Yazı Kategorileri > Emperyalizm Yazıları
26-02-2017
AV OLMAYA DEVAM EDİYORUZ

Cihan Dura

4.2.2014


Bir haber…

Bana şu sözü hatırlattı:

“Türkiye dahil birçok ülkede yatırım için fırsat kolluyoruz. İyi bir avcı silahı dolu bekler. Yukardan ne zaman kuş geçeceği belli olmaz. Biz de öyle yapıyoruz.”

Kim söylemiş, ne zaman ve neden söylemiş?

Önce haberi okuyalım.

Sorunun cevabını geniş geniş vereceğim, değerli okur.

‘***’

YABANCININ GÖZÜ ANADOLU'DA

Türkiye'de şirket avına çıkan yabancılar rotayı Anadolu'daki KOBİ'lere çevirdi. İtalyan Caprari, Konyalı Polmot'a ortak olurken İspanyol SAICA ise Eskişehir'de üretim yapan OMK Oluklu Mukavva'nın tamamını satın aldı

 

 

Türkiye'de holdinglerle işbirliğine giden, şirket alıp, ortaklık yapan yabancının yeni gözdesi Anadolu oldu. Bursa, Eskişehir, Konya gibi ekonominin gelişen kentlerinde arayışa giren Avrupalılar, Anadolu'da şirket avına çıktı. Büyüme potansiyeli taşıyan KOBİ'leri yakın takibe alan yabancılar, peş peşe satın alma ve ortaklık anlaşması imzalıyor.

Özellikle, küresel ekonomik krizden çıkış sinyali veren İtalya, İspanya gibi ülkelere ait şirketler, KOBİ'lerle masaya oturuyor. Atık su, enerji gibi alanlara yönelik pompa üreten İtalyan şirket Caprari S.p.A, Konyalı Polmot Motor Makine'ye ortak oldu. Konyalı şirketten yüzde 50 hisse alan Caprari, Türkiye'deki varlığını da artırmayı hedefliyor. Caprari'nin ortak olduğu Polmot ise Konya'da 16 bin metrekarelik alanda üretim yapıyor.

Avrupa'nın en önemli kağıt, mukavva ve ambalaj üreticilerinden olan İspanyol Industrias Celulosa Aragonesa CIF (SAICA) şirketi de Türkiye'ye KOBİ alarak adım atmaya karar verdi.

70 yıllık geçmişi olan İspanyol şirket, Eskişehir'de üretim yapan OMK Oluklu Mukavva ve Kutu Ambalaj Sanayi'nin tamamını almak için görüşmelere başladı. Eskişehir'deki 50 bin metrekarelik alanda üretim yapan OMK, yıllık 19 bin tonluk üretim kapasitesine sahip.

Son dönemde Anadolu'da İspanyol şirketlerin yatırımları dikkat çekiyor. Çelik sektörüne yönelik adımlar atan İspanyol şirketler arasında yer alan Bamesa, Bursa'nın Orhangazi ilçesinde tesis kurdu. İspanya'nın en önemli çelik konstrüksiyon şirketlerinden Schwartz Houtmont, yurtdışındaki ilk üretim tesisini Bursa'da inşa etti.

Son olarak listeye Madrid merkezli Gonvarri MS eklendi ve Türk metal şirketi ÇEPAŞ'ın yüzde 40'lık hissesini satın aldı.

■Kerim Ülker, Sabah, (4.2.2014)

‘***’

Ne demişti biri: “Türkiye dahil birçok ülkede yatırım için fırsat kolluyoruz. İyi bir avcı silahı dolu bekler. Yukardan ne zaman kuş geçeceği belli olmaz. Biz de öyle yapıyoruz.”

Kim, neden söylemiş? Yanıtı bundan beş yıl önce yazdığım aşağıdaki makalede…

Birlikte okuyalım değerli okur.

 

SİLAH ELDE BEKLEYENLER       

 

Çocukluğumda öğrendiğim bir özdeyişi hiç unutmadım. Cenap Şehabettin’e aitti. Şöyledir: “Altından kendini gözet, zehiri hiçbir zaman teneke kupa içinde sunmazlar.” Aklıma şimdi geliveren başka sözler de var. İlki Germen destanı Edda’dan: Birine kötülük yapacaksan eğer, yüzüne iyilikle bak, onunla dostça konuş. Öyle ki hilenin farkına varmasın, yanılsın.

Öbürü bir Yahudi atasözü: Kesik görmek istediğin eli öp. Düşünüyorum da, bu deyişlerin en geçerli olduğu alan ekonomi, örneğin yabancı sermaye alanı... Bakın, yabancı şirketlerin CEO’ları, icra kurulu başkanları, sorumlu üst yöneticileri, ticaret ataşeleri; gözüne Türkiye’nin zengin kaynaklarını, geniş pazarlarını kestirince, nasıl da dilleniyor - avcılığın ilk koşullarından biri avı korumak, sevmekmiş ya- ne tatlı konuşuyor, ne inciler döktürüyorlar. Tabiî bunları duyan bizler de ayılıp bayılıyor, havalara uçuyor, kendimizden geçiyoruz. İşte o sözler, o methiyeler:

-Türkiye stratejik ülke... Orta Asya’ya yönelik şemsiye...-Türkiye güçlü büyüme hızını koruyor. Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip.-Türk ekonomisinin geleceği hiç bu kadar parlak olmadı.

-Türkiye’nin geleceğinden çok umutluyuz. Türkiye Doğu Avrupa’da çok büyük bir Pazar... Yalnız Doğu ile Batı arasında köprü olmasından dolayı değil, Avrupa Birliği ile adaylık sürecinden dolayı da Türkiye’ye büyük önem veriyoruz.

-Türkiye’nin geleceğine çok güveniyoruz, Türkiye’ye inanıyoruz. -Türkiye bize enerji ve iyimserlik aşılıyor. Türkiye, bölgenin en önemli pazarlarından biri haline gelecek.

-Uluslararası oyuncuların Türk bankalarına artan ilgisi, sektörün doğru yolda olduğunun bir göstergesi... Türkiye’ye inancımız her zaman sonsuz.

-İstikrarlı büyüyen bir Türkiye’de banka sahibi olmak büyük yarar sağlayacak.

-"Türkiye üç kıtanın kesişme noktasında. Bu da daha geniş bir stratejide merkez olması anlamına geliyor. 10 yıldır bu bölgede sabırla araştırma yapıyorduk. Türkiye'de birçok cephede bir Rönesans yaşandığını görüyoruz ve 10 yıl içinde gelişmekte olan ekonomilerin önde gelenlerinden biri olacağını düşünüyoruz. -Türkiye'nin bu bölgede ana enerji koridoru olacağını öngörüyoruz. Türkiye'de yatırım yapmanın cazibesini inkâr edemeyiz. Türkiye, temiz ve güvenilir enerji için hedef noktamız.-Çok güzel büyüme öyküsü yazdınız. Herkes Türkiye'ye gelmek istiyor. Türkiye çok hızlı bir şekilde gelişiyor ve büyüyor. Çok büyük bir gelişme fırsatı var Türkiye'de.

-Akdeniz'deki en büyük güvencemiz Türkiye. Türkiye sayesinde Akdeniz havzasında gücümüzü pekiştirme fırsatını yakaladık. Türkiye'de bankacılık sektörü pek çok ülkede olduğundan daha kârlı…

-Türkiye'de ciddî avantajlar var. Bazı Doğu Avrupa ülkeleri ile birlikte Türkiye geleceğin Almanya'sı ve İtalya'sı olacak, olmaya da başladı. Türkiye bir başarı öyküsü.

Şimdi, çok daha önemli bir tespit için burada duralım;. Bakınız, yukarda verdiğim son sözün sahibi, Electrolux’un Türkiye Genel Müdürü Nevio Pollesel daha neler söylemiş:

-Türkiye dahil birçok ülkede yatırım için fırsat kolluyoruz. İyi bir avcı silahı dolu bekler. Yukardan ne zaman kuş geçeceği belli olmaz. Biz de öyle yapıyoruz.

Görüyor musunuz, farkına varmadan nasıl da ağzından kaçırmış, kendisinin ve kendisi gibi olanların gerçek niyetini... Başka bir deyişle Türkiye’ye uzattığı altın kupada zehir sunduğunu... keseceği eli öptüğünü... o tatlı sözleri kalbindeki kötülüğü gizlemek için söylediğini... açıkçası kendilerinin avcı, bizimse av olduğumuzu!...

Doğru mudur bu söylediği? Ne yazık ki öyle, ne yazık ki Nevio Pollesel doğruyu söylüyor. Açıkladığı gerçeği sade bir vatandaş bile biliyor. Türkiye özellikle AKP kadrolarının, milletvekillerinin çıkardığı yasalarla bir avlak alanına döndü. Kanıt mı istiyorsunuz? O kadar çok ki!... Bugün Türkiye’deki yabancı sermaye iştirakli şirket sayısının 15 000’i geçtiği ifade ediliyor. Ancak ben daha somut kanıtlar vermek istiyorum. Aşağıdaki gözlemlerim son birkaç ay içinde gerçekleşen, tesadüfî şekilde belirlediğim “silahı dolu avcılar” ve “avlanma” örnekleri.

Makalenin devamı için tıklayınız:

http://www.cihandura.com/tr/makale/-SILAH-ELDE-BEKLEYENLER549

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura