Yazı Kategorileri > Diğer Yazılar
27-01-2017
SEVGİLİ YURTTAŞIM! ÇEVRENDEN EN AZ BİR KİŞİYİ “HAYIR” DEMEYE İKNA ETMELİSİN. SENİN, AİLENİN, ÇOCUKLARININ, ÜLKENİN GELECEĞİ BUNA BAĞLI!

Bu görevini yerine getirirken, kesinlikle particilik yapma, o kişinin tuttuğu partiyi kötüleme. Konunun bir parti sorunu değil, ülke sorunu olduğunu, hepimizin bugünü ve geleceğiyle ilgili bir “ölüm-kalım” sorunu olduğunu söyle.

1) Oylama sonucu HAYIR olursa, Türkiye’de hayatın aynen devam edeceğini, hiçbir şeyin değişmeyeceğini, partisinin iktidarda, milletvekillerinin Meclis’te kalmaya devam edeceğini vurgula. Hükümetin de, cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanların da görevlerinin başında olacağını söyle. Mevcut toplum düzeninin, her kişinin sahip olduğu hakların, faydalandığı her türlü hizmet ve yardımların aynen devam edeceğini belirt. 

2) Buna karşılık EVET oyu kullanırsa, Türkiye’de çok olumsuz değişiklikler olmasına, mevcut düzenin tamamen değişmesine katkıda bulunacağını vurgula.

Şunları söyle:

a- Meclisin, hükümetin hiçbir önemli rolü kalmayacak. Artık her şeye tek bir şahıs, BAŞKAN karar verecek. O tek şahıs bugün biri, yarın başka bir kişi olacak.

b- Tek bir kişi keyfi isterse, seçim yapılmasına, halkın oyuna başvurulmasına da son verebilecek. Her şeye kendisi ve çevresindeki üç beş kişi karar verecek.

c- Devlet kasasından istediği gibi, keyfince milyar TL’leri bulan harcamalar yapabilecek.

d- Başkan olacak şahıs hem davacı hem kadı olacak. Adalet kalmayacak, çünkü Yargı onun emrine girecek.

e- Tek bir kişi istediği yasayı çıkarabilecek, milletin başına alikıran baş kesen kesilecek.

f- İsterse, Türkiye’yi savaşa sokabilecek.

g- Ülkenin bölünmesine, bir takım bölücü unsurların ülkede ayrı hükümet kurmasına karar verebilecek. Bu uygulama Türkiye’yi iç savaşa, kardeş kavgasına götürecek, ülke bölünecek.

h-Bölünme halinde başta emeklilerimiz olmak üzere, birçok yurttaşımız –emekli maaşı gibi- kazanılmış bazı haklarını kaybedebilecekler.

i- Böyle bir tek adam yönetimi; dışarda, uluslararası toplumca diktatörlük olarak görülecek, bu bahane ile ülkemize dış müdahale olabilecek, hatta yurdumuzun askerî işgale uğraması olasılığı ortaya çıkacaktır.

j- Sonuçta çocuklarımızın, torunlarımızın, sevdiklerimizin yaşamı ve geleceği tehlikeye girecektir. Kan ve ateş içinde yüzen, parçalanmış, ölümün kol gezdiği bir Türkiye’de yaşamak zorunda kalacaklardır.
 

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura