Yazı Kategorileri > Diğer Yazılar
19-06-2014
EKMELEDDİN İHSANOĞLU HAKKINDA GEÇİCİ BİR DEĞERLENDİRME

Cihan Dura

19.6.2014


Ekmeleddin İhsanoğlu’nun yalnızca, babasını, doğum yerini, adını, okuduğu öğretim kurumlarını, çalıştığı teşkilatları öne sürerek, hakkında hüküm vermek doğru değildir. Verilirse, yanlış bir muhakeme olur, mantık hatası işlenir. Bu kanıtlar ancak karine olarak kullanılabilir.

Doğru olan, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun fikirlerini, dünyaya ve Türkiye’ye bakışını öğrenmek, ona göre değerlendirme yapıp hakkında hüküm vermektir. Bu da ancak geçmişte ifade ettiği görüşleri, icraatı, davranış şekilleri araştırılarak sağlanabilir. Böylesine geniş bir araştırmayı kim yapar bilemiyorum. Ben mütevazı bir araştırmayla yetindim. Medya yoluyla, İhsanoğlu’nun fikir dünyası ile ilgili bazı verileri derledim, aşağıda sunuyorum. Bunlara dayanarak ulaştığım sonuçları da parantez içinde belirttim. Geçici genel sonucu da ekledim.

Umarım, okura da kendi yapacağı değerlendirme için reel bir temel sağlamış olurum.

‘***’

- Ekmeleddin İhsanoğlu’nun, “Atatürk düşmanı” olduğu iddiasına yanıtı: Bu tür değerlendirmelere çok üzülüyorum. Lütfen bunu yapan arkadaşlarımız geçmişime baksın. Türkiye Cumhuriyeti kurumlarında, hatta adında bizzat Atatürk yazılı kurullarda üstlendiğim görevlere baksınlar. Atatürk’ü, Cumhuriyet realitesini ve kazanımlarını inkâr etmek tamamen yanlıştır. Atatürk istiklal mücadelesinin kahramanı ve Türkiye  Cumhuriyeti’nin kurucusu olarak tüm Türk milletinin gönlünde yer etmiş mümtaz bir şahsiyettir. Bunun aksini söylemek tarihin realitesine yakışmayan bir tutum olur. Fransa için Napolyon, ABD için George Washington  neyse,Türkiye için de Atatürk odur. Türkiye’de Atatürk meselesi gündeme geldiğinde yapılan şu: Bir kesim onu yargılıyor ve tamamen reddediyor. Bir kesim ise yarı Tanrı misali kutsuyor. Ne kutsamalı ne de reddetmeliyiz. Türkiye’nin bu tartışmaları çoktan aşmış olması lazım. Cumhuriyet’in 100. yılında tarihimizi objektif ve rasyonel olarak ele alabilmeliyiz. Türkiye artık modern bir toplum haline döndü. Demokrasisini daha iyi noktaya çıkarmak için büyük çaba içinde. Ben de günümüz meselelerini bu çerçeve içinde ele almanın en doğru yaklaşım olduğuna inanıyorum. Cumhuriyet, 18.6.2014 (Atatürkçü değil, onun fikir ve eserlerini savunmuyor; sadece büyük bir tarihî şahsiyet olduğunu, bu sebeple saygı duyulması gerektiğini belirtiyor. AKP iktidarının icraatını, “demokrasi” adına yaptıklarını onaylıyor. CD)

-Hakkındaki  “laiklik” le ilgili eleştirilere “Yeni Yüzyılda İslam Dünyası” isimli kitabının önsözüne de aldığı şu ifadelerle yanıt veriyor: Din-siyaset ilişkisi, düzenlenmesi gereken bir alandır. Bu ikisi arasındaki sınırın tayininde hep problemler olmuştur. Siyasi güçlerin din üzerinde baskı kurmaması gerekir. Benzer şekilde siyaset üzerinde din adına bir baskı da kurulmamalı. Bu durumların her ikisinin de başarısızlıkla neticelendiği örnekler hem İslam hem de dünya tarihinde mevcuttur.  ■Cumhuriyet, 18.6.2014

- Ekmeleddin İhsanoğlu’nun 14 Aralık 2008'de Zaman Gazetesi'ne verdiği bir söyleşide dediği: Devrimler adına geleneklerimizi, demokrasi adına kanunları inkâr ettik. (Atatürk devrimlerine eleştirel bir bakışı var. CD)

-Yeni Yüzyılda İslam Dünyası (2013) adlı kitabından: İslam'la çoğulcu demokrasi arasında esaslı bir karşıtlık yoktur, İslam ülkelerinin gelişmesi; din ve siyasetin birbiri üzerindeki kontrolünün kaldırılması ve "iyi yönetişim" esaslarının uygulanmasına bağlıdır. Müslüman toplumlarda gençlik hareketleri neticesinde totaliter rejimlerin yıkılması bize iyinin peşindeki bir gençliğin ve düşünen insanların varlığı sayesinde bu toplumların geleceğinin daha parlak olabileceği ümidini vermeli. Tek çıkar yol, din olarak görülmemeli. Müslüman toplumların günümüz dünyasında kararlılıkla ileri gidebilmeleri için, siyaset alanı ile din alanı arasındaki ilişkiyi bunları birbirine karıştırmayacak şekilde tanımlamaları gerekir.

-Sivas Katliamı’ndan sonra yaptığı yorum: “Allaha şirk koşanları ateşle imtihan ederler." (Kaynak verilmemiş, bu bilgi çarpıtılmış veya tamamen uydurma olabilir. CD)

-Cumhuriyet'ten Duygu Güvenç 26 Kasım 2013'te yaptığı röportajdan Gezi protestoları hakkındaki görüşü: Bu mesele çevre hassasiyetiyle doğdu. Ve doğduğu nokta haklıdır. İnsanların çevre konusunda, şehrin düzenlenmesi konusunda bir fikir beyan etme hakkı vardır. Şahsen ağaçların kesilmesine karşıyım ama tarihi binaların yeniden inşa edilmesine taraftarım. Biz zaten İstanbul’da çok şeyi yıktık. O bakımdan Gezi olaylarının başlangıç noktasını anlayışla karşılıyorum fakat sonra aldığı şekil beni rahatsız etti. Orada gelip arabaları yakmak, dükkânları yağmalamak ateşe vermek; bunlar kabul edilecek şey değil. (Yorumu ağaçlar ve şiddet hareketleri ile sınırlı kalmış. Gezi bunlardan mı ibaretti? Demek ki Gezi felsefe ve idealine karşı, AKP despotluğuna duyarsız. CD)

- Uğur Mumcu’nun, İslamcı örgütleri anlattığı Rabıta kitabının 188-189. sayfalarında, Doç. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun, “İslami İlimler Araştırma Vakfı”nın yönetim kurulunda görevli olduğu yazılıdır. (Bir başka kaynakta bu husus, çarpıtılarak şöyle ifade ediliyor:  “Uğur Mumcu’nun “Rabıta” adlı kitabında Suudi Arabistan desteğiyle Türkiye’de “Şeriat Yönetimi Kurmak İsteyenler Listesi”nde Ekmeleddin İhsanoğlu’nun da adı geçiyor.)

-Ekmeleddin İhsanoğlu Nazım Hikmet'in şiirlerini Arapça'ya çevirmiştir.

-Kitapları: Büyük Cihad'dan Frenk Fodulluğuna (1996), Başhoca İshak Efendi: Türkiye'de Modern Bilimin Öncüsü (1989), Darülfünun: Osmanlı'da Kültürel Modernleşmenin Odağı (2010), Salâhaddı̂n Eyyûbı̂ Ve Devri (2000), Mısır'da Türkler Ve Kültürel Mirasları: Mehmed Ali Paşa'dan Günümüze Basılı Türk Kültürü Bibliyografyası Ve Bir Değerlendirme (2006), İslâm Kültür Mirasında Hat San'atı (1992), Türk Kimya Eserleri Bibliyografyası: (Basmalar 1830-1928) Ve Modern Kimya Biliminin Türkiye Cumhuriyetinin Kuruluşuna Kadar Olan Durumu Ve Gelişmesi (1985), Suriye'de Modern Osmanlı Sağlık Müesseseleri, Hastahaneler Ve Şam Tıp Fakültesi (1999), Yeni Yüzyılda İslam Dünyası (2013).

-Kendisi hakkındaki görüşü: Ben fikirlerimi kaleme alan, yazan ve açıkça ifade eden bir insanım. Gizli gündemi olan bir insan hiçbir zaman olmadım.

 

‘***’

Bu kısıtlı verilerle ulaştığım genel ve geçici sonuç şudur: Ekmeleddin İhsanoğlu Atatürkçü değil, bir muhafazakâr, bir orta yolcu veya sentezci gibi... İslam’a ve AKP’nin görüşlerine yakın. Ancak din konusunda ılımlı, aşırı değil... Laikliğe koşullu olarak taraftar. Eserleri Osmanlı üzerine, Osmanlı hayranı. Açık konuşuyor, içi dışı bir.

AKP veya benzeri bir iktidar, eğer seçilirse, onun cumhurbaşkanlığında sıkıntı çekmeyecektir. Herkesi ne derecede kucaklayabilir? Yakında başlatacağı kampanyada yanıtını bulacağız bunun.

Gönül isterdi ki, Atatürkçü bir cumhurbaşkanımız olsun. Ne var ki, içinde bulunduğumuz koşullarda bu arzunun gerçekleşmesi hiç de kolay görünmüyor.

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura