Atatürk Okulu > Tarih
26-10-2016
BEKİR SAMİ BEY: ÖNCE VATAN!...

Kurtuluş  Savaşı vatanlarında vatansız  kalanların,  vatan yapma mücadelesidir.  

Albay Bekir Sami Bey

 

Miralay Bekir Sami Bey Batı Anadolu’daki Kuvayı Milliye hareketinin ilk önderlerindendir. Düzenli orduyla Kuvayı Milliye arasında işbirliğinin sağlanmasında önemli rol oynamıştır. 

 

Bekir Sami Bey 1879 yılında Bandırma’nın Haydar köyünde doğmuştur. Harp Akademisi Kurmay Okulu’ndan 1902’de mümtaz yüzbaşı olarak mezun olmuştur. Erzincan Harp Okulu’nda topografya öğretmenliği ve Erzurum Askeri Lisesi’nde Matematik öğretmenliği yapmıştır. 1910 yılında binbaşı olarak Merkezi Bağdat’ta bulunan 6. Ordu emrine atanmıştır.

1912’de Harbiye Nazırlığı Makam Başyaveridir. Trablus ve Balkan savaşlarında ordunun çok fazla silah, cephane ve harp  malzemesi kaybetmesi üzerine Satın Alma Komisyonu Başkanı olarak Almanya’ya gönderilmiştir. Almanya’daki izlenimleri üzerine eşine yazdığı mektupta şu satırlar yer alır:“ Buradaki ilerlemeyi gördükçe ecdadımıza, Bilhassa Abdülhamit ve adamlarına ne kadar lanet ediyorum, bilemezsin. Biz bu adamlardan yaradılışça daha çok zeki ve yetenekliyiz. Oysa aramızda dağlar kadar fark var.”

** * **

Bekir Sami Bey 1915 yılında 43. Alay Komutanlığına atanmıştır. Irak cephesinde birçok Savaşa 52’nci Tümen Komutanı olarak katılmış, madalyalar kazanmıştır. Yönettiği savaşlar Kudeyra Kalesi Taarruzu, Vadi-i Kelal Savaşı ve Birinci Felahiye Savaşı’dır.

Felahiye savaşı silah, cephane ve sayıca çok üstün olan İngiliz  kuvvetlerinin iki tümenle Türk mevzilerine taarruz etmesiyle başlamıştır. Günlerce süren cehennemî topçu ateşi sonunda, Türk askerleri karşı taarruza  geçerek İngilizleri ağır bir yenilgiye uğratmıştır. Bekir Sami Bey bu savaşta yaralandığı halde askerlerinin başın­dan ayrılmamış. Başarılarından dolayı 36 yaşında albaylığa yükseltilmiştir.

İzmir’in Yunanlılarca 15 Mayıs 1919’de işgali sırasında Albay Bekir Sami Bey önce Bursa'daki 56. Tümen Komutanlığı'na, ardından İzmir‘de bulunan 17. Kolordu Kumandan vekilliğine atanmıştır.

** * **

Bekir Sami Bey 21 Mayıs 1919 tarihinde Bandırma’ya  geldiğinde gördüğü  manzara  karşısında dehşete kapılır: Şehirde  bütün Rum evleri Yunan bayrakları  ile  donatılmıştır!  Son derede  üzülür, derhal Bandırma’daki 61. Tümen kumandanı Kurmay Yarbay Refet Bey’i  makamına  çağırarak  şu emri verir: “Burası Türkiye’dir, burada tek bayrak vardır, o da Türk Bayrağıdır. Bunun dışında başka bir bayrağın asılmasına,  sallanmasına, saygı  görmesine göz yummak  alçaklıktır. Şimdi derhal şehirdeki bütün Yunan bayraklarını kaldırtacaksınız.  Bu iş üç saat içinde  tamamlanmazsa, kendinizi ölmüş bilin.”  Tümen Komutanı emri kısa sürede yerine  getirerek bütün Yunan bayraklarını toplattırır.

Aynı günlerde dört sarıklı hocanın, “Yunan ordusu Padişahımızın emriyle geliyor, sakın saygıda kusur etmeyin” diye propaganda yaptığını haber alır. Bu vatansız, milliyetsiz hainleri buldurur ve kurşuna dizdirir. Tarih 3 Haziran 1919’dur. Bu hocalar “dinci” idi, “dindar” değildi, dindar vatanına ihanet etmez. Savaş koşullarında, layık oldukları cezayı bulmuşlardır.

** * **

İzmir'in işgalinin ardından üç vatansever subay, emirlerindeki birliklerle İngiliz taşeronu Yunan ordusuna karşı direnişe geçer. Üç albaydan biri Kâzım Bey’di; diğer ikisi ise Bekir Sami ve Şerif beylerdi. Ne var ki bu direnişler güçlü değildi, yapılan gerilla eylemleriyle düşmana bazı sınırlı zararlar vermekten öteye geçmiyordu. Ancak çok büyük bir hizmeti yerine getirdiler, son derecede önemli, kutsal bir gelişmenin temeli oldular: Kuvay-ı Milliye ruhunu yarattılar. Daha sonra, Balıkesir ve Alaşehir kongreleriyle Kuvayı Milliye hareketi daha bilinçli bir hale getirildi.

Bekir Sami Bey  21 Mayıs 19I9 tarihinden  itibaren Batı Anadolu’nun çeşitli yerlerinde Kuvayı Milliye direnişlerini örgütledi.  Birçok askerî ve sivil makamla yazışma yaparak,  Halkı Millî Mücadele’ye teşvik etti. Başında bulunduğu milli direniş hareketlerini başarıyla yönetti.

27 Haziran 1919’da 56. Tümen Kumandanı olarak, karargâhı ile birlikte Bursa’dadır. Onun gelişiyle şehirdeki millîciler teşkilatlanmaya başlar, faaliyetlerini hızlandırır. Aralarından önde gelenleri; Bekir Sami Bey’in himayesinde Bursa Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni kurarlar.

** * **

Bekir Sami Bey mevki hırsından ve şahsi çıkardan uzak bir komutan olarak her zaman vatan hizmetine koşmuş, öncelik vermiştir.

Kendisine milli hareketten ayrılıp İstanbul emrinde çalışması şartıyla padişah adına iki kez paşalık, ayrıca altın ve köşk teklifi yapılmış, ancak o reddetmiştir.

20’nci Kolordu Kumandanı Ali Fuat Paşa Bekir Sami Bey’e 1920 Nisanında şu telgrafı çekmiştir:  “Zatı alinizin Anadolu  Kuvayı  Milliyesi’ne yaptığı büyük hizmetleri takdirle  karşılıyoruz.  Mustafa Kemal Paşa ile birlikte verdiğimiz karar gereği meclis açılır açılmaz siz sevgili kardeşimizin Paşalığa terfisini Meclise arz  edeceğiz. Tebrik eder, şimdiden tebliğ ederim kardeşim.”

Bekir Sami Bey’in bu telgrafa verdiği yanıt şudur: “Siz saygıdeğer büyüğüm ve Mustafa  Kemal Paşa Hazretlerinin şahsım hakkın­daki  düşüncenize, ilginize minnet ve şükran duygularımı arz ederim. Ancak  küçük bir talebim var. Bugün Osmanlı İmparatorluğu musalla taşına yatırılmış bir durumdadır. Böyle bir anda terfi  etmeyi musalla taşında miras taksiminden pay  alma  gibi çok ağır ve acı telakki  ederim. İlgi ve taltiflerinin, ülkenin kurtuluşuna şahit  olduğumuz günlere bırakılmasını arz ederim.”

Kendisine yapılan milletvekilliği önerisini de reddeder. Ali Fuat Paşa’ya şu yanıtı verir: İzmir olayından sonra yaşam amacım, miskinliğe bürünmüş milletin uyanması, davasına sarılmasını temin etmek ve böylece kurtuluşun gerçekleşmesine katkıda bulunmaktır. Bahtsız vatanımızın kesin kurtuluşunu görünceye kadar görevimi terk etmemeye kararı verdim. Vatanseverce çalışmalarınızda sonuna kadar sizlerin safında çalışmak benim için onurdur.

** * **

Bekir Sami Bey 25 Haziran 1920 tarihinde 20’nci Kolordu Kumandanlığına atanır. Ancak yerine atanan komutanın  gelmemesi  üzerine  Bursa’da  kalmak zorunda kalır. Tam o sıralarda Yunanlılar Bursa’yı  işgal eder.

Büyük Millet Meclis’inde bazı  milletvekilleri işgalden Vali’nin yanı sıra Bekir Sami Beyi sorumlu tutarak suçlarlar. Oysa kumandan Balıkesir’in savunulması için birliklerinin büyük bir kısmını 61’nci  fırka emrine vermiştir. Mustafa Kemal Paşa ve Genel Kurmay bu durumda, kalan az miktardaki birliklerin geri çekilmesi emrini  vermiştir. Türkiye Büyük Millet  Meclisi’nde başta Mustafa  Kemal Paşa  olmak üzere İsmet  İnönü ve Ali Fuat  Paşa’lar Bekir Sami Bey’in bir kusuru olmadığını hararetle savunmuşlardır.

Buna rağmen Bekir Sami Bey 20. Kolordu Komutanlığı görevinden alınıp Antalya ve Muğla Bölgesi Komutanlığı'na atandı. 

** * **

Bu olay Bekir Sami  Bey’i çok olumsuz etkiler. Artık aktif bir görev almayarak  geri plana çekilir. Bir süre Antalya ve Muğla  havalisi  kumandanlığı   ile  Kuzey  Kafkas askerî murahhaslığı  görevini yaptıktan  sonra  1924 yılında  emekliye ayrılır.

Bekir Sami Günsav hakkında bildiğim kadarıyla iki kitap kaleme alınmıştır[i]. Bu kitaplarda hayatı, kişiliği ile Ege bölgesindeki örgütleme çalışmaları anlatılmaktadır.

Bekir Sami Günsav  9 Eylül 1934 tarihinde 55 yaşında vefat  etmiştir. Mezarı, Üsküdar Karaca Ahmet mezarlığındadır.

** * **

Bekir Sami Bey’in Bursa olayından sonra, adeta küsüp geri plana çekilmesi üzücüdür, genç Cumhuriyet açısından büyük bir kayıptır. Anlaşılıyor ki, uğradığı haksız suçlamalar kendisini çok etkilemiştir. Her şeye rağmen, keşke aynı şevk ve heyecanla vatana ön saflarda hizmet etmeyi sürdürseydi. Öyle sanıyorum ki, çok büyük işler yapardı, Cumhuriyetimizin kuruluşuna da çok önemli katkılarda bulunurdu. Atatürk onun adını Ali Fuat Paşa, Refet Paşa gibi Bağımsızlık savaşımızın önde gelen komutanları arasında anıyor.

Albay Bekir Sami Bey’i yeterince tanımıyoruz; hele gençlerimiz hiç tanımıyor. Oysa Albay Bekir Sami Bey ve onun gibi olanlar genç kuşakların, kendilerine örnek alacağı yurtseverlerdendir. Bu açıdan bakınca, hakkında yazılan kitaplar kuşkusuz özellikle genç yazarlarımızın ilgisini beklemektedir.

 

[i] Hamdi Gürler, Kurtuluş Savaşı'nda Albay Bekir Sami Günsav, (Mayıs-Haziran 1919),  GKB yayını, Ankara, 1994; Muhittin Ünsal, Miralay Bekir Sami Günsav’ın Kurtuluş Savaşı Anıları, Cem Yayınları, İst., 1994, 494s.

 

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura