Atatürk Okulu > Milliyetçilik Dersleri
01-07-2014
ATATÜRK UYARIYOR: MİLLÎ BİRLİK NEDİR, NİÇİN GEREKLİDİR?

Cihan Dura

1.7.2014


Bir yurdun en değerli varlığı ulusal birliktir, yurttaşlar arasındaki millî birliktir. Bu sebepledir ki, Türk ulusunun yönetilmesinde ve korunmasında ulusal birliğe, ulusal duygu ve ulusal kültüre en yüksek düzeyde önem verdim. Şöyle dedim: Bir milletin başarısı, mutlaka bütün millî güçlerin aynı istikamette toplanmasıyla mümkündür. Nitekim benim ve arkadaşlarımın ulaştığı başarının kaynağı da milletin, kuvvetlerini birleştirmesiydi, ortak çalışmasıydı. Ülkenin sükûneti, milletin kurtuluş emeli noktasında, birlik ve dayanışma sağlanmadıkça, bir dış düşmanın istila kuvvetini durdurmaya çalışmak ne mümkündür, ne de bundan esaslı bir fayda ve sonuç beklenir. Ancak ülke ve milletçe, birlik ve dayanışma sağlanırsa, düşmanın herhangi bir zamandaki başarısı geçici olmaktan ileri gidemez. Birlikte ve emelde azimli olan ve direnen millet, mağrur ve saldırgan her düşmanı er geç gurur ve tecavüzünde pişman kılabilir.

‘***’

Vatanın bahtsız günleri, kara günleri olabilir. O zaman, kurtuluş çabalarında en önemli başarı; bütün millet bireylerinin, bütün güçlerini birleştirmesi olacaktır, varlıklarıyla, ruhlarıyla, her şeyleriyle… Bunun dışındaki her şey millî birliği bozar, ayrılık getirir, parçalanma getirir. Darmadağın bir milleti istila etmek, birleşik bir milleti istila etmekten çok daha kolaydır.

Vatanın bu felaket günlerinde yapılacak olan, millet bireylerinin, maddî ve manevî bütün kuvvetlerini birleştirmesidir. Her ne ad ile olursa olsun, milletin birliğini ihlal eden bütün olumsuz hareketlerin genişlemesine ve oluşumuna bütün kuvvetimizle derhal engel olmak zorundayız.

‘***’

Çocuklarımıza, gençlerimize, en önce ve her şeyden önce şu görevi öğretelim: Türkiye’nin bağımsızlığına, benliğine, millî geleneklerine düşman olan unsurlarla kesintisiz olarak mücadele etmek! Çünkü, böyle bir mücadelenin gerektirdiği manevî unsurlarla donanmış olmayan bireylere hayat yoktur; bu nitelikte bireylerden oluşan toplumlara da bağımsızlık yoktur, yaşama hakkı yoktur.

Biz, birlikte tek bir milletiz, Türk milletiyiz. Bu birliği, içerden ve dışardan kim bozmaya kalkışırsa, can düşmanı bilin onu. Aklınız, bilginiz ve yüreğinizle…, bütün yeteneğiniz, bütün gücünüzle etkisiz kılın onu.

Evet, geçmişte olduğu gibi bugün de millî birliğimizi bozmak için uğraşanlar var. İç bedhahlardır onlar, dış bedhahlardır onlar, Nutuk’ta sizi uyardığım…

Doğrulun yerinizden, yüzler, yüzbinler olun, milyonlar olun! Alın halkınızı yanınıza, çıkın o bedhahların karşısına!  Tek bir manevi şahıs gibi, tek bir kitle gibi... Yürüyün üzerlerine. Fikirle yürüyün, eylemle yürüyün. Koruyun o kutsal ve yüce birliği!

Görmüyor musunuz milletimiz aleyhinde gece gündüz çalışanları?  Onları iyi tanıyın, inceleyin, karşı stratejiler geliştirin. Halkı yanınıza alın. Bir Atatürkçü böyledir; bilgidir, akıldır, sabır ve iknadır silahı; bunlarla savunur dâvâsını, asla geri adım atmadan.

‘***’

Ülkenin ve Devrim’in içerden ve dışardan gelen tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetler aynı safta toplanmalıdır.

Milliyetçiler, cumhuriyetçiler! Devlet’i ve Devrim’i her türlü tehlikeye karşı korumak sizin görevinizdir. Birlikten kuvvet doğar, her başarı birlik olmaya bağlıdır. Birlik milletin esenliği ve vatanın mutluluğu için son derece gereklidir. Bir araya gelin, sıklaştırın saflarınızı. Aranızdaki kardeşlik duygularını güçlendirin. Yurttaşlar arasına nifak sokulmasını önleyin, birlik ve beraberlik sağlayın.

Milliyetçililer! Milliyetçilik şu iki hususu içerir: Birincisi, kesinlikle emperyalizme ve onun yurt içindeki işbirlikçilerine karşıdır. İkincisi, eylem düzeyinde somutlaşması, yurt halkından “Türküm” diyen herkesin ulusal egemenliği ve tam bağımsızlığı gerçekleştirmek amacıyla birleşmesini içerir.

Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı, emperyalizm karşısında nasıl başarıya ulaştı? Bir koalisyonla ulaştı, yurtsever ilericiler ile yurtsever muhafazakârların o hassas koalisyonu ile ulaştı. Kemalistler, eski ittihatçılar, TBMM içinde muhafazakâr İkinci Grup, saltanata bağlı olanlar, din adına dövüşenler ve çeteciler; düşmana karşı omuz omuza çarpıştılar. Düşmanın varlığı birleştirici bir unsurdur ve mücadele edenler arasındaki fikir ayrılıklarını erteler. Bugün de öyledir, düşman bugün de vardır!

Millî Mücadele’de ulaştığımız başarı, milletimizin, kuvvetlerini birleştirmesinden, yurtseverlerin işbirliği yapmasından ileri gelmiştir. Eğer o başarıları, zaferleri bugün de elde etmek istiyorsak, aynı esasa dayanalım ve aynı şekilde çalışalım:

El ele verelim, birlik olalım!

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura