2007 - 2011 Makale Arşivi > Bilimsel Yöntem Yazıları
19-03-2009
*GENÇ ARAŞTIRMACILAR İÇİN YÖNTEM ÜZERİNE NOTLAR (II, DEVAM)
VII) ARAŞTIRMANIN SINIRLANDIRILMASI

Yapılan araştırmanın sınırları gayet açık ve net olarak, hiçbir tereddüde meydan vermeyecek şekilde ifade edilmelidir. Bu sınırlama yazarın bir taahhüdüdür, verdiği bir sözdür, tutması gerekir. Araştırmacı çalışmasının ilerleyen bölümlerinde belirttiği sınırlara uymalıdır. Ancak sınırlama bazen yapıt bittikten sonra, tam olarak anlaşılabilir. Bu takdirde de giriş kısmında sınırlamalar açıklanırken, gelişme bölümünde somut olarak gerçekleşmiş olan sınırlamalarla tam bir uyum sağlanmalıdır.

Bence sınırlamalar üç bakımdan yapılabilir: Zaman, mekân, bağlam bakımından.

-Zaman bakımından: Örneğin, 1990-2008 gibi bir dönem belirlenir.

-Mekân bakımından: Araştırma, örneğin Türkiye ile veya Türkiye’nin bir bölgesi ile sınırlandırılabilir.

-Bağlam bakımından: Bir olgunun a,b,c,d gibi etkileri varsa, yalnızca c etkisi incelenebilir. Bu etkinin sadece x yönü araştırmaya konu olabilir.

Sınırlamalar keyfî, gelişigüzel yapıllmaz, bir mantığı, bilimsel bir gerekçesi, temeli olmalıdır. Araştırma kolay olsun, çabuk bitsin diye sınırlama yapılmaz. Şu sorulara mantıklı ve bilimsel yanıtlar verilebilmeli, hattâ bu hususlar yapılan araştırmada belirtilmelidir:

-Neden 1990-2006 dönemi seçildi? Neden başlangıç olarak 1990 yılı, bitiş yılı olarak 2006 yılı alındı?

-Neden Türkiye, neden Türkiye’nin A bölgesi değil de B bölgesi seçildi?

-Neden araştırma c etkisi ile, ya da bunun x yönü ile sınırlandırıldı?

Eğer bu hususları aydınlatıcı açıklamalar yapılmamışsa, o araştırmada önemli bir eksiklik var demektir.

 VII) UYGULAMA VE YÖNTEM

A) Bir hipotez, bir teori ya da model kavramsal bir üründür, eş deyimle zihinsel bir varlıktır. Teori ile realite yani yaşanan hayat arasında bir uyum olup olmadığı araştırılması, yanıtlanması gereken bir sorudur. İşte araştırmada bu yanıtı bulmak amacıyla yapılan çalışmaya “uygulama” denir. Bilimsel makalelerin, yüksek lisans ve doktora tezlerinin çoğunda “uygulama”ya da yer verilir.

Örneğin şöyle bir teorik görüş, bir hipotez olsun:

Gümrük Birliği üye ülkelerin ticaretini olumlu etkiler. Öyleyse Türkiye ile AB arasında kurulan Gümrük Birliği Türkiye’nin dış ticaretini olumlu etkilemiştir.

Bu bir görüştür, ancak zihnimizde olan bir görüş, bir iddiadır. Ancak bilim, bir araştırma realitenin doğruları ile ilgilidir. İleri sürdüğümüz görüş, gerçek hayatta da geçerli midir? Geçerlidir ya da değildir; pekiyi, hangisi doğru? İşte araştırmacının bunun yanıtını bulmak için yaptığı çalışmaya “uygulama” adını veriyoruz.

Bir makalede, örneğin İngilizce bir makalede “Data, Empirical Results,…” gibi alt başlıkların yer aldığı, yazarca oluşturulmuş istatistik tabloların,  ekonometrik tekniklerin kullanıldığı, istatistik hesaplamaların yapıldığı kısımlar -büyük olasılıkla- uygulama ile ilgilidir. Yapıtın başlığında bir ülke veya bölge adının bulunması, “experience” , “case study” gibi sözcüklerin  yer alması da “uygulama” yapılmış olduğuna işarettir.

Uygulama sonucunda bulgular  (işlenmiş veriler) elde edilir. Bunların da yorumlanması gerekir. Araştırmacı, yeteneğini yaptığı yorumların özgünlüğü ve doğruluğu ile kanıtlar. Bu aşamada, konu alanına yaptığı katkılar çok önemlidir. İyi yorum iyi bir literatür incelemesine, araştırmacının bilgi birikimine, konuya hâkimiyet derecesine bağlıdır. Burada, ulaşılan bulguların bilimselliği ve doğruluğu da belirleyicidir. İyi bulgular da uygun ve işlevsel bir yöntem sayesinde elde edilir.

B) Bir projede, kullanılacak olan yöntem mutlaka belirtilmelidir. Hangi teknik kullanılacak, bir karşılaştırma mı yapılacak, bir ekonometrik model mi kurulacak, anket mi, içerik analizi mi yapılacak,  belirtilmelidir. Seçilen metodun tercih edilme sebebi mutlaka ifade edilmelidir. Çünkü başka metotlar da vardır; neden diğerleri değil de kullanılacak olan metot seçilmiştir? Bilimsel gerekçesi ifade edilmelidir. Bu açıklamalar tamamlanmış çalışmada da yer almalıdır.

Kullanılan metot herkesçe bilinen bir metotsa sadece adı belirtilmeli, değilse yeterli ölçüde açıklanmalıdır. Bu açıklama aynı konuda benzer bir çalışma yapacak olanların, söz konusu yöntemi uygulamasına elverecek derecede olmalıdır.. 

VIII) KAYNAKLARIN İNCELENMESİ, DEĞERLENDİRİLMESİ VE  ARAŞTIRMANIN KALEME ALINMASI

A) Toplanan kaynaklar gözden geçirilip okunmaya başladığı zaman “en yeni”, “en anlaşılır”, “konuya en yakın” olanları öne almakta, ilk etapta okumakta yarar vardır.

Yabancı dildeki bir metni iyi anlamak için;

-O yabancı dili iyi bilmek (aynı zamanda ilgili bulunulan bilim alanının dilini iyi bilmek)

-Türkçe’yi iyi bilmek (aynı zamanda ilgili bulunulan bilim alanının Türkçe’sini iyi bilmek)
-O bilim alanına ve konuya yeterli ölçüde hâkim olmak gerekir.
İncelediğimiz kaynakta sürekli olarak, belirli bir fikri yakalamaya çalışmalıyız. Örneğin:
Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında son iki yıldaki gelişmeleri anlatan bir kitap okuyoruz. Başlangıçta veya sonradan kafamızda bir fikir yer etmeli. Araştırma sürecinde bu fikir, çalışmamızın tezi, ya da ihtiyaç duyduğumuz bir bilgi olacaktır. Mesela; “AB Türkiye’yi oyalıyor” (kısaca ABTO) gibi. Amacımız her paragrafta, her cümlede bu önermeyi doğrulayan veya buna karşı çıkan fikirleri, bu fikirlerin yer aldığı cümle ya da paragrafları yakalamak olmalıdır. Bir kitapta o kadar çok ve çeşitli bilgi vardır ki, belli bir hedefimiz (örneğimizde ABTO) olmadan okunursa, o çokluk ve türlülük arasında kaybolunur, gerekli bilgiler gözden kaçırılır..

B) Tez yazımında dikkat edilmesi gereken başlıca önemli hususlar:

-Güzel üslup

-Güzel Türkçe

-İmla yanlışlarının olmamasıdır.

Bunların sağlanması için, nihaî metin aralıklarla birkaç kez gözden geçirilmeli, üslup, Türkçe bakımından güzelleştirilmeli, imla hatâları olabildiği kadar düzeltilmelidir. Metnin bir de güvenilir biri tarafından okunmasında yarar vardır.

C) Tez bölümlerinin ilk taslakları yazılırken yan başlıklar oluşturmalıdır. Yan başlıklar metnin bir bütün teşkil eden her parçasının ana fikrini ifade eden, olabildiğince kısa bir cümledir ve kurşun kalemle her sayfanın sol tarafındaki marja kaydedilir. Bu başlıkların şu faydaları vardır:

-Yukardan aşağı sık sık gözden geçirilirlerse, çalışmanın içeriğine kısa sürede hâkimiyet sağlanır.

-Yeni kaynakların metinde nerede kullanılacağı hususunda yol göstericidir.

-Yan başlıklar ayrı bir metin haline getirilerek, ilgili kısmın girişinde ya da son kısmında -toparlama amacıyla- kullanılabilir.

-Yan başlıklar metin içinde yeni bölümlemeler yapılmasına zemin hazırlar.

Araştırmanın kısım girişlerine yan başlıklardan yararlanarak eklenen pasajlar. o kısma mantıklılık, tutarlılık ve sistemlilik kazandırır.

D) Tez ya da makale süreci ilerledikçe araştırmacının konusu hakkındaki bilgisi arttıkça, daha önce kaleme alınmış kısımlara tekrar tekrar dönülerek düzeltmeler yapılmalıdır. İfadeler gözden geçirilmeli, daha mükemmelleştirilmelidir.Metin içinde ilk defa kullanılan yabancı bir sözcük tırnak içinde kullanılmalıdır. Şayet Türkçe karşılığı varsa o kullanılmalı, yoksa yazar kendisi Türkçe karşılık bulmayı deneyebilir; bu takdirde yabancı terim de parantez içinde verilmelidir. 

IX) KAYNAK VE BİLGİ FİŞLERİ

Araştırma sürecinde bir yandan kaynak araştırılıp bunların künyeleri kaynak fişlerine kaydedilirken, bir yandan da elde edilmiş olan kaynaklar gözden geçirilmeli, dikkatle okunmalıdır. Bu sırada yeri geldikçe bilgi fişleri düzenlenmelidir.A) Kaynak FişiHer kaynak için yalnızca tek bir “kaynak fişi” düzenlenir. Fişliğe yazar soyadına göre dizilerek kolayca bulunabilmeleri için, kartondan olmasında yarar vardır. Aşağıda kaynak fişinin yapısına bir örnek veriyorum: 

Yazarın Soyadı, Adı 

Eserin Diğer Künye Bilgileri:   

Eserin Kısa Planı:  

Eser Hakkındaki Gözlem ve Görüşleriniz: 

(Gerekirse fişin arkası da kullanılabilir)

 B) Bilgi FişiBir yapıt ( tez, makale, kitap,…) için tek bir “kaynak fişi” düzenlenirken, “bilgi fişi” birden fazla düzenlenebilir. Aşağıda bilgi fişinin içeriğine bir örneği verilmiştir. 

  BİLGİYİ ÖZETLEYEN BAŞLIK                              Fiş No: …

 

Yazarın Soyadı (Yıl), Sayfa bilgisi …

Örnek: DURA2009- (19-40)

 

Araştırmacının belirlediği bilgi hakkında gözlem, bulgu ve yorumu, özet, alıntı, diğer notlar (Bunlardan biri veya birkaçı):

……………………………………………………….……………………………………………………….……………………………………………………….

(Gerekirse fişin arka yüzü de kullanılabilir)

 

İyi bir araştırma sınıflamalara dayanır.

Araştırmacı bir kaynağı okurken, araştırmasında kullanabileceğini gördüğü bilgiler için ayrı ayrı bilgi fişleri düzenler.

Araştırmacı kendi aklına gelen fikirler için de bilgi fişleri düzenlemelidir. Çünkü araştırmacının kendi birikimi, zekâsı ve muhakemesi de bir kaynaktır. Bundan başka, yazıya dökülmeyen şeyler unutulabilir.

Bilgi fişleri sırasıyla numaralandırılır ve bu sıraya göre ayrı bir fişlikte muhafaza edilir. Fişteki bilgi planın hangi kısmı ile ilgili ise, fiş numarası oraya kaydedilir. Bilgi fişlerinin numaraları geçici plana uyumlu bir şekilde dağıtılmalıdır.C) Geçici planla kaynaklar arasında bağlantı kurulması gerekir. Bu bağlantı, bilgi fişleri ile sağlanır. Bilgi fişleri kaynaklarla plan arasında köprü kurmamızı sağlar. Plandan bilgi fişlerine, bu fişlerden de -kaynak fişleri sayesinde- kaynaklara ulaşılır. Sonra, bu kaynaklar bir araya getirilip yeniden sıraya dizilerek o kısım kaleme alınır.

1) Süreci biraz daha somut olarak yeniden açıklıyorum:

-Bir X kaynağına (makale, kitap,…) rastladık. İşimize yarayacağını düşünüyoruz. Hemen bunun için bir kaynak fişi düzenleriz.

-Bir süre sonra bu kaynağı gözden geçiriyoruz ya da dikkatle okuyoruz. Geçici planımıza göre I.BÖLÜM: A kısmında kullanacağımızı düşündüğümüz bir bilgiye (görüş, cümle, paragraf, tablo, metot,…) rastladık. Hemen bunun için bir bilgi fişi düzenleriz.

-İleri sayfalarda başka bilgilere rastladık, onların her biri için de ayrı bilgi fişleri düzenleriz. Bunlar da geçici plana göre, diyelim, biri I.BÖLÜM: B’de, öbürü II. BÖLÜM B (1)’de kullanılacak. Hemen ya da daha sonra bu fişlere sırasıyla birer numara verilerek geçici planın ilgili bölümlerine kaydederiz.

-Bu kayıtlar zamanla artar. O kısımları yazmaya başladığımızda bu numaralardan bilgi fişlerine, bilgi fişlerinden kaynak fişlerine, kaynak fişlerinden kaynakların kendilerine ulaşırız.

-Artık elimizde yazım için yeterli malzeme vardır. Bunlar bir duvarı örmek için kullanılan tuğlalar gibidir, tuğlalar arasına nasıl harç koymak gerekirse, bu bilgiler arasında da bağlantılar kurmak gerekir. O kısma özgü bir yeni plan oluştururuz. Fişler bu plan çerçevesinde alt alta dizilir. Aradaki ilişkileri kendimiz ifade ederiz. Bu bizim yeteneğimize kalan bir iştir.

2) Süreç aşağıda şematize edilmiştir: 

KAYNAKLAR    FİŞLER     GEÇİCİ PLAN

 1.Kaynak                              

2.Kaynak                   

3.Kaynak                                 

                   

  

 

 ß Kaynak Fişleri   ß  Bilgi Fişleri    ß              à (1., 2., 3.,…Kaynak àYazım)              

I. BÖLÜM  

A.    

B. 

II. BÖLÜM  

A.        

1. …                           

2. … 

  X) SONUÇ KISMI

Yapılan çalışmanın sonuç kısmına elde edilen bulgu ve yorumların en önemlileri, özellikle araştırma problemine verilen yanıt yazılır. İki tür sonuç vardır: Açık sonuç, kapalı sonuç. Sonuç kısmı bu temalara göre planlanacağı gibi, “özet, hüküm, öneri” şeklinde de planlanıp kaleme alınabilir. Bu son kalıptan anlaşılacağı gibi, sonuç kısmı araştırmanın bir özetinden ibaret değildir.

Eğer bir araştırmacı sıra sonuç kısmının yazılmasına gelmişse ve “ne yazayım” diye kara kara düşünmeye başlamışsa, eşdeyimle yazacakları için kendini zorlamak durumunda kalıyorsa, hiç tereddüt etmeden iyi bir araştırma yapmamış olduğuna, yaptığı araştırmanın bilincinde olmadığına bizzat kendisi hükmedebilir. Eğer zorlayarak bir şeyler kaleme alırsa, araştırmayı değerlendiren uzman ya da bilinçli bir okur bu durumu kolayca fark eder. Gerçekte bir araştırmanın en kolay yazılması gereken kısmı sonuç kısmıdır. Çünkü sonuç kısmında yeni şeyler söylenmez; araştırmacı yazacaklarını, çalışmasının geliştirme bölümünde zaten var olan ilgili malzemeyi kullanarak, bunların özünü çıkararak kaleme alacaktır.

XI) KAYNAKÇA KISMI VE DİĞER BAZI HUSUSLAR

A) Bir yapıt araştırmanın kaynakça kısmında aşağıdaki kalıplara göre yer alır. Ancak bunlar ideal kalıplardır, kısaltılabilir, bazı ayrıntılar ihmal edilebilir. 

-Makale

Yazarın Soyadı, Adı, “Makalenin Tam Adı (Tırnak içinde, sözcüklerin ilk harfleri büyük)”, Derginin Adı (Koyu ya da yatık harflerle, veya altı çizilebilir), Cilt (Kısaca C.): …,  Sayı (kısaca S.) : …, Tarih (Ay ve yıl), Makalenin dergide yer aldığı sayfaların ilk ve son numaraları ( Türkçe ise: ss. .. -.. , İngilizce ise: pp. .. - .. 

-Kitap

Yazarın Soyadı, Adı, Kitabın Tam Adı (Koyu ya da yatık harflerle, veya altı çizilebilir, Sözcüklerin ilk harfleri büyük,)”, kaçıncı baskı olduğu (..B.), Yayınevi, Yayınlandığı kent, Yayınlandığı yıl, Toplam sayfa sayısı (Türkçe ise:  … s.,  İngilizce ise: … p.)

B) Dikkat edilmesi gereken diğer bazı hususlar şunlardır:

-Dipnotta kaynak verilirken yazarın adı ve soyadı normal şekilde verilir, soyadı asla başa alınmaz.

-Beylik bilgi için atıf yapılmaz, kaynak verilmez.

-Kaynakçada, dipnotlarda, diğer bütün hususlarda hep aynı kalıp kullanılmalıdır. Bir kaynağın künyesi, bir grafik başlığı, bir dip not, bir bölüm başlığı, burada şöyle, başka bir yerde farklı bir şekilde gösterilmemelidir.

(NOT: Bu makale bir bütündür; teknik sebepten dolayı iki parça halinde verilmiştir)

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura