|
Uyarı |
|
BU SİTENİN YAZILARINDAN KAYNAK GÖSTERMEK KOŞULUYLA ALINTI YAPILABİLİR. |
|
|
 |
|
Yazar Cihan Dura
|
|
Pazar, 05 Şubat 2012 |
|

-Hükümet Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını iptal etti. -19 Mayıs Bayramı kutlamaları kısıtlandı. -İlkokullara Arapça dersleri konacak. -Atatürk’ün Gençliğe Hitabı’nın okullardan kaldırılması isteniyor. -Başbakan: Dindar bir nesil yetiştireceğiz. Aşağıdaki makale “Masal, Gerçek ve Umut” adıyla ilk olarak 2003’den önce Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştı. Makaledeki öngörüler ne yazık ki bugün gerçekleşme yolundadır. *** Bir varmış bir yokmuş, pek mutsuz bir ülke varmış. Ülke baştanbaşa yıkık, âdeta bir “baykuş yuvası”ymış. Her yerde eğitimsizlik, bilgisizlik, salgın hastalıklar kol geziyormuş. Halk yoksulmuş, tutsak ve çaresizmiş. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cihan Dura
|
|
Salı, 31 Ocak 2012 |
|
31 Ocak 1999... Prof. Dr. Muammer Aksoy’un aramızdan ayrılışının dokuzuncu yıldönümü...
1960’larda “Siyasal”da öğrenci iken, ne yazık ki “sevgili öğretmenimiz”den ders alma onur ve mutluluğuna erememiştim. Ancak, onun her zaman devingen varlığı, zekâ fışkıran gözleri, sevimli ve filozof yüzü uzaktan hep içimi ısıttı ve aydınlattı; pırıl pırıl, bugüne değin belleğimde kaldı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cihan Dura
|
|
Pazar, 29 Ocak 2012 |
|
Altın kupadan sakının, zehiri hiçbir zaman teneke kupa içinde sunmazlar. Cenap Şahabettin AKP hükümetinin Amerika’nın “Osmanlı Milletleri Topluluğu” (OMT) zokasını yutmuş olduğundan artık emin olabiliriz. Neden? Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Kayseri'de 21 Ocak 2012’de yaptığı, Türkiye'nin Ortadoğu'ya yönelik politikalarını değerlendirdiği konuşmasında bu görüşüme destek olabilecek kuvvetli kanıtlar buluyoruz. Daha önce böylesine açık ve kesin konuşmamıştı. İşte o kanıtlar, daha doğrusu Davutoğlu’nun “Yeni-Osmanlı” mesajları: |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cihan Dura
|
|
Pazar, 22 Ocak 2012 |
|
 Aziz Türk büyüğüne, Rauf Denktaş’a, Sonsuz saygılarımla, rahmet dileklerimle… Bundan yaklaşık 1,5 yıl kadar önce, Mart 2010’da şu satırları yazmıştım: “Son ayların önemli gelişmelerinden biri Avrupa Birliği (AB) üyesi, komşumuz Yunanistan’ın başına gelen ağır ekonomik kriz oldu. Düştüğü bunalıma çare ararken, çalmadık kapı bırakmadı bu ülke. Bu kapılardan biri de Almanya idi. Ancak AB’nin liderinden öyle bir yanıt aldı ki üzerinde durulmayacak gibi değil. Bakın Alman politikacılar nasıl yanıtladı yardım talebini: ‘Ey Yunanistan iflastan mı kurtulmak istiyorsun? Topraklarını, adalarını sat! İflasın eşiğine gelen, sahip olduğu her şeyi paraya çevirir. Şirketlerin var, kimsenin oturmadığı adaların var. Borçlarına karşılık satarsın topraklarını, paraya çevirirsin, olur biter.’ Bild Gazetesi bu yanıtı şöyle yorumlamış: ‘Biz size para verelim, siz de bize Korfu Adası'nı ve Akropolü verin.’” |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cihan Dura
|
|
Cumartesi, 14 Ocak 2012 |
|
 Neymiş efendim, kutlama törenleri soğuk bir zamana denk geliyormuş, öğrencilerin derslere ilgisi azalıyormuş, kimi öğrenci velilerinin okulla ilişkileri bozuluyormuş da onun için 19 Mayıs törenlerini kaldırmışlarmış. Sen çocuk mu kandırıyorsun, biz sizin ne olduğunuzu bilmiyor muyuz? Sizin iktidara post serdiğiniz günden beri neler yaptığınızı bilmiyor muyuz? Bütün yaptığınız Atatürk Cumhuriyeti’nin temellerine –Atatürkçü kesimlerin örgütsüzlüğünden, dağınıklığından yararlanarak- sinsi sinsi, dinamitler yerleştirip patlatmak değil mi? Bu son yaptığınız da onlardan biri değil midir? Sizin taktiğiniz istakoz haşlama yöntemi değil midir? Milletin marifetlerinizi yuttuğunu mu sanıyorsunuz? |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Cihan Dura
|
|
Perşembe, 12 Ocak 2012 |
|
 İnsanlık tarihi, insan topluluklarının “yönetici” denilen bir sınıf tarafından yönetme adına hükmedilmesi, sömürülmesi tarihinden ibarettir. Toplu yaşam yönetilme ihtiyacı doğuruyor. Eğer kurulu düzende çağlar boyunca bir değişme olmuşsa, o da sömürünün tür ve boyut değiştirmesi, sömürü şekillerinin gittikçe daha rafine hale gelmiş olmasıdır. Yönetici sınıf koşullar gerektirince iç ve dış sermaye sınıfı ile ittifak kurmuş, çoğu zaman da bunların emrine girmiştir. Hatta zamanla ancak onların desteğiyle iktidara gelebilmişlerdir. Öte yandan yönetim düzeni tarih boyunca boyut değiştirmiş, kabaca kabile ölçeğinden ulus ölçeğine, oradan da uluslararası ölçeğe yükselmiştir. Bugün dünyanın bütün ülkeleri, bu arada Türkiye de, “Derin-Merkez” dediğim en yüksek ölçekteki gizli yöneticilerle onların aramızda yaşayan “uyruk”larının sömürüsü altındadır. |
|
Devamını oku...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1 - 7 Toplam: 301 |
|
 |
|