Atatürk Okulu > Milliyetçilik Dersleri
08-06-2020
BÜYÜK ÜLKÜ

‘Ülkü’ nedir? Ülkü akıl ve yürekle benimsenmiş yüksek bir amaçtır, ulaşılmak istenen kutsal bir hedeftir. Bir kılavuzdur. Ülkü, “ideal” sözcüğünün Türkçesidir.

-Atatürk ‘ülkü’ sözcüğünü birtakım sıfatlar vererek sık kullanır: ‘Büyük Ülkü’ der, “Millî Ülkü’, ‘Ulusal Ülkü’, ‘Yüksek Ülkü’ der. Bu kavram günümüzde neredeyse unutulmuştur, Oysa Atatürkçü düşüncenin son hedefidir.

Millî Ülkü Türkiye’de, Türkiye’den başka hiçbir şey düşünmemektir. Bilinmelidir ki, her türlü esenlik ve mutluluk hedeflerine ancak bu anlayışla ulaşılabilir.

Hayat kısa, yapacak iş çoktur. İnsan, beyniyle ve kalbiyle candan inandığı bir fikre kuvvetle bağlanmalı, o fikirde durmalıdır. O fikir ve amaç uğrunda ısrarla, geri adım atmadan sonuna kadar mücadele etmelidir, yoksa savrulur durur. Bir millet için de böyledir.

Millî Ülkü yüksek bir fikir, vatana hizmet, büyük bir tutku, hayatın prensibidir. Atatürk ne diyor: Ben hep yüksek fikirlerin tutkunu oldum.  Çok büyüktü tutkularım. Fakat bu tutkular yüksek mevkiler elde etmek veya büyük paralara sahip olmak gibi maddî emellerin tatminiyle ilgili değildi. Ben bu tutkularımın gerçekleşmesini vatanıma büyük faydaları dokunacak, bana da liyakatle ifa edilmiş bir görevin canlı iç rahatlığını verecek büyük bir fikrin başarısında arıyordum. Benim hayatımın prensibi hep bu olmuştur. Ona çok genç yaşımda sahip oldum ve son nefesime kadar da onu muhafaza ettim.

● Atatürk’ün tanımladığı Büyük Ülkümüz her şeyden önde gelir: Milletimiz egemen ve bağımsız olacak, ebedi yaşayacak. Güçlü ve gönençli olacak, yurdumuz bayındır olacak! Büyük Ülkü en büyük davasıdır milletimizin. Varlığıyla en uygar, en gönençli ve güçlü, özgür bir millet olarak yükselecek. Büyük Ülkü, bir devrim yapmış olan büyük Türk ulusunun dinamik idealidir. Türk milletine çok yakışan bir ülküdür.

Milli Ülkü bilimin ve ahlakın kurallarına uyum sağlamaktır.  İnsanlarımızı karakter, çalışkanlık, zekâ bakımından yükseltmektir. Milletimizin bilime bağlılığını, ahlakını, güzel sanatlara sevgisini güçlendirmek, ilerleme tutkusunu, egemenlik ve millî birlik duygusunu sürekli geliştirmektir.

Bu büyük idealimizin belkemiği ekonomik kalkınmadır. Büyük ülkü Türkiye’yi az zamanda kalkındırmak, halkımızı en yüksek gönenç ve mutluluğa kavuşturmaktır. Nasıl bir şeydir o Türkiye? O öyle bir Türkiye’dir ki her tarafında fabrikalar… ekilmiş tarlalar, düzgün yollar, elektrikle donanmış köyler, küçük, fakat canlı tertemiz, sağlıklı insanların yaşayabileceği evler, büyük yemyeşil ormanlar… Gürbüz çocukların, iyi giyimli çocukların yüzleri sararmamış, dalakları şiş olmayan çocukların okuduğu okullar… Her tarafta uygarlık her tarafta gelişmişlik, bayındırlık…

Kutsal Millî Ülkümüz ulusal zaferimizi sağlamlaştırdı, daha sağlamlaştıracak, devamlı kılacaktır. 

Her düşünce, her iş Milli Ülkümüzün ışığında başlayıp gelişecektir. 

Türk milletinin Büyük Ülküsünün, insanlık boyutu da vardır. O dünyada gerçek barış ve huzurun sağlanmasında, kendine düşen uygar görevi yapar ve bunda başarılı olur. İnsanlığı düşünmek zaten Atatürkçü ahlakın bir gereğidir. Bütün insanlık mutlu olacak ki, onun bir parçası olan milletimiz de mutlu olsun.

● Peki, kimlerdir Millî Ülkü için çalışanlar, çalışması gerekenler? Mustafa Kemallerdir onlar. Gençler ve öğretmenlerdir. Ordumuzdur, tüm yurttaşlarımız, kadınlarımızdır.

Atatürk ve arkadaşları durmadılar, dinlenmediler, Büyük Ülkü için çalıştılar, çok işler yaptılar. Ancak insan ömrü tüm işleri başarabilecek kadar uzun değil ki… eserin tamamlanmasını gelecek kuşaklara bıraktılar.

Türk ulusunun bağrından doğan, o ‘biz’ olan, o ölümsüz Mustafa Kemaller... Büyük Öncü’nün izinde yürüyenler… O aydın, o mücadeleci topluluk… Ülkemizin her köşesinde yeni fikir ve yeni hayat için çalışırlar, Büyük Ülkü için uğraşır, didinirler. 

● Ve siz milliyetçi topluluk, gençler…  Büyük Ülkü’yü halkın kalbinde bir fikir haline, bir duygu haline getirin. Onu halkımıza anlatmak, benimsetmek özellikle sizin görevinizdir, halkçılık nedir, demokrasi nedir. Millî egemenliği, tam bağımsızlığı anlatın. Cumhuriyet’in gereklerini anlatın.

Sizler, yeni Türkiye’nin genç evlatları, sizlersiniz Vatan’ı asıl kurtaracak olanlar. Hep Atatürk’ü takip edeceksiniz. Amaca, yüksek ideale durmadan, yorulmadan yürüyeceksiniz. Hep ileriye, hep Yüksek Ülkü’ye!... Vatan ve gerçek aşkıyla dolu, hep ışık serpin çevrenize. Ve ışık aramayı sürdürün! Bu sayededir ki, sizler bugünden daha mutlu günler yaşayacaksınız. Bizim göremeyeceğimiz yüksek mutluluklara erişeceksiniz.

Türk çocukları! Yürüdünüz, yürüyorsunuz, yürüyünüz! Her bir adımınız sizi Yüksek Ülkü’ye yakınlaştıracaktır. Mutluluk, gönenç, sevinç ve dünyaya karşı yüksek bir gurur sizi bekliyor. Durmayın, yürüyün, andınızı yeniden söyleyerek: Yurdumu milletimi özümden çok severim. Ülküm yükselmek ileri gitmektir. Büyük Atatürk’ün açtığı yolda, kurduğu ülküde, gösterdiği amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

● Ve kültür ordumuzu yetiştiren, yeniden yaratan kutsal öğretmenlerimiz… Millî Ülkü’ye ulaşılmamızda birinci yapıcı unsurdur öğretmenler. Onların her telkini Büyük Ülkü’ye paha biçilmez hizmetler eder.

Ya ordumuz? Cumhuriyet ordumuz millî ülküyü, millî varlığı ve devrimi kollar ve korur. Türk milleti ne zaman yükselmek için adım atmak istemişse bu adımların önünde daima önder olarak, yüksek millî ideali gerçekleştiren hareketlerin öncüsü olarak kahraman çocuklarından oluşan ordusunu görmüştür.

Sonra, halkımız… Büyük Ülkü’ye erişmemiz her şeyden önce halkımıza bağlıdır. Ne zaman ki, yapılması lazım olan şeyler için yurttaşlarımız maddî ve manevî varlığını hazır tutar, Büyük Ülkü’ye erişmemiz ancak o zaman mümkün olur. Özellikle kadınlarımız… Bütün toplum hizmetlerine ortak oldukları ölçüdedir ki, milletimiz Milli Ülkü’ye tek başına ve bağımsız olarak yürümek yeteneğini kazanmış olacaktır.   

Büyük Ülkü yolunda nasıl başarılı oluruz, Büyük Ülkü’yü en kısa zamanda nasıl gerçekleştiririz? Örneğin şunları yaparak:

Millî Ülkü’ye tam iman ve onun gereklerini duraksamadan yerine getiririz. Fikir ve hareketi, yani teori ve pratiği birlikte yürütürüz. Millî ülkü etrafında kuvvetli bir teşkilat kurar, en akılcı bir şekilde planlı olarak çalışırız.

Kullanılacak temel araç Devletçiliktir. Devlet Milli Ülkü’nün gerektirdiği teknik elemanların yetişmesini sağlar. Ülke davalarının ideolojisini bilip anlayacak, yaşatacak bireyler yetiştirir.

Türk dili zihnimizdir, kalbimizdir, Onu günün en ileri bilgi dili yapmak için çalışmalıyız. Bizi Millî Ülkü’ye ulaştıracak olan odur. Öz dil yolunda şaşmaz büyük adımlarla yürürüz.

Tarımımızı geliştirmek, sanayileşmek en büyük ulusal davalarımızdandır. En başta vatan savunması olmak üzere, kaynaklarımızı değerlendirmek ve en kısa yoldan Büyük Ülkümüze, en ileri ve gönençli Türkiye idealine ulaşmak için bu bir zorunluluktur. Değişmez bir gerçektir, Türkiye devletçi olmadan sanayileşemez.

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura