Yazı Kategorileri > Diğer Yazılar
05-04-2019
KURUMLAR OYUNCAK, YASALAR PASPAS OLURSA…

Bir varmış bir yokmuş, Allah’ın kulu çokmuş. Masalya diye bir ülke varmış. Neler olurmuş bu ülkede, neler… akla hayale sığmazmış. Onun için adı da Masalya’ymış ya.

Şimdi size anlatacağım olay da öyle. Olacak gibi değil, ama olmuş.

Masalya’da genç bir siyasetçi yaşarmış, adı Kalfa Reis. Pek istekliymiş siyasette yükselmeye, büyük mevkilere gelmeye. Acelesi yokmuş, sabırla beklemiş. Derken, sonunda fırsatını bulup rakiplerini evirip çevirmiş, kündeye getirip pat diye bir parti kurmuş. Tabii kuzucukları da peşinden koşturup gelmişler.

Ancak, ne yazık ki, ufak bir pürüz varmış: Daha önce hapis cezası almış olduğundan, katiyen parti kuramazmış, kanunen yasakmış. Kurmaktan vazgeçtin, siyasi bir partiye üye bile olamazmış. Hal böyle olunca, Parti yönetimi telaşa düşmüş, alelacele Kalfa Reis’in üyeliğine son vermiş, ama genel başkanlığına dokunmamış.

Ancak Masalya Cumhuriyeti bir guguk, özür dilerim, hukuk devletiymiş. Yargıtay Başsavcısı, durur mu hiç, derhal harekete geçmiş: Kalfa Reis’in hem genel başkanlığının önlenmesi hem de partisinin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne dava açmış.

Bre sen misin bu hainliği yapan, ülkede “varan”lar arkası arkasına sıralanmaya başlamış. “Varan” da neyin nesi diye sorarsan, değerli okur -özellikle gençler bilmeyebilir- açıklayayım ne olduğunu: “Varan” sözcüğü, Masalya dilinde “bir olayın tek kalmayıp arkadan daha başkalarının gelebileceğini anlatmak için 1’den başlayarak sıra ile sayıların başına getiriliyor: Varan 1, varan 2,… gibi.”

VARAN 1, 2 ve 3

Bakındı hele, işte varan 1: Anayasa Mahkemesi, görülmüş şey değil, her nedense davayı yıllarca ele almamış, dosyasını bile açmamış. Bununla da yetinmemiş, Yargıtay Başsavcısı’nın dava açmasına imkân veren yasa hükmünü de iptal etmiş. Hızını alamamış, bu iptali gerekçe göstererek partinin kapatılması talebinin de düşürülmesine karar vermiş.

Böylece 2002’de açılan kapatma talebi, tam yedi yıl sonra, 2007’de reddedilmiş. Bu da etti mi varan 2 ve 3…

Oh ne güzel, parti kurtarıldı, başkanlık da kurtarıldı ama, daha siyasi yasak var, Kalfa Reis siyaset yapamıyor! Bu engeli de aşması lazım. Bakalım, bunun için de Masalya’da daha ne marifetler ortaya konacak!

VARAN 4

Anayasa Mahkemesi basın ve yayın yoluyla işlenen suçlarda ceza ertelenmesini daha önce kaldırmıştı. İşte bu erteleme hükmü geri getirilirse, Kalfa Reis’in büyük koşusu devam edebilecekti. Hemen kollar sıvandı, Meclis’e acele bir yasa tasarısı getirildi. Yasa koalisyon partilerinin oylarıyla kabul edildi. Miting konuşmaları nedeniyle verilen cezalar da erteleme kapsamına alındı. Hemen belirteyim: Sayın Kalfa Reis de bir mitingde yaptığı konuşmadan dolayı ceza almıştı.

Varan kaç oldu…, 4 oldu!

VARAN 5

Ancak Meclis’in yaptığı değişiklik tartışma yarattı Masalya’da. Değişiklikten kimisi “Kalfa Reis yararlanabilir”, kimisi “yararlanamaz” diyordu. Bir paspas daha gerekiyordu. Yeniden harekete geçildi, geldi mi varan 5… Anayasa Mahkemesi başka bir davaya atıf yaparak “cezası ertelenen birinin, cezasının sonuçları da ertelenir” yorumunu yaparak Kalfa Reis’in parti kurucususu olmasının yolunu da açtı.

VARAN 6

Kalfa Reis bir yandan koşuyor ha, koşuyordu öbür yandan da önünde hangi engel varsa, birileri yetişip kaldırıyordu. Parti kurucusu olmuştu, başkan da olmuştu. Bak hele, bir engel daha vardı: Bu kez de milletvekili olamıyordu! Partisi hükümet kuracak bir çoğunlukla Meclis’e girmişti ama kendisi dışarda kalmıştı! Çünkü Yüksek Seçim Kurulu daha önce, genel seçimlere katılamayacağına karar vermişti. İki gözü iki çeşme garibimin… Ne yapmalıydı acaba? Düşünüldü, taşınıldı: Bu kez büyük bir paspas gerekiyordu… Anayasa değişikliği!... Ancak Kalfa’nın partisinin bunu sağlayacak yeterli oyu yoktu.

N’olacak şimdi?

VARAN 7

Gelsin o ünlü vecizemiz: Demokrasilerde çare tükenir mi, tükenmeeez… Sıkı durun, bir varan daha geliyor, yedincisi … Bu kez de ana muhalefet partisi lideri yakışıklı Baybay atılıyor meydana, art arda savurduğu “ben ne güne duruyorum yahu” naraları ile… Hiç geciktirmeden baş başa veriyor Reis’le, gizli bir anlaşma yapıyor, tarihe “sürahi mutabakatı” adıyla geçen…

Ve büyük zafer…, bir engel daha yerle bir! Kalfa Reis’e milletvekili olma yolu da açılıyor. Nasıl? Tabii hukuk paspas edilerek…  Hemen bir Anayasa değişikliği hazırlıyorlar. Ne demiş Osmanlı’nın namdar paşası: Yok kanun, yap kanun!... Hemen yapılıyor tabii: Değişiklik Baybay’ın partisinin verdiği can suyuyla Meclis’ten son sürat geçiyor.

VARAN 8

Sıra geldi Varan 8’e!... Kalfa Reis daha mebus olacak, ardından da başvezir... Ancak genel seçimler yeni yapılmış. Herkes muradına ermiş, koltuğuna gömülmüş. N’olacak şimdi? Yetişsin, ünlü vecizemiz imdâda: Demokrasilerde hülle, pardon, çare tükenmeeez! Gecikmeden de bulunmuş: Seğirt ilindeki seçimlerin yenilenmesi! Son hızla Yüksek Seçim Kurulu’na başvuruyorlar. Güya Verbari ilçesinde sandıklar kırılmış, gerekçe buymuş. Hiç durur mu, Kurul da ânında seçimleri iptal ediyor.

VARAN 9

Varan 9… Ne yapılıyor? Seğirt ilinde seçimler yenileniyor. Ve netice: Partisinin aldığı yüzde 85 oyla eriyor muradına Kalfa Reis: Mebus oluyor. Kısa bir süre sonra da Başvezir…

Eeee ne diyelim: Kalfa Reis ermiş muradına, Masalya çıksın kerevetine…

VARAN 10

Bitmedi ama…, daha sonuç, pardon Varan 10 var!

Boşuna dememişler, nereye gittiğini bilen insana, dünya kenara çekilir, yol verirmiş.

Öyle de… Benim içim rahat değil.

Bu işte bir bityeniği var gibi geliyor bana.

Kendimi bir kukla tiyatrosundaymışım gibi hissediyorum.

Bütün bu saydığım varanların üzerinde…

Bir üst akıl, pardon bir üst varan var gibi geliyor bana…

Ne ola ki acaba?   

___________________________________
Masalya Cumhuriyeti’nde geçen bu olayı Metin Aydoğan’ın şu değerli yapıtından esinlenerek kaleme aldım:  Geri Dönüşten Çöküşe, Gözgü Yayıncılık, İzmir, 2018,  ss.31-33

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura