Atatürk Okulu > Tarih
22-07-2018
CUMHURİYET TARİHİMİZDE 23 TEMMUZ 1919: ERZURUM KONGRESİ’NİN AÇILIŞI

“Bizim milletimizin bir kuvveti vardır, ancak işlemiyor, âtıl bir haldedir.

Onu etken kılmak, işler kılmak lâzımdır.”

 

İşte asla unutmamamız gereken tarihlerden biri daha: 23 Temmuz 1919… Erzurum Kongresi’nin açılışı...  Atatürk Nutuk’ta Erzurum Kongresi’nin açılışı ve yaptığı konuşma hakkında şunları söyler:

“Efendiler, yüksek malûmunuz olduğu üzere, Erzurum Kongresi 1919 yılı Temmuz'unun 23'üncü günü, pek gösterişsiz bir okul salonunda toplandı. İlk günü, beni başkanlığa seçtiler. Kongre üyelerini, durum ve bir dereceye kadar da tutulan yol hakkında aydınlatmak için yaptığım konuşmada:

Tarihin ve olayların zoru ile, doğrudan doğruya içine düştüğümüz kanlı ve kara tehlikeleri göstermeyecek ve bundan irkilmeyecek hiçbir vatanseverin tasavvur edilemeyeceğine işaret ettim. Ateşkes Anlaşması hükümlerine aykırı olarak yapılan saldırı ve işgallerden bahsettim.

Tarihin, bir milletin varlığını ve hakkını hiçbir zaman inkâr edemeyeceğini, bu itibarla vatanımız, milletimiz aleyhinde verilen hükümlerin ergeç iflâsa mahkûm olduğunu söyledim.

Vatan ve milletin kutsal varlıklarını kurtarmak ve korumak hususunda son sözü söyleyecek ve bunun gereğini yerine getirecek gücün, bütün vatanda bir elektrik ağı haline gelmiş olan míllî akımın kahramanlık ruhu olduğunu ifade ettim.

Ve milletin mukadderatına hâkim bir milli iradenin, ancak Anadolu'dan doğabileceğini belirttim. Milli iradeye dayanan bir Millet Meclisi'nin meydana getirilmesini ve gücünü milli iradeden alacak bir hükûmetin kurulmasını, kongre çalışmalarının ilk hedefi olarak gösterdim.”

**

Nutuk’ta Erzurum Kongresi’nin ilke ve kararlarına şöyle yer verilir:

1- Milli sınırlar içinde bulunan vatan parçaları bir bütündür. Birbirinden ayrılamaz.

2- Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı ve Osmanlı Hükümeti'nin dağılması halinde, millet topyekûn kendisini savunacak ve direnecektir.

3- İstanbul Hükümeti vatanı koruma ve istiklâli elde etme gücünü gösteremediği takdirde, bu gayeyi gerçekleştirmek için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükûmet üyeleri millî kongrece seçilecektir.

4- Kuvayı Milliye'yi tek kuvvet olarak tanımak ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır.

5- Hıristiyan azınlıklara siyasî hâkimiyet ve sosyal dengemizi bozacak imtiyazlar verilemez.

6- Manda ve Himaye kabul olunamaz.

***

Erzurum Kongresi’ne ATANAME’de birden çok dergede yer verilir. Bunlardan bazılarının yöneltilerinden yaptığım alıntılar aşağıdadır.

- Erzurum Kongresi; bütün ülkenin ve milletin birleşme ve ittifakı noktasında, “Doğu Anadolu illerimizce diğer illerimizle her bakımdan işbirliği temini emeli kesindir” temel ilkesini kabul etmiştir. [Millî Birlik, 7]

- Ülkemizin bir kısım insanları güvendikleri delegelerini Erzurum Kongresi’nde topladı. Orada toplanan delegelerin ilk düşündüğü ve talep ettiği şey, kurtuluş için düşünebildikleri şey şu oldu: “Her halde”, dediler, “bizim milletimizin bir kuvveti vardır, ancak işlemiyor, âtıl bir haldedir. Onu etken kılmak, işler kılmak lâzımdır. Belki ancak bu şekilde biz egemenliğimizi elde edebiliriz.” Dolayısıyla Erzurum Kongresi beyannamesini okuyacak olursanız, orada millet prensip olarak bu dediğim ifadeyi kayda almıştır, ilân etmiştir. [Nitelik ve Belirleyicileri, 8]

- Erzurum Kongresi 23 Temmuz 1919’da toplandı, 14 gün sürdü. Başkan olarak yaptığım konuşmada, ilk hedefin millî iradeye dayalı bir meclis ve hükümet olduğunu söyledim. Tarihin bir milletin varlığını yadsıyamayacağını, milletin yazgısına egemen bir millî iradenin, ancak Anadolu’dan doğabileceğini belirttim. Kongre’de şu kararları aldık: Vatan bir bütündür, parçalanamaz. Millet işgale karşı kendini savunacaktır. Kuvayı Milliye tek kuvvettir; egemenlik, millî iradenindir. Manda ve himaye kabul olunamaz. Biz bu kararlarla uğraşırken, Sadrazam Ferit Paşa da milleti jurnal niteliğinde demeçler yayınlıyordu.  Diyordu ki, “Anadolu’da karışıklık çıktı. Bu hareketin önlenmesi gerekir.” Buna karşı önlemler alındı. Kongre sona ererken, üyelere “milletimizin varlık ve birliğinin dünyaya gösterildiğini” söyledim. [Kongreler, 10]

- 30 Temmuz 1919’da Hükümet, Erzurum’daki 15’nci Kolordu Komutanlığı’ndan, Refet Bey’le benim yakalanarak İstanbul’a gönderilmemizi istedi.  Komutanlık bu emre gerekli yanıtı verdi. Erzurum Kongresi’nin bildiri ve tüzüğü gerekli yerlere ulaştırıldı ve dağıtılmaları sağlandı. [Kongreler, 12]

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura