Atatürk Okulu > Halkçılık Dersleri
20-09-2020
ATATÜRKÇÜLERİN ÖRNEK ALMASI GEREKEN BÜYÜK AYDIN ZİYA GÖKALP DİYARBAKIR’DA NELER YAPTI?

Atatürk Ataname’de [Aydınlar: 11] diyor ki, aydınlar her yerde, bütün Türkiye’de halkın içine girmeli, halkın arasına karışmalıdır. Milleti yükseltmek için çalışmalıdır. Ocak 1923’te İzmit’te gazetecilere ve diğer bir konuşmamda açıkladığım gibi: Aydınlar ve millete yol göstermek için çalışan ve bunu şiar edinenler, doğrudan doğruya Ankara’ya gelsin ve bu arzuyu kendisinde duysun!

Ve aynı zamanda, Ankara’ya değil, Van’a, Erzincan’a, Bitlis’e gitsin. Hatta köylere gitsin, yol göstersin, alışkanlıkları değiştirsin. Bugün burada konuşurken, şunu yapalım, bunu yapalım, diyoruz. Bunların hepsinden önce, asıl oralara gidip çalışmak lazımdır. Örneğin Ziya Gökalp Bey Diyarbakır’dadır. Gazetesinden bugün çok istifade edilir. Fakat oradan ayrılması ülke için çok zararlıdır. İki günlük hayatı ile Diyarbakır’da vücuda getirdiği duyarlılık dikkat çekicidir. Dolayısıyla aydın kişilerin her biri başlı başına gidebileceği çevrelerde bir dünya vücuda getirebilir. Ülkenin içinde yalnız bir yerde değil, beş on yerde ışık merkezi, kültür merkezi meydana getirebilmeliyiz ki, ülke mutlu olabilsin.

Peki, ne yapmıştır Ziya Gökalp Diyarbakır’da? Kuşkusuz konu geniş ve etraflı bir araştırma ister. Ben kendimi kaynak bakımından Küçük Mecmua ile sınırlandırarak Ziya Gökalp’ın yaptığı işleri, sağladığı faydaları, bazı değerlendirmeleri aşağıda kaydediyorum:

* * *

Ziya Gökalp, düşüncelerini yaymak ve Mustafa Kemal'in başlattığı Ulusal Kurtuluş hareketini desteklemek için bir dergi çıkarmıştır ki adı Küçük Mecmua’dır.

Küçük Mecmua 1922-1923 yıllarında yayımlanan haftalık fikir, edebiyat ve siyaset dergisidir. Dergide Gökalp'in sosyoloji, felsefe, Türk medeniyeti tarihi, dil, folklor ve günün sorunları üzerine yazdığı çok sayıda makale ve derlediği masallar ile çeşitli şiirleri yayımlandı.

Diyarbakır Lisesi'nin ikinci bölümünün öğretmensiz kalan öğrencilerini Gençlik Derneği'nde toplayarak gençlerin bir bölümünü folklor derlemelerine, bir bölümünü etnografya ve arkeoloji ürünleri toplamaya yöneltti. Kısa sürede bu konularda pek çok ürün toplanmıştır. Bir mektubunda şöyle yazıyor: "Halk masallarını topluyorum; bazılarını Küçük Mecmua'da göreceksiniz. Folklorun halk inançlarına ait kısmını da toplayacağım. Diyarbakır'ın eski şarkılarını terennüm edebilen yaşlı hanendelerinden eski besteleri notaya alıyoruz. İstanbul'da basılması kolay olursa millî musikimize esas olacak olan bu nağmelerin notalarını göndereyim."

Mustafa Kemal Paşa İstanbul gazetecilerini İzmit'e davet ettiği zamanlarda onlara; Ziya Gökalp ve Küçük Mecmua'nın kurtuluş hareketlerindeki önemli rolünü sevgi ve takdirle anlatmış, özellikle derginin çıkmasından çok memnun olduğunu belirtmiştir.

Dergideki hemen hemen bütün yazılar Ziya Gökalp tarafından kaleme alındı. Küçük Mecmua'da Gökalp'in sosyoloji, felsefe, Türk medeniyeti tarihi, lisan, folklor ve günün meseleleri üzerine yazdığı çok sayıda makalesiyle derlediği masallar, çeşitli manzumeler ve "Malazgirt Muharebesi" başlıklı manzum piyesi yayımlandı. Gökalp masalları, eski Türk dinine ait mitleri, destanları ve hikâyeleri, şiirlerinde vatan ve millet sevgisini kuvvetlendirmek, millî birliği güçlendirmek amacıyla kaleme aldı. Birkaç örnek: Keloğlan, Kuğular, Nar Tanesi veya Düzme Keloğlan, Pekmezci Anne, Alageyik, Kızılelma, Altın Yurt, Ülker ile Aydın, Ergenekon, Deli Dumrul, Türk'ün Tufanı, Yaradılış

Gökalp'in, usulüne uygun olarak derlediği halk masalları Türkiye'de derlenen halk masallarının ilk örnekleri sayılmaktadır. Ayrıca Diyarbakır'daki önemli sosyal ve kültürel faaliyetlerle ilgili haber ve yorumlar, halk sağlığını ilgilendiren bazı konularla zafer haberlerine de yer verildi.

Derginin ilk sayısında, tarihsel, kültürel, dinsel ve coğrafi birliktelikleri nedeniyle Türkler ve Kürtlerin birbirlerini sevmelerini bir zorunluluk olduğu görüşünü savunduğu "Türkler ve Kürtler" adlı makalesini yayımladı. Gökalp, ayrıca makalelerinde Türk kültürü ve medeniyetini ana hatlarıyla değerlendirmeye çalışmıştır.

Meşrutiyet döneminde çıkan Yeni Mecmua'dan sonra millî mücadeleye en çok etkileyen yayın organı olarak kabul edilen Küçük Mecmua hakkında olumlu yorumlar yapıldı. Türk Kurtuluş Savaşı'na olan etkilerinden ötürü övüldü. Örneğin, Yahya Kemal Beyatlı Gökalp'in bir Osmanlı düşünürü olarak işe başladığını, ülkede Türklüğün olduğunu gördüğünü ve Türklüğün her sorununa eğilerek onu bilinçlendirmek istediğini belirtti.  Samet Ağaoğlu, derginin görevinin Türk milletini "Batı seviyesine çıkarmak için tutulması lazım gelen yolları göstermek" olduğunu belirtti. "Latin harflerinden, soyadlarına, devlet anlayışından Türk dilinin ıslahına kadar, sonraları Atatürk'ün birer birer gerçekleştirdiği sosyal devrimlerin teorik açıklamalarını makaleler halinde" dergide bulunabileceğini yazdı.

Kaynak: Wikipedia “Küçük Mecmua” maddesi, https://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BC%C3%A7%C3%BCk_Mecmua

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura