Yazı Kategorileri > Bilimsel Yöntem Yazıları
19-12-2018
PSİKOLOJİK BİR DÜŞÜNME HATASI: AŞIRI GÜVEN

Aşırı güven tüm psikolojik önyargıların anasıdır. İnsanın düşünmesini etkileyen önyargıların en yaygın olanlarındandır.

Aşırı güven (overconfidence) durumunda, kişi; bilgisini, becerilerini, öngörü yeteneğini gözünde aşırı ölçüde büyütür. Bu kendine gereğinden fazla güven, kişinin hayatta fazla risk almasına sebep olur.

Aslında kendine güvenmek (özgüven) yararlıdır, oysa “aşırı güven” öyle değildir.  Özgüven, kişinin, bilgi ve yeteneklerine duyduğu gerçekçi bir güvendir. Buna karşılık aşırı özgüven gerçekçi değildir. Kişi; bilgisinin kapsamını, doğruluğunu veya belirli bir duruma yönelik kontrol gücünü aşırı iyimser değerlendirir.

Aşırı güven durumuna her meslek ve çalışma alanında, pek çok insanda, rastlanır. Ancak asıl şaşırtıcı olan; uzman bilinen kişilerin, uzman olmayanlara oranla aşırı güven etkisine daha fazla maruz kalmalarıdır. Örneğin, bir ekonomi profesörü döviz kurunun seyri hakkında ekonomist olmayan biri kadar yanlış tahminde bulunabilir. Neden uzman olanlar bu etkiye daha fazla maruzdur? Çünkü çok bilgili ve haklı olduklarına daha çok inanma eğilimindedirler.

Aşırı güven etkisi insanların gerçekten bildikleri ile bildiklerini sandıkları arasındaki farkın ölçüsüdür. Bu fark ne kadar büyükse, aşırı güven etkisi de o kadar şiddetlidir.

*

Aşırı güven aşağıdaki hususlarla ilgili görünmektedir:

i) Genel olarak insanlar bilgi ve beceri bakımından diğerlerine kıyasla ortalamanın üzerinde olduklarını düşünürler. Bu tutum aşırı güvene neden olur. Kişiler sahip oldukları bilgiye, bundan hareketle ulaştıkları yargıya kesin olarak inanır, ona göre muhakeme ederler. Hata yapma ihtimalini göz ardı eder, acele karar verirler.

-Bir araştırmada otomobil sürücülerine diğerlerine oranla sürücülük yetenekleri sorulmuş; Katılımcıların %80’i kendini ortalamanın üzerinde olarak değerlendirmiştir.

-Diğer bir araştırmada da yeni iş kuran 3000 işletme sahibine başarılı olma olasılıkları sorulmuştur. Katılanların %80’i başarılı olma şanslarını %70’in üzerinde olduğunu belirtmiştir. Gerçekte ise katılımcıların %75’i başarılı olamamış ve iflas etmiştir.

ii) İnsanlar başarılarını kendilerine, başarısızlıklarını ise kötü şansa veya dış koşullara mal ederler. “Yoğurdum ekşi” diyen görülmez.

iii) İnsanlar daha fazla bilgi sahibi oldukça, daha doğru tahmin yapacaklarını sanırlar. Gerçekte olmamasına rağmen, olayları kontrol edebileceklerine inanırlar.

*

Aşırı güven kaynaklı hatalı düşünmeden nasıl korunabiliriz?

- Kendimizi, bilgi ve becerilerimizi tarafsız ve gerçekçi olarak değerlendirmeliyiz. Bize yöneltilen iyi niyetli eleştirilere kulak vermeliyiz.

- Bütün öngörülere şüpheyle yaklaşmalıyız. Olabildiğince kötümser senaryolardan yola çıkmalıyız. Bu sayede bir dereceye kadar da olsa, doğru değerlendirmeler yapma şansı elde etmiş oluruz.

- Gerçekçi tahminlerde bulunma şansını artırmak için, her güncel olay ve durumun yeni birtakım koşullar getirdiğini ve hiçbir tahmin tekniğinin mükemmel olmadığını göz önünde tutmalıyız.

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura