Atatürk Okulu > Tarih
04-03-2016
REŞİT GALİB’İ BİLMEYEN ATATÜRK’Ü DE BİLMEZ

Cihan Dura

4.3.2016

 


Reşit Galip (1893-1934) Rodos'ta doğdu. Ortaokulu bitirdikten sonra kardeşi Hüseyin Ragıp Baydur ile birlikte bir sandala binip Marmaris'e geçti, liseyi İzmir'de okudu. Kardeşi diplomatlığı seçerken kendisi tıp okumayı tercih etti. İstanbul Tıbbîye Mektebi'ni bitirdi.

Öğrenciliği sırasında gönüllü olarak Teşkilatı Mahsusa içinde I. Dünya Savaşı'na katıldı, Kafkasya Cephesinde savaştı. Öğrenimini savaş dönüşü tamamladı ve aynı fakültede asistan olarak çalıştı. Müderris Yardımcılığı, Türk - Yunan Mübadele Komisyonu Türk Delegeliği, Sıhhiye Vekâleti Umumi Hıfzıssıhha Yardımcılığı, Serbest Hekimlik yaptı. 1919′da Anadolu’ya geçti; Kütahya’nın Tavşanlı kazasında halk sağlığı üzerine çalışmalar yaptı, pratik bilgiler içeren kitaplar yazdı. Kütahya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kurulması için uğraştı.

1923 yılının Mart ayında hekimlik yaptığı Mersin'e gelen Atatürk'e hitaben yaptığı konuşma ile, önderi etkileyen Reşit Galip; kendisinden milletvekilliği teklifi aldı, 1925'te meclise girdi. 1925′ teki Şeyh Sait ayaklanmasından sonra kurulan İstiklal Mahkemesi üyeliğine seçildi. Atatürk'ün isteğiyle Serbest Fırka'ya girdi. II.(Ara Seçim), III. ve IV. Dönem Aydın Milletvekilliği yaptı.

1932’de Millî Eğitim Bakanı oldu. 13 ay süren bakanlık döneminde Darülfünun'da üniversite reformunu başlattı; öğretmenlere genel bütçeden maaş ödenmesini sağladı.

Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti ve Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin kuruluşlarında etkin rol alan Reşit Galip son günlerine kadar bütün çalışmasını bu alanlara yoğunlaştırdı.

5 Mart 1934 günü henüz 41 yaşında, Keçiören'deki evinde demir bir karyola üzerinde, kitapları arasında hayata veda etti. Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedildi.

Reşit Galip Bey, evli ve 3 çocuk babasıydı. Toprağa verildiği gün, gazeteler “memleketin büyük bir
inkılapçı, ateşli bir milliyetçi, temiz bir politikacı ve devlet adamı, samimi bir halkçı, canlı bir hatip ve doktor” kaybettiğini yazdılar.

Adı Ankara'da bir caddeye verilmiştir.

**

Reşit Galip hakkında Yener Oruç tarafından kaleme alınmış bir kitap vardır: "Atatürk'ün Fikir Fedaisi: Dr. Reşit Galip" (Gürer Yayınları, İst., 2007, 320 s.).

Bu değerli kitabın arka kapağında yer alan tanıtım yazısında şunları okuyoruz:

… Atatürk, "hem doktordur, hem hukuk doktorudur, hem siyaset doktorudur, hem edebiyat doktorudur ve güzel arkadaştır" diyerek onu anlatıyordu. Dr.Reşit Galip 1929'da kadınlarımız için şöyle diyordu: "Türk ulusuna özgü gelenekler içinde harem ve tesettür yoktur. Türk kadını, hiçbir anında tesettürü seçmedi." 1923'te öğretmenler için de "gece ve gündüz geçim belasıyla dertli bir zavallı insandan hangi hakla meslek aşkı bekleyebiliriz" demişti.

1932'de, 39 yaşında Milli Eğitim Bakanı oldu. Öncelikle öğretmen maaşlarının genel bütçeden ödenmesini sağladı.

1933 üniversite reformunu o başlattı. Profesörlerin üniversitede kalabilmeleri için yayın yapmaları ve bilimsel nitelik taşıyan kitapları olması koşulunu getirdi. Nazizm'den kaçan ünlü bilim adamlarıyla Türkiye'de çalışmaları için bir anlaşma imzaladı. Onlara "Mustafa Kemal'in kurduğu genç Türkiye Cumhuriyeti'nde sizler yeni bir bilimsel uyanış açacaksınız. Burada doğacak yeni bilimin feyizli ışıkları bütün dünyayı aydınlatacaktır" diye seslenecekti.

Atatürk'ün bu gayretlere yorumu, "Doktora gıpta ediyorum. Üniversite Reformu gibi büyük bir meseleyi eline aldı ve onu başarıyor" şeklindeydi.

Hasan Ali Yücel'in deyimiyle, "Sapma kadar devrimciydi. Bazı hareketlerini, hatta bizzat yüzüne tenkit ettiği Atatürk'ün devrimci ruhuna, hayatının her anında sadık kaldı.."

Dr. Yener Oruç, Reşit Galip'i bize "Toplumsal unutkanlığın dar kuyularında bırakılmış bir isim" diye özetliyor. O'nun düşünce ve eylemlerini bir hekim gözüyle inceliyor. "Atatürk'ün Fikir Fedaisi" Dr. Reşit Galip işte böyle bir eser...

**

İlkokullarda bayrak törenlerinde okutulan "Andımız" metni 23 Nisan 1933 günü Dr. Reşit Galip tarafından kaleme alınmış, Türk çocuklarına armağan edilmiştir.

Prof. Dr. Afet İnan, “Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler” adlı eserinde (s. 213) Dr. Reşit GALİP ve “ANT” hakkında şunları yazıyor:

“1933 yılının 23 Nisan Çocuk Bayramı idi. O, heyecanla Çankaya Köşkü’ne geldiği vakit, Atatürk’ün yanında bana bir kâğıt uzattı ve şunları anlatmaya başladı. “Sabahleyin ilk bayramlaşmayı kızlarımla yaptım. Onlara bir şeyler söylemek istediğim zaman, bir ant meydana çıktı. İşte, Cumhuriyetimizin 23 Nisan çocuklarına armağanı” dedi:

Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Bu sözler, Türk çocukları tarafından o günden beri tekrarlanmaktadır. Vatansever Dr. Reşit GALİP, önce bir baba olarak bu duyguları yaşamış; ardından, Millî Eğitim Bakanı olarak okul çocuklarına bu andı içmelerini sağlamıştır.

Millî Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu 10 Mayıs 1933 tarih ve 101 sayı kararı ile bu “Öğrenci Andı”nı, idealist Millî Eğitim Bakanı’nın belirttiği şekilde uygulamaya koymuştur. “Öğrenci Andı”nın amacı ve söylenirken nelere dikkat edilmesi gerektiği ayrıca yayınlanan genelgede açıklanmıştır.

29 Ağustos 1972 tarih ve 14291 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan ilkokullar Yönetmeliği’nin 78. maddesinde “Öğrenci Andı”na aşağıda görülen son bölüm eklenmiştir.

Türküm, doğruyum, çalışkanım; yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk; açtığın yolda, kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim. Ne mutlu Türküm diyene!”

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura