Yazı Kategorileri > Bilimsel Yöntem Yazıları
09-11-2019
BİR LİSANSÜSTÜ TEZİN HAZIRLANMASI: KONU, PROJE, LİTERATÜR VE DİĞERLERİ

Bu yazıda bir lisansüstü tezin başından sonuna değin güvenli bir şekilde yürütülmesinde kullanılabilecek, pratik bir model sunulacaktır.

Model şu başlıklar altında açıklanacaktır: Tez konusunun belirlenmesi. Ilk seçmenin yapılması. 5+5 yöntemi. Tez projesi. Literatür incelemesi. “Konu literatürü”nü elde etme süreci. Kaynak fişleri ile bilgi fişlerinin kullanımı.  Bilgi fişlerinin geçici plana dağıtımı. Tezin temel ögeleriyle ilgili diğer bilgi ve öğütler.

I) TEZ KONUSUNUN BELIRLENMESI

Tez çalışması tez konusunun belirlenmesiyle başlar. Konunun belirlenmesinde genel ölçütler kullanılabilir. Ayrıca iki teknikten söz edilebilir.

 

A) Genel Ölçütler

Tez konusu nasıl belirlenir? Öncelikle, şu ölçütler kullanılabilir (Kısaca KÖSAK):

- Kapasite: Konu araştırmacının “gücü” ile uyumlu olmalıdır. Öğrenci; o konunun gerektirdiği bilgi birikimine, zamana ve maddî olanaklara sahip olmalıdır.

- Özgünlük: Tez konusu özgün (orijinal) olmalıdır.

- Sevgi: Araştırmacı konuyu sevmelidir.  Ilgi duyduğu bir konu olmalıdır. Bununla birlikte, bu ölçüt kesin değildir. Başlangıçta ilgi duyulmayan bir konu, hakkında bilgi edinildikçe çekici hâle gelebilir.

- Alan: Konu araştırmacının bilim (uzmanlık) alanı ile  ilgili olmalıdır.

- Kaynak: Konuyla ilgili kaynaklar  ve istatistikler yeterli olmalıdır.

 

B) İki Teknik

Tez konusunun belirlenmesinde, en genel düzeyde iki teknik kullanabiliriz: Doğal teknik ve yapay teknik...

1) Doğal Teknik

Eğer öğrenci; lisans öğrenimi boyunca, bazı konulara zaten ilgi duymuşsa konu belirlenmesi fazla sorun yaratmaz. Başka bir deyişle, daha önce ilgisini çeken, kafasına takılan, üzerinde zaman zaman durup merakla düşündüğü, bilgi topladığı, literatürüne yabancı olmadığı sorunlardan birini -yukardaki öbür ölçütleri de göz önüne almak kaydıyla- konu olarak belirleyebilir.

2) Yapay Teknik

Konu öykünme (taklit) yoluyla seçilir.  Tez konusu seçiminde bu tekniğin yararı çok fazladır. Çünkü “kendisini kanıtlamış” bir ustanın makalesini ya da kitabını kılavuz alıyoruz ve güvenli ve bilinçli bir şekilde büyük bir “orman”a dalıyoruz.

Burada, başta yabancı (özellikle İngilizce) kaynaklar olmak üzere Türkçe kaynaklardaki bölüm ya da makalelerden belirli sayıda, örneğin 5-10 arasında seçilerek, konu seçimine başlanabilir. Bununla birlikte pratikliği nedeniyle, makale yeğlenmelidir.

Yapay teknik bize son derecede değerli üç yarar sağlar:

i) Kafileye Katılma: Eğer “öykünülecek kaynak” iyi seçilmişse, ilgili literatüre ulaşmak son derecede kolaylaşır. Araştırmanın konusuyla ilgili en önemli yazar ve kaynaklara hızla ve güvenilir adımlarla ulaşılır.

ii) Donanım: Plan, uygulama, metot ve diğer kaynaklar hakkında sağlam bir alt yapı oluşturulur.

iii) Uyarlama: Örnek alınan makalenin konusu aynen benimsenebileceği gibi, zaman, mekân ya da bağlam bakımından değişikliğe tabi tutulur .

 

 

II) İLK SEÇMENİN YAPILMASI

Burada şu işlemler söz konusudur: İlk kaynakların belirlenmesi, seçilen makaleler için kaynak-fişlerinin düzenlenmesi, makalelerde belirli nitelikler aranması.

 

A) İlk Kaynaklar

İlk 5-10 kaynak arasına girecek makaleler nasıl gözden geçirilmelidir?

Makale incelemesi; dergilerin son yıllara ait sayılarından başlanarak geriye doğru, önceki yıllara ait sayılara doğru yapılmalıdır. Makale tarihinin aşağı yukarı 5 yıldan eski olmaması yararlı olur.

Bu aşamada inceleme olabildiğince hızlı yapılmalıdır. Makalelerin -sırasıyla-  başlıkları, varsa özetleri (“abstrakt”ları), ara başlıkları, giriş ve sonuç bölümleri, hattâ kaynakça kısmı  hızla okunmalı, gözden geçirilmelidir. Bu gözden geçirmeden amaç, o makalenin, bize bir tez konusunu ilham edip edemeyeceğidir. Bir öge; makalenin bu amaca uygun olabileceğini sezdirirse, öbür ögelere geçilmesi kuşkusuz gereksiz olur. Sonra, makale üzerinde hızlı bir -aşağıda açıklayacağımız- “5+5 değerlendirmesi” yapılır. Bu değerlendirme de olumlu sonuç verirse, incelenen makale ilk seçilen 5-10 makale arasına alınır. Ilk seçmede, makaleler ölçütlere vurulurken, çok katı uygulamadan uzak durmalıdır. Çünkü; büyük bir olasılıkla, tüm ölçütleri tatmin eden makale, birkaç aşamalı bir seçme süreci sonunda belirlenecektir.

 

B) Kaynak Fişleri

Seçilen her makale hakkında “kaynak fişi” düzenlenir. Bir kaynak fişi belirli ölçülerde bir karttır.

Kart iki bölüme ayrılır.  Üst tarafa makalenin künyesi, alt tarafa makale hakkında tamamlayıcı bilgiler, LUPYK değerlendirmesi ve diğer izlenimler yazılır. Yetmezse, kartın arka kısmı kullanılır.

 

 

 

BİBLİYOGRAFİK KÜNYE

      …………….

      …………….

 

 

 

MAKALE HAKKINDA TAMAMLAYICI BİLGİLER

 

  • LUPYK
  • Diğer bilgi ve izlenimler

 

 

 

 

C) Makalelerde Aranacak Nitelikler

Seçilecek makalelerde şu nitelikler aranmalıdır (kısaca LUPYK):

- Giriş kısmında veya bağımsız bir bölümde konu (araştırma problemi) hakkında “Literatür incelemesi” yapılmış olmalıdır.

-  Makalede bir “Uygulama”ya yer verilmiş olmalıdır.

-  Makalenin Planı iyi olmalıdır.

- Yazar metodunu (ntem) açıklamış olmalıdır.  Bu metot araştırmacı tarafından   kullanılabilmelidir.

-  Makalenin sonunda, iyi ve doyurucu bir Kaynakça (Bibliyografya) bulunmalıdır.

 

LUPYK’de her öge bir malzemedir ve yapılacak araştırmanın temelinin atılmasında, çatısının kurulmasında kullanılacaktır. LUPYK’de en önemli öge; L, yani literatür incelemesi; ikincisi yöntemdir (Y). Eğer bir makalede çok iyi bir literatür incelemesi yapılmışsa, öbür malzeme yeterli olmasa da, o makale göz ardı edilmemeli, hattâ “aday makaleler” arasına alınmalıdır. Aynı tutum, Y için de geçerlidir. Çünkü öbür malzeme, makalenin sunduğu literatür izlenerek ele edilebilir.

Eğer LUPYK; tek bir makalede bir arada bulunamıyorsa, birkaç makaleden derlenmesi yoluna da gidilebilir. Ancak tek makale daha kullanışlıdır.

 

D) Özet: “5+5” Yöntemi

1) Şimdi tekniğimizi özetleyelim ve şemalaştırmaya çalışalım: Hedefimiz bir “araştırma konusu” belirlemektir.

-Ciddî bir dergide yayınlanmış, değerli bir yazarın makalesini “kalıp” olarak kullanacağız.

-Böyle bir makaleye birdenbire ulaşamayız. Önce ilgili dergileri tarayarak 5-10 makale belirleyeceğiz.

-Sonra ikinci bir değerlendirme yaparak bunların sayısını 3-4’e, üçüncü bir değerlendirmede 2-3’e, en sonra 1’e indirerek, “örnek makale”ye ulaşacağız. Sonraki değerlendirme aşamalarında makaleler daha derinlemesine incelenecek, üzerinde daha fazla düşünülecek, konunun uzmanlarına danışılacaktır.

2) Bütün bu süreç boyunca, makale belirlenmesinde ve ayıklanmasında iki tür ölçüt kullanıyoruz: Genel ölçütler, teknik ölçütler...

Genel ölçütler araştırmacı ve konuyla ilgili, teknik ölçütler makaleye ilişkin özellikleri kapsar.

Bu yönteme “5+5 yöntemi” adını verebiliriz.

-Beş genel ölçüt şunlardır (kısaca KÖSAK): Kapasite. Özgünlük. Sevgi. Alan. Kaynak.

-Beş teknik ölçüt şunlardır (kısaca LUPYK): Literatür. Uygulama. Plan. Yöntem. Kaynakça. 

 

III) TEZ PROJESİ

Seçilen konuyla ilgili olarak bir proje hazırlanır. Bu doküman yaklaşık 5 sayfa olmalıdır. Projede, araştırma konusu, araştırmanın amacı, önemi, metodu, geçici kaynakça ve plan gibi ögelerin yer alması gerekir. Bunlar hazırlanırken “kalıp makale”den geniş ölçüde yararlanılır. Kuşkusuz bilgi birikimimiz ölçüsünde, kendi özgün katkılarımız da olacaktır. Bir araştırma projesinde, kesin eğilim ve sınırlamalardan olabildiğince uzak durmalıdır.

 

 

IV) LİTERATÜR İNCELEMESİ

 

A) Kavram

İyi bir makalenin “literatür incelemesi kısmı”nda, konuyla ilgili kaynaklar; ağırlıklarına, önem derecelerine göre yer alır. Bilime katkıları, genellikle kısa kısa tanıtılır. Literatür incelemesi; çoğunlukla makalelerin giriş kısmında yapılır. Bazı hallerde makalenin bağımsız bir bölümünde, nadiren de tümüne yayılmış olarak yapılır. Bu bakımdan o, kaynakçadan ve dipnotlardan farklı bir ögedir. Kaynakçadan çok, yol gösterici olan, literatür incelemesidir. Atıfta yazarın belli bir görüşüne yer verilir; konuya yaptığı temel katkı söz konusu olmayabilir. Bir yazarın görüşlerinden alıntı yapmak da literatür incelemesi anlamına gelmez.

Literatür her araştırmanın bel kemiğidir. Konuyla ilgili literatürden söz etmeyen bir araştırma, boşa yapılmış bir araştırmadır; kanı’mca bilimsel değeri son derecede düşüktür. Literatür incelemesi sayesinde hangi değerli yazarlara başvuracağımızı, hangi temel yapıtları okumamız gerektiğini biliriz. Literatürde yer almamış, dolayısıyla önemi az olan yazarların yapıtlarını uzunboylu okuyarak, zaman yitirmemiş oluruz.

Bir yüksek lisans tezi -çoğu bilimsel kitap ve makale gibi- en genel düzeyde, “ön kısım, teori, uygulama ve son kısım”dan oluşur. Eğer şu ya da bu yoldan -örneğin, kılavuz makale tekniğiyle- konunun literatürüne hâkim olamadıysak, tezimizin ne teorik kısmını ne de uygulama kısmını bilimsel bir şekilde yazıya dökemeyiz. Giriş kısmını da bilinçli ve geçerli bir şekilde kaleme alamayız. Sonuç kısmını yazarken, büyük zorluklarla karşı karşıya kalırız. Binbir uğraşla bir şeyler yazmış olsak bile, yapay olur, değersiz olur.

 

B) İşlevi ve Faydaları

Bir makalenin “literatür ögesi;” konuyu ilk olarak, başlıca hangi yazarlar incelemiş, sonra kimler bu araştırmaları sürdürmüş, bunların katkıları nelerdir,  bugün hangi noktaya gelinmiş, problemin hangi yönleri yeteri kadar aydınlatılmış, hangi yönleri aydınlatılamamış, bu konularda  bize son derecede yaşamsal bilgiler sağlar. Bütün bunları öğrendikten sonradır ki, kendimize, konunun daha da aydınlatılmasına katkıda bulunabileceğimiz bir konum, bir bakış açısı belirleyebiliriz. Araştırmamızın “özgün” olabilmesi için, konuyu hangi yönden ele almamız gerektiğine isabetle karar verebiliriz. Öyle ki, bu sayede, başkalarının bizden önce yapmış olduklarını boş yere tekrar etme durumuna düşmeyiz. Araştırmamız özgün olur, bir değer ifade eder.

Örneğin; yazar A, a adlı makalesinde X teorisini ortaya atmıştır. Yazar B, b adlı kitabında bu teoriyi dinamik hale getirmiştir. Daha sonra yazar C, teoriyi AGÜ ortamında sınamış; yazar D , teoriden bazı sonuçlar türetmiş; E ise eleştiriler yöneltmiştir. Siz şimdi -E’den sonra gelen- F’siniz ve f adlı tezi hazırlıyorsunuz.  Katkıda bulunma sırası sizde...  Peki siz ne yapacaksınız? Sizin katkınız ne olacak?

“Kalıp makale”mizin yazarı; literatür incelemesini yaparken, seçmeli davranıp literatürün ancak bir bölümüne, en önemli olan ya da en yeni olan birkaç  yazara yer vermiş olabilir. Bu durumda çaresiz değiliz; şu yolu deneriz: Yazarın verdiği literatürdeki araştırmacı ve yapıt adlarını not ederiz. Bunların peşine düşer, bulur ve o makalelerin “literatür inceleme” kısımlarını inceleriz. Böylece konumuzla ilgili literatürün başka değerli yazarlarını, yeni “doruk”larını öğrenmiş oluruz. Bu kez de onları araştırır, bulur ve -öncelikle yapıtlarının “literatür” kısmını- inceleriz. Kaynak incelemesini gelişigüzel değil, ustaların yol-göstericiliğinde, böyle sistemli, sağlam ve güvenli bir şekilde yaparız.

 

 

V) “KONU LITERATÜRÜ”NÜN ELDE EDİLMESİ

Bir araştırmacı, yaptığı çalışmada konusuyla ilgili literatürü (o alanda araştırma yapmış ve yapmakta olanları, onların başlıca yapıtlarını, görüşlerini ve yaptıkları tartışmaları) bildiğini kanıtlamak zorundadır. Başka bir deyişle o bilim alanında, başlangıçtan beri oluşan kafileye (bilim adamları kafilesine) yeni bir üye olarak katılmayı hak etmiş olduğunu göstermek durumundadır.

“Kılavuz makale”nin hangisi olduğuna karar verdikten sonra, uyarlama yapılarak konu da belirlenmiş olur. Makalenin LUPYK ögeleri kullanılarak bir proje hazırlanır. Bu proje öncülüğünde yavaş yavaş, araştırmanın öbür aşamalarına geçeriz.

Ilk yapılacak işlerden biri, kılavuz makalede yer alan “literatür incelemesi”nden hareketle, konuyla ilgili değerli kaynakları somut olarak elde etmektir. Bu süreç aşağıdaki basit modelde gösterilmiştir:

i) Varsayalım ki tezimiz 1999 yılında hazırlıyoruz. Kılavuz makalemiz K95’ tir. Yayın tarihi 1995’tir.

ii) Varlıklarını, kılavuz makalenin “literatür kısmı”ndan öğrendiğim, 1980-89 yıllarına ait k80, k85, k89 ile gösterilen yapıtları arayıp buluyorum. Bunlar sayesinde de, 1960-79’da yayınlanmış yapıtlara, sırasıyla, k80 ‘den, k60, .. k65 ; k85’den, k70 ...  k75 ve k89 ‘dan,  k76,... k79 simgeli yapıtları öğreniyor, araştırıp buluyor ve inceliyorum.

iii) Bu işlemler geriye doğru böylece sürüp gidiyor. Ancak sonunda bir “kaynak duvarı”na dayanıyorum. Bu duvar; yapıtlardaki bilgilerin göreli olarak basitleşmesiyle, tarihsel bilgi niteliği kazanmasıyla kendini belli eder.  Kaynak duvarına ulaşma süresini belirleyen etmenler arasında, kaynaklara ulaşma kolaylığı, konunun ve ilgili literatürün genişliği, kişisel tutum ve çaba sayılabilir.

