Atatürk Okulu > Devletçilik Dersleri
05-07-2021
ATATÜRK’ÜN EĞİTİM VE ÖĞRETİM POLİTİKASININ ESASLARI

EĞİTİMİN ÖNEMİ

1) Milletin ve ülkenin gerçek kurtuluşu, devletin sağlam olması için en kuvvetli temel, eğitim ve öğretimin hazırlayacağı temeldir. Bu nedenle eğitim-öğretim hizmetleri devletin birinci görevidir. Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder.

2) İnsanlar yalnız maddi değil, özellikle manevi kuvvetle de iş yapıcı olurlar. Milletler de böyledir. Manevi kuvvet özellikle bilim ve kültürle en yüksek derecede gelişir. Bilim ve kültür ise eğitimle kazanılır. Bu nedenledir ki, millî eğitim işlerinde başarılı olmak şarttır.  Gerçek kurtuluşumuz millî eğitimde ulaşacağımız zaferlerle mümkün olacaktır.  

 

AMAÇ VE PRENSİPLER

3) İdeal ve gerçekçi bir eğitim programı için hükümetlerin hedefleri şunlar olmalıdır:

a- Okuyup yazma bilmeyen tek vatandaş bırakılmayacaktır.

b- Ülkenin kalkınma çabasının gerektirdiği uzmanlar, teknik elemanlar yetiştirilecek ve bunlar alınan kararlarda söz sahibi olacaktır.

c- Ülke davalarının ideolojisini anlayacak, anlatacak, kuşaktan kuşağa yaşatacak birey ve kurumlar yaratılacaktır.

4) Eğitim ve öğretim ulusal, yurtsever, yabancı fikirlerden uzak olmalıdır. Millî eğitimin dili, yöntemi, araçları millî olmalıdır. Eğitimde esas olan prensipler Türk gençliğinin beyninde ve Türk milletinin bilincinde daima canlı tutulacaktır. Bu hususlar, okullarımıza ve üniversitelerimize düşen başlıca görevlerdendir.

5) Millî bir eğitim programından kastedilen şey; hurafelerden sıyrılmış, doğudan ve batıdan gelen yabancı etkilerden uzak ve ulusal karakterimizle uyumlu bir kültürdür. Milli dehamızın gelişmesi ancak böyle bir kültürle mümkündür. Genç beyinleri, hurafeler gibi paslandırıcı, uyuşturucu, hayalî, gereksiz şeylerle doldurmaktan dikkatle kaçınmalıdır. 

 

PROGRAM VE ARAÇLAR

6) Eğitim işlerinde başarılı olabilmek için takip edilecek program; milletimizin bugünkü durumuyla, yaşamsal ve toplumsal ihtiyaçlarıyla, çevre koşullarıyla, çağın gerekleriyle uyumlu ve orantılı olmalıdır.

7) Türkiye’nin takip etmesi gereken eğitim ve öğretim politikasının ana hatları şunlar olacaktır:

a- Cehaleti Yok Etmek: Önce mevcut cehalet hızla yok edilmelidir. Genel olarak bütün köylüye, halka okumak ve yazmak, vatanını, dinini, dünyasını tanıtacak kadar bilgi vermek eğitim programımızın ilk hedeflerindendir. Ancak bu hedefe yalnızca çocukları yetiştirmekle varılamaz, aynı zamanda ana ve babalar da aydınlatılmalıdır; öyle ki, çocuklarını bu millete ve ülkeye hizmet eden, fayda sağlayacak kimseler olarak yetiştirebilsinler.

b- Düşmana Karşı Donanımlı Olmak: Çocuklarımız ve gençlerimiz; millî birlik ve varlığımıza düşman olan her kuvvete karşı savunma yeteneğiyle donanmış bir kuşak olarak yetiştirilmelidir. Bu nitelik ve yetenekler yeni kuşağın ruhuna aşılanmalıdır. Çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri öğrenimin sınırı ne olursa olsun, her şeyden önce esaslı olarak şu üç görevi öğreteceğiz: Birincisi milliyetine, ikincisi Türkiye Cumhuriyeti devletine, üçüncüsü Türkiye Büyük Millet Meclisi ve hükümetine düşman olanlarla mücadele etmek.

c- Gençliğin Yetiştirilmesi: Gençlik, devrimi ve bütün bağımsızlık koşullarıyla yurdu korumayı en üstün ödev tanıyacak şekilde yetiştirilmelidir. Gençlik, her zorlu işin başarılmasında birinci unsur olan sıkı disiplin altında çalıştırılacaktır. Türkiye bilime ve kültüre çok muhtaçtır. Yurt dışında tahsil yapmış, diploma alıp gelmiş olanları himaye etmek doğaldır. Ancak bundan başka, bilim ve fen öğrenmek için Avrupa’ya, Amerika’ya ve her tarafa gençlerimizi göndermeye mecburuz.

d- Kaynak Ayrılması: Eğitime birinci öncelikte kaynak ayrılacaktır.

 

PROGRAMIN NİTELİKLERİ

8) Eğitim programları öğretim birliği esasına dayanacaktır. Faydacı, halkçı olacak, iyi yurttaş ve devlete gerekli elemanları yetiştirici, sürekli nitelikte olacaktır.

a- Öğretim Birliği: Memleket evladının ortaklaşa ve eşit olarak öğrenmeye mecbur oldukları bilimler vardır. Yüksek meslek ve uzmanlık erbabının ayrılabileceği öğrenim derecesine kadar eğitim ve öğretimde birlik, toplumumuzun ilerlemesi ve yükselmesi bakımından çok önemlidir. Şu kesinlikle bilinmelidir ki, iki parça halinde yaşayan milletler zayıftır, hastadır. Kız çocuklarımız da aynı öğrenim derecelerinden geçirerek yetiştirilmelidir. 

b- Eğitim faydacı olmalıdır: Eğitim ve öğretimde izlenen yöntem; bilgiyi, yurttaş için maddi hayatta başarılı olmayı sağlayan bir araç haline getirmelidir. Bir eğitim programı, mutlaka insanlığın ve uygarlığın gerektirdiği bilgileri vermelidir. Çocuk okuldan çıktığı zaman aç kalmayacağından emin olmalıdır.

c- Halk Eğitimi olmalıdır: Eğitim hedeflerine yalnızca çocukları yetiştirmekle varılamaz. Çocuklar geleceğindir. Fakat geleceği yapacak olan çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi yeterli derecede aydınlanmış olmalıdır. Bu nedenle klasik okul eğitimi dışında, halk yığınlarına, devamlı ve Türkiye’nin ilerleyişine uygun bir halk eğitimi verilmesi önemlidir. Bu hizmet için açılmış olan halkevleri korunmalıdır. Köylüye bilgiyi, gözle görebileceği şekilde, uygulamalı olarak götürmelidir.

d- Yurttaş ve Eleman Yetiştirme: Toplum hayatında etkili, iş gören ve verimli yurttaşlar yetiştirmek lazımdır. Bu da ilk ve orta öğretimin pratik, uygulamalı bir şekilde olmasıyla mümkündür. Cumhuriyetçi, ulusçu, halkçı, devletçi, laik ve devrimci yurttaş yetiştirmek, bütün öğretim derecelerinde zorunluluk ve özen noktasıdır. Türk milletine ve devletine hizmet etmek ve ettirmek duyarlılığı bütün yurttaşlara bir görev olarak aşılanmalıdır. Devletimiz güvenlik için, ülkeyi savunmak için, sağlıklı, gürbüz; anlayışları, millî duyguları, vatan sevgileri yüksek yurttaşlar ister. Devletin içte ve dışta millet işlerini gördüreceği, yüksek yetenekli yurttaşlar yetiştirilmelidir.

Cumhuriyet fikir bakımından, bilim ve teknik bakımından kuvvetli, sağlıklı, ahlaklı, işini iyi yapan, yasalara saygılı yurttaşlar ister. Devlet hizmetlerinin, her türlü işin en iyi şekilde yapılması buna bağlıdır. Bu nedenledir devlet bütün yurttaşlara eğitim ve öğretim hizmeti götürmekle yükümlüdür.  

Ülkemizin kaynaklarından faydalanabilmek için, alanında uzman, yüksek meslek adamlarına ihtiyaç vardır. Bu nedenle bilimsel ve teknik açıdan yetenekli yüksek meslek adamları yetiştirilmelidir.

e) Programda Süreklilik: Her alanda olduğu gibi eğitimde de amaç, araç, program sürekliliği olmalıdır. Eğitimde sık sık değişiklik yapmak, verimsizliğe ve çözümsüzlüğe yol açar. Bunun için de bilgi ve deneyim sahibi kişiler hükümete yardım etmelidir. Düşündüklerini, incelemelerini yazarak, hükümeti aydınlatmalıdır.

 

ÖĞRETİM USULÜ VE ÖĞRETMENLER

9) Öğretim Usulü

Öğrencinin iyi yetişmesi, eğitim ve öğretimin araçları ve etkenleri derecesiyle orantılıdır.

Özellikle fizik, kimya gibi fen derslerine önem vermelidir. Ülke kalkınması teknikle, pozitif bilimlerle olacaktır. Bilime ve tekniğe önem veren milletler çok çabuk kalkınmışlardır.  

Kitapların cansız teorileri ile karşı karşıya gelen genç zihinler, öğrenmiş olduklarıyla ülkenin gerçek durum ve çıkarları arasında bağlantı kuramıyorlar. Bu sebeple eğitim pratik ve toplumsal ihtiyaçlarla uyumlu olmalıdır.

Hayatın her çalışma safhasında olduğu gibi, özellikle eğitim hayatında disiplin başarının temelidir.

10) Öğretmenler

Eğitim alanında bütün millet bireylerinin, hükümetin, eğitim mensuplarının elbirliğiyle olağanüstü ve kesintisiz çalışması lazımdır. Ancak asıl görev öğretmenlere düşer.

Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet henüz millet adını almak yeteneğini kazanmamıştır. Bir topluluk, millet olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır. Öğretmen “insan yapıcı”dır, “millet yapıcı”dır. Gerçek zafer ordusu öğretmenlerdir. Onlar devrimlerin güvencesi, geleceğimizin mimarıdır. Geçmişte olduğu gibi bugün de bütün hedeflerimize ancak onların gayretiyle ulaşabiliriz.

Millet öğretmenlerden yüksek hizmet bekler. Ancak onlar faaliyete geçtikten sonradır ki, bir milletin yeteneği en yüksek derecede işe dönüşür.

Öğretmenlere rahatça geçinebilecekleri gelir ve yaşam imkânları sağlanacaktır.

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura