2007 - 2011 Makale Arşivi > Bilimsel Yöntem Yazıları
19-03-2009
*GENÇ ARAŞTIRMACILAR İÇİN YÖNTEM ÜZERİNE NOTLAR - I

 Sample ImageBu makalede bilimsel bir araştırmada göz önüne alınması gereken bazı önemli kuralları biraz serbest bir tarzda kaydetmeye çalıştım. Yaptığım açıklamalar genellikle önceki yapıtlarımda yer veremediğim hususlardır. Başka yazarların araştırma süreciyle ilgili eserlerinde de burada verdiğim bazı bilgilerin yer almadığını düşünüyorum. Çünkü yazdıklarım arasında kendi deneyimlerim sonucunda ulaştığım kurallar oldukça fazladır. Bunlar öyle kişiseldir ki unutulmuşluğa karışıp gitmesin istedim. Ünlü özdeyiş “söz uçar, yazı kalır” demiyor mu?

Yazımda sırasıyla şu konularla ilgili hususlara yer verdim: Araştırma konusu, araştırma projesi, geçici plan, araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, literatür incelemesi, araştırmanın sınırlandırılması, uygulama ve yöntem, kaynakların incelenmesi, değerlendirilmesi ve araştırmanın kaleme alınması, kaynak ve bilgi fişleri, sonuç kısmı, kaynakça kısmı ve diğer hususlar.

I) ARAŞTIRMA KONUSU

A) Araştırma Konusunun Belirlenmesi

1) Bir araştırma sürecinde ilk yapılacak iş araştırma konusunu belirlemektir.

Eğer biri, örneğin bir üniversite öğrencisi tahsil dönemi boyunca iyi yetişmişse, araştırma konusu o kişinin kafasında kendiliğinden oluşabilir. Zengin kazanımları, sezgisi ve sağlam muhakemesi sayesinde, bilim dünyasının o alanda hangi araştırmaların yapılmasını beklediğini isabetle belirleyebilir. Eğer hal böyle değilse, araştırmacı farklı bir yolu deneyecektir. O alanda ustalığını kanıtlamış bir bilim adamının, kılavuz makale adını verebileceğimiz yeni tarihli bir makalesini kendine örnek olarak alabilir. Bu yöntemin konu seçme ötesinde sağladığı başka faydalar da vardır. Bir benzetme ile anlatmam gerekirse, bir çömlekçi çırağını göz önüne getirebiliriz. Nasıl ki bu çırak ustasını taklit ederek çömlek yapmasını mükemmel şekilde öğrenirse, bir araştırmacı da seçtiği makaleden hareketle hem iyi bir konu seçmiş, hem de dikkati sayesinde bilimsel araştırma sanatının ince noktalarını öğrenmiş olur.

Bu yöntemde araştırma konusu öykünme (taklit) yoluyla belirlenmiş oluyor. Ancak konunun aynen alınmaması, uyarlama yoluna gidilmesi daha uygundur: Kılavuz makalenin etüt dönemi, mekânı, bağlamı değiştirilebilir. Örnek: “İngiltere Dış Ticaretinde Duopol Etkisi (1990-2005)” konulu değerli ve yeni bir makale kılavuz olarak seçildi. Uyarlama yapılarak şöyle bir konu belirleyebilirim: “Türkiye Dış Ticaretinde Duopol Etkisi (1995-2009)”.

2) Genç araştırmacılar için başlangıçta taklit gereklidir ve kaçınılmaz olduğu söylenebilir. Ancak taklit sürekli olmamalıdır; araştırmacı günü gelince kendi kanatlarıyla uçabilmelidir. Eğer araştırmacı bir ustayı, onun bir yapıtını örnek almadan, doğrudan doğruya kendi yetersiz, bazen yanlış birikimiyle işe girişirse, hem vakit kaybeder, hem de hatâlar yapar, zararlı alışkanlıklar edinir.

Kılavuz makale yeni yayınlanmış olmalıdır. Makale ne kadar yeni olursa, o konuda yaratılmış bilgi birikimine ulaşmak o kadar kolay olur. Eğer eski bir makale seçilirse, makalenin yayın tarihinden sonraki yapıtlara ulaşmak için ek çaba gerekir.

Kılavuz makale yönteminin pek çok faydası vardır; bunlardan başlıcalarını şöyle sıralayabilirim:

-Araştırma bilim dünyasının ulaştığı son noktadan hareket edilerek yürütülür.

-Bilimin belli bir alanında çalışan değerli, isim yapmış araştırmacılar vardır. Bunlar âdeta bir “bilim kafilesi” oluşturur. Genç araştırmacı, kendine yeni, ses getirmiş bir makaleyi kılavuz olarak alınca bu kafileye katılma şansını elde eder.

-Kılavuz makale proje hazırlama faaliyetini son derece kolaylaştırır.

-Kılavuz makale sayesinde uygulama yöntemi hakkında, uygulamanın nasıl yapılacağı hakkında güvenilir bilgi edinilir.

-Sağlam bir başlangıç kaynakçası elde edilir.

-Zamandan tasarruf sağlanır, başarı şansı artar.

Yüksek lisans, doktora tezlerinde başlangıçta tez konusunun geniş tutulmasında yarar vardır. Bu tercih, araştırmacıya “manevra” kolaylığı sağlar. İhtiyaç duyulduğunda istenilen sınırlama metin içinde yapılarak, konu daraltılabilir.

Başlangıçta, konu alanı dar tutulması durumunda, araştırma sürecinde ortaya çıkan kimi zorlukların giderilmesi imkânsız olabilir. Buna karşılık konu geniş tutulursa, bir alanda zorluk çıktığı takdirde, diğer bir alanda araştırmaya devam edilebilir.

B) Araştırma Konusunun İfadesi 

Konunun ifadesinde hareket noktası çok önemlidir. Hareket noktasından itibaren konuya gidilir; konuya genelden özele doğru gidilerek varılır. Bu amaçla şu aşamalar takip edilir: Konuyu bütünleştirme, konuyu ayırma, konuyu açıklama.

1) Bütünleştirme aşamasında konunun yer aldığı en geniş alan tanıtılır. Mesela “Türkiye’de Gümrük Birliği’nin Vergi Hasılatı Üzerindeki Etkisi” adlı bir konu belirlediğimizi kabul edelim. Bakış açımızı genişlettiğimizde, bu konunun “Gümrük Birliği’nin Etkileri” genel alanı içinde yer aldığını görürüz. Gümrük Birliği’nin siyasal, kültürel, ekonomik etkileri vardır, önce bunlara çok kısa olarak, örneğin bir iki cümle ile değinilir. Sonra ekonomik etkilere, oradan, vergi hasılatı etkisine yaklaşılır.

Bu aşamada yaptıklarımızı bir portakalı bir bütün olarak tanıtmaya, bütün dilimlerinden söz etmeye benzetebiliriz. Amaç konu olarak seçtiğimiz “dilim”in bütün içindeki yerine göstermektir.

2) Genel alan çok kısa olarak tanıtıldıktan sonra, sıra konuyu genel alandan ayırmaya gelmiştir; tıpkı portakalın dilimlerinden birini koparıp almak gibi. Yukardaki örneğimize dönersek, diğer konular (dilimler) bir tarafa bırakılarak, esas konumuz (seçtiğimiz dilim) açık bir cümle ile sunulup ifade edilir.

3) Konuyu açıklama aşamasında önceki aşamada bir cümle ile ifade ettiğimiz araştırma konusu -dengeli bir şekilde, aşırıya gitmeden- ayrıntılarına inilerek tanıtılır. Bu aşamada konu literatürü ile bağlantı kurulur. Literatür incelemesi yapılmadan, bir araştırmanın konusu tam ve bilimsel bir şekilde ifade edilemez.

II) ARAŞTIRMA PROJESİ

Bir araştırma, “araştırma projesi” ile başlar.

Araştırma projesi, örneğin bir tez projesi; araştırmanın planlı bir şekilde yürütülmesini sağlar. Planlı bir çalışma, zamandan, enerjiden tasarruf demektir. Çünkü yapılacak işler, bunların sırası, her birinin tarihi ve süresi önceden bellidir.

Araştırma projesi, özellikle bu projede yer alan geçici plan konuya kuşbakışı bakma, konunun ana hatlarını görme imkânı tanır bize. Bu sayede yanlışlarımızı, eksiklerimizi çabuk fark ederiz.

Bir projede aşırı ayrıntıya inilmemesi gerekir. Örneğin geçici planda birkaç basamaklık kısımlama yeterlidir; anket yapılacaksa, daha baştan soru sayısı belirtilmez. Anketin büyüklüğü hakkında bilgi verilebilir, nerede yapılacağı belliyse o belirtilebilir. Geçici kaynakça birkaç sayfayı geçmemelidir.

Proje başlangıcında konu hakkında çok fazla bilgimiz olması şart değildir, ancak tez bittiğinde o konu çerçevesinde uzman sayılacak kadar bilgi sahibi olmamız gerekir.Projelerde kesin ifadelere yer verilmez. “Şöyle yaptım, şöyle ettim” denmez; “şunu yapacağım, şu gibi kaynaklardan yararlanacağım, şu yöntemi kullanmayı düşünüyorum” denir. Uygulama yapılacak mı, yapılmayacak mı, araştırma projesinde belirtilmelidir. Yapılacaksa nasıl yapılacak, yapılmayacaksa hangi nedenlerden dolayı yapılmayacak, açıklanmalıdır.

III) GEÇİCİ PLAN

Bilimsel bir eser, bir tez, bir makale mutlaka bir plan çerçevesinde kaleme alınır. Projede yer lacak olan bu plana geçici plan adı verilir. Çalışma bittiğinde artık kesinleşmiş plan söz konusudur.
Geçici plan, yapılacak araştırmanın ana hatlarını (bölüm ve kesimlerini, alt kesimlerini)  gösteren, kesin olmayan, araştırma sürecinde değişikliğe uğrayabilecek bir plandır. Kaynaklarla araştırma metni arasında bir köprü mahiyetindedir.

Geçici plan araştırma sürecinin ilk aşamalarında önemli değişikliklere uğrayabilir. Araştırma metni yazıldıkça, geçici plan da giderek kesinleşmeye yönelir, kesinlik derecesi zamanla artar. Araştırmanın son aşamalarında artık önemli değişikliklere uğramaması gerekir.

Geçici planın hazırlanmasında, -gerekirse bazı uyarlamalar da yapılarak- kılavuz makalenin planı aynen ya da uyarlanarak alınabilir.

Bilimsel araştırmada, yapılan her şeyin bir gerekçesi olmalıdır. Her şeyin bir işlevi, faydası, mantığı olmalıdır. Bu kural araştırmanın planı için de geçerlidir:  Geçici plan (daha sonra kesin plan, “içindekiler” kısmı) her yönüyle savunulabilir olmalıdır. Örnek: Bir planın üç ana bölümünün sırasıyla  Z, C, M olduğunu kabul edelim. Araştırmacı neden Z konusunu başa, M konusunu sona aldığını izah edebilmelidir. Z başlığının alt kesimlerinin v, y, e, i olduğunu kabul edelim. Aynı savunmayı bu konular ve sıralanışları açısından da yapabilmelidir. Açıklamalarının doğruluğu, bilimselliği, konuya hâkimiyet derecesinin de bir göstergesi olacaktır.

Araştırma metninde ana bölümlerin mantığı araştırmanın Giriş bölümünde, alt kesimlerin mantığı Geliştirme kısmında, ilgili bölümün girişinde plan sunulurken, ifade edilmelidir.Geçici planın şu faydaları vardır:

-Literatür taramasına yardımcı olur.

-Araştırmanın eksiklerini ve fazlalıklarını görmemize yardımcı olur.

-Araştırmanın giderek daha sistemli ve tutarlı bir yapı kazanmasını sağlar.

-Ana konudan uzaklaşmayı önler.

-Araştırma alanına “kuş bakışı” bakma imkânı sağlar.

-Sık sık gözden geçirdiğimiz takdirde, araştırma alanımızın ana hatlarını tanımamıza yarar, konuya hâkimiyetimizi artırır.

-Yazım aşamasında gerekli malzemeye kolayca ulaşmamızı sağlar.

IV) ARAŞTIRMANIN AMACI

a) Dinamik olarak düşünürsek şöyle diyebiliriz: Araştırma konusu tek, amaç birden fazla olabilir. Araştırma konuları -deyim yerindeyse- “evrensel”dir. Amaç ise kişisel olmaya elverişlidir, Başka bir deyişle aynı konuyu birden fazla kişi araştırabilir, ancak her birinin amacı çoğu zaman farklı olmaktadır. Örnek: İhracat konusu evrenseldir, birçok kişi inceleyebilir. Buna karşılık amaç kişisel olmaya elverişlidir: Araştırmacının amacı ihracatla ilgili bir gözlem yapmak olabilir veya ihracat hakkında bir hipotez geliştirebilir,  ihracat hakkında ileri sürülmüş bir hipotezi sınamak olabilir, sınamada farklı bir teknik kullanma, İhracatla ilgili olarak şimdiye kadarki yapılmış çalışmaları değerlendirmek ,… olabilir.

Bir örnek daha vereyim; şöyle bir araştırma konusu olsun: Gümrük Birliği’nin Dış Denge Üzerine Etkileri: Türkiye Örneği. Böyle bir konu geçmişte araştırma konusu yapılmıştır, bugün de yapılır, gelecekte de yapılabilecektir. Bugün birden fazla araştırmacıya bu konu verilebilir ve onların her biri özgün birer araştırma ortaya koyabilir. Özgünlüğü sağlayan bir unsur, araştırma amaçlarının farklı olmasıdır. Ne demek istediğimi daha somut olarak anlatayım:Birden fazla araştırmacı aynı bir konuyu, “Türkiye Ekonomisinde Gümrük Birliği’nin Dış Denge Üzerine Etkileri” (Kısaca: TEGBDE) konusunu aldı; ancak her birinin araştırma amacı farklıdır, şöyle:

-Birinci Araştırmacının amacı: TEGBDE üzerine gözlem yapmak

-2. araştırmacının amacı: TEGBDE hakkında yeni bir hipotez ileri sürmek

-3. araştırmacının amacı: TEGBDE hakkında ileri sürülmüş bir hipotezi sınamak

-4. araştırmacının amacı: TEGBDE hakkında yeni bir hipotez ileri sürmek

-5. araştırmacının amacı: TEGBDE üzerine yeni bir literatür incelemesi yapmak

-6. araştırmacının amacı: TEGBDE üzerine ileri sürülmüş bir hipotezi eleştirmek

-7. araştırmacının amacı: TEGBDE için yeni bir ölçme metodu önermek

-8. araştırmacının amacı: TEGBDE hakkında uygulama yapmak-…  

b) Kılavuz makale incelenirken, makalenin konusu ile amacı iyi ayırt edilmelidir. Araştırmacı aynı ayrımı kendi çalışmasında da yapmalıdır. Kılavuz makale yazarı, “konu-amaç ayrımı”nı açık bir şekilde yapmamış olabilir; o zaman iş başa düşmektedir.

Henüz çalışmasının başlangıcında olan araştırmacı kılavuz makalenin amacını aynen benimseyebileceği gibi, yukarda verdiğim somut örnekleri göz önünde tutarak farklı bir amaç da benimseyebilir.

V) ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ

a) Bir araştırmayı (makaleyi, tezi, kitabı) değerli kılan, araştırmacının, o bilim alanına yaptığı katkıdır. Eğer böyle bir katkı yoksa, yapılan çalışma bilim dünyasında kendine bir yer bulamaz, tabiî araştırmacı da.

Bir araştırma bilim dünyasına, hangi katkılarda bulunabilir? Şu örnekleri verebilirim: Araştırmasında yeni gözlemlerde bulunmuş olabilir. Daha önce ileri sürülmüş bir hipotezi bilimsel bir şekilde sınamış olabilir. Mevcut bir hipotezi (teoriyi) bilimsel olarak sağlam bir şekilde eleştirmiş olabilir. Herkes tarafından doğru olduğu düşünülen bir teoriyi sınayarak, onun doğru olmadığını ya da yetersiz olduğunu kanıtlamış olabilir. Kendisi yeni, ancak dikkat çekici bir hipotez ileri sürebilir. Yeni, takdir uyandıran bir literatür incelemesi yapmış olabilir. Yeni bir ölçme metodu önerebilir, Özgün bir politika, çözüm önerisi tavsiye edebilir…

Görüldüğü üzere araştırmanın önemi, araştırma amaçları ile yakından ilgilidir, onlara dayanmaktadır. Söz konusu amaçlardan bir ya da birkaçının başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi, araştırmaya değer kazandırır, onun önemini belirler.

Eğer araştırmacı konusuna ve araştırma sürecine hâkimse, yukarda belirttiğim açılardan bilinçli ise, çalışmasının bilime hangi katkılarda bulunacağını ya da bulunduğunu bilir. Bir araştırmanın önemi, ancak araştırma bittikten sonra tam olarak anlaşılır.

b) Araştırma projesinde, yapılan araştırmanın önemi, mesela şu gibi ifadelerle ortaya konur:

Yapacağım çalışmada konunun:

-X ve Y karanlık noktalarına ışık tutmaya çalışacağım.

-A hipotezini değerlendireceğim.

-Önceki yazarlar sorunu m ve n açılarından ele almış, ben farklı bir açıdan, p açısından ele alacağım.

-Uygulamada bugüne kadar hiç kullanılmamış olan f yöntemini kullanacağım.

-…

Tamamlanmış araştırmada ise, aynı cümleler -her şey kesinleşmiş olduğundan- bu kez geçmiş zamanlı olarak ifade edilir.

VI) LİTERATÜR İNCELEMESİ

a) Bilimsel bir yapıtın, örneğin bir makalenin literatür incelemesi kısmında, bilim dünyasında o konunun araştırılmasına katkıda bulunmuş, o konuya ışık tutmuş, o alanda önemli tartışmalara yol açarak ses getirmiş olan, kendisinden sonra yapılacak çalışmalara yol gösteren önemli makalelere, kitaplara ve benzeri çalışmalara yer verilir. Söz konusu yapıtlar önem derecelerine ve ağırlıklarına göre, katkılarıyla sınırlı olarak kısa kısa tanıtılır, değerlendirilir. Literatür incelemesi makalenin genellikle giriş kısmında, bazen diğer bölümlerine yayılmış olarak bulunur. Yapıtı tanıtıcı bilgi genellikle metin içinde [yazarın soyadı,  parantez içinde eserin yayın tarihi. Örnek: (Dura, 2009)] , tam künyesi kaynakça kısmında verilir. Yazarın literatüre hangi katkıyı yapmış olduğu, hangi eksikliği gidermiş olduğu belirtilir.

b) Literatür incelemesi kaynakçadan, kaynak taramasından, alıntıdan ve dipnot göstermekten farklı bir işlemdir.

1) Literatür incelemesi bir kaynakça ya da kaynak taraması işi değildir.
Kaynakçada o yapıtın hazırlanması sırasında kullanılan eserlerin künyeleri yazarın soyadına göre alfabetik bir liste halinde sunulur. Kaynak taraması konuyla ilgili olarak hangi kaynakların mevcut olduğunu, kaynakların künyelerini belirlemeye yönelik bir faaliyettir. Bu süreçte özel bir kaynak değerlendirmesi yapılmaz, kaynakların literatürdeki önemine ve hangi eksikliği giderdiği hususuna yer verilmez.
Literatür incelemesi sayesinde konuyla ilgili araştırma yapacak olanlar; literatürdeki gelişmeyi, hangi konularda eksiklik olduğunu, hangi konuda ne açıdan bir çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu görürler. Bu sayede daha önce araştırılmış, üzerinde zaten çok şey söylenip yazılmış bir konu hakkında kendisi de boş yere araştırma yapma külfetinden kurtulur. Literatür incelemesi sayesinde literatürdeki boşluklar görülüp bu boşlukları gidermeye yönelik çalışmalar yapılır. Yapılacak bir çalışma ancak bu takdirde özgün olur, literatüre girme şansını elde eder.
2) Alıntı yapmak, dipnot göstermek de literatür incelemesi değildir.
Herhangi bir esere yapılan bir atıf veya herhangi bir eserden yapılmış olan bir alıntı, literatür incelemesi değildir. Alıntı ve atıfta bir yazarın ifade ettiği herhangi bir fikir aynen ya da özet olarak yazılır.

c) Literatür incelemesinde ilgili yapıtın o alana yaptığı katkı belirtilir. Çok gerekmedikçe ayrıntıya inilmez. Eğer bir makale hazırlıyorsak genellikle 3-5 cümleyi, bir tez hazırlıyorsak 1-2 sayfayı geçmez. Literatür incelemesi genellikle şu yapıda ifadelerle kaleme alınır:

“Konuyu ilk kez yazar A işledi, yazar B bir hipotez geliştirdi, yazar C konuyu x açısından ele aldı, AGÜ’ler için bir uygulama yaptı. Yazar D, y makalesinde yazar B ve C’nin ulaştığı sonuçları eleştirdi. Yazar  E uygulama için yeni bir metot teklif etti.” Bu ve benzeri ifadelere rastladığımızda anlarız ki okumakta olduğumuz metin literatür incelemesiyle ilgilidir.

d) Bir araştırmanın, bir tezin, bir makalenin değerlendirilmesinde -bence- en başta gelen ölçüt o yapıtta literatür incelemesine yer verilip verilmemiş olmasıdır.

Literatür incelemesi şu bakımlardan önemlidir:

-Eser sahibinin bilimsel ciddiyetini ve konuya hâkimiyetini gösterir.

-Araştırmacı literatür incelemesini okuyarak ilgili alanda hangi eksiklik veya boşlukların olduğunu fark eder, böylece özgün bir konu bulma şansına kavuşur.

-Araştırmacı, kendi çalışmasında da literatür incelemesi yapmalıdır. Bunu iyi bir şekilde gerçekleştirirse, çalışmasının değeri olağanüstü artar.

-Örnek alınan bir literatür incelemesi metni, yapılacak olan araştırmayı kolaylaştırır, zaman ve enerji tasarrufu sağlar.- Araştırma konusuyla ilgili kaynak taramasını (kaynak toplamayı), kılavuz makalemizin kaynak incelemesini kullanarak yapmak emin ve verimli bir yoldur.

 

(Bu makale bir bütündür; teknik sebepten dolayı iki parça halinde verilmiştir)

Copyright © Prof. Dr. Cihan Dura