iv) Kalıp makale 1995 tarihli olduğu için, o yıldan sonra yayınlanmış - k96 ... k99 gibi- araştırmalara, bu yöntem dışında, ayrı bir çabayla ulaşmamız gerekir. Biz tezimizi hazırlarken konumuzla ilgili çok yeni çalışmalar da yapılmış olabilir. Bu yapıtları da olabildiğince izlemeli, tezimizde onlardan da yararlanmalıyız.

v) Bütün bu çalışmalar yapılıp tamamlandığı zaman, denebilir ki araştırmacı literatüre hâkim olabilecek bir duruma gelmiştir. Artık, şunları gerçekleştirebilecek güçtedir: Geçici planda değişiklikler yapabilir. Yeni hipotezler geliştirebilir. Teorik bölümü yazma hazırlıklarına yönelebilir.

 

 

                          .                       K A Y N  A  K       D U  V  A  R   I                                

 

1960 Öncesi                 ...         ...         ...

 

1960-79            k60      k62      k65      k70      k73      k75      k76            k77      k79

 

 

 

1980-89                        k80                              k85                              k89

 

 

 

Kalıp Makale                                                 K95

 

 

 

1995 Sonrası                 k96          k97              k97      k98       k99      k2000

 

 

 

Yazım sırasında, “kalıp makale”nin literatür incelemesi; bizim çalışmamızın bir, belki birkaç bölümüne yayılacak, literatürden aldığımız bir cümle daha da geliştirileceği için, bizim çalışmamızda belki 1, belki 5-6 sayfalık bir yer tutacaktır. Kalıp makalede -örneğin- 20 satırda yapılmış bir literatür incelemesi, bizim çalışmamızda 30, 50, belki 100 sayfalık kısmın yazılmasına temel olacaktır. Çünkü literatür incelemesi; zamanda bizi sürekli geriye, biraz da ileriye götürecek, böylece elde ettiğimiz yeni kaynaklarla “örnek makale”nin boyutlarını aşma ve genişletme olanakları sağlayacaktır. Tezimizde literatür; geçici plan başlıklarına yazar adları,  akım, görüş,... adları vermekle kendini gösterir.

Bu tekniğe bir ad vermek gerekirse, alegorik olarak, “literatür yolculuğu tekniği”  diyebiliriz.

 

VI) İKİ ETKİNLİK KANALI

Literatür incelemesi yaparak 200 tane yapıt (Örneğin; 100 tane makale, 60 tane kitap ve 40 tane diğer kaynak) fişi hazırladık, bu kaynakları nasıl kullanacağız?  Başka bir deyişle, yazım sırasında bu kaynaklara hiçbir güçlükle karşılaşmaksızın anında nasıl ulaşabileceğiz?

Kaynak araştırması sonucu kaynak duvarına ulaşınca başka bir aşamaya geçecek, kaynaklarımızı yeniden gözden geçireceğiz. Bu amaçla kendimize iki ayrı “etkinlik kanalı” (faaliyet kanalı) açacağız.

 

A) Kaynakları Genişliğine İnceleme

Topladığımız kaynakları yeniden, bu kez ayrıntılı, ancak hızlı olarak inceleyeceğiz. Her yapıttaki yararlanılabilir saydığımız bilgileri, kısa notlar halinde ayrı ayrı  “bilgi fişleri”ne  aktaracağız.

Gerçekten başlangıçta, her kaynağı uzun uzun okumak yerine, hızlı ancak bilinçli bir şekilde gözden geçirerek  sistemli bir şekilde  kaynak fişi hazırlamak yararlı bir yoldur.

Bu, birinci kanaldır.

 

B) Kaynakları Derinliğine İnceleme

Başta “kılavuz-makale” olmak üzere, onun niteliklerine sahip, konumuzu kapsayıcı –fazla değil- birkaç yapıtı sürekli, sık sık, iyice sindirerek okuyacağız. Zamanla söz konusu yapıtları değiştirebilir, sayılarını artırabiliriz. Bu kanal bizi konuya hâkim olmaya götürür.

Demek ki bir yandan birinci kanalda çalışırken, bir yandan da “kalıp makale” özelliklerine sahip birkaç yapıtı ayrıntılı olarak incelemeyi ihmal etmemeliyiz, Böylece konuya hakim olmaya ve konuyla ilgili bilgilerimizi arttırmaya devam ederiz Bu da ikinci kanaldır.        

Aynı zamanda, başlangıçta oluşturduğumuz planı da düzenli aralıklarla gözden geçirir, planda kaynakların esinlediği değişiklikleri yaparız.  Unutmamak gerekir ki bir araştırmanın planı geçicidir; ancak tezin son noktası konduğu zaman kesinleşir.

 

 

VII) BİLGİ FİŞLERİNİN GEÇİCİ PLANA DAĞITILMASI

Kaynak fişleri çoğaldıkça seçtiğimiz yapıtları, en yeniden başlayarak geriye doğru bu kez derinlemesine ve ayrıntılı olarak yeniden inceleriz. Bu sırada da “bilgi fişleri”ni düzenleriz. Her bilgi fişine bir numara veririz. Bu numara ile, bilgi fişi geçici planda, ilgili bulunduğu kısma yerleştirilir. Daha sonra, yazım sırasında, bu numaradan bilgi fişi, bilgi fişinden kaynak fişi, bundan da kaynağın kendisi bulunur. Yazımda hız ve kolaylık sağlayan mekanizma, işte budur.

Yukarda özünü verdiğimiz mekanizmayı daha ayrıntılı olarak açıklayalım.

1) Mekanizmanın temel parçaları “bilgi fişleri” ile “geçici plan”dır. Geçici plan konusunda iki koşul yerine getirilmelidir. Birincisi bu plan olgunlaşmış olmalıdır. Başka bir deyişle, artık, yapısını alt üst edici değişiklikler yapılmayacak olmalıdır. İkincisi, geçici plan sık sık gözden geçirilmeli, iyice bellenip âdeta ezberlenmelidir. Bilgi fişlerinin, planın “çekmece”lerine isabetli bir şekilde yerleştirilmesi buna bağlıdır.

2) Her kaynak okundukça şu amaç sürekli hatırda olmalıdır: Bu kaynağı ya da onun uygun parçalarını, tezimin hangi kısmında (planın hangi bölüm, kesim ya da alt-kesiminde) kullanmalıyım?

3) Bu amaç yönünde zihnimizde fikirler oluştukça, kullanım şekliyle ilgili bilgileri bir bilgi fişine özetle not ederim.

Bu fişte ayrıca şu ögelere yer verilir:

-Bilginin plandaki yeri.

-Fişin sıra numarası.

-Bilginin alındığı kaynağın kısa künyesi.

Kısa künye, örneğin şöyle yazılabilir: [Dura,1991 -40]. Bu kısaltmanın anlamı şudur: Cihan Dura’nın 1991 tarihli yapıtının 40. sayfasında.

İşlemi biraz daha somut olarak anlatalım (Yukardaki en son şekle bakınız): Diyelim ki kaynak k80’ i okuyorum. Bu kaynaktan ayrı ayrı 4 bilgi fişi oluşturdum. Ardından, kaynak k96’yı kitaplığımdan çıkardım. Birkaç gün süreyle bunu inceledim. Tezimde kullanabileceğim yerleri belirledikçe, bilgi fişlerime not ettim. Bundan da 10 fiş düzenledim. Aynı şekilde kaynak k75’den de 8 bilgi fişi elde ettim. Bu işlemi elimdeki her kaynak için yapıyorum. Zaman zaman, aklıma gelen fikirler için de fişler oluşturabilirim.

4) Bilgi fişlerime 1’den başlayarak birer numara verir, sırasıyla bir kutuda biriktiririm.  Fiş numaraları önceden yazılabileceği gibi, belli miktarları buldukça toptan da yazılabilir.

5) Her fişteki bilginin, tezin hangi bölümü, hangi kesim ya da alt kesiminde kullanılacağı araştırmacı tarafından bilinmelidir. Bunu belirten kısa bir ifadenin -bilginin ”plandaki yeri”nin-  fişin üst yanına yazılması yararlı olur.

6) Fişin numarası; içerdiği bilgi geçici planın hangi kısmında kullanılacaksa, oraya kaydedilir. Bu numaraların sayısı, zaman geçtikçe artar. Örneğin, tezin x kısmında 20’yi, ı kısmında 9’u, z kısmında 14’ü... bulmuş olabilir.

7) Tez yazılırken önce bu bilgi fişleri kullanılır. Örneğin tezin x kısmını yazmaya sıra geldi. Geçici planda x başlığını bularak, orada gösterilen 20 adet bilgi fişini, kutudan çıkarır; masamın üzerine koyarım. Gerekli sırayı, düzeni veririm.

Örneğin 40 numaralı fişi en başa alırım. Ardından, 79, 56, 78,... numaralı fişleri kullanmayı kararlaştırırım. 19, 61... numaralı fişleri sona koyarım. Tüm fişleri o kısmın ana fikrinin gerektirdiği şekilde sıraya dizerim. Bir fişten öbürüne geçerken, eksikler duyumsuyorsam, onları da oracıkta oluşturduğum kişisel katkılarımla gidermeye çalışırım. Bunlar için de yeni fişler oluşturabilirim. Duruma göre, ya doğrudan doğruya bilgi fişlerindeki bilgileri kullanarak, ya orijinal kaynakları çıkarıp önüme koyarak, ya da her iki olanaktan da yararlanarak, tezimin x kısmını yazarım.

 

Bilgi fişleri numaralarının geçici plana dağıtım işlemi, aşağıda ayrıca şematik olarak gösterilmiştir:

 

 

Bilgi Fişleri                                                              Geçici Plan              

 

BİRİNCİ BÖLÜM:

 

I. KESİM :

 

Planda Yeri                   8

 

Notlar

 

Kısa Künye

   

 

A) …

     18, 21, 97, …

B) …

                   5, 7, 8, 19, …

                                         

    

              C)

                                         

 

 

Planda Yeri                   32

 

Notlar

Kısa Künye

                            II. KESİM:

 

 

   21, 32, 80, …

 

 

 

 

İKİNCİ BÖLÜM:

 

I. KESİM:

 

Planda Yeri                230

 

Notlar

Kısa Künye

 

 

 

A) …

  6, 20, 87, …, 230,

 

 

B) …

 

 

VIII) DİĞER BİLGİ VE ÖĞÜTLER

Her araştırmada, bir tez projesinde, bir tezde, araştırmanın konusuna, amacına, önemine, sınırlarına, metoduna, plan ve kaynakçaya yer verilir. Projelerde özellikle plan ve kaynakça geçici niteliktedir. Öbür ögeler de tümüyle geleceğe yönelik eğilimler olduğundan, kesin değildir. Tamamlanmış bir araştırmada, giriş, bulgu ve yorumlar, sonuç gibi ögeler bulunur.

Sayılan ögeler kaleme alınırken, dikkat edilmesi gereken hususlar vardır.

 

A) Amaç

Birçok araştırmacı aynı bir konuyu inceleyebilir, ancak her birinin amacı farklı olabilir. Bu nedenledir ki bir araştırmayı farklı, özgün ve kaliteli kılan araştırmanın amacıdır.

Bir araştırmanın amacı ya da amaçları -örneğin- gözlemle, hipotezle, sınamayla, teoriyle (GIST) ilgili olabilir. Başka bir deyişle, tezimizin amacı:

- Konuyla ilgili malzeme toplamak olabilir; gözlem yapmak, istatistik veri toplamak olabilir.

- Hipotez kurmak, bir hipotezi, bir teoriyi sınamak ve geliştirmek olabilir.

- Belli bir alanda birçok yazarca oluşturulmuş teorik bilgileri sistemleştirmek olabilir.

- Yeni bir teori ya da bir metot geliştirmek olabilir.

Burada “tezin amacı” ile “önemi” arasındaki ilişki hemen gözler önüne seriliyor: Amaç gerçekleştiği ölçüde önem de beliriyor. Örneğin, tezin yöneldiği bilim alanında istatistik bilgi eksikliği varsa ve yapılan çalışma sayesinde bu eksiklik giderilmişse, bu giderme o tezin önemini gösterir. Önem  teorik bakımdan da söz konusu olabilir.

 

B) Önem

Araştırmanın önemi, yazarın katkısıyla ilgilidir. Bu; araştırma yapılan bilim dalına yapılan katkıyı ifade eder. Ilk akla gelen, “konu literatürü”ne yapılan katkıdır. Katkı teorik olabilir, pratik olabilir. Yaptığınız araştırma ile;

 - Araştırma yaptığınız alana bir gözlem bilgisi getirmiş olabilirsiniz.

 - X problemini çözmek için yeni bir yol (yöntem) bulmuş olabilirsiniz.

 - Bir hipotezin doğruluğunu ispatlamış olabilirsiniz.

 - Bir olgunun -konunun analizi bakımından-  önemini göstermiş olabilirsiniz.

Önemin projede ve tamamlanmış tezde isabetle belirtilmesi, konuya hakimiyetin bir göstergesidir. Bu ve benzeri ögeleri kapsayan, tezin “giriş” kısmı, tez yazımının en sonunda kaleme alınmalıdır.

 

C) Sınırlamalar

Bir tezin (araştırma projesinin) giriş kısmında ya da yeri geldikçe çalışmanın öteki bölümlerinde, araştırmanın sınırlarını belirtmek gerekir. Sınırlama zaman, mekân ve bağlam itibariyle yapılır.

Diyelim ki araştırmada 1990-97 dönemi esas alındı. Bu dönem niçin seçildi?  Çalışmada bunun sebeplerini de açıklamak gerekir : Neden başlangıç yılı olarak 1990, son yıl olarak 1997 seçildi? Bu seçiş savunulabilmelidir.  Sebepler makul ise, bilimsel ise sorun yoktur. Aksi halde, örneğin keyfî ise eleştiri konusu olur. Ayrıca mekân sınırlamasının -dünya, ülke, bölge, sektör, firma,... gibi-hangi ölçekte yapıldığının belirtilmesi ve yine yapılan seçimin makul gerekçelerinin gösterilmesi lazımdır. Bundan başka uygulama için bir yöntem seçilmişse, neden bu metodun seçildiği de açıkça ifade edilmelidir.

 

D) Bulgu ve Yorumlar

Bulgu; araştırmacının, daha önceki bilgilerine dayanarak ham verilerden bir takım istatistik yöntemleri kullanarak elde ettiği yeni bilgilerdir. Bulguları başka gerçeklerle karşılaştırarak da yorumlar yaparız. Yaptığımız yorumlar;  o alanla ilgili bilgilerimizin genişlik ve derinliğine, bu bilgileri kullanabilme yeteneğine bağlıdır.

 

E) Öbür Ögeler

-Proje aşamasında, araştırma konusunun geniş tutulmasında yarar vardır. Araştırma ilerledikçe, araştırma konusu makul nedenler çıktıkça -sınırlama yoluyla- daraltılabilir.

-Bir tezin teorik bölümü ile uygulama bölümü birbirini tamamlamalıdır. Uygulama bölümünde, teorik bölümde sergilenen görüşlerden birinin, birkaçının, ya da tamamının belli bir zaman ve mekânda sınaması yapılır.  Böyle olunca, iki bölüm arasında, kendiliğinden tam bir uyum kurulur.                       

-Eğer araştırmacı konusuna hâkimse, tezin giriş kısmında çizdiği plana sadık kaldıysa, gelişme bölümünü de bunlara uygun şekilde kaleme aldıysa, kendiliğinden ortaya çıkacağı için, sonucu yazmakta zorluk çekmez. Bir araştırmacının sonucu yazmakta zorlanması, yaptığı çalışmanın bilimsel olmadığının şaşmaz bir göstergesidir.

-Bir araştırmanın geçici planı araştırma süresi boyunca değişikliklere uğrar. Bu değişimde rol alan etmenler arasında, araştırmanın konusu, varsayımları, kapsadığı değişkenler,... sayılabilir.

Geçici plan bize şu faydaları sağlar:

--Kaynak incelemesinde yol göstericidir.

--Topladığımız kaynakları sistemleştirme olanağı sağlar (Bunu bilgi fişleri oluşturarak gerçekleştiririz).

--Topladığımız kaynakları yazım için kullanılabilir hale getirmemize yardımcı olur.

Eğer metot araştırmanın tamamı ile ilgili ise girişte ya da bağımsız bir bölümde, yalnızca belli bir bölüm ile ilgili ise o bölümde açıklanmalıdır.

 

Ana çizgileriyle anlattığım bu model; kuşkusuz, yalnız yüksek lisans tezi hazırlamada değil, başka tür araştırmalarda da, örneğin doktora tezi, rapor, kitap yazımında da kullanılabilir.

 

 

___________________________.
Kaynak: Cihan Dura, Düşünme Araştırma Yazma, Ekin Kitabevi, Bursa, 2005,  ss. 306-319

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura