Yazı Kategorileri > Emperyalizm Yazıları
02-07-2016
BAŞTA AMERİKA, EMPERYALİST ÜLKELERİN “İNSANİ YARDIM” BAHANESİNE DİKKAT!

Cihan Dura

2.7.2016

 


İlker Birinci Görev halkası üyelerinden… Dört arkadaşı ile birlikte haftanın belirli günlerinde bir araya gelerek Atatürk öğretisini yeni baştan, sistemli bir şekilde öğreniyor. Kavramları, olaylara bakışları, açıklama ve yorum referansları ortak; bu onları birbirine yaklaştırıyor, ortak duygulara ulaştırıyor, sonunda ise eylem bilinci ve birliğine...

İlker Cumhuriyet tarihimize de ayrı bir ilgi duyuyor. Tam Bağımsızlık ilkesiyle ilgili ortak çalışmaları bitince, söz aldı; şunları söyledi:

-Kurtuluş Savaşı sırasında olup bitenleri gün gün anlatan değerli bir kitap geçti elime, Sayın Zeki Saruhan’ın, adı Kurtuluş Savaşı Günlüğü, tam 4 cilt… Hiç ara vermeden, her gün düzenli olarak birkaç sayfasını okuyorum. Sanki bir zaman yolculuğuna çıkıyor, o ölüm kalım günlerini adeta yaşıyorum. Neler olmuş, neler görmüş bu ülke, çoğu zaman kahrolmamak elde değil. Ama ders alıyor, çok şey öğreniyorum.

* * *

Kitabı son okuduğumda en çok dikkatimi çeken, şu satırlar oldu:

26 Haziran 1919… Yüksek Komiser Calthorpe’un İngiliz Dış İşlerine İstanbul’dan gönderdiği rapor: Amerikan yardım grupları, Anadolu’da ticareti ellerine geçirmek için çalışmaya başladılar. Bununla birlikte İngiliz grupları da faaldir.

3 Temmuz 1919…  Paris Barış Konferansı’nda Titoni İtalya’nın Anadolu’da kendi işgal bölgesinde egemenlik istemediğini söyledi. Ereğli’deki bazı kömür madenlerinden ve Van petrol kuyularından imtiyaz istediklerini belirtti. ABD delegasyonu başkanı, Ermenilerin petrol kaynaklarından yoksun bırakılmamasını istedi. Fransızlar ise İtalyanların Ereğli’de kendi imtiyazlarına el atmak istediklerini belirterek kendi “ulusal haklarını” pazarlık konusu yapmayacaklarını ifade ettiler.

Amerikalılar… yardım grupları… ticaret…

İtalya… Fransa... kömür madenleri… petrol kuyuları… imtiyazlar…

Takılıp kaldım bu sözcüklere… zihnimde fırıl fırıl dönmeye başladılar. Çağrışımlar oldu. Atatürk’ün tam bununla ilgili bir uyarısı vardı, daha önce okumuştum, arayıp bulmalıydım. Derken, birdenbire hatırladım. Notlarıma baktım ve o uyarıyı  “Emperyalist Ülkelerin Zararlı Faaliyetleri” bahsinde buldum.

* * *

Millî Mücadele yılları…  Bir Amerikan heyeti Anadolu’da yetimhaneler, örnek çiftlikler, hayır kurumları açmak için İçişleri Bakanlığı’na başvuruda bulunmuş. Talep Mustafa Kemal Paşa’ya bildiriliyor. Gazi Paşa, 3 Ocak 1921’de şu yanıtı veriyor:

Gerek uzak gerekse yakın geçmişte bize gayet pahalıya mal olan acı tecrübelerden dolayı, bazı çekince kayıtları belirtmeye kesin lüzum vardır. Şimdiye kadar ülkemizde siyasi, ekonomik ve bilimsel maksatlarla çalışan kurumlar veya yabancı şahıslar özellikle aşağıdaki gayeler peşinde koşmuşlardır:

1) Yaptıkları çalışmalardan, insafsız bir kâr sağlamak! Bizim için en az zararlı olanlar bunlardır.

2) Bir bölgede elde ettikleri ekonomik ayrıcalıklara dayanarak, ilerde, oraya sahip olma hakkını da elde etmeye çalışmak… Bu gibilerin, ülkemizde çalışmalarına kesinlikle izin verilmeyecektir. Bu şekilde hareket etmekle yalnız kendimize değil, bütün insanlığa, çok büyük bir hizmet yapacağımıza inanıyoruz. Çünkü, hiç şüphe yoktur ki, Dünya Savaşı’nın başlıca müsebbipleri, bu gibi gayeler peşinde koşan kapitalist grupları ve onlara alet olan politikacılardır.

3) Ekonomik, bilimsel ve insani maksatlar altında ülkemize gelip ilerde istilalar hazırlamak için, çeşitli unsurları gerek hükümete, gerek birbirine karşı tahrik etmek… Bu gibiler, hem Dünya Savaşı’nın, hem de ülkemizdeki feci boğazlaşmaların başlıca müsebbiblerindendir.

4) Sırf bilimsel ve insani gayelerle ülkemizde çalışmakla beraber, ruhlarında yerleşmiş bulunan Hıristiyanlık güdüsüyle, hemen sırf Hıristiyan azınlıklarla meşgul olmak. Onlara ister kasıtlı, ister kasıtsız, arasında azınlıkların da yaşadıkları Müslüman kitlelerinden ayrılmak arzusunu aşılamak… Bu gibilerin gerek Müslümanlara, gerek -sözde iyiliğine çalıştıkları- Hıristiyan azınlıklarına, içinde yaşadıkları İslam çoğunluklarına makul olmayan tahakküm arzusunu aşılamakta ne kadar insanlık dışı bir şekilde hareket etmiş bulundukları açıktır. Bu yüzden meydana gelen boğazlaşmalardan manen sorumludurlar. Hükümetimiz bu gibilerin de, çalışmalarına serbestçe devam etmelerine müsaade ettiği takdirde, Müslim ve gayrimüslim bütün tebaasına karşı, pek ağır bir sorumluluk yükü altına girmiş olacaktır.

Atatürk’ün uyarısı burada bitiyor.

* * *

Görüyoruz ki, Emperyalizm bir ülkeye çeşitli yolları kullanarak nüfuz eder. Bu yollardan biri de tarihte ve bugün olduğu gibi “insani yardım” bahanesidir. Hedef ülkenin ekonomik kaynaklarını, pazarlarını ele geçirmektir. Başka bir deyişle savaşların, işgallerin sebebi ekonomiktir. Yok efendim, demokrasiymiş, özgürlükmüş, insan hakları, azınlık haklarıymış; bunlar asıl amacı gizlemek için kullanılan maskelerden başka bir şey değildir.

Yapmamız gerekenler ise şunlardır:

-Kendimize Atatürk’ü örnek alalım. Örneğin Atatürk gibi uyanık olalım. Bize bu uyanıklığı sağlayacak olan vatan sevgisidir; Atatürk öğretisi ve Cumhuriyet tarihi alanında kuvvetli bir bilgi birikimidir.

-İş yapalım, Atatürkçüler olarak, her birimiz birer öğretmen olalım: Her bildiğimizi, her yeni öğrendiğimizi yakınlarımıza, çevremize anlatalım, hatta bütün yurttaşlarımıza ulaştırmak için uğraşalım, bunun yollarını bulalım.

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura