Atatürk Okulu > Milli Egemenlik Dersleri
16-08-2020
ORTAK MİLLÎ FİKİR

Bir toplumun ortak ve genel duyguları, ortak ve genel düşüncesi vardır. Eğer bu her zaman ifade edilemiyor ve açığa vurulamıyorsa, bu duruma bakıp onun var olmadığına hükmetmemek gerekir. O pratikte kesinlikle vardır.

Milletlerin oluşmasında etkili olan faktörler vardır. Bunlar ortak ahlaktır, ortak duygu ve heyecan, hatıra ve gelenekler, ortak kültürdür; fakat aynı zamanda ortak millî fikirdir. Söz konusu genel duygu ve fikirlerin ortaya çıkışı ve açığa vurulma derecesiyledir ki, toplumların değerleri, uygarlaşma dereceleri, arzu ve eğilimleri anlaşılır. Bizim varlığımızı kurtaran, bağımsızlığımızı kurtaran bütün eylem ve hareketler; milletin ortak fikrinin, arzusunun, azminin yüksek tecellisi eserinden başka bir şey değildir. Her ne ad ile olursa olsun, milletin düşünce birliğini ihlal etmek, milletimize yapılabilecek en büyük düşmanlıktır.

Bir toplumu yöneten insanlar için, o toplumun yazgısı hakkında hüküm verecek dost ve düşmanlar için ölçü; o toplumun kamuoyundan anlaşılan yetenek ve değeridir. Ben Anadolu'ya geçerken, milletin düşünce ve duygularını bunun için yoklayıp öğrenmek istiyordum.

Bir milletin bireylerinde hâkim olması ve kesinlikle uyulması gereken şey, doğru yolda yürüyebilmeleri için biricik esas Millî İrade’dir; milletin ortak arzusu, milletin ortak düşüncesidir. Millî İrade bütün millet bireylerinin arzularının, emellerinin bileşkesidir. Bu fikir ve eğilimlerin hakiki ve ciddi olabilmesi, milletin maddî ve manevî ihtiyaç kaynaklarından gelmelerine bağlıdır.

Millî emeller, Millî İrade; yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, bütün millet bireylerinin tamamının arzularının, emellerinin bileşkesinden oluşur. Bu demektir ki, millete hizmet ederken, kendi emel ve düşüncelerimize göre değil, milletimizin emel ve düşüncelerine göre hareket edeceğiz. Kişisel kanıya göre değil, milletin kanı, düşünce ve duygularını yoklayarak yürüyeceğiz.

Benim için en kutsal görev, Millî İrade’ye boyun eğmeyi her şeyin üzerinde tutmam olmuştur.

Bir hükümetin düşüncesi, milletin düşüncesini temsil etmelidir. Hükümet daima milletin düşünceleri yönünde, yani Millî İrade yönünde iş yapacaktır.

Bir milleti yönetmede prensip, milletin ortak ve genel fikir ve eğilimlerine tabi olmak ve uymaktır. Esin kaynağı, kuvvet kaynağı herhangi bir kişi değil, yalnızca milletin kendisidir. Takip edilecek yol, herhangi birinin değil, ancak yurttaşların bütün fikirlerinin bileşkesinin gösterdiği yoldur. Çünkü ancak o yol doğru olabilir. Herhangi bir program, filan şahsın programı olduğu için değil, fakat millet ve ülke ihtiyacını karşılayan fikir ve önlemleri içerdiği için değerli ve geçerli olabilir.  

M.K. Atatürk devam ediyor: Türkiye kurtuluş mücadelesinde büyük ve önemli bir çaba sarf etti. Savunduğu dava, bütün mazlum milletlerin, bütün Doğu’nun davasıydı. Türkiye o zamana kadar mevcut tarih kitaplarının gereklerini değil, tarihin hakikî gereklerini takip etti. Gerçekten mevcut tarihlerin kaydettiği olaylar, milletlerin hakiki düşünceleri ve emelleri, hareketleri değildi. Doğu milletleri kendi iradeleri, kendi duygularıyla hareket etmiyorlardı. Onların başında birtakım despotlar, keyfî hareket eden çarlar, hükümdarlar vardı. Tarihte yazılanlar daha çok o kişilerin, hırslarını tatmin için yarattıkları olaylardı. Biz onların hepsini yırtmayı, yeni bir tarih yapmayı hedefledik. Şunu da bilmelidir ki, milletimiz gerçek istek ve eğilimine aykırı düşüncede bulunanlara güvenmez, iltifat etmez, onları dışlar.

Milletlerin gerçek arzularının hasıl olmaması; o milletleri yöneten ve o milletleri temsil eden insanların onlarla aynı kanaatte, düşüncede, duyguda ve görüşte bulunmamasındandır. Yani milletlerinin gerçek arzularının tercümanı olmamalarındandır.

Bir hükümet, milletin düşüncesini anlayabilmek için, o düşüncenin açığa vurulmasını sağlayan araçlara sahip olmalıdır. Gerçi hükümet seçim zamanlarında milletin fikirlerini öğrenir, seçilmiş olan meclisler de milletin fikrini temsil eder. Fakat milletin seçim zamanlarında açığa vurduğu düşünceler, olduğu gibi kalmaz. Dolayısıyla meclislerin bu fikirleri temsil edebilmesi de uzun süre devam etmez.

Dedim ki, hükümet daima milletin düşünceleri yönünde, yani Millî İrade yönünde iş yapacaktır. Bu da hükümetin o düşünceleri sürekli olarak öğrenebileceği araçlar gerektirir, mevcut araçların da iyileştirilmesini gerektirir. Çok önem vermelidir bu konuya: Hükümetin icraatı ile halkın düşünce ve emelleri karşılaştırılmalı, uyum var mı diye bakmalıdır. Eğer yoksa, eleştirmeli, uyarılmalı, yol göstermelidir. Son çare olarak milletçe düşürülmelidir. Milletin fikir ve duygularını öğrenmenin birçok yolu vardır; bir örnek vermek gerekirse, bunlardan biri halkın içinden çıkıp gelenleri dinlemektir.

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura