Atatürk Okulu > Kitaplık
13-11-2014
CUMHURİYET EKONOMİSİNİN ÖYKÜSÜ, 1. CİLT: 1923 - 1950 DEVLETÇİLİK: ALTIN YILLAR / CAHİT KAYRA

Cahit Kayra, Cumhuriyet Ekonomisinin Öyküsü, 1. Cilt: 1923 - 1950 - Devletçilik: Altın Yıllar, Tarihçi Kitabevi, İst., 2013, 455 s.

*

Kitap hakkındaki iki tanıtım yazısını aşağıda veriyorum.

I.

1923 – 1950 Devletçilik Altın Yıllar adlı kitap Cahit Kayra tarafından kaleme alınarak hazırlanmıştır. 1923 – 1950 Devletçilik Altın Yıllar kitap özeti aşağıda verilmiştir.

Yirminci yüzyıl, insanlık tarihinin en kanlı yüzyılıdır. 2 büyük dünya savaşı geçirmiş, yüz milyonlarca insanın ölümüne tanıklık etmiştir. Yirminci yüzyıl, tarihin çağ değiştirdiği bir yüzyıldır.

Osmanlı İmparatorluğu da Birinci Dünya Savaşının sonunda dağılmış yok olmuş, buna karşı Anadolu’nun yanmış yıkılmış dünyasında genç bir Türkiye Cumhuriyeti doğmuştur. Bu mucizeyi Anadolu insanı, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının rehberliğinde, kan ve ateş içinde yoğrularak meydana getirmiştir.

Osmanlı İmparatorluğundan kalan miras çok ağır, çok karanlıktır. Türkiye Cumhuriyeti’ne fakir bir halk, büyük kısmı yanmış yıkılmış topraklar ve muazzam bir borç bırakarak tarihe karışmıştır. Türkiye Cumhuriyetini kuranlar, bu boşluk içinde yoktan var ederek sağlam bir ekonominin temellerini attılar. İnsan yetiştirdiler, fabrikalar kurdular. Bugünkü Türkiye’yi böyle yarattılar.

Zamanlar geçti, sömürgecilik savından vazgeçmeyen Batı ile gafil yerel yöneticiler bu başarıyı tahrip etmek için ellerinden geleni yaptılar.

Yeni kuşakların bu mucizeyi yaşatmak görevi ve sorumluluğu vardır.

 

 

***

II.

Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı Cahit Kayra, Cumhuriyet ekonomisinin öyküsünü yazdı.

Varlık Vergisi’nin hayatta kalan son müfettişi ve eski enerji ve tabii kaynaklar bakanı Cahit Kayra, Cumhuriyet ekonomisinin öyküsünü yazdı.

Kayra, Tarihçi Kitabevi’nden çıkan ve 3 ciltte tamamlanan “Cumhuriyet Ekonomisinin Öyküsü” adlı kitabının ilk cildinde 1923-1950 arası dönemi inceliyor. “Devletçilik” başlıklı cildin altbaşlığı “Altın Yıllar: Bozkırdaki Mucize”. Kayra bu ciltte Cumhuriyet’in kuruluşundan Demokrat Parti’nin iktidara gelişine dek geçen dönemde izlenen ekonomi politikalarını anlatıyor.

Dört bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde 1923 Türkiye’si anlatılıyor. Mondros ve Sevr’in dayattığı yapının, Türkiye’nin bağımsız ve egemen bir devlet olarak tescil edildiği, “Cumhuriyet’in tapu senedi” olarak tarihe geçen Lozan Antlaşması’nın üzerinde duruluyor. Tablolarla, haritalarla, istatistiklerle, fotoğraflarla desteklenen eserde Kayra, 1923 Ankara’sına ve başkentin imarına ilişkin çalışmalara değiniyor.

1923-1939 döneminin, iki farklı karakterde olduğuna dikkat çeken yazar, 1923-1929 arasının naif bir liberal ekonomi iddiası taşıdığını, ancak sistem liberal gibi görünmesine karşın, bu dönemde devletleştirme-milletleştirme ve ciddi büyük yatırımların devlet tarafından yapılması olaylarının giderek devletçiliğe zemin hazırladığını belirtiyor. Kayra, “Eğer 1929 Dünya Ekonomik Krizi olmasaydı bile, Türkiye o günlerin ortamı ve koşulları içinde kendiliğinden, devletin ekonomiyi düzenlemesi ve devlet eliyle sanayi kurulması gerçeğini yaşayacaktı” diyor.
1939-1946 yıllarında devletin sadece ekonomiye değil, kişisel mülkiyete ve yaşam koşullarına da müdahale etmek zorunda kaldığını, kısa geçiş döneminde yöneticilerin, çok partili dönemin getirdiği değişikliklerin etkisinde kalarak çelişkili kararlar içinde bocaladıklarını vurguluyor.

“Tek Parti ve Devletçilik” başlığını taşıyan 2. bölümde ise 1923-1939 dönemi inceleniyor. İzmir İktisat Kongresi, Chester Projesi, İş Bankası’nın kurulması, Tarım Reformu, Kooperatifçilik, Harf Devrimi, Kabotaj Hakkının elde edilmesi, Seyyar Sergi olayı, Tayyare Piyangosu, Havuz-Yavuz olayı olarak bilinen yolsuzluk davası, isyanlar, kapitülasyonlar, gümrükler, 1929 Dünya Ekonomik Buhranı, zaman ve ölçü birimlerindeki yeni ayarlar, Merkez Bankası, demiryolu politikası, Irak ve Musul petrolleri macerası, üniversite reformu, Kadro Hareketi, SEKA Kâğıt Fabrikaları, Kayseri Motor ve Uçak Fabrikası, Birinci ve İkinci Beş Yıllık Sanayi Planları vb. bu bölümdeki konu başlıkları arasında dikkati çekiyor.

Kitabın üçüncü bölümünün başlığı ise “Savaş Ekonomisi”, 1939-1946 dönemini kapsıyor. Bu bölümde dönemin özellikleri genel hatlarıyla anlatılıyor. Savaş koşulları, Truman Doktrini, Milli Korunma Kanunu, savaşın finansmanı, Varlık Vergisi, kırsal kesimden alınan vergiler, eğitimdeki gelişme ve Köy Enstitüleri, zirai kombinalar, sağlıkta atılan adımlar, Türkiye’ye yapılan para ve silah yardımları, enerji sorunu, kâğıt para bunalımı gibi konular işleniyor. Savaş döneminin muhasebesi yapılıyor.
Dördüncü bölüm 1946-1950 arasını inceliyor. Dönemin genel bir fotoğrafını çekerken, 1946 devalüasyonuna, bankacılık sistemine, üçüncü plan girişimine, politika değişikliklerine, 1948 İkinci İktisat Kongresi’ne, Marshall Yardımı’na, ülkemize gelen yabancı uzmanlara, vergi reformuna, Türkiye’nin altın stokuna değiniyor.

Gerçek bir başucu kitabı niteliğinde olan çalışmasında, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun nasıl yedi düvele karşı verilen bir antiemperyalist savaş ve ülkede gerçekleşen aydınlanma devrimiyle başarıldığını anlatıyor. Hem insan yetiştiren, hem fabrika kuran, hem köye yol götüren, hem bataklıkları ağaçlandıran, hem bilim ve sanat insanlarının önünü açan Cumhuriyet mucizesinin ekonomik boyutunu ortaya koyuyor.

Kayra aynı zamanda, Cumhuriyet’in birikimini, emeğini, alınterini “babalar gibi satmakla” övünenlere, her biri birer destan olan KİT’lerin “adlarını tarihten silmekle” gurur duyanlara, büyüme ile kalkınma arasındaki farkı bilmeyen sözde ekonomi profesörlerine, ‘televole iktisatçıları’na adeta ders veriyor.

 

KAYNAK: http://www.tarihcikitabevi.com/altin-basin  (13.11.2014)

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura