete, tabiattan bile gelse çare bulabilir.  MKA

-did.- : did.iklemek | sür.-: sür.üklemek | uyu.-: uyu.klamak | ay.- ? : ay.ıklamak | say.- ?: say.ıklamak |

 

MEDYA

Holding Tv Kanallarını Ve Gazetelerini Takip Ederken, Aşağıdaki Fıkrayı Aklımızdan Çıkarmayalım

Napolyon tekrar dünyaya gönderilmiş. Önce Beyaz Saray’da akşam yemeğinde ağırlanmış. Yemek bitince Napolyon, Obama’ya şöyle demiş:

“Sizin elinizdeki bu silahlar bende olsaydı Waterloo’da savaşı kaybetmezdim.”

Ardından Rusya ağırlamış kendisini. Yemek bittikten sonra Napolyon, Putin’e dönerek:

“Sizdeki bu KGB polis teşkilatı bende olsaydı Waterloo’da savaşı kaybetmezdim” demiş.

Nihayet Ankara’da da ağırlanmış Napolyon. Yemekten sonra Napolyon yine konuşmuş:

“Mösyö Tayyip çok şanslısınız. Sizdeki bu mükemmel medya bende olsaydı, benim

Waterloo’da yenildiğimi kimse bilmeyecekti.”

3.7.2012

ŞİİR

Bir Resim

O ağaçların altında,

Suya da biraz yakın,

Kuruluvermek var şimdi.

Yaş da biraz gençse,

Çilingir sofrası da hazır.

Yanında can bir arkadaşın,

Demeyin gitsin keyfime...

 

ABD, UÖŞ, EMPERYALİZM

Amerika’nın, Daha Doğrusu “Küresel Haydutlar”In Başı Belada…

BÜLENT ESİNOĞLU: -Amerika zora düşen, az gelişmiş ülkelere ekonomik krizden çıkılması için, özelleştirmeleri dayatıyordu. Amerika dolar basıyordu, ulus devletler, devlet borçlarını ödemek için özelleştirmeler yapıyordu. Finans kapital, bastığı dolarlarla, özelleştirilen bankaları ve mülkleri alıyordu.

- Amerika tehlikenin büyüdüğünün farkında, ama sistem borç üzerine kurulmuş olduğu için, içinden çıkamıyor. Amerika, ya gerçek tasarruf önlemleri getirecek, ya da iflas edecek. Eğer bizlere önerdikleri gibi özelleştirme yapılması kararı çıkarsa, Çin gelir bunların neyi var neyi yok alır.

-Birçok ülkede, ulus devletin elinde avucunda bir şey kalmadığı için finans kapital (tefeciler) şimdi doğrudan toprak istiyor.

-Emperyalizmin (finans kapitalin) ayakta kalması, halkların ve devletlerin borçlandırılmasına bağlıdır. Önce dolar, arkasından Euro çökecek. Ardından küçük bir azınlığın temsilcileri çökecek. Her şey yeniden kurulup planlı bir ekonominin yoluna girilecektir. Dünyayı bir avuç azınlık, kendi çıkarları için bu noktaya getirmiştir. O azınlıktan, bu gün bir tanesi daha çöküyor. Barclays.

 

SİLİVRİ, ÖYM

…Nihayet belli oldu ki, özel yetkili mahkemelerin adları değiştirilecek, kendileri aynı kalacak, kendisi de bağımsız olmayan HSYK dilediği zaman belirli suçlarda görev yapacak mahkemeler oluşturabilecektir. Kısacası söz konusu olan sadece bir isim değişikliğidir, başka bir şey değil.

Konuyu bir isim değişikliği fıkrasıyla noktalayalım:

Temel mahkemeye başvurmuş; hâkim sormuş:

- Anlat bakalım derdin ne?

- Adımı değuştüreceğum, demiş Temel.

Hâkim bakmış yaşlı başlı Temel’e, söylenmiş:

- Bunca yıl değiştirmedin de şimdi mi aklına geldi? Adın ne senin bakayım?

- Temel Poh demiş,

Hâkim hak vermiş:

- Peki, değiştirelim! Ne olsun istiyorsun?

Keyifle yanıtlamış Temel:

- Ahmet Poh!..

Ali Sirmen, Cumhuriyet, 3.7.2012

 

ABD, DEMOKRASİ

Dikkat isterim, Hillary Clinton başkan adaylığı yarışında Obama'nın ilk rakibiydi. Şimdi birlikte çalışıyorlar. Obama Bush'un savunma bakanını da uzun süre kabinesinde tutmuştu. Bu ve benzeri olgular, ABD'de demokrasinin lafta olduğunun, gerçekte partiler üstü bir merkezin sürekli iktidarda olduğunun bir göstergesi değil midir?

 

4.7.2012

MUHAN HOCA’dan Muhteşem Bir Fıkra

(Bir öğrencisi anlatıyor)

Muhan hocamin "bugun mezunlarımızdan bolum icin ne koparsam" seklinde istihareye yattigi bir gecenin sabahinda o zamanki vakifbank genel muduru ve isletme mezunu ismet alver'e gittigi rivayet edilir. Aralarinda bir sehir efsanesi haline gelmis su diyalog gecer:

Muhan hoca: İsmetçim, isletme koridorlarina masa sandalye koyup, ögrencilerin karda kista kutuphaneye kadar yurumeden, ders calismalari parlak fikrime mali destek ariyorum.

İsmet Alver: ee muhan biraderim, benim soyadım alver, ben almadan bir şey vermem.

Muhan Hoca: ismetciim, sen benim soyadımı unuttun galiba, benim soyadım soysal, ben adamı soyar salarım :)

Vee sonuç yüzde yüz başarı tabiii. Ayrıca bu kıvrak zekası sonucu tum bolumlerin odeneksizlikten kırıldığı donemlerde, isletmeye beş yıldızlı otel tuvaleti standardında tuvalet yaptırmış adamdır muhan hocam.

BİR DİĞERİ

Birçoğunuzun şehir efsanesi zannettiği öykü: Hoca “Risk nedir?” diye sormuş. Öğrenci boş kağıdı verip “Risk budur!” demiş ve 100 almış… Öykü efsane değil gerçektir. Efsane olan (rahmetli) hocamız Muhan Soysal‘dır. Öğrenci de Mehmet Ali Berkman’dır.

Mehmet Ali Berkman, eski Arçelik Genel Müdürü, eski Koç Holding A.Ş. Stratejik Planlama Grubu Başkanı, şimdi Akkök Holding CEO’sudur.

DOST ÜZERİNE BİR ÖĞÜT

Yokluğunuzu hissetmeyeni varlığınızla rahatsız etmeyin.   Bob Marley

MEDYA

Holding Medyası Neden Çanak Yalayıcıdır: Yandaş Medya, Rehine Medya

Mustafa Sönmez (Cumhuriyet, 4.7.2012): AKP zorbalığının karşısında “Bağımsız gazeteci” duruşu gösterenler kimler, gösteremeyenler kimler?.. AKP-Cemaat yandaşı-özdeşi Sabah-ATV, Zaman, Star, Yeni Şafak vb. türü medyanın hiç böyle dertleri yok. Onlar adeta Anadolu Ajansı, TRT gibiler. Onları geçelim.

Geri kalan “merkez”dekilere ise ben “Rehine Medya” diyorum. Neden rehine? Çünkü “bagajlarında kırılacak yumurtaları” var. Bankaları, gayrimenkul şirketleri, enerji, madencilik şirketleri var. Kırılacak yumurtan oldu mu ve onu da medyaya omlet yapmışsan, en ufak hot zottan sinersin, kafanı kaldıramazsın. Yap derler, yaparsın, yapma derler, yapmazsın. Rehinesin iktidarın elinde çünkü. Bankanı batırabilir, maden, enerji ruhsatını elinden alabilir, beklediğin inşaat iznini çıkarmaz, vergi memurlarıyla canına okuyabilir.

Başka alanda yatırımı olanın, medyada yatırımı olmayacak mı? Olur, ama dik durarak, medyayı yem, araç, silah yapmaya kalkmadan, onu ehil gazetecilere teslim edip arana kalın perde çekerek…

 

 HEP GÜZEL SÖZLER…, BİRAZ DA İBRETLİK SÖZLER

SİYASET

-"Siyasette hiç bir olay tesadüfi değildir. Bir olay vuku buluyorsa bilin ki o olay önceden planlanmıştır."  Franklin Rooswelt (ABD Başkanı)

OPERASYON

Politik örtülü operasyonlar için önce, hedef ülkede, ABD’ye faydalı olacak bir ‘devlet başkanı adayı’ olmalı. Bu aday tespit edilince, fonlarla desteklenir, politik yol haritası eline verilir, basın yayın organları onu seçimlere hazırlar ki istenmeyen adam gitsin yerine Amerika’ya faydalı olan gelsin.”   Frede Rustman (CIA ajanı)

EMPERYALİZM

"Amerika, kuklalarını yine kendisi acımasızca yok eder."   Oktay Sinanoğlu (bilim adamı, kimyacı)

BAŞBAKAN

-“Bir başbakan sahneye çıkıp "soytarılık" yapsa yarım dakika beceremez, foyası ortaya çıkar. Ama bir soytarı, kimseye hissettirmeden yıllarca başbakan koltuğunda oturabilir.”   Peter Ustinov (aktör, yazar)

PAZAR EKONOMİSİ

Pazar ekonomisinin insanoğlunun ve doğal çevresinin tek hâkimi olmasına izin verilmesi, toplumun çöküşü ile sonuçlanmaya mahkûmdur.”   Karl Polanyi (filozof, iktisat tarihçisi)

HALKIMIZ

“Bizim halkımız yalnız bilmiyor değil, aynı zamanda öğrenemiyor. Bu açmazlara mahkûm ettiler onu.”  Mübeccel Kıray (sosyolog)

 

5.7.2012

İSLAM’I NE HALE GETİRDİLER…

CAN DÜNDAR (Milliyet, 5.7.2012): Zaman yazarı Yıldız Ramazanoğlu Çamlıca’da oturuyormuş. Sabahları oraya gidip hasır iskemlelerde yazı yazar, tefekküre dalarmış. Cami ve yanına AVM yapılması konusu açılınca içi kan ağlıyormuş.
“Orası biraz nefes alıp kafa dinleyebileceğiniz, farklı dinden, kültürden insanlarla selamlaşabileceğiniz bir yer... Kaldı ki tepeye çıkarken yol boyu camiler var; arada gider namaz kılarım. Bomboştur. Çevrede AVM kıtlığı olduğu da söylenemez” dedi.
Sonra harika bir örnek verdi:
“Çamlıca’ya her yerden görünecek cami yaptırmak isteyen,
Mekke’deki Kâbe’ye baksın. Kâbe’yi, yanına yaklaşana kadar göremezsiniz. Şehrin en çukur yerine inşa edilmiştir. Neden? Çünkü orası bir tevazu alanı... Aşağı indikçe ruhen yücelirsiniz. Dinin temel hedefi de budur.”

* * *
Ramazanoğlu, iktidar nimetinden nemalanan Müslümanların kitaptan silmeye çalıştığı kavramları hatırlattı birer birer:
“İslamcılık tevazu idi. Diğergâmlıktı. Fedakârlıktı. Paylaşmaydı. Sabırdı. Küresel boyutta empery

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura